Kartal Busbey
10-18-2007, 07:38
Avutulmaya gönlüm heder bu yollarda
Ne gülmeyi, nede ağlamayı bilir.
Sessizliğe büründü zaten şu genç yaşta.
Oysa…!
Bütün aydınlıkları sıraya dizmek.
Sonra hepsini mermilerle yere sermek isterdim.
Beni defalarca yere serdikleri gibi.
Öyle uzakta ki yerim, şu tepelerin ardında
Oralara koşmak, soluk alamdan koşmak.
Yankılansın isterdim sesim dağlarda.
Hiddetinden gelincikler uçsun isterdim.
Çakallar ciğerimi değil, kalbimi bölüşsünler
Derenin soğuk suları arasında.
Ay ışığında, parıltıda
Ufacık bir dalganın vuruşunda serzensin.
Hepsi sadece bumu ki iki gözüm.
Aydınlıklar un ufak olsun
Gecenin zifiri karanlığının ortasında.
Bütün umutlar yansın yok olsun
Hatta dünya bile umurumda değil.
18 Ağustos 1997
Fikret Çarkçı
Ne gülmeyi, nede ağlamayı bilir.
Sessizliğe büründü zaten şu genç yaşta.
Oysa…!
Bütün aydınlıkları sıraya dizmek.
Sonra hepsini mermilerle yere sermek isterdim.
Beni defalarca yere serdikleri gibi.
Öyle uzakta ki yerim, şu tepelerin ardında
Oralara koşmak, soluk alamdan koşmak.
Yankılansın isterdim sesim dağlarda.
Hiddetinden gelincikler uçsun isterdim.
Çakallar ciğerimi değil, kalbimi bölüşsünler
Derenin soğuk suları arasında.
Ay ışığında, parıltıda
Ufacık bir dalganın vuruşunda serzensin.
Hepsi sadece bumu ki iki gözüm.
Aydınlıklar un ufak olsun
Gecenin zifiri karanlığının ortasında.
Bütün umutlar yansın yok olsun
Hatta dünya bile umurumda değil.
18 Ağustos 1997
Fikret Çarkçı