ρυяєgση
10-14-2007, 13:45
İKİ KAVRAM
Ayetullah Cafer SUBHANİ
Ankara’da Düzenlenen Vahdet Konferansına Sunulan Bir Tebliğ
Müslümanların sahip olduğu ortak değerlere baktığımızda hiç bir dış delile ihtiyaç duymadan vahdet ve birlikteliklerinin gerekli ve kaçınılmaz olduğu açıkça görülmektedir. Çünkü vahdet dağınık güçlerin tek merkezde toplanmasını ve olağanüstü bir güce dönüşmesini sağlamaktadır.
Kur'an-ı Kerim her zaman bir tek saf olmayı vurgulamakta, tefrika ve ikilikten sakındırmaktadır. Allah Teala tek bir saf oluşturabilmek için "Toptan Allah'ın ipine sımsıkı sarılın" ve ikilikten sakındırmak için de "ve ayrılmayın" (Al-i İmran/103) diye buyuruyor.
Vahdeti sağlayan tesirli ön hazırlıklarından birisi muhtelif grupların birbirlerini tanımasıdır. Ortak noktaları olan gruplar eğer birbirlerini tanımazlarsa sözkonusu edilen hedef hiçbir zaman gerçekleşmez ve birbirlerine düşman kesilirler. Ama ortak noktalar belirlenip tanındıktan sonra kardeş oldukları ortaya çıkar ve aralarındaki ihtilaf sadece zahiri ve yüzeysel bazı farklılıklarda kalır.
İslami gruplar arasına tefrika düşüren doğru olmayan tutumlardan biri de bir grubun diğerini tekfir etmesidir. İslam’ın zaruriyyatlarını inkar edenlerin dışındakilere verilen böylesi kötü nisbetler İslami grupların genelinde görülen kötü bir hastalıktır.
İslam toplumundan bu tür hastalıkları silip atmak için iman ve küfrün sınırlarını bilmek İslam Mezheplerarası Yakınlaştırma Kuruluşu tarafından düzenlenen "Küfür ve İman" adlı seminer bu alanda atılmış değerli bir adım sayılır.
Mezkür seminere sunulan bu makale "İman ve Küfrün Sınırları" konusunu ele almaktadır. Bu makalede ayet, hadis ve müslümanların ittifak ettiği esaslara dayanarak küfür ve imanın gerçek sınırları açıklanmış ve neticede bazı mutassıp fırkalarca yapılan yersiz tekfirlerin vahdete darbe vurmak ve düşmanın menfaatine hizmetten başka bir neticesinin olmadığı ortaya koyulmuştur.
Biz bu makaleyi İslami vahdet yolunda bir adım olarak müslümanlara hediye ediyoruz. İnşaallah böylece İslami vahdete doğru bir adım daha atmış oluruz.
Ayetullah Cafer SUBHANİ
Ankara’da Düzenlenen Vahdet Konferansına Sunulan Bir Tebliğ
Müslümanların sahip olduğu ortak değerlere baktığımızda hiç bir dış delile ihtiyaç duymadan vahdet ve birlikteliklerinin gerekli ve kaçınılmaz olduğu açıkça görülmektedir. Çünkü vahdet dağınık güçlerin tek merkezde toplanmasını ve olağanüstü bir güce dönüşmesini sağlamaktadır.
Kur'an-ı Kerim her zaman bir tek saf olmayı vurgulamakta, tefrika ve ikilikten sakındırmaktadır. Allah Teala tek bir saf oluşturabilmek için "Toptan Allah'ın ipine sımsıkı sarılın" ve ikilikten sakındırmak için de "ve ayrılmayın" (Al-i İmran/103) diye buyuruyor.
Vahdeti sağlayan tesirli ön hazırlıklarından birisi muhtelif grupların birbirlerini tanımasıdır. Ortak noktaları olan gruplar eğer birbirlerini tanımazlarsa sözkonusu edilen hedef hiçbir zaman gerçekleşmez ve birbirlerine düşman kesilirler. Ama ortak noktalar belirlenip tanındıktan sonra kardeş oldukları ortaya çıkar ve aralarındaki ihtilaf sadece zahiri ve yüzeysel bazı farklılıklarda kalır.
İslami gruplar arasına tefrika düşüren doğru olmayan tutumlardan biri de bir grubun diğerini tekfir etmesidir. İslam’ın zaruriyyatlarını inkar edenlerin dışındakilere verilen böylesi kötü nisbetler İslami grupların genelinde görülen kötü bir hastalıktır.
İslam toplumundan bu tür hastalıkları silip atmak için iman ve küfrün sınırlarını bilmek İslam Mezheplerarası Yakınlaştırma Kuruluşu tarafından düzenlenen "Küfür ve İman" adlı seminer bu alanda atılmış değerli bir adım sayılır.
Mezkür seminere sunulan bu makale "İman ve Küfrün Sınırları" konusunu ele almaktadır. Bu makalede ayet, hadis ve müslümanların ittifak ettiği esaslara dayanarak küfür ve imanın gerçek sınırları açıklanmış ve neticede bazı mutassıp fırkalarca yapılan yersiz tekfirlerin vahdete darbe vurmak ve düşmanın menfaatine hizmetten başka bir neticesinin olmadığı ortaya koyulmuştur.
Biz bu makaleyi İslami vahdet yolunda bir adım olarak müslümanlara hediye ediyoruz. İnşaallah böylece İslami vahdete doğru bir adım daha atmış oluruz.