Çakı®kağan™
03-18-2008, 17:02
Yazar:
Moda deyişle, düğmeye basılmıştı bir yerlerden. Polis günlerce iz sürmüş, yeterince veri topladıktan sonra harekete geçmişti. Şafak baskını 'Barbie Operasyonu'yla başladı hafta. Öncesinde Dishy -dişi okunur- Deniz Akkaya'nın isyanı vardı, sonrasında şöhretler yatağı Reina duvarının yıkılışı. Tuhaftı, tuhaf.
Düğmeye basılmıştı. Sanki gizli bir el peş peşe görüntüleri önümüze diziyor, "Eğer o kesmezse bir de buna bak, olmadı şu da var" diyordu. Her seferinde sorular yağmur gibi yağıyordu: "Anladınız mı ne halt yediğinizi? Ne yaşadığınızı, nasıl yaşadığınızı, nerede yaşadığınızı?"
Cevap veremiyorduk. Duvar yıkılmıştı.
Polis harekete geçmişti. Etiler, Boğaz hattı merkez olmak üzere İstanbul'un gözde semtlerinden 22 yıldızın kapısına dayanmıştı. Tam kadro iki futbol takımı. Yeşil sahalardan değil, beyaz camdan; TV'den tanıyoruz onları. Sahnelerden, podyumlardan. En tepede Sweetheart namlı güzel. En altlarda 'BBG'den belleğimize kazınan Hülya, 'Gelinim Olur musun?'dan Semranım ve oğlu 'medya şehidi' Ata'nın belalısı, en birinci gelin adayı Sinem...
Ve diğerleri: Seni şöhret yapacağız, herkes seni konuşacak, paraya para demeyeceksin, hayatın değişecek, uçacaksın, kaçacaksın ilüzyonuyla hayatı GERÇEKTEN değişen 22 kadın.
O sabah hayatları gerçekten değişmişti. Evlerinden alınıp kameralar eşliğinde Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürülmüşler, yine medya ordusuyla Cankurtaran'a havale edilmişlerdi. Zührevi hastalık muayenesi için. İddialar, ihbarlar, şüpheler 'yıldızlar'ın fuhuş yaptığı yönündeydi.
Şöhret olacaksın vaadi, 'Fahişe oldun' ithamına dönmüştü.
Sezon uygun olsa ve de 'Barbie Operasyonu' olmasaydı, muhtemelen Reina'da eğlenirken izleyecektik onları.
Aile fotoğrafına en uygun yer Reina ama kapalı olduğundan taze pop starlarımızdan Yalın'ın yaş günü Kanlıca'da kutlanmıştı. Deniz Akkaya da oradaydı. Sabaha doğru parti bitmiş, evlere gidiliyordu. Alkol var ama fark etmez. Direksiyonda Deniz.
Olacak bu ya, polis yine devrede.
Kaçmaya çabaladı, mümkünsüz. Teslim oldu. İsyanlardaydı. "Ehliyetimi vereyim ve ben bu ülkeden sittirolup gideyim. Ne olur o sittirik ehliyeti vereyim ve bu ülkeden sittirip gideyim" diyor, başka bir şey demiyordu. Polis, kendi deyişiyle 'medyaya mal olmuş' D. Akkaya'yı 'Türkiye'ye madara etmiş'ti.
"Bir b.k mu yedim, iki üniversite bitirdim. Lise mezunu o..pu çocuklarıyla beni muhatap ettiniz. Pasaportumu, ehliyetimi, her bir b.kumu size vereceğim.
Bu ülkeden sittirip gideceğim" diyordu.
Lise mezunu o... çocukları, orada hazır ve nazır olan muhabirler. Polisler ne mezunu ve ne çocuğu, meçhul. İki üniversite mezunu Dishy D. Akkaya, 'Barbie Operasyonu'na dahil değil ama Reina müdavimiydi. Beraber olduğu her erkekten dayak yemekten de şikâyetçiydi. İki üniversite bitirmişti. Bu ülke taşıyamıyor onu.
Ünlüler yatağı Reina'nın azmanlaştıkça azmanlaşan, taştıkça taşan duvarını da taşıyamadığımız gibi. Hemen her şeyimiz gibi kaçak duvar, bitişik yalı-apartmanın muhtemelen kaçak gecekondu-kapıcı kulübesinin ve kapıcı ailesinin üstüne yıkıldı.
Kapıcı ailesinin çocuklarından biri hastanede 'yanlış iğne', öteki 'gıda zehirlenmesi'nden ölmüştü önceki yıllarda.
Tıpkı o çocukları hayattan alan 'kaza'lar gibi yine 'kaza eseri' yıkılmıştı yanlarında ve üstlerine üstlerine yükselen Reina duvarı. Bu kez toptan yok olmuştu aile.
Duvarlar hep alttakilerin üstüne yıkılır, kazalar onları yok eder. Ötekiler gelip geçicidir. Reina'dayız hep beraber ve daima.
Zeki Coşkun tarafından yazılan bu makale, 07 Nisan 2006 Cuma günü yayınlanan Radikal Gazetesindeki köşe yazısıdır.
