Kaptan-ı Derya
11-03-2007, 12:38
Önceden, bürokrasiyi izleyen gazeteciler, devletin önemli makamlarına yapılan atamaları büyük bir dikkatle izlerdi.. İlk imzadan son imzaya kadarki aşamalar ayrı ayrı haber yapılırdı.
Atanan kişinin liyakatı, kariyeri, siyasi eğilimi, bürokrasideki başarıları ve başarısızlıkları velhâsıl cemâziyelevvel'i bilinirdi...
Şimdi, Resmi Gazete'yi sadece Anadolu Ajansı'nın kıdemli 'masa başı muhabirleri' izliyor..
Yapılan atamaları alt alta yazıp gazetelere servis ediyorlar; gazetelerin haber müdürleri de bu haberleri bir güzel çöpe atıyor.
Onlar, "DTP'li bayan vekil'in vakko çantası" ile meşgul..
Sorun bakalım tanıdığınız on adet siyaset muhabirine, meselâ
"Seyfullah Hacımüftüoğlu kim?"
diye..Bakalım kaçı bilecek?
Ertuğrul Özkök'ün
"Siyasetle ilgileneni yakarım"
şeklindeki manifestosundan sonra, bizim de "Başbakanlığı dikkatle izleyen" bir muhabir olarak modamız geçti...
Modamız o kadar geçti ki, devletin cumhuriyet karşıtları tarafından ele geçirildiğinden yakınan cumhuriyetçi, milliyetçi, Atatürkçü, laik basın yayın kuruluşları bile artık bizim gibi gazetecilere iş vermiyor..
Emin Çölaşan, Cumhuriyet ile el sıkışacak gibi oldu;
"O gelirse bizden çok okunur" derdine düşen bir kısım "ekipçi"arkadaşımız kazan kaldırdı..
Çölaşan'ın Cumhuriyet'te yazması da böylece tarihe karıştı. Oysa yakışırdı; yazık!
Konuyu dağıttık...
Eski alışkanlıkla Resmi Gazete'nin son bir kaç sayısını tarayacağımız tuttu geçen gün...
Her biri manşet olması gereken atamaların pek çoğu tek sütunluk haber bile olmamış!
Devletin kilit noktalarına getirilen bu kişilerin kim olduklarını, 'bağlantılarını' değil araştıran, merak eden bile yok... Oysa çok önemli fotoğraflar çıkıyor ortaya..
Bürokrasi hallaç pamuğu gibi..Cumhuriyet'e ve devlete bağlı kadrolar çoktan tasfiye edilmiş.
"Atama savaşı" şimdi cemaat ile AKP arasında yaşanıyor.
Devlet kadrolarında geçtim 'Atatürkçü'yü, AK Parti'li bürokrat bulsak öpüp başımıza koyacağız.
Bir de;
"Abdullah Gül'e yakın kadrolar",
"Tayyip Erdoğan'a yakın kadrolar",
"Fethullah Gülen'den güven mektubu getirmiş olanlar"
vs.arasında ekip savaşları yaşanıyor.
Kendilerine ayrılan kontenjanı beğenmeyen daha küçük cemaatler gönül koyuyor; acayip acayip tarikatlar, dergâhlar Başbakanlık'ta cirit atıyor..
Herkes, devletin en kilit noktalarına kendi adamını getirmenin mücadelesini veriyor.
Seçimler sonrası bu mücadele iyice kızıştı. AKP'li bir arkadaşımın rahatsızlığı son derece ilginç:
"Bize rakip partinin kadrolarıymışız gibi davranıyorlar" diyor...
Şimdi, son dönemde yapılan önemli atamalara bir mercek tutalım ve bu atamalardaki bazı 'ortak noktaları" birlikte irdeleyelim...
MUSTAFA İSEN: Cumhurbaşkanığı Genel Sekreteri. Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı'na Erkan Mumcu döneminde atandı.
