Cengiz Han
03-04-2008, 19:16
“İstanbul’un Fethi’nin 550. Yıldönümü yaklaşırken Fatih Sultan Mehmet’in zehirlenerek öldürüldüğü tüm belgeleriyle Tarihçi-Yazar Ahmet Almaz’ın Nokta yayınları tarafından çıkan araştırması FATİH SULTAN MEHMET NASIL ÖLDÜRÜLDÜ? /“Venedik Devlet Arşivinde Gizlenen Belgelerle” İsimli kitapta tüm yönleriyle ortaya konuyor.”
İstanbul’u fethederek Bizans İmparatorluğuna son veren büyük Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet’in ölüme hakkında ülkemizde yaklaşık kırk yıl önce tartışılmaya başlanmıştı. Ancak aradan geçen zaman içinde unutulan bu tartışma Tarihçi-Yazar Ahmet Almaz’ın Nokta yayınları tarafından çıkan FATİH SULTAN MEHMET NASIL ÖLDÜRÜLDÜ? /“Venedik Devlet Arşivinde Gizlenen Belgelerle” araştırması ile tekrar başladı.
Aşıkpaşazade’nin Fatih Sultan Mehmet Ölümü üzerine yazdığı şiir:
Tabipler şerbeti kim verdi Hane
O Han içti şarabi kane kane
Ciğerin doğradı şerbet o Hanın
Hemin dem zari, etti yane yane
Dedi niçin bana kıydı tabipler
Boyadılar ciğeri, cani kime
İsabet etmedi tabib şarabi
Timarları kamu vardı Ziyam
Tabipler Hane çok taksirlik etti
Bu dur doğru kavi, düşme gümane
"Tabipler, padişaha şimdi bizim şurup ( = Sirop) dediğimize o zamanlar Şarap, şerbet derlerdi verdiler. Fatih bu şerbeti doya doya, kana kana içti. Fakat şerbet ciğerini doğradı, inlemeye, yanıp yakılmaya başladı. Dedi ki hekimler bana niçin kıydılar, canı, ciğeri kana boyadılar. Tabiplerin şerbeti yeni ilacı tesir etmedi, isabet eylemedi. Acele etmek, tedavi eylemek anlamına gelen tımarlan yani tedavi usulleri bütün ziyana vardı; Hekimler, hasta padişaha çok kusur ettiler. Sözün doğrusu budur; Farsça deyimle gümane yani şüpheye, kuşkuya düşme."
Aşıkpaşazade’nin açıkça ortaya koyduğu bu mesele yerli yabancı birçok tarihçi tarafından üzerinde gerektiği gibi durulmamış bir konuydu ta ki meşhur Alman oryantalisti Ordinaryüs Prof.Dr Franz Babinger’in 1951 yılında Roma’da yayınlanan “Fatih Sultan Mehmet’in Özel Doktoru Yakup Paşa’nın Hayatı ve Sonu” isimli makalesine kadar.
Babinger’in Venedik Devlet Arşivinde ki belgeleri inceleyerek yazdığı bu makalede Venedik Cumhuriyetinin Fatih Sultan Mehmet’i öldürtmek için 14 kez suikast düzenlettiği de belirtiliyordu. Ancak suikastı düzenlemek için Venedikliler tarafından büyük paralar karşılığında anlaşılan kişilerden birinin Fatih Sultan Mehmet’in Özel Doktoru Muhtedi-Yahudi Yakup Paşa olduğunun asılları Venedik devlet arşivinde bulunan belgelerden anlaşılmasına rağmen Babinger objektif olmayan bir yorum yaparak suikast işinin yarım kaldığını belirmişti.
Padişaha Cehennem Macunu Verdiler !
Fatih Sultan Mehmet’in ölümü, bacak ağrısından ileri gelmiş olup, hekimler, buna çare bulamamış, neticede kan almaya karar vermişlerdir: fakat ağrılar büsbütün artmış, o zaman Aşık Paşazadenin İstanbul baskısında "Şarab-ı Faiig" şeklinde dizilen, Fakat gerçekte Şarab-ı Faruk olması gereken yani diğer bir tabir yani tabir caizse "Cehennemi macunu" denilen ilacı vermek suretiyle ağrıları dindirmek istemişlerdir. Bu dahi faydasız kalmış, padişah ruhunu tealim etmiştir. Ölüm, ikindi namazı vakti, güneş batmazdan az evvel 3 Mayıs 1481 Perşembe günü olmuştur.
