Kaptan-ı Derya
11-03-2007, 12:39
Açık İstihbarat : Gazeteci süsü verilmiş Ertuğrul Özkök'ü kendi ağzından dinlemek için "Ertuğrul Özkök Konuşuyor" ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 7028)başlıklı haberimizi okumanızı tavsiye ediyoruz)
************************************************** ********************
Düne kadar Kürt devletini savunan bir kısım medya bilinmeyen korkuyla çark etti
BÖLÜCÜ örgüt PKK’nın Türkiye’ye karşı kahpe saldırıları sürerken medyadaki “döneklik”lere isyan eden halk, “Bunların hangisine inanalım” diye tepki gösteriyor.
Bir süre önce PKK’nın hâmisi durumundaki yazarlar, Irak’ın peşmerge liderlerini el üstünde tutan gazeteler, şimdi tam bir dansöz edası sergiliyor.
Attığı manşetlerle gündemi belirlediğini iddia eden Hürriyet’in, PKK ve Kuzey Irak hakkındaki yayın çizgisi, gündeme göre değişiklik gösteriyor.
Yani tam bir “dansöz” misali, sürekli kıvır kıvır kıvırıyorlar.İşte birkaç örnek
Hürriyet’in Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök,
16 Ekim 2002’de köşesinde “Biz Kürt devletine niye karşıyız” başlığı ile yazdığı yazısında;
“Bu soruyu üçünü defadır soruyorum. Soruyorum ve Ankara’da Dışişleri çevresinden beni ikna edici bir cevap alamıyorum. Ankara’nın sivil ve askeri çevrelerinden sadece şu cümleyi işitiyoruz: Kuzey Irak’ta bağımsız Kürt devletinin kurulması savaş nedenidir. Ben yıllardır bu politikanın biraz daha gerçekçi ve derinlemesine tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Mesela işe şu soruyla başlayabiliriz. Kuzey Irak’ta Türkiye’nin kontrolünde ona dost bir Kürt devletinin kurulması, bizim için daha iyi olmaz mı? Ben “Olur” diyorum. “Menfaatimize aykırıdır” diyenler ise, açıkça bir gerekçe göstermiyorlar”
yorumunu yapmıştı.
Gitarlı teröristler
Büyük gazete(!), 10 Ekim 2004’teki birinci sayfadan anonslu Pazar ilavesindeki haberinde, yine oldukça şaşırtıyordu.
Sebati Karakurt imzalı haberde, PKK’lı teröristleri sempatik göstermek için yapılmayan kalmamıştı.
“Kadın bilinci Kürtçülüğü aştı” başlıklı haberde PKK’lı teröristlerin bir elinde silah, bir elinde gitarla verdikleri pozlar, “Bu kadar da olur mu? Bebek katillerine bu sempati neden?” dedirtmişti. Üstüne üstlük, terörist demeye dili varmadığı için eli kanlı katillerden “militan” diye söz ediyordu.
Kırmızı çizgiler kalksın
Özkök, 11 Nisan 2007’deki yasında daha da ileri gitmiş, “kırmızı çizgilerin” kaldırılmasını istemişti. Özkök, “Kovboy Kürtler” başlıklı yazısında şunları yazmıştı:
“Yıllarca önce sorduğum şu katı sorunun ikna edici cevabını hâlâ almış değilim. Soru şuydu: ‘Türkiye doğu sınırında bir Kürt devletinin kurulmasına neden karşı? Açıkça söylenmeyen, ancak kulağımıza fısıldanan gerekçe şudur: ‘Çünkü o takdirde Türkiye’deki Kürtler de bu devlete katılmak ister.’ Ben de diyorum ki: “Niye istesinler?” Hele hele siz onları itmezseniz neden istesinler. Şu soruyu da kendi kendimize sormalıyız. Doğu sınırımızda “Sünni Arap” bir devlet mi, yoksa “İslami” etkisi daha az bir Kürt devleti mi, komşuluk açısından bize daha uygundur? O nedenle şunu söylemek istiyorum.
Türkiye’nin Kuzey Irak politikasını artık “kırmızı çizgiler” kıskacından kurtarıp, daha gerçekçi bir temele oturtmamız lazım. Nedir bu gerçekçilik? Artık orada bir Kürt realitesinin bulunduğunu kabul etmek. Onun “özerk, federal” özelliğine saygı göstermek. Onlardan da bize ve kendi iç sorunlarımıza aynı saygı ile yaklaşmasını beklemek. Ben bu konuda çok iyimserim. Türkiye, Kuzey Iraklı Kürtlerle iyi bir ilişki kurduğu takdirde, bunun hem Kuzey Irak’a hem de Türkiye’ye çok yararlı olacağına samimi olarak inanıyorum.”