EFKAN ALA: Başbakanlık Müsteşarı. Bürokrasideki kariyeri Erkan Mumcu'nun ateşli prezantasyonları ile başladı. Batman Valiliği'na atandığında, yakın arkadaşı Erkan Mumcu, Mesut Yılmaz'ın 'prensi'ydi...
SEYFULLAH HACIMÜFTÜOĞLU: Başbakanlık Müsteşar yardımcısı. Bürokrasi tarihine kaymakamlıktan Başbakanlık müsteşar yardımcılığına en uzun atlayışı yapmış kişi olarak geçti! Bürokrasideki tecrübesinin yetersizliğine rağmen, Mumcu'nun arkadaşı Efkan Ala,müsteşar olur olmaz Başbakanlık Merkez Teşkilatı'nın en önemli birimlerini Hacımüftüoğlu'na bağladı...
NADİR ALPASLAN: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı. Erkan Mumcu'nun Turizm Bakanlığı döneminde İdari ve Mali İşler Daire Başkanı ve İşletmeler Genel Müdürü, Milli Eğitim Bakanlığı döneminde Personel Genel Müdürü, Turizm ve Kültür Bakanlığı döneminde ise Müsteşar Yardımcısı olarak görev yaptı..
EMİN KUZ: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı. Bir dönem, ANAP'a 'muhafazakâr demokrat" kadrolar yetiştirmiş olan Türk Erdem Vakfı'nın kurucu üyesi. Vakıfta etkinliği bulunan Erkan Mumcu ile 'kadim' arkadaşlıkları var...
Görüldüğü gibi bu kilit atamaların ortak özelliği Erkan Mumcu ile olan bağlantıları..
Bu kadarı tesadüf müdür bilemeyiz.
Bildiğimiz, DYP ile ANAP'ın bir gece yarısı operasyonu ile birleştirtirilmeye kalkışılması ve bu girişimin tarihe bir fiyasko olarak geçmesindeki sır perdesinin henüz aralanmamış olduğu...
Erkan Mumcu'ya yönelik "Gülen Cemaati'nden para almak" da dahil pek çok ağır itham gündeme getirildi.
Mumcu, bu ithamları şiddetle ve hiddetle yalanladı.
Tanıdığımız kadarıyla Mumcu'nun paraya pula tevessül edecek, inançlarını satışa çıkaracak bir kişiliğe sahip olmadığını söyleyebiliriz. Ancak, Türkiye üzerinde çok büyük bir küresel oyunun oynanıyor olması, bütün tanışıklıklara ihtiyatla bakmayı da zorunlu kılıyor..
Yukarıda tablo, Erkan Mumcu ismini ve Türk Erdem Vakfı'nı 'koordinat noktası' olarak ortaya çıkarmaktadır.
Biz, bu izaha muhtaç durumu sadece dikkatlere sunuyoruz...
NOT: Efkan Ala'nın Başbakanlık Müsteşarlığı'na atandıktan sonra imza attığı 05 Ekim 2007 tarihli İç Genelgede'de Başbakanlık Merkez Teşkilatının bütün önemli birimlerinin iki bürokrat arasında paylaştırıldığı görülüyor. Ertuğrul Özkök'ün talimatlarına rağmen, Ankara'da vicdanı ile gazetecilik yapmaya çalışan arkadaşlarımızın Ruhi Özbilgiç ve Seyfullah Hacımüftüoğlu'nu iyi izlemelerinde fayda var...
Seyfullah Hacımüftüoğlu'na bağlı birimler:
a) Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü
b) Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü
c) Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü
d) Strateji Geliştirme Başkanlığı
e) Dış İlişkiler Başkanlığı
f) İdareyi Geliştirme Başkanlığı
g) İnsan Hakları Başkanlığı
h) Bakanlar Kurulu Sekreterliği
i) İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı
j) Savunma Sekreterliği
k) Basımevi ve Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü
Ruhi Özbilgiç'e bağlı birimler :
a) Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü
b) Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü
c) Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
d) Ekonomik ve Mali İşler Bakanlığı
e) Sosyal ve Kültürel İşler Bakanlığı
f) Bilgi İşlem Başkanlığı
g) Hukuk Müşavirliği
h) Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı
i) Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu Sekreterliği
j) Kozmik Büro
Fatma Sibel Yüksek
Atanan kişinin liyakatı, kariyeri, siyasi eğilimi, bürokrasideki başarıları ve başarısızlıkları velhâsıl cemâziyelevvel'i bilinirdi...
