Osmanlı Nümismatiği'nin büyük problemi "İşaret Harfler" [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Osmanlı Nümismatiği'nin büyük problemi "İşaret Harfler"


Geη©eßaY
03-07-2008, 15:30
OSMANLI NÜMİSMATİĞİNİN BÜYÜK PROBLEMİ "İŞARET HARFLER”

Sultan 11. Mustafa'nın saltanatı esnasında (1106-1115 Hicrî) 1108 veya 1109 yıllarında, Osmanlı Paraları üzerinde bulunması lazım gelen tuğra, tarih, darphanenin bulunduğu yer vs. dışında, sikkelerin çeşitli yerlerine basılı bir takım harf ve işaretlerin (1) ne işe yaradığı 18. yüzyıl, hatta bütün Osmanlı Nümismatiğinin, en büyük problemlerinden birim teşkil eder.

Bir çok yazarlar bunlardan “Başlangıç harfleri” , “Anfangsbuchstaben(2), “initial letters (1,3), numerals (3), “işaretler” “marks(4)” diye bahsederlerse de, Türkçede başlangıç harfleri deyimi, isimlerin ilk harfleri olduğunu pek belirtmediğinden, yetersiz kalmaktadır. Osmanlı sikkelerindeki bu işaretler aynı zamanda harflerden de oluştuğundan Prof. Dr. Tevfik Seno Arda'nın “İşaret Harfler” deyimi daha doyurucu olmaktadır (5).

İşaret harflerin Osmanlı sikkelerine ne için basıldığı hakkında şimdiye kadar yazılı bir belge ele geçmemiştir. Böyle olunca da bunların nedeni hakkında bir çok teoriler ortaya atılmıştır: William Marsden, “sikke isaretleri”nden; Lane - Poole, “darphane idarecilerinin işaretleri”nden, Samuel Barnard, “sorumlu kişilerin işaretleri”nden, örneğin: valilerin, beylerin, paşaların işaretlerinden; Oliver Codrington ise bunların “paralardaki metal kalitesine” işaret ettiğini yazarlar (1).

Bizzat Lachman da adı geçen eserinde (1), bu işaretlerin “ihtiyat tedbiri, valilerin, darphane direktörlerinin, memurlannın veya memuriyetlerinin işaretleri” olduğunu yazar. Görüldüğü üzere bütün bu teoriler sikkenin metal kalitesinden veya sorumlu kişilerden bahsetmektedirler.

Para tarihi incelendiği zaman görüldüğü üzere, sikkelerin üzerindeki her türlü işaretler, harfler, bu paraları kullananlara bir takım bilgileri iletirler. Birçok ülkelerde darphanelerde basılan paralar hakkında düzenli notlar tutulduğundan, kısaltmaların açılışı bilindiğinden ve kafi derecede literatür bulunduğundan bunların üzerindeki işaretler hakkında kesin bilgi edinme olanağı vardır.

Buradan yola çıkarak Osmanlı sikkeleri üzerindeki işaret harflerin ne sebep ile basıldığını arayalım. Bilindiği gibi Osman nümismatiği, Avrupa Nümismatiği ile yakından ilgilidir. Osmanlılar Venedik düka altınları üzerine “sahh (gerçek)” damgasını vurarak, bu altınları, uzun zaman kullanmışlar (6) ve Livorno'dan gelen Mustafa Ağa da mangır basımının öncülüğünü yapmıştır (7). Bu bakımdan Avrupa Nümismatiğinde ortaya çıkan olumlu gelişmelerin Osmanlı Nümismatiğine yansıdığını kabul etmek lazımdır.

Yukarıda belirttiğimiz gibi sikkelerin üzerindeki her çeşit hafler işaretler bunları kullananlara bir takım bilgileri iletirler. Osmanlı sikkelerindeki işaretlerin de bir takım bilgileri, bir takım alakadar kimselere ilettiği muhakkaktır. Acaba diğer devletlerin sikkelerindeki işaretler bu paraları kullananlara veya bu işaretlerle alakadar kimselere ne gibi bilgileri iletirler?
Yunanistan'da basılmış bir sikke, sadece o paranın kıymetini bildirmiyor aynı zamanda onun darphanesini, dolayısı ile hangi şehir veya bölge için basıldığını, hangi sahib-i ayar'ın (ayarı koruyan) sikkelerin bu baskısından sorumlu olduğunu, ilahların isimlerim bildiriyordu (8).