Özkök, kıvırıyor
Yaptırdığı haberlerle, yazdığı yazılarla PKK’ya ve hamilerine dolaylı da olsa destek çıkan Özkök, nihayet aklı başına gelmiş olacak ki 22 Ekim 2007’deki yazısında
“Artık hedef Barzani”
diyebiliyor. Ve Özkök,
“Türkiye artık Barzani’ye şu mesajı açık bir dille vermelidir: “Tercihini yap: Ya komşumuz olacaksın, ya hedefimiz. Yoksa kafandaki Kürt megalo ideasını, Türk kabusuna çeviririz”
diye yazıyor.
Ve ilginç manşet
Yıllarca kimden tarafa olduğunu açıkça ortaya koyamayan Hürriyet, dün de attığı
“Ortadoğu’nun Dansözleri”
manşetiyle Türk halkını bir kez daha şaşırtıyor.
Ve manşetten verilen haberde şu yazıyor:
“Talabani Irak Cumhurbaşkanı… Barzani, Kuzey Irak’ta aşiret reisi. Meclisimizin ve ordumuzun kararlı tutumunu hâlâ anlamazlıktan geliyorlar. Ortadoğu’nun dansözleri, kan üzerinde oyun oynuyorlar. Ancak Türkiye kararlı; uyumuyor, eylem bekliyor.”
Haberde Talabani için şu görüşlere yer veriliyor:
“Nitekim dönek yüzünü gösterdi. Ancak kararlılığını ortaya koyan Türkiye’yle oyun oynayamayacağının hâlâ farkında değil”
Barzani için de şunlar yazıldı:
“Teröristleri topraklarından hemen atacağına, ‘kabul etmiyoruz’ demenin yeterli olacağını sanıyor”.
Birand’dan keskin dönüş
Aynı grubun bir diğer gazetesinde yazan, Türkiye 12 şehidin acısıyla yanarken ve Çankaya Köşkü’nde terörle mücadele zirvesi yapılırken Talabani’yi canlı yayına alan Mehmet Ali Birand da şaşırtıcı bir dönüş yaptı.
Barzani ve Talabani karşıtı yayınlara başlayan Birand, artık Irak’ın iki dansözü için yalancı demeye başladı.
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Halka ve Olaylara Tercüman
************************************************** ********************
Düne kadar Kürt devletini savunan bir kısım medya bilinmeyen korkuyla çark etti
BÖLÜCÜ örgüt PKK’nın Türkiye’ye karşı kahpe saldırıları sürerken medyadaki “döneklik”lere isyan eden halk, “Bunların hangisine inanalım” diye tepki gösteriyor.
Bir süre önce PKK’nın hâmisi durumundaki yazarlar, Irak’ın peşmerge liderlerini el üstünde tutan gazeteler, şimdi tam bir dansöz edası sergiliyor.
Attığı manşetlerle gündemi belirlediğini iddia eden Hürriyet’in, PKK ve Kuzey Irak hakkındaki yayın çizgisi, gündeme göre değişiklik gösteriyor.
Yani tam bir “dansöz” misali, sürekli kıvır kıvır kıvırıyorlar.İşte birkaç örnek
Hürriyet’in Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök,
16 Ekim 2002’de köşesinde “Biz Kürt devletine niye karşıyız” başlığı ile yazdığı yazısında;
“Bu soruyu üçünü defadır soruyorum. Soruyorum ve Ankara’da Dışişleri çevresinden beni ikna edici bir cevap alamıyorum. Ankara’nın sivil ve askeri çevrelerinden sadece şu cümleyi işitiyoruz: Kuzey Irak’ta bağımsız Kürt devletinin kurulması savaş nedenidir. Ben yıllardır bu politikanın biraz daha gerçekçi ve derinlemesine tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Mesela işe şu soruyla başlayabiliriz. Kuzey Irak’ta Türkiye’nin kontrolünde ona dost bir Kürt devletinin kurulması, bizim için daha iyi olmaz mı? Ben “Olur” diyorum. “Menfaatimize aykırıdır” diyenler ise, açıkça bir gerekçe göstermiyorlar”
yorumunu yapmıştı.
Gitarlı teröristler
Büyük gazete(!), 10 Ekim 2004’teki birinci sayfadan anonslu Pazar ilavesindeki haberinde, yine oldukça şaşırtıyordu.
