Kaptan-ı Derya
11-03-2007, 12:32
Hakkari'de Tarım ve Terör
Ali Ekber Yıldırım - Dünya Gazetesi
([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
Yasanan teror olaylari nedeniyle Hakkari hemen her gun medyaya haber
oluyor.
Gazetelerde boy boy fotograflar. Televizyonlarda yurek parcalayan
goruntuler. Tanklar, silahlar, kan ve gozyasi.
Amerika'nin Ortadogu'yu yeniden sekillendirmek icin oynadigi oyunun,
surdurdugu emperyalist savasin yansimalari bu.
Her gun gazetelerde okuduklariniz, televizyonlarda gordukleriniz Hakkari'nin sadece bir yuzunu yansitiyor.
Medyaya yansimayan bir baska yuzu var, Hakkari'nin.
Hakkari'de bir baska savas, bir baska mucadele daha yasaniyor. Kalkinma
mucadelesi.
Bu mucadelede kan ve gozyasi yok.Uretmenin sevinci var.
Gecen cumartesi bu sevince tanik olduk. Hakkari'de ilk kez bir fuar duzenlendi .
Hakkari Marka Urunleri 1.Fuari.
Hakkari Valiligi Tarim Il Mudurlugu tarafindan duzenlenen fuar Hakkari'nin diger yuzunu yansitiyordu.
Fuarda genc kizlarin hayallerini isledigi, onlarin dunyasini yansitan Hakkari kilimleri sergilendi.
Semdinli, Cukurca, Yuksekova ve Hakkari Merkez de uretilen tarimsal urunler tanitildi.
Neler yok ki?
Semdinli'nin bali, Cukurca'nin nari, Yuksekova'nin sebze ve meyveleri tazesi ve kurutulmusu birlikte sergilendi.
Ceviz, elma, uzum, ayva, kabak,domates ve bakliyat urunleri hemen her standda vardi.
Fuarin gozdesi ise asili fideden elde edilen her biri 15 - 20 kiloyu bulan karpuzlardi.
Sadece urunler sergilenmiyordu bu fuarda.
Ciftcilerin, ziraat muhendislerinin,yerel yoneticilerin yuzundeki uretim sevinci de yansiyordu
fuara.
Her standta uretmenin mutlulugu, basarmanin gururu vardi.
Bu gelismelerin bas mimari ise, Hakkari Valisi Ayhan Nasuhbeyoglu.
Tokat Valiligi doneminde tanidigimiz Ayhan Nasuhbeyoglu, gittigi her ilde valilik konutunun bahcesine sera kurarak uretim yapacak kadar tarimi seven bir vali.
Gercek bir ciftci dostu olan Ayhan Nasuhbeyoglu, gittigi her ilde tarima buyuk onem veriyor. Uygulamaya koydugu projelerle tarimda buyuk bir donusumun onderi oluyor.
"Bir Koy Bir Urun " projesi ile Tokat'i sebze ve meyve uretiminin
merkezi yapti.
Sadece uretim artisi saglanmadi, ihracatta da soz sahibi oldu.Tokat, ozellikle domateste marka oldu.
Ayhan Bey, benzer bir projeyi Hakkari'de "Organize Hayvancilik Koyleri" adiyla uyguluyor.
Nufusunun yuzde 70'i tarimdan gecinen ve bunun da yuzde 50'sinin hayvancilik yaptigi dikkate alinirsa yakin gelecekte Hakkari, hayvanciligin merkezi olursa kimse sasirmasin.
Iki yil once Hakkari'de goreve basladi.
Bu iki yilda 50 bin ceviz fidani dikildi. Turkiye'de ve dunyada ceviz konusundaki calismalari ile bilinen dostumuz Prof. Dr. Yasar Akca' nin da cabalari ile yakinda Zap
vadisine binlerce yeni ceviz agaci dikilecek.