Eski Roma Cumhuriyeti'nde sahib-i ayarlar İsa'dan önce 2. yüzyılda kendi devrelerinde darp edilen sikkelere, önceleri, isimlerini kısaltma olarak (işaret harf), sonraları ise isim ve soyadlarını tüm olarak basıyorlardı. Roma imparatorluğu zamanında sikkeler, senatonun teorik olarak verdiği yetki ile basıldığından, paralar üzerine “SC” (= Senatus Consulto) işareti darp ediliyordu (Geld). Bu işaretler aynı zamanda halkta güven uyandırma gayesi de güdüyorlardı. Diokletianus'un yaptığı reformda, darp edilen her sikkeye darphane ismi ve sorumlu büronun işaretinin darp edilmesi öngörülüyordu (9).

Merovenj'ler (Franklar) zamanında, takriben 400-700 yıllarında sahib-i ayar isimlerine sikkeler üzerinde çok rastlanıyordu. Bu kimseler sorumluluklarını bilen kişilerdi. Merovenj'lerden sonra gelen, yine Frank’lerden Karolenj'ler zamanında, takriben 700-1000 yıllarında, sadece darphanenin bulunduğu yer ismi sikkeler üzerine basılıyordu. Sahib-i ayar isim isimlerine az rastlanıyordu. Çünkü sikkenin tipinden, ağırlığından ve gümüşün alaşımından sorumlu sahib-i ayarın kimliği belli oluyordu, bundan dolayı da ayrıca işaret konmağa lüzum görülmüyordu.

14 üncü yüzyıldan itibaren alaşım nisbetleri kanunen belirlendiğinden dolayı sahib-i ayarların işaretlerinin darp edilmesi GEREKTİ. Bu işaretler (Levha I) olduğu gibi ismin kısaltılmışı veya şekil 18'de olduğu gibi ismi belli eden semboller (sahib-i ayarın soyadı “tavşan”) Veya amblemlerden oluşurdu. isimlerinin tümünün yazılışına ise ender rastlanıyordu. Yeni zamanlarda ise sahib-i ayarların işaretlerinin yerini, darphanenin bulunduğu yerin kod işareti aldı. Bu işaretler önceleri bilgileri ileten gizli noktalar (points secrets) halinde iken, daha sonraları harfler haline dönüştü (10). Örnek olarak: Almanya'da “D” Münih; “F” Stuttgart; “G” Karlsruhe; Fransa'da “A” Paris “B” Rouen; “BB” Strasbourg; Birleşik Devletler'de “D” Denver; “S” San Fransisko darphanelerinin kod işaretleridir.

İspanya'da Ferdinand ve İsabella 13.06.1947 tarihinde çıkardıkları bir emirname ile daha önce basılmış olan paraları tedavülden kaldırmışlar ve yeni bir sistem ortaya koymuşlardır. Bu emirnameye göre sahib-i ayarlar kendi zamanlarında darp edilen sikkelerin vezin ve ayarından sorumlu tutulmuşlardır. Sorumlu kişiyi tesbit edebilmek için de her sikkeye darphane ve sahib-i ayarın işaretinin basılması zorunluluğunu koymuşlardır.

Fransa'da François I (Ölümü 1547) darphane organizasyonunda mühim yenilikler yapmıştır. Çıkarılan kraliyet emirnamesinde bütün sikkelerin, sadece darphanenin değil, ağırlık ve ayardan sorumlu sahib-i ayarın da işaretini (Signum) taşıyacağı bildiriliyordu (9).