Şimdi, Resmi Gazete'yi sadece Anadolu Ajansı'nın kıdemli 'masa başı muhabirleri' izliyor..
Yapılan atamaları alt alta yazıp gazetelere servis ediyorlar; gazetelerin haber müdürleri de bu haberleri bir güzel çöpe atıyor.
Onlar, "DTP'li bayan vekil'in vakko çantası" ile meşgul..
Sorun bakalım tanıdığınız on adet siyaset muhabirine, meselâ
"Seyfullah Hacımüftüoğlu kim?"
diye..Bakalım kaçı bilecek?
Ertuğrul Özkök'ün
"Siyasetle ilgileneni yakarım"
şeklindeki manifestosundan sonra, bizim de "Başbakanlığı dikkatle izleyen" bir muhabir olarak modamız geçti...
Modamız o kadar geçti ki, devletin cumhuriyet karşıtları tarafından ele geçirildiğinden yakınan cumhuriyetçi, milliyetçi, Atatürkçü, laik basın yayın kuruluşları bile artık bizim gibi gazetecilere iş vermiyor..
Emin Çölaşan, Cumhuriyet ile el sıkışacak gibi oldu;
"O gelirse bizden çok okunur" derdine düşen bir kısım "ekipçi"arkadaşımız kazan kaldırdı..
Çölaşan'ın Cumhuriyet'te yazması da böylece tarihe karıştı. Oysa yakışırdı; yazık!
Konuyu dağıttık...
Eski alışkanlıkla Resmi Gazete'nin son bir kaç sayısını tarayacağımız tuttu geçen gün...
Her biri manşet olması gereken atamaların pek çoğu tek sütunluk haber bile olmamış!
Devletin kilit noktalarına getirilen bu kişilerin kim olduklarını, 'bağlantılarını' değil araştıran, merak eden bile yok... Oysa çok önemli fotoğraflar çıkıyor ortaya..
Bürokrasi hallaç pamuğu gibi..Cumhuriyet'e ve devlete bağlı kadrolar çoktan tasfiye edilmiş.
"Atama savaşı" şimdi cemaat ile AKP arasında yaşanıyor.
Devlet kadrolarında geçtim 'Atatürkçü'yü, AK Parti'li bürokrat bulsak öpüp başımıza koyacağız.
Bir de;
"Abdullah Gül'e yakın kadrolar",
"Tayyip Erdoğan'a yakın kadrolar",
"Fethullah Gülen'den güven mektubu getirmiş olanlar"
vs.arasında ekip savaşları yaşanıyor.
Kendilerine ayrılan kontenjanı beğenmeyen daha küçük cemaatler gönül koyuyor; acayip acayip tarikatlar, dergâhlar Başbakanlık'ta cirit atıyor..
Herkes, devletin en kilit noktalarına kendi adamını getirmenin mücadelesini veriyor.
Seçimler sonrası bu mücadele iyice kızıştı. AKP'li bir arkadaşımın rahatsızlığı son derece ilginç:
"Bize rakip partinin kadrolarıymışız gibi davranıyorlar" diyor...
Şimdi, son dönemde yapılan önemli atamalara bir mercek tutalım ve bu atamalardaki bazı 'ortak noktaları" birlikte irdeleyelim...
MUSTAFA İSEN: Cumhurbaşkanığı Genel Sekreteri. Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı'na Erkan Mumcu döneminde atandı.
EFKAN ALA: Başbakanlık Müsteşarı. Bürokrasideki kariyeri Erkan Mumcu'nun ateşli prezantasyonları ile başladı. Batman Valiliği'na atandığında, yakın arkadaşı Erkan Mumcu, Mesut Yılmaz'ın 'prensi'ydi...