Hakkari'nin gelecekteki en onemli gelir kaynaklarindan birisi ceviz olacak.
Hakkari'de ilk kez asili fideden domates ve karpuz uretimi de Ayhan Nasuhbeyoglu' nun cabalari ile basladi.
Deneme uretimi icin Hakkari'ye 50 bin asili fide gonderen dostumuz Hasan Unal, bu yil Hakkari'den cok buyuk miktarda fide siparisi aldiklarini soyluyor.
Unal'in tespitlerine gore Hakkari'de yilda 500 bin ton domates ve 500 bin ton karpuz uretmek mumkun.
Ayhan Nasuhbeyoglu, bu calismalari yaparken Hakkari'deki ciftcilerden, yerel yoneticilerden buyuk destek goruyor.
Hakkari Ticaret ve Sanayi Odasi Baskani Adnan Sen'in deyimi ile Hakkarili'ye ilk kez balik vermek yerine balik tutmasi ogretiliyor.
Ciftcilerin sorunlari ile yakindan ilgilenen, Hakkari ve bolgenin tarima iliskin sorunlarini her platformda dile getiren Yuksekova Ziraat Odasi Baskani Adnan Onay, Ayhan Nasuhbeyoglu' nun Hakkari icin, ciftciler icin cok buyuk bir sans oldugunu dile getiriyor.
Hakkari'de tarim ve hayvancilik alaninda yapilan calismalari basariyla yuruten Tarim Il Muduru Mehmet Gundogdu, Proje Sube Muduru Kerem Kazak'in cabalarini da unutmamak gerekir.
Ciftcilerin sorunlari ile birebir ilgileniyorlar, buyuk bir ozveri ile calisarak onlara isik tutuyorlar.
Hakkari'de duzenlenen ve tarimsal potansiyeli yansitan ilk fuara taniklik yapmak, duzenlenen panelde goruslerimizi paylasmak 11 yillik tarim yazarligimizin en mutluluk verici calismalarindan biri oldu.
Hakkari'de ciftcilerle birlikte yasadigimiz uretim sevinci bize terorun uretimle, bilincle, egitimle yenilebilecegi umudunu verdi.
Kisisel bir sevincimizi de paylasmakta yarar var.
(Izninizle bu bolumu birinci tekil sahis olarak yazacagim.)
Tunceli'de dogdum. Ilkokulu orada okudum. Orta ogrenimi Ankara'da, universiteyi Izmir'de tamamladim.
Vizontele'nin Yilmaz'i gibi ogrenciligimin yazi koyde, okul zamani
Ankara ve daha sonra da Izmir'de gecti.
Cocuklugumdan beri radyodan dinledigim,gazetelerden okudugum, televizyonlardan izledigim bir cok haberde Tunceli ile Hakkari birlikte anilir.
Yatirim, uretim,ihracat ve daha bir cok istatistige dayali haberde sonunculuk ya Tunceli'nin ya da Hakkari'nindir.
Bu nedenle Hakkari'yi gormeyi yasamim boyunca cok istedim.
Tezkerenin kabul edildigi, ortamin gergin oldugu ve bir cok arkadasimin "bu donemde gidilir mi" dedigi Hakkari'ye gitmeyi cok istedim.
Hakkari'ye ulasinca 17 yildir gormedigim Tunceli'yi gordum.
Koyumuzu, evimizi, gordum. Cocuklugumu, gencligimin o ilk yillarini yeniden
yasadim.
Donus yolunda cep telefonuma gelen mesajla irkildim.Yuksekova'da pusuya dusurulen 12 genc bir daha cocuklugunu, gencligini yasayamayacak.
Bundan daha buyuk aci olabilir mi?
Hakkari'ye ilk gidisimizdi bu, elbette son olmayacak.
Adnan Onay' a sozumuz var. En yakin zamanda Yuksekova'ya gidecegiz. Ceviz dikmeye, sebze uretmeye, kalkinma mucadelesine omuz vermeye...
