ALMAN VAKIFLARI VE BERGAMA DOSYASI (Dr.Necip hable [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ALMAN VAKIFLARI VE BERGAMA DOSYASI (Dr.Necip hable


CRAZYBOY
07-23-2007, 13:38
ALMAN VAKIFLARI VE BERGAMA DOSYASI

8 aralik 2002 tarihinde bir suikaste kurban giden dr. necip hablemitoglu 'nun en cok taninan kitabi. temel iddiasi, bergama'da siyanürle altin aranmasina direnen köylülerin aslinda bir alman komplosunun bir parcasi olduklari, almanya'nin bu köylüleri kendi ekonomik cikarlari icin "cevre koruma" kisvesi altinda ve heinrich böll, friedrich ebert, konrad adenauer gibi siyasi parti uzantisi vakiflari kullanarak emellerine alet ettigidir..

Hablemitoglunun katledildigi 18 aralik tarihinin tesadüfen secilmedigini ortaya koydu.Hablemitoglu üzerinde calistigi alman vakiflari dosyasinda ulastigi yeni ve cok önemli bilgileri 26 aralik 2002 de Ankara 1. Nolu Devlet güvenlik Mahkemesinde görülmeye baslanacak davada aciklayacakti.

Arastirmalariyla Alman vakiflarinin Türkiyede yasal olmayan calismalar yaptigi
etnik ve mezhepsel ayriliklari körükledigi ve altin madeni karsitlarini örgütledigi yönünde cokönemli Bilgilere ulasan Ankara Üniversitesi ögretim Görevlisi Do. Dr Necmi Hablemitoglu bu iddialarinin ele alinacagi davaya bir hafta kala
Evinin önünde ugradigi Silahli Saldiriyla öldürüldü.

72 Sayfalik Alman Vakiflari iddianamesinin 13. Sayfasinda Türkiyedeki Alman VAkiflarinin Genel Karakteristiginin Anlatildigi bölüm Hablemitoglunun "Alman Vakiflari ve Bergama Dosyasi"ndan Alinmisti





'Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası' adlı kitabından alıntılar :

yunanistan, suriye, iran gibi ulkelerin du$manligi nettir......
tanirsiniz, bilirsiniz ve onlemini alirsiniz......abd gibi muttefik ulkelerin dostluk anlayi$lari ise, sadece kendi cikarlari acisindan sozkonusudur. dostluk ya da du$manligin nerede ba$layip ne zaman ve nerede bitecegine tek tarafli kendileri karar verirler.....i$te, almanyanin konumu, bu iki temel kategorinin arasindadir. hem muttefiktir, hem ucundan dostluk gosterir ama buna kar$ilik en kaba ve siradi$i yontemlerle sizi once parcalamaya ve sonra "arka bahcesi" icinde sindirmeye cali$ir....du$manligi dogrudan ulus devlete ve ulusal butunlugumuzedir......(otopsi yayinlari. shf.46/47 den alindi.)
----------------------------

Türkiye'ye 2000 yılında resmi yollardan ithal edilen altının toplam miktarı 205 ton, 300 kilodur. Bu altının yarısından çoğu Almanya'dan ithal ediliyor. Almanya'nın yılda Türkiye'ye yasal ve yasadışı yollardan sattığı altın miktarı 2 milyar doların üzerindedir. Türkiye ise ilkçağlardan bu yana dünyada altın üretimi yapılan ülkedir. Dünyanın altın rezervi itibariyle Güney Afrika'dan sonra ikinci zengin ülkesi. İşte, Türkiye'de altın üretimine başlanması Almanya için hem dünya piyasalarındaki arz-talep dengelerinin bozulması ve fiyatların düşmesi ve hem de her yıl için en az 2 milyar dolar kayıp anlamına geliyor.

Türkiye'de faaliyet gösteren Alman vakıflarının başında Konrad Adenaur geliyor. Konrad Adenauer Vakfı, Hıristiyan Demokrat Parti'nin vakfı olup Hıristiyan kimliği ile Türkiye'de faaliyet gösteremez.

Not: Artık faaliyet gösterebiliyor, çünkü "AB yasaları" çıktı.
ilk faaliyetleri de çok konuşanları susturmak oldu galiba.
-----------------------------

BERGAMA köylüleri, altın çıkarılmasına karşı eylemlere götüren ve bu eylemlerin hep en önünde yer alan Oktay Konyar'ın ve yandaşlarının, işsiz eylemcileri nasıl maaşa bağladığının belgesine sonunda ulaştık. En önemlisi, yüzlerce kişiye bu paraları veren Konyar ve ekibinin, bu parayı kendi ceplerinden vermedikleride ortaya çıktı. Nitekim Ankara DGM'de önümüzdeki günlerde başlayacak olan 'casusluk' davasının iddianamesi de, bu görüşü doğrularcasına, kaynağının Almanya adına Türkiye'de faaliyet gösteren Vakıflar olduğunu belirtiyor.

Almanların sinsi planı


İddianamede, Almanya'nın bu girişiminin altında; Dünya Altın Rezervi İstatistik'lerine göre 400 ton altına sahip olduğu ve bu nedenle, 'rekabet' kaygısıyla başka ülkelerde altın çıkarılması girişimlerini 'Bergama' türü eylemlerle engellemesinin yattığı ileri sürülüyor. İşte star, sözde 'çevre kirliliği ve ölümlere neden olacak' denilerek Bergama'da altın üretimine geçmek isteyen yabancı şirketlerin faaliyetlerine karşı örgütlenen köylülere, el altından para dağıtan 'işbirlikçilerin' foyasını ortaya çıkardı.

-----------------------------

Kayseri'de vatandaşların, rengini farklı gördükleri için analiz edilmesi amacıyla Erciyes Üniversitesi (EÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi'ne getirdikleri taşların yüzde 50'sinin sedef, altın, gümüş, titan gibi değerli madenler olduğu bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Fizikokimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Çoban, yaptığı açıklamada, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'nün (MTA) analizleri ücretli yapması nedeniyle, İç Anadolu ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden vatandaşların buldukları değişik taşları kendilerine getirdiğini söyledi.

Vatandaşların, rengini farklı gördükleri taşları kendilerine getirdiğini, bunun da çalışmalarına ışık tuttuğunu ifade eden Prof. Dr. Çoban, şunları anlattı:

''Vatandaşlar, arazilerinde ya da dağlık, kayalık bölgelerde
gezerken gördükleri rengi farklı olan taşları, maden olabileceği
düşüncesiyle bize getiriyorlar. Biz de bu taşları kendi imkanlarımızla
ücretsiz analiz ederek vatandaşları bilgilendiriyoruz. Bugüne dek
çeşitli bölgelerden 200 kişi, binin üzerinde numune getirdi. Sadece
Hınzır Dağı'ndan yüzlerce farklı numune geldi. Bu numunelerden yüzde
50'sinin sedef, altın, gümüş, titan, çinko, saf kalsit gibi değerli
madenler olduğunu tespit ettik. Aslında Türkiye'nin taşı toprağı
altın, ancak değerini bilmiyoruz. ''