By.Kr@L
07-24-2007, 21:41
Çözdükçe çözülüyor...
Yıllarca Kıbrıs deyince, bizler için nostaljik bir tadı olan o ünlü şarkı gelirdi aklıma:
‘Bir kördüğüm ki içim
Çözdükçe dolaşıyor.’
***
Pek de haksız sayılmazdım.
Kıbrıs’a ilk jetlerin uçması 1964’tür.
Kırk iki yıl, dile kolay.
Eğer müdahaleyi kerteriz alırsanız, aradan geçen zaman 32 yıldır.Bir türlü sorunu çözemedik.
Biz Kıbrıs’ı aldık sanırken Kıbrıs bizi esir almıştı.
***
Uzun yıllar, çözdükçe dolaşan durumu nedeniyle okurun pas geçtiği konuların başında Kıbrıs geldi.
Herkes o zamanlar bu korkutucu formülü biliyordu:
Okunmak istemiyor musun?
Kıbrıs yaz.
Kıbrıs’ın popülaritesinin bu kadar artacağı akla hayale gelmezdi o yıllarda.
***
Tabii işlerin böyle Arap saçına dönmesinde Denktaş’ın rolünü unutmamak lazım.
Türkiye’nin nüfusunun yüzde 75’i otuz beş yaş altı.
Türkiye’nin de, Kıbrıslı Türkler’in de başını derde sokan Denktaş’ı pek tanımazlar.
Kendi cumhurbaşkanlığı koltuğunu garantiye alan Denktaş için ‘çözümsüzlük’ çözümdü.
O nedenle de işler çözdükçe dolaşırdı.
İşler dolaştıkça Denktaş makamında kalırdı.
***
Oyunu KKTC halkı bozdu.
Bizleri çok avantajlı bir duruma getiren Birleşmiş Milletler’in Annan Planı’na ‘evet’ dediler.
Rumlar ise ‘hayır’.
Ne var ki, Denktaş’ın daha önce bizim kaleye attığı gol nedeniyle tam çözüm oluşmadı.
Annan Planı ilk önümüze geldiğinde biz evet, Rumlar hayır deseydi Kıbrıs Cumhuriyeti AB’ye kabul edilmeyecekti.
Ama Denktaş, Annan Planı’nın Rumların tam üyeliği öncesinde referanduma sunulmasını engelledi.
Denktaş sayesinde Rumlar AB’ye girdi.
KKTC’nin de eli böğründe kaldı.
Biz planı ancak daha sonraki aşamada kabul edebildik.
***
Plana evet diyerek...
Çözümden yana hareket eden biz olduk.
Barış isteyen biz olduk.
Bunun üzerine AB de bize bazı sözler verdi.
Bunları biri hariç, yerine getirdi.
Ancak yerine getirmediği, o sözlerin en okkalı olanıydı... AB, KKTC ile doğrudan ticarete başlayacağını söylemişti.
***
Zirve öncesi AB dışişleri bakanları, Rum mallarına limanları ve hava alanlarını açmadığımız için bizi cezalandırdı ama bu davranış verdikleri ‘eski sözü’ de gündeme getirdi.
AB’nin yeni dönem başkanı olacak Almanya’nın dışişleri bakanı da bunu bir kez daha teyit etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıs’taki Rum mallarıyla ilgili davalara yeni adres olarak KKTC’yi göstererek ilk işareti verdi.
Şimdi galiba arkası gelmekte.
Blair’in çok önemli olan ziyareti cuma günü başlıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanı’nın da bugünkü Le Monde gazetesinde çok umut verici bir yazısı çıktı.
Kıbrıs ile doğrudan ticaret konusu çözülecek gibi...
***
Denktaş’ın ‘çözümsüzlük çözümdür’ politikası, KKTC’de kişi başına geliri dört bin dolara kilitlemişti.
Son zamanlardaki çözüm yanlısı aktif girişim, KKTC’de kişi başına geliri on bin doların üzerine çıkardı.
Doğrudan ticaret başlayınca orası korsan ada olmaktan iyice kurtulacak, biraz daha zenginleşecek, nihai çözüme bir adım daha yaklaşacak.
Türkiye’nin AB süreci de daha hızlı ve sorunsuz yürüyebilecek.
***
Denktaş’ın şarkısı ‘çözdükçe dolaşmak’tı... Çuvalladık.
Epeydir yeni bir şarkıyı terennüm ediyoruz;
‘Çözdükçe çözmek’...
Bu yüzden de, ırkçı bir şovenizmi sahiplenen Rumlar sıkışırken biz ferahlamaktayız.
Kendi kalemize gol atan şikecilerden kurtulunca maçı kazanma ihtimali de arttı.
