White Wolf
11-18-2007, 13:07
ABD askerlerinin itirafları ses getirecek. Iraklı çocukları böcek gibi öldürmüşler.
Irak’tan ülkelerine dönen ABD askerleri, savaş alanında işledikleri suçları Amerikan Nation dergisine itiraf etti. Askerler, öldürdükleri sivillerin ellerine silah tutuşturduklarını, Iraklıları insan yerine koymadıklarını anlattı.
Amerikan Nation dergisinde yayımlanacak özel röportajlar, büyük ses getirecek. Irak’tan ülkelerine dönen ABD askerleri, işledikleri cuçları ve rahatsız edici gerçekleri gözler önüne serdi.
29 yaşındaki Çavuş John Bruhns;
“Evini bastığın kişiyi yakalar, eşinin gözü önünde duvara dayarsın. Evindeki kanepesini parçalar, dolabını açıp tüm elbiselerini fırlatır, evi de bir kasırganın vurduğu yere benzetip bırakırsın. Sonuçta evde bir şey bulamazsan şu sözleri söyleyerek çıkarsın; ‘Rahatsız ettiğimiz için özür dileriz. İyi akşamlar.’”
25 yaşındaki Çavuş Jesus Bocanegra;
“İnsanlar bir baskına gitmeden önce bununla ilgili hep şaka yaparlar. Yine yanlış eve gireceğiz derler. Çünkü bu hep oluyor; hep yanlış eve giriyoruz.”
29 yaşındaki Çavuş Patrick Campbell;
“Elinde tüfekle bekleyen 14 yaşında bir çocuk vardı. Bazıları onun konvoya ateş açacağını düşündü. Konvoydaki herkes çocuğun üzerine kurşun yağdırdı. Çocuğu delik deşik ettik.”
Askerlerin anlattıkları, Iraklılara bakışlarını da ortaya koyuyor.
26 yaşındaki Uzman Jeff Englehart;
“Ölmüş bir Iraklı sadece, ölmüş bir diğer Iraklıdır. Bilirsin işte, ne var ki bunda?”
23 yaşındaki Uzman Josh Middleton;
“Birçok kişi şu görüşü benimsemişti: İngilizce konuşmuyorsa, teni koyuysa bizim kadar insan değiller, dolasıyla onlara istediğimizi yapabiliriz.”
Askerler, çatışma bölgesinde ayrımına varamasalarda, yaptıklarından pişman ve hepsi savaşın bir an önce bitmesini istiyor.
ABD'de yayımlanan Nation dergisi, Irak'ta savaşmış 50 Amerikan askeriyle görüştü. İsim ve görevleri açıkça yayımlanan haberde askerler Iraklı sivillere işkencelerini, kötü muamele ve cinayetleri soğukkanlılıkla anlattı.
Çavuş Aidan Delgado: Iraklı mahkûmların cesetleri kamyonda duruyordu. Biri ceset torbasını açıp başına ateş etti. Bir asker, eline kaşık aldı ve adamın beynini çıkardı. Yiyormuş gibi yaparak gülümseyip fotoğraf çektirdi. Üstüne "Bu pislikle resmimi çekin. Seni gerçekten s...tiler değil mi?" dedi. İğrençti.
Gözcü Joe Hatcher: Yanlışlıkla öldürdüğümüz sivillerin yanlarına Kalaşnikof AK47 silahları bırakıyorduk ki bizimle çatışmaya girip öldükleri sanılsın... Bazen bomba için kazıyormuş gibi göstermek için kürek bile gömdük.
Çavuş Kelly Dougherty: Konvoya verilen tek emir asla durmamasıdır. Önümüze 3 eşeğiyle yürüyen bir çocuk çıktı. 10 yaşındaydı. Hiç durmadan çocuğu ve 3 eşeğini dümdüz ettik.
'HAMİLE KADINLAR VURULDU'
Piyade Teğmen Jonathan Morgenstein: Her bir öldürülen siville ilgili olarak soruşturma açamazsınız, çünkü o kadar çok ölüyorlar ki bununla zaman kaybedersiniz.
Birinci Çavuş Perry Jeffries: Biz Amerikalılar "dur" demek için parmaklarımız yukarı bakar şekilde elimizi kaldırır ve sallarız. Iraklılar içinse bu "merhaba, gel" demek. Biz kontrol noktalarında dur dedikçe onlar bize doğru geliyorlar. Sonra bir bakıyorsunuz ki askerler hamile kadınları vurmaya başlıyor...
Teğmen Morgenstein: Ailesiyle çatışma hattında kalan bir adamın frenleri patladı. Ateş ettik, adam paramparça oldu...
