HeRiFMaNYaK
11-08-2007, 16:08
Alman filozofu. Saxe dokumacılarından birinin oğludur. 19 haziran 1762'de Yukarı Lusace'da Rammenau kasabasında doğdu. 29 ocak 1814'te yurdunun istiklâl savaşları sırasında yaralılara hastabakıcılık yapmakta olan eşinin tutulduğu tifoya kendisi de tutularak, Berlin'de ölmüştür. Babası 30 Yıl Savaşları'ndan sonra Fichte'nin doğduğu kasabaya yerleşmiş olan İsveçli bir subay vekilinin soyundandır ki, doğruluğuyla yurttaşlarının sevgi ve güvenini kazanmıştır.
Babası, güçlü bir hafızaya (bellek) ve uyanık bir zekâya sahip olan oğlunu, özenerek korumaya çalışmış ve fakat kendisini doğal gelişimine terk etmişti. Fichte, annesinden enerjili bir mizaç (temperament, huy) almış, inatçı ve kibirli bir çocuktu. Başlangıçta, ya dokuma tezgâhında çalışıyor ya da kazları güdüyordu. Sabah vaızlarını dikkatle dinler ve söylenenleri âdeta ezberlerdi. Dış nesnelerden çok, ruha dair konulara karşı ilgisi böyle başlamış ve onun ilk öğrenimi, bu telkinler olmuştur. Pazar günleri kiliseye gelmekte bazen geciken, o civardaki malikâne sahiplerinden bir Baron, vaizin neler anlattığını bu küçük kaz çobanına sorar ve onun anlattıklarından, çocuğun bu yeteneğine hayran kalırdı. İşte bu zat, daha çok küçükken bile oyuncaktan ve oyundan çok, yalnızlıktan, düşünmek ve dikkat etmekten hoşlanan Fichte'nin eğitim ve öğrenimini kendi üzerine aldı; ve onu yetiştirsin diye Missinie yakınlarında bir pastöre gönderdi ve Fichte, gençlik hayatının en tatlı günlerini Niederau kasabasında geçirdi.
Babası, güçlü bir hafızaya (bellek) ve uyanık bir zekâya sahip olan oğlunu, özenerek korumaya çalışmış ve fakat kendisini doğal gelişimine terk etmişti. Fichte, annesinden enerjili bir mizaç (temperament, huy) almış, inatçı ve kibirli bir çocuktu. Başlangıçta, ya dokuma tezgâhında çalışıyor ya da kazları güdüyordu. Sabah vaızlarını dikkatle dinler ve söylenenleri âdeta ezberlerdi. Dış nesnelerden çok, ruha dair konulara karşı ilgisi böyle başlamış ve onun ilk öğrenimi, bu telkinler olmuştur. Pazar günleri kiliseye gelmekte bazen geciken, o civardaki malikâne sahiplerinden bir Baron, vaizin neler anlattığını bu küçük kaz çobanına sorar ve onun anlattıklarından, çocuğun bu yeteneğine hayran kalırdı. İşte bu zat, daha çok küçükken bile oyuncaktan ve oyundan çok, yalnızlıktan, düşünmek ve dikkat etmekten hoşlanan Fichte'nin eğitim ve öğrenimini kendi üzerine aldı; ve onu yetiştirsin diye Missinie yakınlarında bir pastöre gönderdi ve Fichte, gençlik hayatının en tatlı günlerini Niederau kasabasında geçirdi.