Ali Ekber Yıldırım - Dünya Gazetesi
([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
Yasanan teror olaylari nedeniyle Hakkari hemen her gun medyaya haber
oluyor.
Gazetelerde boy boy fotograflar. Televizyonlarda yurek parcalayan
goruntuler. Tanklar, silahlar, kan ve gozyasi.
Amerika'nin Ortadogu'yu yeniden sekillendirmek icin oynadigi oyunun,
surdurdugu emperyalist savasin yansimalari bu.
Her gun gazetelerde okuduklariniz, televizyonlarda gordukleriniz Hakkari'nin sadece bir yuzunu yansitiyor.
Medyaya yansimayan bir baska yuzu var, Hakkari'nin.
Hakkari'de bir baska savas, bir baska mucadele daha yasaniyor. Kalkinma
mucadelesi.
Bu mucadelede kan ve gozyasi yok.Uretmenin sevinci var.
Gecen cumartesi bu sevince tanik olduk. Hakkari'de ilk kez bir fuar duzenlendi .
Hakkari Marka Urunleri 1.Fuari.
Hakkari Valiligi Tarim Il Mudurlugu tarafindan duzenlenen fuar Hakkari'nin diger yuzunu yansitiyordu.
Fuarda genc kizlarin hayallerini isledigi, onlarin dunyasini yansitan Hakkari kilimleri sergilendi.
Semdinli, Cukurca, Yuksekova ve Hakkari Merkez de uretilen tarimsal urunler tanitildi.
Neler yok ki?
Semdinli'nin bali, Cukurca'nin nari, Yuksekova'nin sebze ve meyveleri tazesi ve kurutulmusu birlikte sergilendi.
Ceviz, elma, uzum, ayva, kabak,domates ve bakliyat urunleri hemen her standda vardi.
Fuarin gozdesi ise asili fideden elde edilen her biri 15 - 20 kiloyu bulan karpuzlardi.
Sadece urunler sergilenmiyordu bu fuarda.
Ciftcilerin, ziraat muhendislerinin,yerel yoneticilerin yuzundeki uretim sevinci de yansiyordu
fuara.
Her standta uretmenin mutlulugu, basarmanin gururu vardi.
Bu gelismelerin bas mimari ise, Hakkari Valisi Ayhan Nasuhbeyoglu.
Tokat Valiligi doneminde tanidigimiz Ayhan Nasuhbeyoglu, gittigi her ilde valilik konutunun bahcesine sera kurarak uretim yapacak kadar tarimi seven bir vali.
Gercek bir ciftci dostu olan Ayhan Nasuhbeyoglu, gittigi her ilde tarima buyuk onem veriyor. Uygulamaya koydugu projelerle tarimda buyuk bir donusumun onderi oluyor.
"Bir Koy Bir Urun " projesi ile Tokat'i sebze ve meyve uretiminin
merkezi yapti.
Sadece uretim artisi saglanmadi, ihracatta da soz sahibi oldu.Tokat, ozellikle domateste marka oldu.
Ayhan Bey, benzer bir projeyi Hakkari'de "Organize Hayvancilik Koyleri" adiyla uyguluyor.
Nufusunun yuzde 70'i tarimdan gecinen ve bunun da yuzde 50'sinin hayvancilik yaptigi dikkate alinirsa yakin gelecekte Hakkari, hayvanciligin merkezi olursa kimse sasirmasin.
Iki yil once Hakkari'de goreve basladi.
Bu iki yilda 50 bin ceviz fidani dikildi. Turkiye'de ve dunyada ceviz konusundaki calismalari ile bilinen dostumuz Prof. Dr. Yasar Akca' nin da cabalari ile yakinda Zap
vadisine binlerce yeni ceviz agaci dikilecek.
Hakkari'nin gelecekteki en onemli gelir kaynaklarindan birisi ceviz olacak.
