Geη©eßaY
12-19-2007, 12:26
Gurbetçi işçilerin 32 yıl önce kurduğu cıvata üretimi yapan PORİŞ Fabrikası'nın önce arsası satıldı, sonra da tasfiye edildi. Hissedarlar, fabrikanın, Eskişehirlilerin sahip çıkmaması yüzünden kapandığını savunuyor.
Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçiler tarafından 32 yıl önce büyük umutlarla Eskişehir’de kurulan cıvata fabrikası tasfiye edildi.
Porsuk İşçileri Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (PORİŞ) öyküsü bir hayli ilginç. 1970’li yıllarda yurtdışında çalışan işçiler, ülkelerine bir sanayi yatırımı yapmak için bir araya gelip cıvata fabrikası kurma çalışmaları başlatıyor. Önce Eskişehir’de 25 bin metrekarelik bir arsa alıyor ve fabrika binasını inşa ediyorlar. Ardından sıra üretim yapacak makinelere geliyor. İşte bu aşamada işçiler bürokrasiye takılıyor. Dövizin serbest olmadığı yıllarda onlar da Sanayi Kalkınma Bankası'na paralarını yatıyorlar. Amaçları yurtdışından makineler getirebilmek. Uzun uğraştan sonra makineler geliyor ve fabrika resmen 1974 yılında kuruluyor. 4 yıl sonra da üretime geçiyor. Gurbetçiler fabrikanın devlet güvencesinde olması düşüncesiyle hisselerinin yüzde 10’unu belediyeye, yüzde 10’unu valiliğe ve yüzde 13’ünü de paralarını yatırdıkları Sanayi Kalkınma Bankası'na veriyorlar.
1978 yılında üretime başlayan fabrikada 1982 yılından sonra işler kötüye gitmeye başlıyor. Hammadde ve üretilen malların pazarlanması sıkıntısı yaşanıyor. Hissedarların çoğunluğu yurtdışında çalıştıkları için Türkiye’ye gelip sorunlarla ilgilenemiyorlar. Şirkete yeni hissedarlar alınıyor. 7 kez sermaye artırımına gidilen şirkette yeni hissedarlar 1992 yılında şirketin yüzde 55’ine sahip oluyor. Bu tarihte fabrikada tamamen üretim duruyor, fabrika içerisindeki makineler başka illere götürülüyor. Yüzde 55 hisseyi elinde bulunduran kişiler hisselerini yüzde 67’ye çıkartıyor. Bir bekçiyle yıllarca boş ve kapalı duran fabrika 2000 yılında kiraya veriliyor. 8 bini kapalı olmak üzere 25 bin metrekarelik alan üzerine kurulan PORİŞ Fabrikası 2006 yılının ocak ayında 675 bin dolara içinde bulunan kiracısına satılıyor ve gurbetçilerin büyük umutlarla kurduğu PORİŞ, 2 hafta önce de yapılan olağan kongrede tasfiye edilerek tarihe karışıyor.
Eskişehirliler sahip çıkmadı
Hissedarlar tasfiyeye karşı çıkıyor ancak yapacak bir şeyleri yok. Çünkü yüzde 67 hisseye sahip olanlar bu konuda da söz sahibi. 2 bin 850 hissedarın büyük çoğunluğu yıllarca yurtdışında çalışıp Türkiye’ye dönmüş insanlar. Bazıları vefat etmiş, bazıları halen yurtdışında yaşamlarını sürdürüyor.
PORİŞ’in kongresine katılan gurbetçi hissedarların gözleri dolmuştu. “Biz yıllarca yurtdışında çalıştık. Alın terimizin büyük bölümünü bu fabrikaya yatırdık. Böyle mi olacaktı? Fabrikamızı hortumladılar. Sahipsiz malımızı sahiplendiler. Bundan sonra Türkiye’ye kim yatırım yapar?” diye yakındılar. Hissedarlardan Orhan Ünlüer, “O zamanlar Türkiye’nin bir topluiğne üretecek fabrikası yoktu. Cıvata da yurtdışından ithal ediliyordu. Kendi cıvatamızı kendimiz üretelim diye fabrikanın kurulma çalışmalarını başlattık. Güç şartlarda bu fabrikayı kurduk. Umutluyduk. Ama fabrika kurulduktan birkaç yıl sonra umudumuzu yitirmeye başladık. Çünkü biz yurtdışında, fabrika da buradaydı. Güvencemiz olsun diye hissedar yaptığımız belediye ve valilik de ilgilenmedi. Zaten devletin girişimci olamayacağını o zaman anlamıştık. Eskişehirli işadamlarından da destek görmedik. İşadamlarına hisse verip şirkete ortak yapmak istedik. Ancak onlar sadece fabrikamızın göz göre göre yok olmasını izlediler” dedi.
Gerçekten de PORİŞ’in hikâyesi ilginç. 32 yıl önce yurtdışında çalışıp kazandıkları paralarla fabrika kuran gurbetçilerin umudu tasfiye kararı ile yıkıldı. Şimdi 2 bin 850 hissedar öfkeli. Devletin kendilerine sahip çıkmadığını belirtiyorlar. Devletin yanı sıra Eskişehir’de belediye, valilik ve işadamları da bu fabrikaya sahip çıkmadı. Hep birlikte yok oluşu izlediler. Kaybeden ise sadece hissedarlar olmadı, kaybeden Eskişehir oldu.