Fatih Sultan Mehmet’e Verilen İlacın Formülü
Ahemt Almaz’ın araştırmasında yer alan ve Fatih Sultan Mehmet’e Yekim Yakup Paşa tarafından verilen meşhur ilacın formülü:
Ma’cun-i Yakub Paşa gayet kuvvetli mukavvidir.
x Güclebüken dirhem 10, Zencebil dirhem Fatih Sultan Mehmet'e yerilen ilacın formülü.
10, Karanfil dirhem 5, Darcın dirhem 8, Beşbase dirhem 8, Gevz buvva dirhem 10, Anîsun dirhem 10, Mastika dirhem 5, Ud belesan dirhem 10, x Aşarûn dirhem 10, Misk çekirdek 1.
Bu formüldeki iki maddenin köpekleri öldüren ZEHİR ihtiva ettiği biliniyor.
“Bu eczaları başka döğüp (dövüp) üç ağrı asel-i musaffa ile ma'cun (macun) idüp(yapıp) micaza (bünyeye) göre istimal (kullanmak) ideler. Hatta merhum ve mağfurlehu (Allah onu affetsin) Sultan Mehmet Han Hazretleri dahi istimal: buyurmuşlardır.”
Bu tertibin üstünde Yakup Paşa’nın isminin bulunuşu ve altında da Sultan Mehmet’in isminin konulmuş olması ve ma'cunun micaza göre kullanılması işareti vesikanın kıymet ve ehemmiyetini derhal belirtmektedir.
Köpek Öldürmede Kullanılan Zehir
Bu tertipte (x) işareti koyduğumuz (Güç lebüken = Ceyzi mukayyi=Kargabüken) ağacının tohumlarından elde edilen madde, köpekleri öldürmek için kullanılan ve içinde Sfcrychnin, Brucin ve Vomicine gibi üç tane müessir alkoloid madde bulunmaktadır. Bunlardan çok şiddetli bir zehir olan Striknin-Tababetin ve eczacılığın pek mühim bir maddesi olmakla beraber - insanlara fayda verdiği nispette dozu aştığı takdirde en tehlikeli bir zehir olduğu görülür. Diğer iki müessir maddeden Brucine ile Vomicine tıpta ve eczacılıkta kullanılmaz.
İkinci zehirli madde Asarun'dur. Buna aynı zamanda Meyhaneci otu, Çoban düdüğü, Yabani Nardin ve Kedi Otu da derler, Asıl Kedi otu bu değildir.
Fatih Sultan Mehmet’in doğumdan itibaren adım adım tüm hayatını ve neden öldürüldüğünü tüm nedenleri ve sonuçları ile inceleyen ve konu ile ilgili olarak Venedik devlet arşivinde gizlenen belgelerin orijinalleri ve çevirilerini içeren bu kitap büyük tartışmalar yaratacaktır
İstanbul’u fethederek Bizans İmparatorluğuna son veren büyük Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet’in ölüme hakkında ülkemizde yaklaşık kırk yıl önce tartışılmaya başlanmıştı. Ancak aradan geçen zaman içinde unutulan bu tartışma Tarihçi-Yazar Ahmet Almaz’ın Nokta yayınları tarafından çıkan FATİH SULTAN MEHMET NASIL ÖLDÜRÜLDÜ? /“Venedik Devlet Arşivinde Gizlenen Belgelerle” araştırması ile tekrar başladı.
Aşıkpaşazade’nin Fatih Sultan Mehmet Ölümü üzerine yazdığı şiir:
Tabipler şerbeti kim verdi Hane
O Han içti şarabi kane kane
Ciğerin doğradı şerbet o Hanın
Hemin dem zari, etti yane yane
Dedi niçin bana kıydı tabipler
Boyadılar ciğeri, cani kime
İsabet etmedi tabib şarabi
Timarları kamu vardı Ziyam
Tabipler Hane çok taksirlik etti
Bu dur doğru kavi, düşme gümane
"Tabipler, padişaha şimdi bizim şurup ( = Sirop) dediğimize o zamanlar Şarap, şerbet derlerdi verdiler. Fatih bu şerbeti doya doya, kana kana içti. Fakat şerbet ciğerini doğradı, inlemeye, yanıp yakılmaya başladı. Dedi ki hekimler bana niçin kıydılar, canı, ciğeri kana boyadılar. Tabiplerin şerbeti yeni ilacı tesir etmedi, isabet eylemedi. Acele etmek, tedavi eylemek anlamına gelen tımarlan yani tedavi usulleri bütün ziyana vardı; Hekimler, hasta padişaha çok kusur ettiler. Sözün doğrusu budur; Farsça deyimle gümane yani şüpheye, kuşkuya düşme."