Hakkari'de ilk kez asili fideden domates ve karpuz uretimi de Ayhan Nasuhbeyoglu' nun cabalari ile basladi.
Deneme uretimi icin Hakkari'ye 50 bin asili fide gonderen dostumuz Hasan Unal, bu yil Hakkari'den cok buyuk miktarda fide siparisi aldiklarini soyluyor.
Unal'in tespitlerine gore Hakkari'de yilda 500 bin ton domates ve 500 bin ton karpuz uretmek mumkun.
Ayhan Nasuhbeyoglu, bu calismalari yaparken Hakkari'deki ciftcilerden, yerel yoneticilerden buyuk destek goruyor.
Hakkari Ticaret ve Sanayi Odasi Baskani Adnan Sen'in deyimi ile Hakkarili'ye ilk kez balik vermek yerine balik tutmasi ogretiliyor.
Ciftcilerin sorunlari ile yakindan ilgilenen, Hakkari ve bolgenin tarima iliskin sorunlarini her platformda dile getiren Yuksekova Ziraat Odasi Baskani Adnan Onay, Ayhan Nasuhbeyoglu' nun Hakkari icin, ciftciler icin cok buyuk bir sans oldugunu dile getiriyor.
Hakkari'de tarim ve hayvancilik alaninda yapilan calismalari basariyla yuruten Tarim Il Muduru Mehmet Gundogdu, Proje Sube Muduru Kerem Kazak'in cabalarini da unutmamak gerekir.
Ciftcilerin sorunlari ile birebir ilgileniyorlar, buyuk bir ozveri ile calisarak onlara isik tutuyorlar.
Hakkari'de duzenlenen ve tarimsal potansiyeli yansitan ilk fuara taniklik yapmak, duzenlenen panelde goruslerimizi paylasmak 11 yillik tarim yazarligimizin en mutluluk verici calismalarindan biri oldu.
Hakkari'de ciftcilerle birlikte yasadigimiz uretim sevinci bize terorun uretimle, bilincle, egitimle yenilebilecegi umudunu verdi.
Kisisel bir sevincimizi de paylasmakta yarar var.
(Izninizle bu bolumu birinci tekil sahis olarak yazacagim.)
Tunceli'de dogdum. Ilkokulu orada okudum. Orta ogrenimi Ankara'da, universiteyi Izmir'de tamamladim.
Vizontele'nin Yilmaz'i gibi ogrenciligimin yazi koyde, okul zamani
Ankara ve daha sonra da Izmir'de gecti.
Cocuklugumdan beri radyodan dinledigim,gazetelerden okudugum, televizyonlardan izledigim bir cok haberde Tunceli ile Hakkari birlikte anilir.
Yatirim, uretim,ihracat ve daha bir cok istatistige dayali haberde sonunculuk ya Tunceli'nin ya da Hakkari'nindir.
Bu nedenle Hakkari'yi gormeyi yasamim boyunca cok istedim.
Tezkerenin kabul edildigi, ortamin gergin oldugu ve bir cok arkadasimin "bu donemde gidilir mi" dedigi Hakkari'ye gitmeyi cok istedim.
Hakkari'ye ulasinca 17 yildir gormedigim Tunceli'yi gordum.
Koyumuzu, evimizi, gordum. Cocuklugumu, gencligimin o ilk yillarini yeniden
yasadim.
Donus yolunda cep telefonuma gelen mesajla irkildim.Yuksekova'da pusuya dusurulen 12 genc bir daha cocuklugunu, gencligini yasayamayacak.
Bundan daha buyuk aci olabilir mi?
Hakkari'ye ilk gidisimizdi bu, elbette son olmayacak.
Adnan Onay' a sozumuz var. En yakin zamanda Yuksekova'ya gidecegiz. Ceviz dikmeye, sebze uretmeye, kalkinma mucadelesine omuz vermeye...