KoRRoN
07-23-2007, 13:58
Manevi Tahribat ve çözüm önerileri
KONU GELİŞMELERİ
Yazan: Cevat Ayhan
Okullarda eğitimin yetersizliği ve zararlı, ahlâk bozucu neşriyat ve maksatlı çalışmalarla, insanımızın, aile ve toplumun manevi yapısı tahrip edilmektedir. Hak, adalet ve güzel ahlâkı esas alan bir terbiye yerine her şeyi mübah sayan, hak ve hukuk tanımaz, ar, hayâ ve iffet duygularını da tahrip eden bir davranış yaygınlaşmaktadır. Her geçen gün bunun örnekleri artmaktadır.
TV, basın, internet ve benzeri yayınlar hudutları aşmakta, hedef alınan topluluklarda manevi ve ahlâkî çöküşü hızlandırmaktadır. Fert aile ve toplumun korunması için ne yapacağız?
Manevi ve ahlâkî yapının güçlendirilmesi için eğitimde, kültür hayatında ve neşriyatta acele tedbir alınması, ahlâkî ve manevî değerlerine bağlı, milletini, vatanını ve devletini seven, tarihini bilen insan yetiştirecek programların uygulanması gerekir.
Din eğitimi yetersizdir. Misyoner çalışmaları ve yabancı kültür istilası her tarafı sarmıştır.
- Okullarda din eğitiminin güçlendirilmesi ve anaokullarından başlatılması,
- Din derslerinin meslek öğretmenleri tarafından okutulması,
- İsteğe bağlı olarak Kur’an dersi koyulması.
- Diyanet İşleri teşkilatının güçlendirilmesi,
Bugünün dünyasında asıl rekabet eden medeniyetler ve kültürlerdir. Hiç kimse çocuğunun internette nerelerde dolaştığını, nelerle meşgul olduğunu kontrol edemez. Yabancı kültürlere, tahrip edici tesirlere karşı insanımızın kendi manevî ve ahlâkî değerlerini güçlendirmezsek millet olarak sonumuz felaket olur.
AKP, iktidarının dördüncü yılında, bu meselelerin hiçbiri ile meşgul değil. TBMM’de büyük sayı gücüne rağmen hiçbir adım atmadı. Sadece bahaneler ortaya koyuyor.
Diyanet İşleri Başkanlığının gündüzleri çalışanların dini bilgi ihtiyaçlarını karşılamak için açmak istediği akşam kurslarına ait yönetmelik 24.11.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği halde baskılar neticesinde AKP hükümeti tarafından 23.12.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğle iptal edilmiştir.
AB baskısı sonunda AKP hükümeti ceza kanununda zinayı serbest hale getirdi. AKP hükümetinin izni ile AB fonları ve uygun dernekler kullanılarak okul öğrencileri arasında zinayı, ahlâksızlığı yayacak çalışmalar yapılmaktadır. (İzmir Valiliğinin 7 Mart 2005 tarihli oluru ile bir derneğe Lise öğrencileri arasında yaptırılan zina anketi)
AKP umudu AB’ye bağlamıştı, Türk Ceza Kanununda, zinayı serbest bırakan düzenlemede başbakanın sert çıkışı ve sonra AB’ye teslim olması AB’nin de, AKP’nin de ne olduğu gösterdi.
Anayasa’yı değiştirecek gücüne rağmen AKP;
- Başörtüsü zulmünü kaldırmadı,
- Meslek Liselerine Üniversite girişte yapılan haksızlığı kaldırmadı.
- Sekiz yıl kesintisiz eğitimi 5 + 3 olarak düzeltmedi, bu yüzden çırak okulları ve Kur’an Kursları boş kaldı. 1400 yıllık hafızlık eğitimi çöktü.
- İmam – Hatip Liselerinin orta kısmını açmadı.
- ANASOL – M hükümetinin 1999’da 12 yaşından küçükler için Kur’an Kurslarına getirdiği yasağı kaldırmadı.
