Kartal Busbey
12-20-2007, 09:37
avustralya yerlileri ve Adanın Beyazlar Tarafından Keşfi
Kesin olmamakla birlikte Avrupa'dan Avustralya'ya ilk ayak basanların Portekizliler olduğu sanılmaktadır. Hatta Portekizlilerin doğu kıyısının bir kısmını haritaya geçirdikleri fakat buluşlarını gizli tuttukları da düşünülmektedir. Bundan sonra Avustralya'ya ayak basan ilk kişi Hollandalı Willem Janzoon olmuştur. Janzoon 1606'da bugünkü Queensland'deki Cape York'a varmıştır. Bunu takiben 1616 ve 1640 arasında pek çok kişi adaya gelmiş ve özellikle batı kıyısında incelemelerde bulunmuştur. Kısa süre sonra ise Hollanda adanın güneyinde araştırma yapmaya karar vermiştir. Bunun sonucunda Abel Tasman bugünkü Tazmanya'yı keşfetmiştir. Daha sonra da süregelen araştırmalar sonucunda Hollandalılar adanın beklediklerinden daha verimsiz olduğunu görünce hayal kırıklığına uğramışlar ve adanın bir kısmının haritasını da çizdikleri halde herhangi bir yerleşim girişiminde bulunmamışlardır. Yine de 19. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Avustralya 'Yeni Hollanda' adıyla anılmıştır.
Hollandalılardan sonra İngiliz araştırmacılar da dişe dokunur bir şey bulamamış ve adayı terketmişlerdir. İlk olarak Kaptan James Cook 1770 yılında doğu kıyısında yaptığı araştırmalardan sonra adaya hayran olmuş ve bulunduğu bölgeye 'New Wales' adını vermiştir. Bu bölge bugünkü Queensland, Victoria ve New South Wales'a karşılık gelmektedir. Bölgede İngiliz kolonileşmesi başladıktan sonra 'New Wales' adı 'New South Wales' olmuştur.
Yıllar sonra adaya gelen ilk filo' ile keşif hızlanmış ve bugünkü Avustralya'nın temelleri atılmıştır.
Avustralya'nın Yerlileri - Aborijinler
Avustralya'nın yerlilerine Aborijin adı verilmektedir. Bu kelime 'başlangıçtan beri' (ab-orijin) anlamına gelmektedir. Adaya ilk yerlilerin ne zaman geldikleri belli olmamakla birlikte bundan yaklaşık 40.000 yıl önce Aborijinlerin adada yaşadıkları bilinmektedir. Adaya göçmenlerin yerleşmesi ise bundan 20.000 yıl önce tamamlanmıştır. Aborijinler uzun süre diğer göçmenlerden uzak durmuş, kendi kendilerine gelişmiş ve bedevi bir yaşam biçimini benimsemişlerdir. Yaşamlarını avcılık yaparak sürdürmüşlerdir. Beyazlar adaya gelmeden önceki sayılarının (18. yüzyılda) 200.000'in üstünde olduğu ve yaklaşık 200 farklı lisan konuştukları tahmin edilmektedir. Bu lisanlarin çoğu (ve bunları konuşan halk) günümüzde artık yaşamamaktadır. 18. yüzyılın sonlarında Avustralya'ya Avrupa'dan goclerin başlamasıyla adada başka ülkelerden gelen hastalıklar baş göstermiş, göçmenlerle yerliler arasında savaşlar çıkmış, yiyecek ve temizlik standardı azalmış ve bütün bu etkiler sonucu Aborijinlerin nüfusunda önemli bir düşüş yaşanmıştır. Bu azalma adanın özellikle göçmenlerin akın ettiği doğu ve güney kıyılarında yaşanmıştır. Bunun üzerine sağ kalan yerliler bulundukları yerden başka kesimlere göçmek zorunda kalmışlardır.