Sebati Karakurt imzalı haberde, PKK’lı teröristleri sempatik göstermek için yapılmayan kalmamıştı.
“Kadın bilinci Kürtçülüğü aştı” başlıklı haberde PKK’lı teröristlerin bir elinde silah, bir elinde gitarla verdikleri pozlar, “Bu kadar da olur mu? Bebek katillerine bu sempati neden?” dedirtmişti. Üstüne üstlük, terörist demeye dili varmadığı için eli kanlı katillerden “militan” diye söz ediyordu.
Kırmızı çizgiler kalksın
Özkök, 11 Nisan 2007’deki yasında daha da ileri gitmiş, “kırmızı çizgilerin” kaldırılmasını istemişti. Özkök, “Kovboy Kürtler” başlıklı yazısında şunları yazmıştı:
“Yıllarca önce sorduğum şu katı sorunun ikna edici cevabını hâlâ almış değilim. Soru şuydu: ‘Türkiye doğu sınırında bir Kürt devletinin kurulmasına neden karşı? Açıkça söylenmeyen, ancak kulağımıza fısıldanan gerekçe şudur: ‘Çünkü o takdirde Türkiye’deki Kürtler de bu devlete katılmak ister.’ Ben de diyorum ki: “Niye istesinler?” Hele hele siz onları itmezseniz neden istesinler. Şu soruyu da kendi kendimize sormalıyız. Doğu sınırımızda “Sünni Arap” bir devlet mi, yoksa “İslami” etkisi daha az bir Kürt devleti mi, komşuluk açısından bize daha uygundur? O nedenle şunu söylemek istiyorum.
Türkiye’nin Kuzey Irak politikasını artık “kırmızı çizgiler” kıskacından kurtarıp, daha gerçekçi bir temele oturtmamız lazım. Nedir bu gerçekçilik? Artık orada bir Kürt realitesinin bulunduğunu kabul etmek. Onun “özerk, federal” özelliğine saygı göstermek. Onlardan da bize ve kendi iç sorunlarımıza aynı saygı ile yaklaşmasını beklemek. Ben bu konuda çok iyimserim. Türkiye, Kuzey Iraklı Kürtlerle iyi bir ilişki kurduğu takdirde, bunun hem Kuzey Irak’a hem de Türkiye’ye çok yararlı olacağına samimi olarak inanıyorum.”
Özkök, kıvırıyor
Yaptırdığı haberlerle, yazdığı yazılarla PKK’ya ve hamilerine dolaylı da olsa destek çıkan Özkök, nihayet aklı başına gelmiş olacak ki 22 Ekim 2007’deki yazısında
“Artık hedef Barzani”
diyebiliyor. Ve Özkök,
“Türkiye artık Barzani’ye şu mesajı açık bir dille vermelidir: “Tercihini yap: Ya komşumuz olacaksın, ya hedefimiz. Yoksa kafandaki Kürt megalo ideasını, Türk kabusuna çeviririz”
diye yazıyor.
Ve ilginç manşet
Yıllarca kimden tarafa olduğunu açıkça ortaya koyamayan Hürriyet, dün de attığı
“Ortadoğu’nun Dansözleri”
manşetiyle Türk halkını bir kez daha şaşırtıyor.
Ve manşetten verilen haberde şu yazıyor:
“Talabani Irak Cumhurbaşkanı… Barzani, Kuzey Irak’ta aşiret reisi. Meclisimizin ve ordumuzun kararlı tutumunu hâlâ anlamazlıktan geliyorlar. Ortadoğu’nun dansözleri, kan üzerinde oyun oynuyorlar. Ancak Türkiye kararlı; uyumuyor, eylem bekliyor.”
Haberde Talabani için şu görüşlere yer veriliyor:
“Nitekim dönek yüzünü gösterdi. Ancak kararlılığını ortaya koyan Türkiye’yle oyun oynayamayacağının hâlâ farkında değil”
Barzani için de şunlar yazıldı:
“Teröristleri topraklarından hemen atacağına, ‘kabul etmiyoruz’ demenin yeterli olacağını sanıyor”.
Birand’dan keskin dönüş
Aynı grubun bir diğer gazetesinde yazan, Türkiye 12 şehidin acısıyla yanarken ve Çankaya Köşkü’nde terörle mücadele zirvesi yapılırken Talabani’yi canlı yayına alan Mehmet Ali Birand da şaşırtıcı bir dönüş yaptı.
Barzani ve Talabani karşıtı yayınlara başlayan Birand, artık Irak’ın iki dansözü için yalancı demeye başladı.
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Halka ve Olaylara Tercüman