By.Kr@L
07-24-2007, 21:40
''Ulusal devletler tarihi maratonu kaybedecekler''.
Bu akla ziyan sözler, yeni MİT Müsteşarımız, Sayın Emre Taner’e ait. Kısa bir zaman önce böyle bir açıklama yapan MİT müsteşarı aslında binlerce yıllık bir gerçeği dile getirdi, fakat medyada sanki bu Amerikanın yeniden keşfi gibi algılandı.
Peki, ''Ulusal devletler tarihi maratonu kaybedecekler'', cümlesi içindeki sihirli mana neydi? Bu yazımızda bunu anlamaya çalışacağız.
Sizlerinde bildiğiniz gibi, son 10 yıla baktığımız zaman yeni kavramlar türediğini göreceğiz; Globalizasyon, globalleşme, küreselleşme, küresel ekonomi, sınırların kalkması, çok uluslu devletler, çok uluslu şirketler v.s gibi. Aslında MİT Müsteşarının bu mesajı verme gereksiniminin altında bu yeni türeyen fakat aslında binlerce yıldır olan bir kavramın vurguladığı gerçek yatıyor.
Sayın MİT Müsteşarı kısaca şunu söylüyor. Osmanlı İmparatorluğunu sonunu getiren ve batılı tarafından üretilen. ‘’ Milliyetçilik, Ulusalcılık’’ kavramını benimseyen devletlerin Küreselleşmeye dayanamayacağını ve çökeceğini, yada sömürü haline gelerek, zillet içinde başka ülkelerin tahakkümü altında varlığını idame edeceğinidir. Çok güzel bir tespit ve çok güzel bir yorum.
Örnek olarak Osmanlı İmparatorluğunu vereceğim. Bildiğiniz gibi, Osmanlı imparatorluğunda üst kimlik ‘’ Ümmetti ‘’ yani bugünkü tabirle Küreselleşme kavramının farklı bir varyasyonu. Ümmet üst kimliği altında tek devlet ,tek millet Osmanlının şiarıydı. Ümmet kimliğinin içinde, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Ermeni, Rum v.s milletler mevcuttu. Yani kısacası bugün Küreselleşme dedikleri şey 1400 küsür sene önce islamın belirttiği ‘’ Ümmet ‘’ kardeşliği ve Osmanlı olsun, Abbasiler olsun birçok devlet tarafından uygulanan, İslam menşeli devletlerin zaten yönetim biçiminin bir parçasıydı. Avrupa ve bugünün gelişmiş devletleri bunu daha yeni keşfediyor o başka.
Ve akabinde, Osmanlıyı bölmek isteyen emperyalist devletler, İmparatorluk içinde ‘’Milliyetçilik’’ akımını başlattılar. Diğer bir tabirle. Ümmet bütününü, millet, ulus parçalarına bölmek istediler. Bunda başarılıda oldular. Ermeniler, Rumlar, Araplar v.s birçok devlet bu Milliyetçilik akımının kurbanı olarak Osmanlıya baş kaldırdılar. Osmanlı yıkıldı ve bu milletler kendi devletlerini kurdular, fakat birkaçı dışında hepsi gerçeği çok zaman sonra anladılar ve 100 yıldır bu ihanetlerinin ve hatalarını cezasını ödemektedirler.
Osmanlıdan biraz daha geriye gidersek aynı şeyi göreceğiz.
Emeviler, onlarda İslam ülkesi olmalarına rağmen, Ümmet yani Küreselleşme kavramını bırakıp milliyetçilik temelleri üzerine devlet kurdular ve kısa zamanda yıkıldılar. Emevilerden sonra gelen İslam devletleri durumu iyi analiz etmiş olmalı ki, daha sonra hep Ümmet kavramı üzerinde devlet kurdular. Yani gerek Türk-İslam devleri olsun, gerek diğer İslam menşeli farklı milletler olsun kurdukları devletlerde Ümmet kavramını ön plana çıkardılar ve varlıklarını uzun süre devam ettirdiler bu sayede.