AKP hükümeti zulüm haline gelen bu uygulamalara son vermek için mutabakat aradığını ifade etmektedir. AKP’nin mutabakat bekleyişi sırasında baskıcı anlayışın zulüm halindeki uygulamaları da yaygınlaşmaktadır. Hükümetin derhal bu haksızlıkları ortadan kaldırması gerekirdi.
Özerklik zırhı arkasında milletin değerleri ile çatışmayı, millet iradesine karşı çıkmayı marifet sayan kuruluşlarda, TBMM iradesi ile düzenleme yapmak, önümüzde en mühim meseledir. Bu kuruluşların üyelerinin Sayıştay ve RTÜK’te olduğu gibi, TBMM tarafından seçilmesi kutuplaşmaları önleyecek ve anlayış birliği sağlayacaktır.
AKP Anayasayı değiştirecek gücü ile Anayasa ve kanunlarda bu düzenlemeleri yapıp Türkiye’nin önünü açmalı idi. Bunu yapmadı.
Ne yapmalı?
Siyasi partiler millete hizmet ve memleketin idaresi için kurul***ar. Bilgi, kabiliyet ve tecrübeleri ile yönetim anlayışları ve milletin meselelerini çözüm projeleri için milletin desteğini isterler.
Memleket meselelerini bilen, çözüm yolunda hazır olan partiler iktidar olunca millete huzur ve rahatlık, umut ve şevk gelir. Biz Millî Görüş partileri olarak daima bu istikamette çalıştık. Bugün her yerde hayırla, şükranla anılmamızın sebebi budur.
Millî Görüşün bununla ilgili hizmetlerini kısaca hatırlayalım.
1974 – 1977 MSP koalisyon hükümetleri döneminde;
- 12 Mart 1971 ara rejimi döneminde başlatılan, ilköğretimde 8 yıl kesintisiz eğitim kaldırıldı,
- Kapatılan İmam Hatip Liselerinin Orta kısımları ve Kur’an Kursları açıldı.
- Meslek Liselerinin üniversiteye girişteki engelleri kaldırıldı.
- Ahlâk dışı müstehcen neşriyat önlendi.
- Diyanet İşleri Başkanlığının ihtiyacı için yaklaşık 20.000 İmam kadrosu verildi.
- Bütün okullara ahlâk dersi koyuldu.
- Karayolundan hacca gidiş yasağı kaldırılarak insanların manevi sorumluluklarını yerine getirmeleri için kolaylıklar sağlandı.
.....
Alınması gereken tedbirler:
Millî Görüş yeniden geldiğinde;
1- Fert, aile ve toplumun korunması için dini, ahlaki ve manevi eğitim anaokulundan başlatılacak ve güçlendirilecektir.
2- Zararlı yayınların ve uyuşturucu, alkol ve diğer kötü alışkanlıkların önlenmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.
3- Eğitim hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi için her seviyede yeniden düzenleme yapılacaktır.
4- Eğitimde baskı ve engeller kaldırılacak, öğrenme ve daha iyi yetişme yolları açılacaktır.
5- Yüksek Öğretimi ve ÖSS imtihan sistemi ile ortaöğretimi verimsizliğe ve kalitesizliğe mahkûm eden YÖK kaldırılacaktır.
6- Özel eğitim kurumlarının yaygınlaşması desteklenecek ve kalite yönünden yakın denetime alınacaktır.
7- Herkesin kabiliyetine göre eğitimden faydalanılabilmesi için ihtiyaç sahipleri desteklenecektir.
8- Öğretmen ve öğretim üyelerinin kendilerini eğitme hasredebilmesi için özlük hakları yeterli seviyeye getirilecektir.
9- Yaygın kalkınma hamleleriyle çocuklarımız boş gezmekten kurtulacak, herkesin karnı doyacak, kimsenin sokağın huzurunu bozmaya ne hakkı ne de vakti kalacak.