Avrupa ülkelerinde çalışan Türk işçiler tarafından 32 yıl önce büyük umutlarla Eskişehir’de kurulan cıvata fabrikası tasfiye edildi.
Porsuk İşçileri Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (PORİŞ) öyküsü bir hayli ilginç. 1970’li yıllarda yurtdışında çalışan işçiler, ülkelerine bir sanayi yatırımı yapmak için bir araya gelip cıvata fabrikası kurma çalışmaları başlatıyor. Önce Eskişehir’de 25 bin metrekarelik bir arsa alıyor ve fabrika binasını inşa ediyorlar. Ardından sıra üretim yapacak makinelere geliyor. İşte bu aşamada işçiler bürokrasiye takılıyor. Dövizin serbest olmadığı yıllarda onlar da Sanayi Kalkınma Bankası'na paralarını yatıyorlar. Amaçları yurtdışından makineler getirebilmek. Uzun uğraştan sonra makineler geliyor ve fabrika resmen 1974 yılında kuruluyor. 4 yıl sonra da üretime geçiyor. Gurbetçiler fabrikanın devlet güvencesinde olması düşüncesiyle hisselerinin yüzde 10’unu belediyeye, yüzde 10’unu valiliğe ve yüzde 13’ünü de paralarını yatırdıkları Sanayi Kalkınma Bankası'na veriyorlar.
1978 yılında üretime başlayan fabrikada 1982 yılından sonra işler kötüye gitmeye başlıyor. Hammadde ve üretilen malların pazarlanması sıkıntısı yaşanıyor. Hissedarların çoğunluğu yurtdışında çalıştıkları için Türkiye’ye gelip sorunlarla ilgilenemiyorlar. Şirkete yeni hissedarlar alınıyor. 7 kez sermaye artırımına gidilen şirkette yeni hissedarlar 1992 yılında şirketin yüzde 55’ine sahip oluyor. Bu tarihte fabrikada tamamen üretim duruyor, fabrika içerisindeki makineler başka illere götürülüyor. Yüzde 55 hisseyi elinde bulunduran kişiler hisselerini yüzde 67’ye çıkartıyor. Bir bekçiyle yıllarca boş ve kapalı duran fabrika 2000 yılında kiraya veriliyor. 8 bini kapalı olmak üzere 25 bin metrekarelik alan üzerine kurulan PORİŞ Fabrikası 2006 yılının ocak ayında 675 bin dolara içinde bulunan kiracısına satılıyor ve gurbetçilerin büyük umutlarla kurduğu PORİŞ, 2 hafta önce de yapılan olağan kongrede tasfiye edilerek tarihe karışıyor.
Eskişehirliler sahip çıkmadı
Hissedarlar tasfiyeye karşı çıkıyor ancak yapacak bir şeyleri yok. Çünkü yüzde 67 hisseye sahip olanlar bu konuda da söz sahibi. 2 bin 850 hissedarın büyük çoğunluğu yıllarca yurtdışında çalışıp Türkiye’ye dönmüş insanlar. Bazıları vefat etmiş, bazıları halen yurtdışında yaşamlarını sürdürüyor.
PORİŞ’in kongresine katılan gurbetçi hissedarların gözleri dolmuştu. “Biz yıllarca yurtdışında çalıştık. Alın terimizin büyük bölümünü bu fabrikaya yatırdık. Böyle mi olacaktı? Fabrikamızı hortumladılar. Sahipsiz malımızı sahiplendiler. Bundan sonra Türkiye’ye kim yatırım yapar?” diye yakındılar. Hissedarlardan Orhan Ünlüer, “O zamanlar Türkiye’nin bir topluiğne üretecek fabrikası yoktu. Cıvata da yurtdışından ithal ediliyordu. Kendi cıvatamızı kendimiz üretelim diye fabrikanın kurulma çalışmalarını başlattık. Güç şartlarda bu fabrikayı kurduk. Umutluyduk. Ama fabrika kurulduktan birkaç yıl sonra umudumuzu yitirmeye başladık. Çünkü biz yurtdışında, fabrika da buradaydı. Güvencemiz olsun diye hissedar yaptığımız belediye ve valilik de ilgilenmedi. Zaten devletin girişimci olamayacağını o zaman anlamıştık. Eskişehirli işadamlarından da destek görmedik. İşadamlarına hisse verip şirkete ortak yapmak istedik. Ancak onlar sadece fabrikamızın göz göre göre yok olmasını izlediler” dedi.
Gerçekten de PORİŞ’in hikâyesi ilginç. 32 yıl önce yurtdışında çalışıp kazandıkları paralarla fabrika kuran gurbetçilerin umudu tasfiye kararı ile yıkıldı. Şimdi 2 bin 850 hissedar öfkeli. Devletin kendilerine sahip çıkmadığını belirtiyorlar. Devletin yanı sıra Eskişehir’de belediye, valilik ve işadamları da bu fabrikaya sahip çıkmadı. Hep birlikte yok oluşu izlediler. Kaybeden ise sadece hissedarlar olmadı, kaybeden Eskişehir oldu.