Almanya'da 1379 yılında Lübeck, Hamburg ve Wismar şehirleri arasında para birliği kuruldu. Her şehir bastıkları paralarda aynı ağırlığı koruyacak, sikkelere her şehir kendi amblemi ile ortak bir işaret (yıldız) basacaktı.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .png

1. Gratiano Gonzalo'nun işareti, 1584 - 15S8, darphane: Marienburg
2. Bartholomaeus Triangel'in işareti, 1664-1665, darphane: Neuburg a. Inr
3. Hans Stockart'm işareti, 1454-1461, darphane: Leipzig
4. Nickel Streubel'in işareti, 1539-1545, darphane: Annaberg
5. Wilhelm Quandel'in işareti (?), darphane: Lützen 1621
6. Stockholm şehrinin işareti, 1556 -1558
7. Heinrich Stein'ın işareti, 1499-1511, darphane; Annaberg
8. üirich Gebhart'ın işareti, 1518 -1532, darphane: Leipzig
9. Tobias Gebhart'ın işareti, 1578 -1583, darphane: Prag
10.Kopenhag darphanesi işareti
11.Nicolaus Wonnemann'ın işareti, 1763 -1796, darphane: Kampen
12.Augustin Hom'un işareti, 1478 -1501, darphane: Zwickau
13.Christoph Margalik'in işareti, 1655 -1670, darphane: Prag
14.Wolf Hımerkoph'un işareti, 1533 -1539, darphane: Annaberg
15.Friedrich Ulm'un işareti, 1621, darphanea Naurnburg
16.Johann Conrad Richthausen'in işareti, 1658 -1659, darphane: Viyana
17.Peter Hema'nın işareti, 1621, darphane: Olmütz
18.Kaspar Hase'nin işareti, 1555, darphane: Osterode
19.Hans Stockart'm işareti, 1457, darphane: Leipzig
(Das Buch der Zeichen und Synibole, 1980, Verlag für Sammier, Graz-Avusturya)
Yazılardaki tarihler sahib-i ayarların darphanelerde çalıştıkları zamanları gösterir.

Yukarıdaki örnekler. Eski Yunanistan'dan beri, her devletin darphane ve sahib-i ayarın işaretlerinin para üzerine basılmasına büyük önem verdiğini göstermektedir. Çünkü para basılacak madenin ağırlığında ve ayarında yapılacak her değişiklik, sikkede değer değişmesine yol açıyor ve bu da ekonomik hayata yansıyordu. Meydana gelebilecek değişiklikleri önlemek için, bu değişiklikleri yapabilecek kimse veya kimselerin işareti paralar üzerine darp ediliyor böylece, devrelerinde basılan paralarda meydana gelen değişikliklerden bu şahıslar sorumlu tutuluyorlardı. Sikkeler üzerine isim değil, işaret harf konması, yer darlığı ile açıklanabilir. Ancak Osmanlı sikkelerinde ismin tümünün yazıldığı durumlarda vardır: “Ali”, “Ragıb”, “Bekir” gibi (1.3) ( Levha II: Şekil XXIII, XXXVI gibi).

Osmanlıların, İstanbul'da (Konstantaniye, İslambol) basılan paralarında bu işaret harfler, yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Sultan II. Ahmed'in saltanatı esnasında sessizce meydana çıkmışlar ve son olarak ta Sultan III.Mustafa'nın saltan'atının 1. yılında basılan sikkelerle yine sessizce kaybolmuşlardır. Mısır'da bu işaretlere ilk olarak Sultan III. Ahmed adına basılan sikkelerde, son olarak da Sultan III. Selim'in paralarında rastlanır. Tunus, Cezayir ve Trablus darphanelerinde basılan sikkelerde bu işaretler yoktur.