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Şüphe yok ki kâfir olanlar, yer yüzündeki her şey ve bunun yanında da bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler onlardan asla kabul edilmez; onlar için acı bir azap vardır
Ateşten çıkmak isterler, fakat onlar oradan çıkacak değillerdir. Onlar için devamlı bir azap vardır.(Maide 36.37.ayet)
Irak’tan ülkelerine dönen ABD askerleri, savaş alanında işledikleri suçları Amerikan Nation dergisine itiraf etti. Askerler, öldürdükleri sivillerin ellerine silah tutuşturduklarını, Iraklıları insan yerine koymadıklarını anlattı.
Amerikan Nation dergisinde yayımlanacak özel röportajlar, büyük ses getirecek. Irak’tan ülkelerine dönen ABD askerleri, işledikleri cuçları ve rahatsız edici gerçekleri gözler önüne serdi.
29 yaşındaki Çavuş John Bruhns;
“Evini bastığın kişiyi yakalar, eşinin gözü önünde duvara dayarsın. Evindeki kanepesini parçalar, dolabını açıp tüm elbiselerini fırlatır, evi de bir kasırganın vurduğu yere benzetip bırakırsın. Sonuçta evde bir şey bulamazsan şu sözleri söyleyerek çıkarsın; ‘Rahatsız ettiğimiz için özür dileriz. İyi akşamlar.’”
25 yaşındaki Çavuş Jesus Bocanegra;
“İnsanlar bir baskına gitmeden önce bununla ilgili hep şaka yaparlar. Yine yanlış eve gireceğiz derler. Çünkü bu hep oluyor; hep yanlış eve giriyoruz.”
29 yaşındaki Çavuş Patrick Campbell;
“Elinde tüfekle bekleyen 14 yaşında bir çocuk vardı. Bazıları onun konvoya ateş açacağını düşündü. Konvoydaki herkes çocuğun üzerine kurşun yağdırdı. Çocuğu delik deşik ettik.”
Askerlerin anlattıkları, Iraklılara bakışlarını da ortaya koyuyor.
26 yaşındaki Uzman Jeff Englehart;
“Ölmüş bir Iraklı sadece, ölmüş bir diğer Iraklıdır. Bilirsin işte, ne var ki bunda?”
23 yaşındaki Uzman Josh Middleton;
“Birçok kişi şu görüşü benimsemişti: İngilizce konuşmuyorsa, teni koyuysa bizim kadar insan değiller, dolasıyla onlara istediğimizi yapabiliriz.”
Askerler, çatışma bölgesinde ayrımına varamasalarda, yaptıklarından pişman ve hepsi savaşın bir an önce bitmesini istiyor.
ABD'de yayımlanan Nation dergisi, Irak'ta savaşmış 50 Amerikan askeriyle görüştü. İsim ve görevleri açıkça yayımlanan haberde askerler Iraklı sivillere işkencelerini, kötü muamele ve cinayetleri soğukkanlılıkla anlattı.
Çavuş Aidan Delgado: Iraklı mahkûmların cesetleri kamyonda duruyordu. Biri ceset torbasını açıp başına ateş etti. Bir asker, eline kaşık aldı ve adamın beynini çıkardı. Yiyormuş gibi yaparak gülümseyip fotoğraf çektirdi. Üstüne "Bu pislikle resmimi çekin. Seni gerçekten s...tiler değil mi?" dedi. İğrençti.
Gözcü Joe Hatcher: Yanlışlıkla öldürdüğümüz sivillerin yanlarına Kalaşnikof AK47 silahları bırakıyorduk ki bizimle çatışmaya girip öldükleri sanılsın... Bazen bomba için kazıyormuş gibi göstermek için kürek bile gömdük.
Çavuş Kelly Dougherty: Konvoya verilen tek emir asla durmamasıdır. Önümüze 3 eşeğiyle yürüyen bir çocuk çıktı. 10 yaşındaydı. Hiç durmadan çocuğu ve 3 eşeğini dümdüz ettik.
'HAMİLE KADINLAR VURULDU'
Piyade Teğmen Jonathan Morgenstein: Her bir öldürülen siville ilgili olarak soruşturma açamazsınız, çünkü o kadar çok ölüyorlar ki bununla zaman kaybedersiniz.
Birinci Çavuş Perry Jeffries: Biz Amerikalılar "dur" demek için parmaklarımız yukarı bakar şekilde elimizi kaldırır ve sallarız. Iraklılar içinse bu "merhaba, gel" demek. Biz kontrol noktalarında dur dedikçe onlar bize doğru geliyorlar. Sonra bir bakıyorsunuz ki askerler hamile kadınları vurmaya başlıyor...
Teğmen Morgenstein: Ailesiyle çatışma hattında kalan bir adamın frenleri patladı. Ateş ettik, adam paramparça oldu...
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Şüphe yok ki kâfir olanlar, yer yüzündeki her şey ve bunun yanında da bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler onlardan asla kabul edilmez; onlar için acı bir azap vardır
Ateşten çıkmak isterler, fakat onlar oradan çıkacak değillerdir. Onlar için devamlı bir azap vardır.(Maide 36.37.ayet)