Geη©eßaY
03-20-2008, 17:22
İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Yabancı Diller Yüksekokulu'nda Rektörlüğün izniyle düzenlenen defilede sözde mankenler “striptiz” yaptı. Alkolün su gibi aktığı defilede kendinden geçen öğrenci ve yöneticiler striptizcilere “aç aç” diye tempo tuttu. Başörtüsü, İHL, Kur’an kursları gibi konularda hemen harekete geçen YÖK, konuyla ilgili sorularımız karşısında sessiz kalmayı tercih etti. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, yazılı olarak ilettiğimiz “İlgililer hakkında soruşturma başlatılacak mı?” ve “Bu görüntüler ‘çağdaşlığın, Atatürkçülüğün, laikliğin’ gereği midir?” şeklindeki sorumuzu cevapsız bıraktı. YÖK Başkanvekilleri İsa Eşme ve Aybar Ertepınar da konuyla ilgili sorularımız karşısında sessiz kaldı.
ÜÇ KURUŞA AHLÂKSIZLIK
İTÜ’deki skandal defile, eğitimcilerce “ahlâksızlık” olarak değerlendirildi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Üniversitede gayri ahlâki defileler yapılmasını şiddetle kınıyoruz. Sorumlular hakkında hemen soruşturma başlatılmalıdır” dedi. Öğretmen-Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi de, YÖK ve üniversitelerin gençleri kimliksizleştirdiğini vurgulayarak, “İnancı gereği başörtülü öğrencilere üniversite tamamen yasaklanırken, modernleşme ve çağdaşlaşma adı altında üniversitelerde ‘açılma-saçılma’ yarışmaları düzenleniyor. Defile adı altında erotik gösterilerle gençliğimiz büyük bir dejenerasyona tabi tutuluyor” diye konuştu.
BU NE İKİYÜZLÜLÜK!
Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı ise, üniversitelerin birer bilim yuvası olması gerektiğini hatırlatarak, şöyle dedi: “Üniversite kapısında bir taraftan başörtülü kızlarımız ağlatılıp mağdur edilirken, diğer taraftan her türlü çılgınlığa sahne olan partilerin gerçekleşmesine izin verilmesi ikiyüzlülüktür.”
“ÜNİVERSİTELER, ÇIPLAKLIK VE İÇKİ TÜKETİM MEKÂNI OLARAK KULLANILIYOR”
Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci ise; İTÜ’deki rezaletin suçlusunun YÖK olduğunu, üniversitelerin defile-çıplaklık ve içki tüketim mekânı olarak kullanıldığını belirterek, “Sırf İslâmi kimliğinden dolayı başörtüsünü kampüse sokmayanlar nasıl bir gençlik ve ahlâk istediklerini kadının meta olarak kullanıldığı bu rezaletle ortaya koyuyorlar. İnançlarına uygun olarak bir deveyi kurban eden THY teknisyenlerini eleştiri bombardımanına tutup manşetlere taşıyanlar, üniversitedeki böyle bir ahlâksızlığı görmezlikten geliyorlar” dedi.
YÖK'ÜN ÜNİVERSİTELERİ FUHŞA KAPI AÇIYOR
İTÜ’de sergilenen rezil defile, milletvekillerini de çileden çıkardı. Vakit’e konuşan TBMM Milli Eğitim Komisyonu Sözcüsü Hacı Biner, “Üniversitelerde Kur’an okunsa yer yerinden oynar. Ama bakıyorsunuz, bir üniversitede kadınların soyunarak çıplak şekilde sahne almasına izin veriliyor. Üniversiteler bu tür rezilliklere kapı açarsa, o zaman tabii ki kapkaç, uyuşturucu, hırsızlık ve tecavüzler artacaktır. YÖK harekete geçsin diyeceğim. Ama YÖK’ün harekete geçeceğini sanmıyorum” dedi.
TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyesi Konya Milletvekili Remzi Çetin de; kadını bir ticari meta olarak kullanan firmalara üniversitelerin de alet olmasına tepki gösterdi. YÖK’ün harekete geçmesi gerektiğini kaydeden Çetin, “Kadın batı kültürünün bir parçası olarak ciddi bir şekilde istismar ediliyor. Kadını bir ticari araç olarak gören ve teşhir ederek para kazanmayı amaçlayan anlayışı şiddetle protesto ediyorum. İTÜ gibi tarihi bir üniversitede kadının teşhir edilerek gençlerin karşısına çıkarılmasını kınıyorum. Bu durumu üzüntü ile karşılıyorum. İnsanlık ailesine çok büyük bilginler veren bu toplumda aklımıza hayalimize gelmeyecek olaylar yaşanıyor. Adını bile ağzımıza almak istemediğimiz insanlık dışı olaylar yaşanıyor. Bu tür olayların artmasına üniversitelerin alet olmaması gerekir. Tecavüz, kapkaç, hırsızlık gibi olayların ahlâk boşluğu içinde olan toplumlarda yaşandığı bilinen bir gerçek. Üniversiteler kadınların çıplak bir şekilde gençlerin karşısına çıkarılmasına izin vererek, adeta ahlâki zafiyetin artmasına neden oluyor” diye konuştu.