KONU GELİŞMELERİ
Yazan: Cevat Ayhan
Okullarda eğitimin yetersizliği ve zararlı, ahlâk bozucu neşriyat ve maksatlı çalışmalarla, insanımızın, aile ve toplumun manevi yapısı tahrip edilmektedir. Hak, adalet ve güzel ahlâkı esas alan bir terbiye yerine her şeyi mübah sayan, hak ve hukuk tanımaz, ar, hayâ ve iffet duygularını da tahrip eden bir davranış yaygınlaşmaktadır. Her geçen gün bunun örnekleri artmaktadır.
TV, basın, internet ve benzeri yayınlar hudutları aşmakta, hedef alınan topluluklarda manevi ve ahlâkî çöküşü hızlandırmaktadır. Fert aile ve toplumun korunması için ne yapacağız?
Manevi ve ahlâkî yapının güçlendirilmesi için eğitimde, kültür hayatında ve neşriyatta acele tedbir alınması, ahlâkî ve manevî değerlerine bağlı, milletini, vatanını ve devletini seven, tarihini bilen insan yetiştirecek programların uygulanması gerekir.
Din eğitimi yetersizdir. Misyoner çalışmaları ve yabancı kültür istilası her tarafı sarmıştır.
- Okullarda din eğitiminin güçlendirilmesi ve anaokullarından başlatılması,
- Din derslerinin meslek öğretmenleri tarafından okutulması,
- İsteğe bağlı olarak Kur’an dersi koyulması.
- Diyanet İşleri teşkilatının güçlendirilmesi,
Bugünün dünyasında asıl rekabet eden medeniyetler ve kültürlerdir. Hiç kimse çocuğunun internette nerelerde dolaştığını, nelerle meşgul olduğunu kontrol edemez. Yabancı kültürlere, tahrip edici tesirlere karşı insanımızın kendi manevî ve ahlâkî değerlerini güçlendirmezsek millet olarak sonumuz felaket olur.
AKP, iktidarının dördüncü yılında, bu meselelerin hiçbiri ile meşgul değil. TBMM’de büyük sayı gücüne rağmen hiçbir adım atmadı. Sadece bahaneler ortaya koyuyor.
Diyanet İşleri Başkanlığının gündüzleri çalışanların dini bilgi ihtiyaçlarını karşılamak için açmak istediği akşam kurslarına ait yönetmelik 24.11.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği halde baskılar neticesinde AKP hükümeti tarafından 23.12.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğle iptal edilmiştir.
AB baskısı sonunda AKP hükümeti ceza kanununda zinayı serbest hale getirdi. AKP hükümetinin izni ile AB fonları ve uygun dernekler kullanılarak okul öğrencileri arasında zinayı, ahlâksızlığı yayacak çalışmalar yapılmaktadır. (İzmir Valiliğinin 7 Mart 2005 tarihli oluru ile bir derneğe Lise öğrencileri arasında yaptırılan zina anketi)
AKP umudu AB’ye bağlamıştı, Türk Ceza Kanununda, zinayı serbest bırakan düzenlemede başbakanın sert çıkışı ve sonra AB’ye teslim olması AB’nin de, AKP’nin de ne olduğu gösterdi.
Anayasa’yı değiştirecek gücüne rağmen AKP;
- Başörtüsü zulmünü kaldırmadı,
- Meslek Liselerine Üniversite girişte yapılan haksızlığı kaldırmadı.
- Sekiz yıl kesintisiz eğitimi 5 + 3 olarak düzeltmedi, bu yüzden çırak okulları ve Kur’an Kursları boş kaldı. 1400 yıllık hafızlık eğitimi çöktü.
- İmam – Hatip Liselerinin orta kısmını açmadı.
- ANASOL – M hükümetinin 1999’da 12 yaşından küçükler için Kur’an Kurslarına getirdiği yasağı kaldırmadı.
