Geη©eßaY
10-31-2007, 16:40
Müdafaa-i hukuk cemiyeti frmpaylas kolu..
Arkdaşlar şu bulunduğumuz zamanda ülkemizin desteğimize ihtiyacı var.
Biz Türk isek bu vatanı korumamız en baş vazifemiz
Atalarımız bu vatanı kolay almadılar...
Bizde kimseye vermeyiz bu toprakları vatanı...
Osmanlı yurtseverliğini savunan Müdafaa-i Hukuk hareketi, İstanbul hükümetince ittihatçılıkla, bolşeviklikle, saltanata ve hilafete isyankarlıkla, cumhuriyetçilikle, asillikle suçlandırılmıştır. Yukarıda da vurguladığımız gibi ülkenin içinde bulunduğu somut koşulların bir ürünü olan Müdafaa-i Hukuk hareketinin bu suçlamalarla herhangi bir ilgisi yoktu. Müdafaa-i Hukukçular, geçen dönemin aktif siyasal güçleriyle organik bir ilişki içine girmekten kaçınmışlardır. Rauf Bey'in de vurguladığı gibi "Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin amacı halkı birleştirmek, bütünleştirmektir". Bu nedenle de ayrılmalarına yol açacak olan "Fırkacılık'a" karşı idiler. Nitekim Sivas Kongresi'nde Fırkacılıkla ilgili uzun tartışmalardan sonra, "meclis-i milli" toplanıncaya kadar geleneksel ittihatçı yörüngesinde gelişen siyasetten uzak durularak, halkın birliğini, bütünlüğünü sağlamanın zorunluluğu benimsenmiş ve 5Eylül 1919'da "İttihat ve Terakki Cemiyetini yeniden canlandırmaya çalışmayacaklarına, mevcut siyasi partilerden hiçbirinin siyasi amaçlarına "hadim" olmayacaklarına ilişkin yemin şeklini benimsemişlerdir.11 Eylül 1919'da yayınlanan Umumi Kongre Beyannamesi'nin 9. maddesinde de "Vatan ve Milletimizin maruz olduğu nezalin ve alam ile ve tamamen aynı gaye ve maksatla vicdan-e milliden doğan vatani ve milli cemiyetlerin ittihadından mütehassil kitleyi umumiye bukere Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ünvanıyla tevsim olunmuştur. Bu cemiyet her türlü fırkacılık cereyanlarından ve ihtirasat-ı şahsiyeden külliyen müberra ve münezzehtir. Bir cümle müslüman vatandaşlarımız bu cemiyetin aza-yı tabiyesindendirler." denilmektedir.
Böylece:
"Müdafaa-i Hukuk Türk ulusunun Sevr'e karşı verdiği savaşın adı ve zaferidir."
Evet arkdaşlar tarihte tekrarladığımız olayı şimdi yeniden tekrarlıyalım...
Vatanı sadece askere bırakıp savun diyemeyiz bizde yapabiliriz...
HALA TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİLMİSİN???
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Arkdaşlar şu bulunduğumuz zamanda ülkemizin desteğimize ihtiyacı var.
Biz Türk isek bu vatanı korumamız en baş vazifemiz
Atalarımız bu vatanı kolay almadılar...
Bizde kimseye vermeyiz bu toprakları vatanı...
Osmanlı yurtseverliğini savunan Müdafaa-i Hukuk hareketi, İstanbul hükümetince ittihatçılıkla, bolşeviklikle, saltanata ve hilafete isyankarlıkla, cumhuriyetçilikle, asillikle suçlandırılmıştır. Yukarıda da vurguladığımız gibi ülkenin içinde bulunduğu somut koşulların bir ürünü olan Müdafaa-i Hukuk hareketinin bu suçlamalarla herhangi bir ilgisi yoktu. Müdafaa-i Hukukçular, geçen dönemin aktif siyasal güçleriyle organik bir ilişki içine girmekten kaçınmışlardır. Rauf Bey'in de vurguladığı gibi "Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin amacı halkı birleştirmek, bütünleştirmektir". Bu nedenle de ayrılmalarına yol açacak olan "Fırkacılık'a" karşı idiler. Nitekim Sivas Kongresi'nde Fırkacılıkla ilgili uzun tartışmalardan sonra, "meclis-i milli" toplanıncaya kadar geleneksel ittihatçı yörüngesinde gelişen siyasetten uzak durularak, halkın birliğini, bütünlüğünü sağlamanın zorunluluğu benimsenmiş ve 5Eylül 1919'da "İttihat ve Terakki Cemiyetini yeniden canlandırmaya çalışmayacaklarına, mevcut siyasi partilerden hiçbirinin siyasi amaçlarına "hadim" olmayacaklarına ilişkin yemin şeklini benimsemişlerdir.11 Eylül 1919'da yayınlanan Umumi Kongre Beyannamesi'nin 9. maddesinde de "Vatan ve Milletimizin maruz olduğu nezalin ve alam ile ve tamamen aynı gaye ve maksatla vicdan-e milliden doğan vatani ve milli cemiyetlerin ittihadından mütehassil kitleyi umumiye bukere Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ünvanıyla tevsim olunmuştur. Bu cemiyet her türlü fırkacılık cereyanlarından ve ihtirasat-ı şahsiyeden külliyen müberra ve münezzehtir. Bir cümle müslüman vatandaşlarımız bu cemiyetin aza-yı tabiyesindendirler." denilmektedir.
Böylece:
"Müdafaa-i Hukuk Türk ulusunun Sevr'e karşı verdiği savaşın adı ve zaferidir."
Evet arkdaşlar tarihte tekrarladığımız olayı şimdi yeniden tekrarlıyalım...
Vatanı sadece askere bırakıp savun diyemeyiz bizde yapabiliriz...
HALA TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİLMİSİN???
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]