ÜÇ KURUŞA AHLÂKSIZLIK
İTÜ’deki skandal defile, eğitimcilerce “ahlâksızlık” olarak değerlendirildi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Üniversitede gayri ahlâki defileler yapılmasını şiddetle kınıyoruz. Sorumlular hakkında hemen soruşturma başlatılmalıdır” dedi. Öğretmen-Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi de, YÖK ve üniversitelerin gençleri kimliksizleştirdiğini vurgulayarak, “İnancı gereği başörtülü öğrencilere üniversite tamamen yasaklanırken, modernleşme ve çağdaşlaşma adı altında üniversitelerde ‘açılma-saçılma’ yarışmaları düzenleniyor. Defile adı altında erotik gösterilerle gençliğimiz büyük bir dejenerasyona tabi tutuluyor” diye konuştu.
BU NE İKİYÜZLÜLÜK!
Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı ise, üniversitelerin birer bilim yuvası olması gerektiğini hatırlatarak, şöyle dedi: “Üniversite kapısında bir taraftan başörtülü kızlarımız ağlatılıp mağdur edilirken, diğer taraftan her türlü çılgınlığa sahne olan partilerin gerçekleşmesine izin verilmesi ikiyüzlülüktür.”
“ÜNİVERSİTELER, ÇIPLAKLIK VE İÇKİ TÜKETİM MEKÂNI OLARAK KULLANILIYOR”
Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci ise; İTÜ’deki rezaletin suçlusunun YÖK olduğunu, üniversitelerin defile-çıplaklık ve içki tüketim mekânı olarak kullanıldığını belirterek, “Sırf İslâmi kimliğinden dolayı başörtüsünü kampüse sokmayanlar nasıl bir gençlik ve ahlâk istediklerini kadının meta olarak kullanıldığı bu rezaletle ortaya koyuyorlar. İnançlarına uygun olarak bir deveyi kurban eden THY teknisyenlerini eleştiri bombardımanına tutup manşetlere taşıyanlar, üniversitedeki böyle bir ahlâksızlığı görmezlikten geliyorlar” dedi.
YÖK'ÜN ÜNİVERSİTELERİ FUHŞA KAPI AÇIYOR
İTÜ’de sergilenen rezil defile, milletvekillerini de çileden çıkardı. Vakit’e konuşan TBMM Milli Eğitim Komisyonu Sözcüsü Hacı Biner, “Üniversitelerde Kur’an okunsa yer yerinden oynar. Ama bakıyorsunuz, bir üniversitede kadınların soyunarak çıplak şekilde sahne almasına izin veriliyor. Üniversiteler bu tür rezilliklere kapı açarsa, o zaman tabii ki kapkaç, uyuşturucu, hırsızlık ve tecavüzler artacaktır. YÖK harekete geçsin diyeceğim. Ama YÖK’ün harekete geçeceğini sanmıyorum” dedi.
TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyesi Konya Milletvekili Remzi Çetin de; kadını bir ticari meta olarak kullanan firmalara üniversitelerin de alet olmasına tepki gösterdi. YÖK’ün harekete geçmesi gerektiğini kaydeden Çetin, “Kadın batı kültürünün bir parçası olarak ciddi bir şekilde istismar ediliyor. Kadını bir ticari araç olarak gören ve teşhir ederek para kazanmayı amaçlayan anlayışı şiddetle protesto ediyorum. İTÜ gibi tarihi bir üniversitede kadının teşhir edilerek gençlerin karşısına çıkarılmasını kınıyorum. Bu durumu üzüntü ile karşılıyorum. İnsanlık ailesine çok büyük bilginler veren bu toplumda aklımıza hayalimize gelmeyecek olaylar yaşanıyor. Adını bile ağzımıza almak istemediğimiz insanlık dışı olaylar yaşanıyor. Bu tür olayların artmasına üniversitelerin alet olmaması gerekir. Tecavüz, kapkaç, hırsızlık gibi olayların ahlâk boşluğu içinde olan toplumlarda yaşandığı bilinen bir gerçek. Üniversiteler kadınların çıplak bir şekilde gençlerin karşısına çıkarılmasına izin vererek, adeta ahlâki zafiyetin artmasına neden oluyor” diye konuştu.