AKP hükümeti zulüm haline gelen bu uygulamalara son vermek için mutabakat aradığını ifade etmektedir. AKP’nin mutabakat bekleyişi sırasında baskıcı anlayışın zulüm halindeki uygulamaları da yaygınlaşmaktadır. Hükümetin derhal bu haksızlıkları ortadan kaldırması gerekirdi.
Özerklik zırhı arkasında milletin değerleri ile çatışmayı, millet iradesine karşı çıkmayı marifet sayan kuruluşlarda, TBMM iradesi ile düzenleme yapmak, önümüzde en mühim meseledir. Bu kuruluşların üyelerinin Sayıştay ve RTÜK’te olduğu gibi, TBMM tarafından seçilmesi kutuplaşmaları önleyecek ve anlayış birliği sağlayacaktır.
AKP Anayasayı değiştirecek gücü ile Anayasa ve kanunlarda bu düzenlemeleri yapıp Türkiye’nin önünü açmalı idi. Bunu yapmadı.
Ne yapmalı?
Siyasi partiler millete hizmet ve memleketin idaresi için kurul***ar. Bilgi, kabiliyet ve tecrübeleri ile yönetim anlayışları ve milletin meselelerini çözüm projeleri için milletin desteğini isterler.
Memleket meselelerini bilen, çözüm yolunda hazır olan partiler iktidar olunca millete huzur ve rahatlık, umut ve şevk gelir. Biz Millî Görüş partileri olarak daima bu istikamette çalıştık. Bugün her yerde hayırla, şükranla anılmamızın sebebi budur.
Millî Görüşün bununla ilgili hizmetlerini kısaca hatırlayalım.
1974 – 1977 MSP koalisyon hükümetleri döneminde;
- 12 Mart 1971 ara rejimi döneminde başlatılan, ilköğretimde 8 yıl kesintisiz eğitim kaldırıldı,
- Kapatılan İmam Hatip Liselerinin Orta kısımları ve Kur’an Kursları açıldı.
- Meslek Liselerinin üniversiteye girişteki engelleri kaldırıldı.
- Ahlâk dışı müstehcen neşriyat önlendi.
- Diyanet İşleri Başkanlığının ihtiyacı için yaklaşık 20.000 İmam kadrosu verildi.
- Bütün okullara ahlâk dersi koyuldu.
- Karayolundan hacca gidiş yasağı kaldırılarak insanların manevi sorumluluklarını yerine getirmeleri için kolaylıklar sağlandı.
.....
Alınması gereken tedbirler:
Millî Görüş yeniden geldiğinde;
1- Fert, aile ve toplumun korunması için dini, ahlaki ve manevi eğitim anaokulundan başlatılacak ve güçlendirilecektir.
2- Zararlı yayınların ve uyuşturucu, alkol ve diğer kötü alışkanlıkların önlenmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.
3- Eğitim hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi için her seviyede yeniden düzenleme yapılacaktır.
4- Eğitimde baskı ve engeller kaldırılacak, öğrenme ve daha iyi yetişme yolları açılacaktır.
5- Yüksek Öğretimi ve ÖSS imtihan sistemi ile ortaöğretimi verimsizliğe ve kalitesizliğe mahkûm eden YÖK kaldırılacaktır.
6- Özel eğitim kurumlarının yaygınlaşması desteklenecek ve kalite yönünden yakın denetime alınacaktır.
7- Herkesin kabiliyetine göre eğitimden faydalanılabilmesi için ihtiyaç sahipleri desteklenecektir.
8- Öğretmen ve öğretim üyelerinin kendilerini eğitme hasredebilmesi için özlük hakları yeterli seviyeye getirilecektir.
9- Yaygın kalkınma hamleleriyle çocuklarımız boş gezmekten kurtulacak, herkesin karnı doyacak, kimsenin sokağın huzurunu bozmaya ne hakkı ne de vakti kalacak.