Saltanatları esnasında basılan sikkelerde işaret harfler bulunan padişahlar şunlardır:

III. Osman, 1168-1171 (1754-1757)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] zafq9.jpg

III. Ahmed, 1115-1143 (1703-1730)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] zauj0.jpg
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] afh2.jpg

I. Mahmud, 1143-1168 (1730-1754);
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] nimzaoh0.jpg
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] elifimzagf1.jpg
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] imzabn4.jpg

II. Mustafa, 1105-1115 (1695-1703);
III. Mustafa, 1171-1203 (1774-1789);
III. Selim, 1203-1222 (1789-1807).

Lachman bu padişahların saltanatları esnasında basılan paralarda 45 çeşit işaret harf tespit etmiştir. Chester Krause ve Clifford Misliler de ayni neticeye varmışlar,(Levha II). Lane - Poole 54 işaret bildirmektedir. Lachman yukarıda adı geçen eserinde, Lane - Poole'un yeni baskı Kataloğunda 102 işaret harf bulunduğunu yazar. Jem Sultan yüze yakın işaret harf göstermektedir.

İşaret harflerin sikkeler üzerindeki' yerleri için Krause - Mishier 4; Lachman 15, Pere, Sultan II. Mustafa için 2 ve Sultan I. Mahmud için 2, Jem Sultan ise bu işaret harfler için 12 pozisyon göstermektedir.

İşaret Harflerden / İmzalardan Örnekler
III.Ahmed (1115) I.Mahmud 1143 III.Osman 1167
"he" "gayn" "ba"
"re" "lamelif"
"sad"

İşaret harflerin meydana çıkış sebebini daha iyi anlamak için o devrin Osmanlı ekonomisine bakmak icap eder:

Sultan III. Murad'dan beri devamlı olarak bozulan Osmanlı ekonomisi, sikkelerin de kötüleşmesine yol açıyordu (7).

Sultan IV. Mehmed zamanında üç cephede devam eden savaşlar neticesi hazinede para kalmadı, kıtlık başladı. Sultan II. Süleyman devrinde para basacak altın ve gümüş bulunmaması yüzünden askere cülus ikramiyesi verilemedi.

Saraydan 800 okka (1 okka = 1250 gr.) gümüş, 150 okka altın darphaneye gönderilerek para basıldı (11). Bu da yetişmeyince Livorno'dan gelen Mustafa Ağa adlı birisi hezarfen tayin edildi. Mangır para basımı onun tarafından düşünüldü (7). Mangır para basımı ile devlet enflasyon denemesine girmiş bulunuyordu (12).

Bütün enflasyon devirlerinde olduğu gibi, bu defa da hırsızlık vs. gibi olaylar çoğalmış idi. Bir takım kişiler şerifi altınının etrafını kırparak altın çalıyorlar, böylece İstanbul'a ayarı eksik ve kesik sikkeler geliyordu.

Eyaletlerin hiç birisinde para işleri yolunda gitmiyordu. Darphanenin sahib-i ayarları bazı kimselerle birleşerek halka değeri düşük para sürüyorlardı (13).

Zaten darphanelere para basılması için gelen madenden çalmak hem normal, hem de sık rastlanan olaylardandı (7). Sultan II. Mustafa zamanında da bu gibi hırsızlıklar vs. devam etmiş, paradaki bozukluklar ekonomiye tesir ederek, hayatı adeta felce uğratmıştı. istanbul'da basılan şerifî altınları ile Kahire'de basılan şerifî altınları arasında hem vezin, hem de ayar bakımından büyük farklar vardı. Bunun neticesi ayan bozuk, vezni bozuk Mısır Şerifi altınları İstanbul altınlarının yerini alıyordu, İstanbul, Mısır şerifî altınları ile dolmuştu.

Bu durumu önlemek için İstanbul altını vezin ve ayarında, fakat tuğralı altın (Cedid Eşrefi) bastırılmasına karar verildi (Hicrî 1108). Bu zamana kadar tuğra sadece gümüş paralara basılıyordu. Tuğra, altınların vezin ve ayarının tam olduğuna dair sanki bir teminattı, yani tuğra, altın sikkeleri kullananlara, ayar ve vezin hakkında bilgi iletiyordu. Osmanlı altınlarının ayarını bozmak suçu ile Kahire darphanesinde nasır (sahib-i ayar) olan Çavuşlar Kethüdası Yusuf Ağa idam edildi (14).