Avustralya'ya göçmen akınının başladığı zamanın 1788 yılı olduğu kabul edilmektedir. Başlangıçta plan adanın İngiltere tarafından açık hava hapishanesi olarak kullanılmasıydı. Zamanla Avustralya'nın ekonomik olarak sağladığı olanaklar yatırımcıların da ilgisini çekmiş ve göçmen sayısında ve niteliğinde belirgin bir değişim meydana gelmiştir
Avustralya Göçmenleri, Sponsorla Göçmenlik ve Altına Hücum
Avustralya'ya gelen mali olanakları yerinde göçmenlerin sayısı 1820'lerden sonra artış göstermiştir. 1830'larda ise yavaşlamıştır. Bu noktada İngiltere taktik değiştirmiştir ve adayı hapishane olarak kullanmak yerine hali vakti yerinde olan hür insanları Avustralya'ya yerleşmeye teşvik etmeye çalışmıştır. Buna göre Avustralya'daki işverenler göçmen olarak adaya gelmek isteyen kişilerin gemi yolculuğunun masraflarını karşılayıp daha sonra bu göçmenlerden iki yıl boyunca ucuz iş gücü olarak yararlanmışlardır. 10-15 sene içinde bu şekilde 80.000'den fazla göçmen Avustralya'ya ayak basmıştır. Bu şekilde artan beyaz nüfusu 19. yüzyılın ortalarında yerli nufusunun iki katını geçmiştir. Bundan sonra başlayıp on yıl boyunca devam eden 'altına hücum' süreci boyunca ise yaklaşık 600.000 yeni göçmen Avustralya'ya gelmiştir. Özellikle New South Wales ve Victoria bu hücumdan fazlasıyla nasibini almıştır. Altın bulup zengin olma hayaliyle gelenlerin sadece küçük bir kısmının hayalleri gerçek olmuştur. Fakat bu süreç boyunca adaya gelenler genellikle okuma-yazma bilen iyi yetişmiş, idealist ve girişimci kişiler oldukları için ekonominin gelişmesine olumlu katkıları olmuş ve Avustralya kısa süre içinde İngiltere İmparatorluğu'nun en zengin ve önemli kolonilerinden biri haline gelmiştir.
Kesin olmamakla birlikte Avrupa'dan Avustralya'ya ilk ayak basanların Portekizliler olduğu sanılmaktadır. Hatta Portekizlilerin doğu kıyısının bir kısmını haritaya geçirdikleri fakat buluşlarını gizli tuttukları da düşünülmektedir. Bundan sonra Avustralya'ya ayak basan ilk kişi Hollandalı Willem Janzoon olmuştur. Janzoon 1606'da bugünkü Queensland'deki Cape York'a varmıştır. Bunu takiben 1616 ve 1640 arasında pek çok kişi adaya gelmiş ve özellikle batı kıyısında incelemelerde bulunmuştur. Kısa süre sonra ise Hollanda adanın güneyinde araştırma yapmaya karar vermiştir. Bunun sonucunda Abel Tasman bugünkü Tazmanya'yı keşfetmiştir. Daha sonra da süregelen araştırmalar sonucunda Hollandalılar adanın beklediklerinden daha verimsiz olduğunu görünce hayal kırıklığına uğramışlar ve adanın bir kısmının haritasını da çizdikleri halde herhangi bir yerleşim girişiminde bulunmamışlardır. Yine de 19. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Avustralya 'Yeni Hollanda' adıyla anılmıştır.
Hollandalılardan sonra İngiliz araştırmacılar da dişe dokunur bir şey bulamamış ve adayı terketmişlerdir. İlk olarak Kaptan James Cook 1770 yılında doğu kıyısında yaptığı araştırmalardan sonra adaya hayran olmuş ve bulunduğu bölgeye 'New Wales' adını vermiştir. Bu bölge bugünkü Queensland, Victoria ve New South Wales'a karşılık gelmektedir. Bölgede İngiliz kolonileşmesi başladıktan sonra 'New Wales' adı 'New South Wales' olmuştur.
Yıllar sonra adaya gelen ilk filo' ile keşif hızlanmış ve bugünkü Avustralya'nın temelleri atılmıştır.