Bugün Avrupa devletleri ve Amerika başta olmak üzere, diğer gelişmiş ülkeler bu kavramın ''Ümmet'' kavramını , Globalleşme, Küreselleşme olarak değiştirerek sanki yeni bir şey bulmuşlar gibi önümüze koyuyorlar. Dünyanın önüne koyuyorlar. Onların bu kavramı yeni keşfetmiş olması enteresan bir durum değil tabiî ki ama bizim bu kavramı sanki hiç bilmiyormuş davranmamız aslında beni şaşırttı.
MİT müsteşarımızda takdire şayan bir açıklama yaptı doğrusu. MİT aslında kısır döngüler içinde çırpınıp duruyordu. Bay Pipoyu okuduğumda şahsen çok şaşırmıştım. Soner Yalçın’ın bu kurumumuz hakkında ortaya koyduğu gerçekler beni ziyadesiyle üzmüştü. Ama şimdi görüyorum ki MİT’in en üstündeki yetkili bazı şeyleri artık daha iyi kavramış durumda. Küreselleşmeye entegre olmamız açısından kendi kurumunu bu noktada aksiyoner duruma getireceğine inanıyorum.
Bir şey daha belirtmek istiyorum. Kavramlara kesinlikle takılmayalım. Önemli olan kavramların içerisini dolduran manalardır. Yani benim ‘’Ümmet’’ dediğim şeyden kimse rahatsız olmasın. ‘’ Ümmet ‘’ birlik, bütünlüktür. Aynı Küreselleşme kavramı gibi.
Eğer rahatsız olan varsa gönül rahatlığıyla kahrolsun Ümmetçilikş yaşasın Yeşil Küreselleşme diyebilirim
Bu burada ilkyazım. Bundan sonra sık sık görmek umuduyla.
Güzel olan her şey sizlerle olsun. Sevgi ve muhabbetle hepinizi selamlıyorum.
Bu akla ziyan sözler, yeni MİT Müsteşarımız, Sayın Emre Taner’e ait. Kısa bir zaman önce böyle bir açıklama yapan MİT müsteşarı aslında binlerce yıllık bir gerçeği dile getirdi, fakat medyada sanki bu Amerikanın yeniden keşfi gibi algılandı.
Peki, ''Ulusal devletler tarihi maratonu kaybedecekler'', cümlesi içindeki sihirli mana neydi? Bu yazımızda bunu anlamaya çalışacağız.
Sizlerinde bildiğiniz gibi, son 10 yıla baktığımız zaman yeni kavramlar türediğini göreceğiz; Globalizasyon, globalleşme, küreselleşme, küresel ekonomi, sınırların kalkması, çok uluslu devletler, çok uluslu şirketler v.s gibi. Aslında MİT Müsteşarının bu mesajı verme gereksiniminin altında bu yeni türeyen fakat aslında binlerce yıldır olan bir kavramın vurguladığı gerçek yatıyor.
Sayın MİT Müsteşarı kısaca şunu söylüyor. Osmanlı İmparatorluğunu sonunu getiren ve batılı tarafından üretilen. ‘’ Milliyetçilik, Ulusalcılık’’ kavramını benimseyen devletlerin Küreselleşmeye dayanamayacağını ve çökeceğini, yada sömürü haline gelerek, zillet içinde başka ülkelerin tahakkümü altında varlığını idame edeceğinidir. Çok güzel bir tespit ve çok güzel bir yorum.
