PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bozkurtların 'Kurtlar Vadisi' bunalımı


Çakı®kağan™
03-18-2008, 17:06
Yazar:
Ne yaparsak yapalım, Bozkurtlar Diriliyor kıratında bir şey çıkmıyor ortaya. Ne bir roman, ne bir film. Çok çalışılıyor, çok uğraşılıyor ama Bozkurtlar dirilemiyor, mesele budur.

Devletin derinliklerinde beslenip büyütülüp yetiştirilmiş Polat'ımız Amerika'ya gidiyor.

'Temel İçgüdü' kadını Taş (Stone) Sharon'ı mest ediyor. Bir güzel öpülüyor onun tarafından.

Hemen bu noktada Polat'la aynı hamurdan olma, Papa'yı zımbalamaya ahdetmiş misyon adamı Ağca'yı anımsamak şart. Taş gibi Bulgar kızıyla kilisede üst üste 10 kez seviştiğini söylüyordu hani... Sabaha kadar. Ki o dönem Türk ve Müslümanlara Bulgaristan'da kan kusturulmaktadır. Aileler parçalanmakta, isimler değiştirilmekte, Türklük imha ve iptal edilmektedir. Özel yetiştirilmiş misyon adamı Ağca, tüm bunların cereyan ettiği Bulgaristan'da konuşlanmış Türk mafyasıyla ve dahi Bulgar istihbaratıyla işbirliği içinde icra etmektedir misyonunu. Ayrıca kilisede sabaha kadar da becermektedir Bulgar kadını. Dayanılmaz gücü ve cazibesiyle. İntikam böyle alınır. Nokta.

Bizans sarayına sızan Kara Murat nasıl ki kâfir imparatorun güzel ve ateşli karısının, kızının, kızkardeşinin hayranlık, şehvet dolu desteği olmadan iş göremezse, Ağca'nın, Polat'ın durumu da öyledir.

Ağca'nın iş tuttuğu Bulgar istahbaratı ve dolayısıyla devleti nasıl ki öte yandan Türklere kan kusturuyorsa, aynı şekilde daimi iş tutma halinde olduğumuz Amerikalılar da Polatların kafasına çuval geçirmektedir Irak'ta, orada, burada. Haliyle, fantezi dünyamızda Taş Sharon'ın Polat'ı öpmesi şarttır. Çiğnenen onurumuzun kurtarılması için.

'Deliyürek'in TV sonrası için 'Bumerang' üretilmişti, anımsayalım. 'Bu ülkenin ekmeğini yiyenler'in hak ettikleri zaman kurşununu da yiyeceklerinden dem vurulmaktaydı. İçimizdeki hainlere mesaj. 'Kurtlar Vadisi'nin ekrandaki görkemli finaliyle beraber Polat ve takımına yeni görev emri çıkmıştı zaten:

Irak'a gidiyor şu çuval meselesini hallediyorsunuz!

Irak seferinden önce görkemli finalden küçük bir ayrıntı: O zamana dek eline asla kalem kâğıt aldığını görmediğimiz Polat duruşma boyunca sanki yatılı okulun etüt salonundaymış gibidir. Yargılanan kendisi değilmiş gibi pür dikkat resim çizmektedir. Dizinin en gerçek sahnesi bu olsa gerek. Çünkü Ağca'nın beş günlük bayram izni dolayısıyla Papa davası defalarca ekrana geldi ve biz aynı sahneyi gördük. Yine özel yetiştirilmiş baş kahramanlarımızdan Abdullah Çatlı'ya aitti bu hareket. Roma'daki duruşmalarda, resim çiziyordu sürekli...

Her neyse işte, bizim takım Irak'ta iş bitiriyor şimdi. Meclis Başkanı, bakan düzeyinde devlet erkânının da şereflendirdiği özel galada, Amerikalı asker üniforması giydirilmiş 'hizmetliler' görev yapmaktaydı... Bu ve daha nice fanteziyle çuvalın intikamı alınıyordu.

Acaba?

İntikam hazzıyla sinema salonları dolup taşsa da işte o acaba sorusu olanca yakıcılığıyla duruyor ortada. Merak ediyorsanız, internette 'Bozkurtlar Diriliyor' başlığıyla şöyle bir arama, tarama yapın. Karşınıza çıkan veriler gerçeği koyacaktır ortaya. Nihal Atsız'ın romanı 'Bozkurtlar Diriliyor', bir ideolojiye hayat vermişti. 1949 tarihli romanın ürünleri Ağca'lar, Çatlı'lar olarak çıktı karşımıza 1970'lerde. Vadi'nin kurtlarından ne Polatlar çıkacak, göreceğiz.

Zeki Coşkun tarafından yazılan bu makale, 10 Şubat 2006 Cuma günü yayınlanan Radikal Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Kartal Busbey
07-08-2008, 08:14
Tesekkurler..:)