Moda deyişle, düğmeye basılmıştı bir yerlerden. Polis günlerce iz sürmüş, yeterince veri topladıktan sonra harekete geçmişti. Şafak baskını 'Barbie Operasyonu'yla başladı hafta. Öncesinde Dishy -dişi okunur- Deniz Akkaya'nın isyanı vardı, sonrasında şöhretler yatağı Reina duvarının yıkılışı. Tuhaftı, tuhaf.
Düğmeye basılmıştı. Sanki gizli bir el peş peşe görüntüleri önümüze diziyor, "Eğer o kesmezse bir de buna bak, olmadı şu da var" diyordu. Her seferinde sorular yağmur gibi yağıyordu: "Anladınız mı ne halt yediğinizi? Ne yaşadığınızı, nasıl yaşadığınızı, nerede yaşadığınızı?"
Cevap veremiyorduk. Duvar yıkılmıştı.
Polis harekete geçmişti. Etiler, Boğaz hattı merkez olmak üzere İstanbul'un gözde semtlerinden 22 yıldızın kapısına dayanmıştı. Tam kadro iki futbol takımı. Yeşil sahalardan değil, beyaz camdan; TV'den tanıyoruz onları. Sahnelerden, podyumlardan. En tepede Sweetheart namlı güzel. En altlarda 'BBG'den belleğimize kazınan Hülya, 'Gelinim Olur musun?'dan Semranım ve oğlu 'medya şehidi' Ata'nın belalısı, en birinci gelin adayı Sinem...
Ve diğerleri: Seni şöhret yapacağız, herkes seni konuşacak, paraya para demeyeceksin, hayatın değişecek, uçacaksın, kaçacaksın ilüzyonuyla hayatı GERÇEKTEN değişen 22 kadın.
O sabah hayatları gerçekten değişmişti. Evlerinden alınıp kameralar eşliğinde Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürülmüşler, yine medya ordusuyla Cankurtaran'a havale edilmişlerdi. Zührevi hastalık muayenesi için. İddialar, ihbarlar, şüpheler 'yıldızlar'ın fuhuş yaptığı yönündeydi.
Şöhret olacaksın vaadi, 'Fahişe oldun' ithamına dönmüştü.
Sezon uygun olsa ve de 'Barbie Operasyonu' olmasaydı, muhtemelen Reina'da eğlenirken izleyecektik onları.
Aile fotoğrafına en uygun yer Reina ama kapalı olduğundan taze pop starlarımızdan Yalın'ın yaş günü Kanlıca'da kutlanmıştı. Deniz Akkaya da oradaydı. Sabaha doğru parti bitmiş, evlere gidiliyordu. Alkol var ama fark etmez. Direksiyonda Deniz.
Olacak bu ya, polis yine devrede.
Kaçmaya çabaladı, mümkünsüz. Teslim oldu. İsyanlardaydı. "Ehliyetimi vereyim ve ben bu ülkeden sittirolup gideyim. Ne olur o sittirik ehliyeti vereyim ve bu ülkeden sittirip gideyim" diyor, başka bir şey demiyordu. Polis, kendi deyişiyle 'medyaya mal olmuş' D. Akkaya'yı 'Türkiye'ye madara etmiş'ti.
"Bir b.k mu yedim, iki üniversite bitirdim. Lise mezunu o..pu çocuklarıyla beni muhatap ettiniz. Pasaportumu, ehliyetimi, her bir b.kumu size vereceğim.
Bu ülkeden sittirip gideceğim" diyordu.
Lise mezunu o... çocukları, orada hazır ve nazır olan muhabirler. Polisler ne mezunu ve ne çocuğu, meçhul. İki üniversite mezunu Dishy D. Akkaya, 'Barbie Operasyonu'na dahil değil ama Reina müdavimiydi. Beraber olduğu her erkekten dayak yemekten de şikâyetçiydi. İki üniversite bitirmişti. Bu ülke taşıyamıyor onu.
Ünlüler yatağı Reina'nın azmanlaştıkça azmanlaşan, taştıkça taşan duvarını da taşıyamadığımız gibi. Hemen her şeyimiz gibi kaçak duvar, bitişik yalı-apartmanın muhtemelen kaçak gecekondu-kapıcı kulübesinin ve kapıcı ailesinin üstüne yıkıldı.
Kapıcı ailesinin çocuklarından biri hastanede 'yanlış iğne', öteki 'gıda zehirlenmesi'nden ölmüştü önceki yıllarda.
Tıpkı o çocukları hayattan alan 'kaza'lar gibi yine 'kaza eseri' yıkılmıştı yanlarında ve üstlerine üstlerine yükselen Reina duvarı. Bu kez toptan yok olmuştu aile.
Duvarlar hep alttakilerin üstüne yıkılır, kazalar onları yok eder. Ötekiler gelip geçicidir. Reina'dayız hep beraber ve daima.
Zeki Coşkun tarafından yazılan bu makale, 07 Nisan 2006 Cuma günü yayınlanan Radikal Gazetesindeki köşe yazısıdır.