PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Pişti'de 'Nataşa' pişirmek


Çakı®kağan™
03-18-2008, 17:00
Yazar:
Geyik eğlenceli gibi görünse de televizyon çoğu kez tam bir 'zulüm makinesi' olarak çalışıyor. Pişti programı bunun tipik örneklerinden.

'Talk show'ların çoğu için geçerli olan zulüm, Pişti'de had safhada: Ortalamanın altındaki akıl ve zevkin pırlanta gibi konumlanıp sunulması. Ve mecburi istikamet, belden aşağı muhabbet! Zulüm mecazı aşıp fiili gerçeklik de kazanıyor: O geyiklere hedef olanlar, düşük akıl ve zevkin belden aşağı muhabbetlerinden doğrudan zarar görenler var. 'Hebenneka' (akıllı, bilgili olmadığı halde kendini öyle sanan) starlar konumları gereği bunu anlamaz. Onların mesaisi kanıksandığından ekrana bakanlar da olan bitenin üstünde durmaz ve zulüm katmerlenir.

Bir okur mektubu durumu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Pişti takımı, Zekeriya Beyaz'ın, 60 bin 'Rus kadın'ın Türk kadınını 'evde bıraktığı' sözünü tartışıyor. Beyazıt Öztürk ve Demet Akbağ, Rus kadınlarının son derece güzel olduklarını ama bunun farkında olmadıklarını saptıyorlar.

Mektuptan aktarıyorum: "Bacakları 1.60, bir-iki üniversite bitirmiş, o nedenle 'hizmet'(?)

için tercih ediliyor? (stüdyoda kahkaha kopuyor). Ukraynalı erkeklerin de sayısı az, ya genç ve yapışmış saçlarıyla ortalıkta geziniyor ya da yaşlı ve hepsi Leonid Brejnev'e benziyor. Bundan dolayı 60 bin Türk kadını tabii ki evde kalır!

"Reha Muhtar'a göre bu kadın son derece tehlikeli ve Türk ailesinin yapısını bozan biridir. Sanırsınız ki papaz, pardon, hoca vaaz veriyor. 'Allah' kelimesi sıkça havada uçuşuyor. Kurduğu cümleler keskin ve tartışılamazdır. 'Bence' sözü hiç geçmiyor. 'Bu böyledir' havasında mesajlar... Muhtar'a göre yaşayanmış, çalışanmış, anneymiş, yazarmış, müzisyenmiş, öğretmenmiş, eşmiş, besteciymiş ne önemi var... Ona göre hepsi 'Rus asıllı'. (...) bütün 'Rus asıllı' kadınları Nataşa ilan ediyor. Kahkaha ve şaşkın yüz ifadeleriyle Reha Muhtar 'entelektüel' ilan ediliyor, konu kapanıyor." 13 yıldır Türkiye'de yaşadığını, TC vatandaşı, 'aslen Ukraynalı ama Reha Muhtar gibiler için... Rus asıllı biri' olduğunu belirten okur, Muhtar ve ekibini ciddiye alıp almama lüksümüzün olmadığını vurguluyor: Çünkü onlar "Türkiye'nin önde gelen isimleri!" Şöyle sesleniyor onlara: "Rus asıllı kadın'ı kolay ulaşılır, zaten ilişki ve 'hizmet' için her zaman hazır, fahişeliğe yatkın, sadece bir 'et parçası' olarak sunarsanız, sizce sokaktakiler bana nasıl yaklaşır?

"Türkiye'deki 'yabancı uyruklu' hayat kadınlarının sorunu tabii ki inkâr edilemez... Ekonomik şartlar mı, mafyanın güçlü pazarlarından biri mi, yoksa 'bozuk' aile yapısı mı? Bu konuyu, araştıran bilgili sosyologlara, ciddi araştırmacı gazetecilere ve çift taraflı bunu engelleyebilecek gücü olan politikacılara bırakıyorum."

Ve işin öteki yüzü: "Sayın 'Önden Gelen İsimler', Almanya'ya ya da Belçika'ya, vs. göç etmiş Türklerin, hak aramaları ve özgürlüklerini görmezlikten gelen sizin gibi Alman, Belçikalı 'entelektüeller'in eleştirileri ve yaşadıkları toplum tarafından uğradıkları tacizleri kınamak size düşmez".

"Sonuç olarak, ...Engizisyon papazları, toplumdan biraz farklı olanları tehlike olarak görmüş ve böylece binlerce kadını cadı ilan edip, canlı canlı yakmış. Günümüzün sözümona 'çağdaş entelektüelleri' 'Vurun' değil de 'Yakın Kahpeyi!' diye bağırırlarsa, şaşırmamam gerek!"

Okurun adını özellikle vermediğimi belirterek bitiriyorum. Pişti deyip geçmeyeceksiniz!

Zeki Coşkun tarafından yazılan bu makale, 05 Mayıs 2006 Cuma günü yayınlanan Radikal Gazetesindeki köşe yazısıdır.