Avustralya'nın Yerlileri - Aborijinler
Avustralya'nın yerlilerine Aborijin adı verilmektedir. Bu kelime 'başlangıçtan beri' (ab-orijin) anlamına gelmektedir. Adaya ilk yerlilerin ne zaman geldikleri belli olmamakla birlikte bundan yaklaşık 40.000 yıl önce Aborijinlerin adada yaşadıkları bilinmektedir. Adaya göçmenlerin yerleşmesi ise bundan 20.000 yıl önce tamamlanmıştır. Aborijinler uzun süre diğer göçmenlerden uzak durmuş, kendi kendilerine gelişmiş ve bedevi bir yaşam biçimini benimsemişlerdir. Yaşamlarını avcılık yaparak sürdürmüşlerdir. Beyazlar adaya gelmeden önceki sayılarının (18. yüzyılda) 200.000'in üstünde olduğu ve yaklaşık 200 farklı lisan konuştukları tahmin edilmektedir. Bu lisanlarin çoğu (ve bunları konuşan halk) günümüzde artık yaşamamaktadır. 18. yüzyılın sonlarında Avustralya'ya Avrupa'dan goclerin başlamasıyla adada başka ülkelerden gelen hastalıklar baş göstermiş, göçmenlerle yerliler arasında savaşlar çıkmış, yiyecek ve temizlik standardı azalmış ve bütün bu etkiler sonucu Aborijinlerin nüfusunda önemli bir düşüş yaşanmıştır. Bu azalma adanın özellikle göçmenlerin akın ettiği doğu ve güney kıyılarında yaşanmıştır. Bunun üzerine sağ kalan yerliler bulundukları yerden başka kesimlere göçmek zorunda kalmışlardır.
Avustralya'ya göçmen akınının başladığı zamanın 1788 yılı olduğu kabul edilmektedir. Başlangıçta plan adanın İngiltere tarafından açık hava hapishanesi olarak kullanılmasıydı. Zamanla Avustralya'nın ekonomik olarak sağladığı olanaklar yatırımcıların da ilgisini çekmiş ve göçmen sayısında ve niteliğinde belirgin bir değişim meydana gelmiştir
Avustralya Göçmenleri, Sponsorla Göçmenlik ve Altına Hücum
Avustralya'ya gelen mali olanakları yerinde göçmenlerin sayısı 1820'lerden sonra artış göstermiştir. 1830'larda ise yavaşlamıştır. Bu noktada İngiltere taktik değiştirmiştir ve adayı hapishane olarak kullanmak yerine hali vakti yerinde olan hür insanları Avustralya'ya yerleşmeye teşvik etmeye çalışmıştır. Buna göre Avustralya'daki işverenler göçmen olarak adaya gelmek isteyen kişilerin gemi yolculuğunun masraflarını karşılayıp daha sonra bu göçmenlerden iki yıl boyunca ucuz iş gücü olarak yararlanmışlardır. 10-15 sene içinde bu şekilde 80.000'den fazla göçmen Avustralya'ya ayak basmıştır. Bu şekilde artan beyaz nüfusu 19. yüzyılın ortalarında yerli nufusunun iki katını geçmiştir. Bundan sonra başlayıp on yıl boyunca devam eden 'altına hücum' süreci boyunca ise yaklaşık 600.000 yeni göçmen Avustralya'ya gelmiştir. Özellikle New South Wales ve Victoria bu hücumdan fazlasıyla nasibini almıştır. Altın bulup zengin olma hayaliyle gelenlerin sadece küçük bir kısmının hayalleri gerçek olmuştur. Fakat bu süreç boyunca adaya gelenler genellikle okuma-yazma bilen iyi yetişmiş, idealist ve girişimci kişiler oldukları için ekonominin gelişmesine olumlu katkıları olmuş ve Avustralya kısa süre içinde İngiltere İmparatorluğu'nun en zengin ve önemli kolonilerinden biri haline gelmiştir.