SEYFULLAH HACIMÜFTÜOĞLU: Başbakanlık Müsteşar yardımcısı. Bürokrasi tarihine kaymakamlıktan Başbakanlık müsteşar yardımcılığına en uzun atlayışı yapmış kişi olarak geçti! Bürokrasideki tecrübesinin yetersizliğine rağmen, Mumcu'nun arkadaşı Efkan Ala,müsteşar olur olmaz Başbakanlık Merkez Teşkilatı'nın en önemli birimlerini Hacımüftüoğlu'na bağladı...
NADİR ALPASLAN: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı. Erkan Mumcu'nun Turizm Bakanlığı döneminde İdari ve Mali İşler Daire Başkanı ve İşletmeler Genel Müdürü, Milli Eğitim Bakanlığı döneminde Personel Genel Müdürü, Turizm ve Kültür Bakanlığı döneminde ise Müsteşar Yardımcısı olarak görev yaptı..
EMİN KUZ: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı. Bir dönem, ANAP'a 'muhafazakâr demokrat" kadrolar yetiştirmiş olan Türk Erdem Vakfı'nın kurucu üyesi. Vakıfta etkinliği bulunan Erkan Mumcu ile 'kadim' arkadaşlıkları var...
Görüldüğü gibi bu kilit atamaların ortak özelliği Erkan Mumcu ile olan bağlantıları..
Bu kadarı tesadüf müdür bilemeyiz.
Bildiğimiz, DYP ile ANAP'ın bir gece yarısı operasyonu ile birleştirtirilmeye kalkışılması ve bu girişimin tarihe bir fiyasko olarak geçmesindeki sır perdesinin henüz aralanmamış olduğu...
Erkan Mumcu'ya yönelik "Gülen Cemaati'nden para almak" da dahil pek çok ağır itham gündeme getirildi.
Mumcu, bu ithamları şiddetle ve hiddetle yalanladı.
Tanıdığımız kadarıyla Mumcu'nun paraya pula tevessül edecek, inançlarını satışa çıkaracak bir kişiliğe sahip olmadığını söyleyebiliriz. Ancak, Türkiye üzerinde çok büyük bir küresel oyunun oynanıyor olması, bütün tanışıklıklara ihtiyatla bakmayı da zorunlu kılıyor..
Yukarıda tablo, Erkan Mumcu ismini ve Türk Erdem Vakfı'nı 'koordinat noktası' olarak ortaya çıkarmaktadır.
Biz, bu izaha muhtaç durumu sadece dikkatlere sunuyoruz...
NOT: Efkan Ala'nın Başbakanlık Müsteşarlığı'na atandıktan sonra imza attığı 05 Ekim 2007 tarihli İç Genelgede'de Başbakanlık Merkez Teşkilatının bütün önemli birimlerinin iki bürokrat arasında paylaştırıldığı görülüyor. Ertuğrul Özkök'ün talimatlarına rağmen, Ankara'da vicdanı ile gazetecilik yapmaya çalışan arkadaşlarımızın Ruhi Özbilgiç ve Seyfullah Hacımüftüoğlu'nu iyi izlemelerinde fayda var...
Seyfullah Hacımüftüoğlu'na bağlı birimler:
a) Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü
b) Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü
c) Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü
d) Strateji Geliştirme Başkanlığı
e) Dış İlişkiler Başkanlığı
f) İdareyi Geliştirme Başkanlığı
g) İnsan Hakları Başkanlığı
h) Bakanlar Kurulu Sekreterliği
i) İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı
j) Savunma Sekreterliği
k) Basımevi ve Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü
Ruhi Özbilgiç'e bağlı birimler :
a) Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü
b) Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü
c) Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
d) Ekonomik ve Mali İşler Bakanlığı
e) Sosyal ve Kültürel İşler Bakanlığı
f) Bilgi İşlem Başkanlığı
g) Hukuk Müşavirliği
h) Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı
i) Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu Sekreterliği
j) Kozmik Büro
Fatma Sibel Yüksek