PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dayak cennetten çıkmadır


Çakı®kağan™
03-18-2008, 17:17
Yazar:
Malatya'daki cinnet ve cinayet 'Deşifre' oldu. Tesadüfen. Tıpkı, öğretim yılı başında İstanbul'da bir okulda yoksul çocuklarının toplandığı 'lanetliler sınıfı'nın ortaya çıkışı gibi. Ya da İzmir'de yetiştirme yurdunda kız çocukların uğradığı şiddet ve istismar gibi... Hepsi güya 'münferit'! Saymakla, deşifreyle, rastlantıyla bitmediğine göre de, yaygın ve sürekli bir durum bu.

Bilimsel anlamıyla 'disiplin' olarak tanımlanan eğitim, bizde öteden beri her boyutu ve biçimiyle şiddeti içinde barındırır: Dayak cennetten çıkmadır. Şiddet, eğitimin olmazsa olmaz öğesidir. Temelidir.

O nedenle de, evet sosyal hizmetlerden sorumlu devlet bakanının ifadesiyle "İnsanın bulunduğu her yerde şiddet ve istismar olabilmektedir". Burada, bizde.

Pedagojinin önde gelen isimlerinden Jean Piaget, özellikle okul öncesi evre için çocuğu bir kasede benzetir. "Sıfır-altı yaş döneminde ne kaydederseniz ileriki yaşlarda onu izlersiniz" der. Siz bunu Türkçeye tercüme edin: İnsan, yedisinde neyse, yetmişinde de odur, sözüyle karşılaşırsınız. Öyledir.

Sürekli itilip kakılan, azarlanan, küfürle ve dayakla, işkenceyle, cezayla terbiye edilen çocuklara bakarsanız, yarın karşınıza hangi insanların çıkacağını görürsünüz. 'Bakıcı' olarak görevlendirilen; sağlığı, temizliği, eğitimi, ruh esenliği kendisine emanet edilen çocuklara şiddet uygulayanların yetiştikleri koşullara bakarsınız, orada da aynı 'eğitim' sürecini göreceğiniz gibi!

Deşifre, kamerasını Malatya'ya yönelttiği için oradan birkaç kişi işten el çektirilir, 'cezalandırılır'! Benzer kurumlar kendilerine acilen çekidüzen verirler, şimdilik, bir süreliğine. Sonra her şey, aynı düzen devam eder. İnsan malzemeniz, bilgi, düşünce, pedagoji dünyanız başkasına elvermez.

Beş ay kadar önce, burada yayımlanan "Yarın 23 Nisan, neşe dolamıyor insan" başlıklı yazımda okul dışında da çocukların karşı karşıya olduğu özellikle ekonomik temelli şiddeti konu etmiştim. Deniz Feneri Derneği'nin yaptığı araştırma, yoksul çocuklarının daimi yoksunlukla terbiye edildiğini ortaya koyuyordu.

Aynı yazıda varlıklı kesim çocuklarının pek de farklı durumda olmadığına işaret etmiştim. Özel, paralı okulda bile çocukların kendi aralarındaki şiddete müdahaleden kaçınılıyordu. Kişisel tanıklık ve gözlemlerime dayanan bu son saptama nedeniyle bir özel okul tarafından, hakkımda dava açıldı. Eminim ki, o kurum ilgilileri de Malatya'daki görüntülere üzülerek, öfkelenerek bakıyordur şimdi! Şiddetin azı çoğu, şekli, kaynağı, sorumlusu fark etmez.

Dayakla terbiye edilen, eğitilen insan da kolay iflah olmaz. Eğitimi işkenceden çıkarmadığınız sürece okulu çekim merkezi yapamazsınız, ağzınızla kuş tutsanız da!

"Çocuklar korkunç Allahım" diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca, yetişkinler çok daha korkunç...

Zeki Coşkun tarafından yazılan bu makale, 28 Ekim 2005 Cuma günü yayınlanan Radikal Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Kartal Busbey
07-08-2008, 08:18
Tesekkurler..:)