Star Gazetesi
MEHMET ALTAN
Yıllarca Kıbrıs deyince, bizler için nostaljik bir tadı olan o ünlü şarkı gelirdi aklıma:
‘Bir kördüğüm ki içim
Çözdükçe dolaşıyor.’
***
Pek de haksız sayılmazdım.
Kıbrıs’a ilk jetlerin uçması 1964’tür.
Kırk iki yıl, dile kolay.
Eğer müdahaleyi kerteriz alırsanız, aradan geçen zaman 32 yıldır.Bir türlü sorunu çözemedik.
Biz Kıbrıs’ı aldık sanırken Kıbrıs bizi esir almıştı.
***
Uzun yıllar, çözdükçe dolaşan durumu nedeniyle okurun pas geçtiği konuların başında Kıbrıs geldi.
Herkes o zamanlar bu korkutucu formülü biliyordu:
Okunmak istemiyor musun?
Kıbrıs yaz.
Kıbrıs’ın popülaritesinin bu kadar artacağı akla hayale gelmezdi o yıllarda.
***
Tabii işlerin böyle Arap saçına dönmesinde Denktaş’ın rolünü unutmamak lazım.
Türkiye’nin nüfusunun yüzde 75’i otuz beş yaş altı.
Türkiye’nin de, Kıbrıslı Türkler’in de başını derde sokan Denktaş’ı pek tanımazlar.
Kendi cumhurbaşkanlığı koltuğunu garantiye alan Denktaş için ‘çözümsüzlük’ çözümdü.
O nedenle de işler çözdükçe dolaşırdı.
İşler dolaştıkça Denktaş makamında kalırdı.
***
Oyunu KKTC halkı bozdu.
Bizleri çok avantajlı bir duruma getiren Birleşmiş Milletler’in Annan Planı’na ‘evet’ dediler.
Rumlar ise ‘hayır’.
Ne var ki, Denktaş’ın daha önce bizim kaleye attığı gol nedeniyle tam çözüm oluşmadı.
Annan Planı ilk önümüze geldiğinde biz evet, Rumlar hayır deseydi Kıbrıs Cumhuriyeti AB’ye kabul edilmeyecekti.
Ama Denktaş, Annan Planı’nın Rumların tam üyeliği öncesinde referanduma sunulmasını engelledi.
Denktaş sayesinde Rumlar AB’ye girdi.
KKTC’nin de eli böğründe kaldı.
Biz planı ancak daha sonraki aşamada kabul edebildik.
***
Plana evet diyerek...
Çözümden yana hareket eden biz olduk.
Barış isteyen biz olduk.
Bunun üzerine AB de bize bazı sözler verdi.
Bunları biri hariç, yerine getirdi.
Ancak yerine getirmediği, o sözlerin en okkalı olanıydı... AB, KKTC ile doğrudan ticarete başlayacağını söylemişti.
***
Zirve öncesi AB dışişleri bakanları, Rum mallarına limanları ve hava alanlarını açmadığımız için bizi cezalandırdı ama bu davranış verdikleri ‘eski sözü’ de gündeme getirdi.
AB’nin yeni dönem başkanı olacak Almanya’nın dışişleri bakanı da bunu bir kez daha teyit etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıs’taki Rum mallarıyla ilgili davalara yeni adres olarak KKTC’yi göstererek ilk işareti verdi.
Şimdi galiba arkası gelmekte.
Blair’in çok önemli olan ziyareti cuma günü başlıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanı’nın da bugünkü Le Monde gazetesinde çok umut verici bir yazısı çıktı.
Kıbrıs ile doğrudan ticaret konusu çözülecek gibi...
***
Denktaş’ın ‘çözümsüzlük çözümdür’ politikası, KKTC’de kişi başına geliri dört bin dolara kilitlemişti.
Son zamanlardaki çözüm yanlısı aktif girişim, KKTC’de kişi başına geliri on bin doların üzerine çıkardı.
Doğrudan ticaret başlayınca orası korsan ada olmaktan iyice kurtulacak, biraz daha zenginleşecek, nihai çözüme bir adım daha yaklaşacak.
Türkiye’nin AB süreci de daha hızlı ve sorunsuz yürüyebilecek.
***
Denktaş’ın şarkısı ‘çözdükçe dolaşmak’tı... Çuvalladık.
Epeydir yeni bir şarkıyı terennüm ediyoruz;
‘Çözdükçe çözmek’...
Bu yüzden de, ırkçı bir şovenizmi sahiplenen Rumlar sıkışırken biz ferahlamaktayız.
Kendi kalemize gol atan şikecilerden kurtulunca maçı kazanma ihtimali de arttı.
Star Gazetesi
MEHMET ALTAN