Olaylara yukarıdan bakarsak şöyle bir durumun ortaya çıktığını görürüz: işaret harfler hicrî 1108 veya 1109 yıllarında ortaya çıkıyor. 1108 yılında altınların vezin ve ayarının tam olduğuna teminat olarak altın sikkelere tuğra basılmasına başlanıyor. Yine bu zamanda altınların ayarını bozduğu gerekçesi ile Kahire darphanesi nazırı idam ediliyor. Padişahın çıkardığı 1108 tarihli fermanla Mısır devlet ricaline şöyle söyleniyor: “...gümüş ve altının ayarında bozukluk zuhur ettiğinden gümüş ve altının (sikkenin) ayarını muhafaza için damga vurulması kabul olunarak, kabul edilen vezin ve ayarda kesilmek sureti ile fesatçıların ellerinden kurtarmak ve ayarın bozulmak yolu kapanıp...” (14). Altın ve gümüş sikkelerin vezin ve ayarının tam olmasını sağlamak ve fesatçılardan korumak için onlara damga basılacağı padişah fermanı ile belirleniyor.

Ancak şu ana kadar şimdiki bileziklerin ayarını gösteren damgaya benzer herhangi bir baskıya o zamanki paralar üzerinde rastlanmamıştır. Fakat bu fermanın çıktığı tarih ile beraber işaret harfler paralar üzerinde görülmeğe başlamıştır. Bundan da anlaşılıyor ki işaret harfler sikkelerdeki vezin ve ayar hırsızlıkarını önlemek, para basımındaki sorumluyu tesbit etmek için sikkelere basılmıştır.

Sultan III. Mustafa'nın saltanatının birinci yılından itibaren sikkelere cülüs yılları yanında, darp yıllarının da rakam ile basılmağa başladığını görmekteyiz. Bu devirde darphane nazırları bir yıl vazifede kalıp sonra eski görevlerine döndükleri için, sikkelerin vezin ve ayarında yapılabilecek olumsuz değişiklerdeki sorumluların tesbitinde bir zorluk olmaması gereir. T. S. Arda'nın yazısında (5) incelenen 10 paralardan ikisi padişahın tahta çıkışının birinci yılında basılmışlardır. Birisinin üzerinde işaret harf olarak “şad”, diğerinde ise sikkenin darp yılı rakamla gösterilmektedir. Artık işaret harflere ihtiyaç kalmamıştır, geldikleri gibi sessizce tarihin sayfaları arasında kayıp olabilirler.

Kenan Kerestecioğlu

KAYNAKLAR :
1) Samuel Lachman, “The Inıtlal Letters on Ottoman Coins of the Eighteenth Century”
2) Hans Joachim Funk, “Geld”, Eöition Deutsche Bank.
3) Chester L. Krause and Clifford Mishier “Standard Catalog of World Coins”
4) Jem Sultan, “Coins of the Ottoman Empire and the Turkish Republic”, California, 1977.
5) Tevfik Seno Arda, “Sultan III. Mustafa dönemi istanbul baskılı gümüş 10 paralar üzerinde bir inceleme”, TND Bülteni No: 14.
6) Hans Wilski “Venedik duka altınlarına Osmanlılar tarafından vurulan Sah damgası”, TND Bülteni, No: 13.
7) Karabacek, Wiener Nümismatische Monatshefte, 1876, Band III.
8) Elvira und Vladimir Clain - Stefanelli, “Das Buch der Münzen und Medaillen”, Günter Schön; Büchergilde Gutenberg).
9)John Porteous, “Münzen”, Ariel Verlag.
10) “Deutsches Münzsammier - Lexikon”, Münzmeisternamen und zeichen bahsi, Battenberg Verlag München.
11) Uzunçarşılı, Cilt III, I. Kısım, 2. baskı.
12) Halil Sahillioğlu, “Bakır para üzerinde bir enflasyon denemesi” TND Bülteni No: 10.
13) ibrahim ve Cevriye Artuk, “istanbul Arkeoloji Müzeleri Teşhirdeki Islamî Sikkeler Katalogu” Cilt II.
14) Ekrem Kolerkılıç, “Osmanlı împaratorluğundan Para”, Ankara 1958.