Aşıkpaşazade’nin açıkça ortaya koyduğu bu mesele yerli yabancı birçok tarihçi tarafından üzerinde gerektiği gibi durulmamış bir konuydu ta ki meşhur Alman oryantalisti Ordinaryüs Prof.Dr Franz Babinger’in 1951 yılında Roma’da yayınlanan “Fatih Sultan Mehmet’in Özel Doktoru Yakup Paşa’nın Hayatı ve Sonu” isimli makalesine kadar.
Babinger’in Venedik Devlet Arşivinde ki belgeleri inceleyerek yazdığı bu makalede Venedik Cumhuriyetinin Fatih Sultan Mehmet’i öldürtmek için 14 kez suikast düzenlettiği de belirtiliyordu. Ancak suikastı düzenlemek için Venedikliler tarafından büyük paralar karşılığında anlaşılan kişilerden birinin Fatih Sultan Mehmet’in Özel Doktoru Muhtedi-Yahudi Yakup Paşa olduğunun asılları Venedik devlet arşivinde bulunan belgelerden anlaşılmasına rağmen Babinger objektif olmayan bir yorum yaparak suikast işinin yarım kaldığını belirmişti.
Padişaha Cehennem Macunu Verdiler !
Fatih Sultan Mehmet’in ölümü, bacak ağrısından ileri gelmiş olup, hekimler, buna çare bulamamış, neticede kan almaya karar vermişlerdir: fakat ağrılar büsbütün artmış, o zaman Aşık Paşazadenin İstanbul baskısında "Şarab-ı Faiig" şeklinde dizilen, Fakat gerçekte Şarab-ı Faruk olması gereken yani diğer bir tabir yani tabir caizse "Cehennemi macunu" denilen ilacı vermek suretiyle ağrıları dindirmek istemişlerdir. Bu dahi faydasız kalmış, padişah ruhunu tealim etmiştir. Ölüm, ikindi namazı vakti, güneş batmazdan az evvel 3 Mayıs 1481 Perşembe günü olmuştur.
Fatih Sultan Mehmet’e Verilen İlacın Formülü
Ahemt Almaz’ın araştırmasında yer alan ve Fatih Sultan Mehmet’e Yekim Yakup Paşa tarafından verilen meşhur ilacın formülü:
Ma’cun-i Yakub Paşa gayet kuvvetli mukavvidir.
x Güclebüken dirhem 10, Zencebil dirhem Fatih Sultan Mehmet'e yerilen ilacın formülü.
10, Karanfil dirhem 5, Darcın dirhem 8, Beşbase dirhem 8, Gevz buvva dirhem 10, Anîsun dirhem 10, Mastika dirhem 5, Ud belesan dirhem 10, x Aşarûn dirhem 10, Misk çekirdek 1.
Bu formüldeki iki maddenin köpekleri öldüren ZEHİR ihtiva ettiği biliniyor.
“Bu eczaları başka döğüp (dövüp) üç ağrı asel-i musaffa ile ma'cun (macun) idüp(yapıp) micaza (bünyeye) göre istimal (kullanmak) ideler. Hatta merhum ve mağfurlehu (Allah onu affetsin) Sultan Mehmet Han Hazretleri dahi istimal: buyurmuşlardır.”
Bu tertibin üstünde Yakup Paşa’nın isminin bulunuşu ve altında da Sultan Mehmet’in isminin konulmuş olması ve ma'cunun micaza göre kullanılması işareti vesikanın kıymet ve ehemmiyetini derhal belirtmektedir.
Köpek Öldürmede Kullanılan Zehir
Bu tertipte (x) işareti koyduğumuz (Güç lebüken = Ceyzi mukayyi=Kargabüken) ağacının tohumlarından elde edilen madde, köpekleri öldürmek için kullanılan ve içinde Sfcrychnin, Brucin ve Vomicine gibi üç tane müessir alkoloid madde bulunmaktadır. Bunlardan çok şiddetli bir zehir olan Striknin-Tababetin ve eczacılığın pek mühim bir maddesi olmakla beraber - insanlara fayda verdiği nispette dozu aştığı takdirde en tehlikeli bir zehir olduğu görülür. Diğer iki müessir maddeden Brucine ile Vomicine tıpta ve eczacılıkta kullanılmaz.
İkinci zehirli madde Asarun'dur. Buna aynı zamanda Meyhaneci otu, Çoban düdüğü, Yabani Nardin ve Kedi Otu da derler, Asıl Kedi otu bu değildir.
Fatih Sultan Mehmet’in doğumdan itibaren adım adım tüm hayatını ve neden öldürüldüğünü tüm nedenleri ve sonuçları ile inceleyen ve konu ile ilgili olarak Venedik devlet arşivinde gizlenen belgelerin orijinalleri ve çevirilerini içeren bu kitap büyük tartışmalar yaratacaktır