Sanat Üzerİne [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sanat Üzerİne


CRAZYBOY
07-23-2007, 13:53
SANAT ÜZERİNE


Estetiğin ana sorunu, sanatın gerçeklikle, gerçek dünyayla olan ilintisidir. Estetik düşüncesi tarihi bu ilintinin değişik biçimlerde kavrandığını bize göstermektedir. Kimi sanatı, yaşamın nesnel yansısı, bilginin belirli bir biçimi ve tarzı olarak; bir başkası tanrısal yada mutlak ideanın somut-duyusal cisimleşmesi olarak, bir üçüncüsü sanatçının kendi bilinç altı duyumlarının anlatımı olarak, bir dördüncüsü de biçimin kendi kendine yeterli içerik-dışı oyunu olarak tanımlamaktadır.

Sorunu çözmeye çalışmış şu yada bu hiç bir kuramcı, edebiyat ile resim yada müzik ile edebiyat arasındaki kısmi yasallıktan söz etmemiş, onun yerine, edebiyat kadar, resme, musikiye yada mimariye kendi özelliğini veren şeyin ne olduğundan ve bunları bilimden, teknikten yada insanın öbür etkinliklerinden ayıran şeyin ne olduğundan söz etmişlerdir.

Sanat hakkında;

Yaşamın nesnel yansısı, bilginin belirli bir biçimi ve tarzı olarak;
Yaşam hakkında bize gerçekleri gösteren, yaşamın bilgisini verendir sanat. Kimi insanların rahatlıkla fark ettikleri , oysa çoğunluğun yaşama süreci içerisinde ayırdına varamadığı olgulardır bunlar. Örneğin Yaşar Kemal’in İnce Memed romanında, köydeki ağaların kırılamaz ve tartışılmaz hegomonyasıdır anlatılan. Oysa köydeki insanlardan hiçbiri yaşadıkları halde bunun farkında değildir.

Öyleyse yaşamı anlatan sanat, yaşamda bizim göremediğimiz, belki de görüp, tepki koyamadığımız olguları anlatır, hatırlatır. Yaşamın kendisini sorgular ve yaşamın bilgisini sunar. Yaşamın analizidir. Yaşamdır.



2- Tanrısal yada mutlak ideanın somut- duyusal cisimleşmesi olarak;

Tanrının yada mutlak idea’nın yani kişileşmiş iyinin, sanat yoluyla ‘güzel olan’ ideasıyla özdekleştirme yoluyla anlatılmaya çalışılmasıdır. Özdeksiz biçimin, özdek betimlemelerle dışa vurumudur, tanıtlanmasıdır. Bu yorum ya özdekleştirmeyle (somut) veya imgelemle (duyusal) gerçekleştirilir. Parmenides’in bütün olumlularının anlatımıdır.



3- Sanatçının kendi bilinç altı, duyumlarının anlatımı olarak;

Sanatçının yetiştiği toplumsal çevre içinde sanatçının bilincinde güzel veya çirkin olanın bir tasarımı, sanatın varlığının anlamı ile yaşamda sanatçının yeri üstüne belirli bir tasarımı oluşur, yeteneği bu yolla belli bir yapıya kavuşur.



4- Biçimin kendi kendine yeterli, içerik-dışı oyunu olarak;

İçeriğin bir önemi yoktur. Sanat eserine baktığınızda sizi büyüler ama anlattığı hiç bir şey yoktur. Hiç bir şey anlatmaması kimseyi rahatsız etmez .Çünkü insanların beklentisi o yönde değildir. İnsanlar bu eserlerde yaşamanın tadını duyarlar, yaşamaktan zevk aldıklarını hissederler ve yüzlerinde bir gülümseme oluşur.