Örnek olarak Osmanlı İmparatorluğunu vereceğim. Bildiğiniz gibi, Osmanlı imparatorluğunda üst kimlik ‘’ Ümmetti ‘’ yani bugünkü tabirle Küreselleşme kavramının farklı bir varyasyonu. Ümmet üst kimliği altında tek devlet ,tek millet Osmanlının şiarıydı. Ümmet kimliğinin içinde, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Ermeni, Rum v.s milletler mevcuttu. Yani kısacası bugün Küreselleşme dedikleri şey 1400 küsür sene önce islamın belirttiği ‘’ Ümmet ‘’ kardeşliği ve Osmanlı olsun, Abbasiler olsun birçok devlet tarafından uygulanan, İslam menşeli devletlerin zaten yönetim biçiminin bir parçasıydı. Avrupa ve bugünün gelişmiş devletleri bunu daha yeni keşfediyor o başka.
Ve akabinde, Osmanlıyı bölmek isteyen emperyalist devletler, İmparatorluk içinde ‘’Milliyetçilik’’ akımını başlattılar. Diğer bir tabirle. Ümmet bütününü, millet, ulus parçalarına bölmek istediler. Bunda başarılıda oldular. Ermeniler, Rumlar, Araplar v.s birçok devlet bu Milliyetçilik akımının kurbanı olarak Osmanlıya baş kaldırdılar. Osmanlı yıkıldı ve bu milletler kendi devletlerini kurdular, fakat birkaçı dışında hepsi gerçeği çok zaman sonra anladılar ve 100 yıldır bu ihanetlerinin ve hatalarını cezasını ödemektedirler.
Osmanlıdan biraz daha geriye gidersek aynı şeyi göreceğiz.
Emeviler, onlarda İslam ülkesi olmalarına rağmen, Ümmet yani Küreselleşme kavramını bırakıp milliyetçilik temelleri üzerine devlet kurdular ve kısa zamanda yıkıldılar. Emevilerden sonra gelen İslam devletleri durumu iyi analiz etmiş olmalı ki, daha sonra hep Ümmet kavramı üzerinde devlet kurdular. Yani gerek Türk-İslam devleri olsun, gerek diğer İslam menşeli farklı milletler olsun kurdukları devletlerde Ümmet kavramını ön plana çıkardılar ve varlıklarını uzun süre devam ettirdiler bu sayede.
Bugün Avrupa devletleri ve Amerika başta olmak üzere, diğer gelişmiş ülkeler bu kavramın ''Ümmet'' kavramını , Globalleşme, Küreselleşme olarak değiştirerek sanki yeni bir şey bulmuşlar gibi önümüze koyuyorlar. Dünyanın önüne koyuyorlar. Onların bu kavramı yeni keşfetmiş olması enteresan bir durum değil tabiî ki ama bizim bu kavramı sanki hiç bilmiyormuş davranmamız aslında beni şaşırttı.
MİT müsteşarımızda takdire şayan bir açıklama yaptı doğrusu. MİT aslında kısır döngüler içinde çırpınıp duruyordu. Bay Pipoyu okuduğumda şahsen çok şaşırmıştım. Soner Yalçın’ın bu kurumumuz hakkında ortaya koyduğu gerçekler beni ziyadesiyle üzmüştü. Ama şimdi görüyorum ki MİT’in en üstündeki yetkili bazı şeyleri artık daha iyi kavramış durumda. Küreselleşmeye entegre olmamız açısından kendi kurumunu bu noktada aksiyoner duruma getireceğine inanıyorum.
Bir şey daha belirtmek istiyorum. Kavramlara kesinlikle takılmayalım. Önemli olan kavramların içerisini dolduran manalardır. Yani benim ‘’Ümmet’’ dediğim şeyden kimse rahatsız olmasın. ‘’ Ümmet ‘’ birlik, bütünlüktür. Aynı Küreselleşme kavramı gibi.
Eğer rahatsız olan varsa gönül rahatlığıyla kahrolsun Ümmetçilikş yaşasın Yeşil Küreselleşme diyebilirim
Bu burada ilkyazım. Bundan sonra sık sık görmek umuduyla.
Güzel olan her şey sizlerle olsun. Sevgi ve muhabbetle hepinizi selamlıyorum.