x_lord
03-31-2008, 14:59
Sözler / OnDördüncü Lem'a ' nın İkinci MakamıOnDördüncü Lem'a ' nın İkinci Makamı
(Makam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle buraya alınmıştır.)
Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’in binler esrar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından altı sır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)rına dairdir.
İHTAR: Besmelenin rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) noktasında parlak bir nur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u, sönük aklıma uzaktan göründü. Onu, kendi nefsim için, nota ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inde kaydetmek istedim. Ve yirmi otuz kadar sır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lar ile, o nur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)un etrafında bir daire çevirmekle avlamak ve zaptetmek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u ettim. Fakat, maatteessüf ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), şimdilik o arzuma tam muvaffak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olamadım. Yirmi otuzdan beş altıya indi.
“Ey insan!” dediğim vakit nefsimi murad ediyorum. Bu ders kendi nefsime has ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) iken, ruhen benimle münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tar ve nefsi nefsimden daha huşyar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zatlara, belki medar-ı istifade ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olur niyetiyle, On Dördüncü Lem’anın İkinci makam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı olarak, müdakkik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kardeşlerimin tasvip ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerine havale ediyorum. Bu ders akıldan ziyade ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kalbe bakar; delilden ziyade ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zevke nâzır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dır.
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
قَالَتْ يَاۤاَيُّهَا الْمَلَؤُا اِنِّى اُلْقِىَ اِلَىَّ كِتَابٌ كَرِيمٌ اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
Şu makam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)da birkaç sır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zikredilecektir.
BİRİNCİ SIR
Biri, kâinatın heyet-i mecmua ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki teâvün ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tesanüd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), teânuk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tecâvüb ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)den tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke-i kübrâ-yı Ulûhiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir ki, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ona bakıyor.
İkincisi, küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında, nebâtat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayvanât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın tedbir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve terbiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve idaresindeki teşabüh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tenasüp ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), intizam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), insicam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), lûtuf ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve merhametten tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke-i kübrâ-yı Rahmâniyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir ki, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmân ona bakıyor.
Sonra, insanın mahiyet-i câmia ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sının sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki letâif-i re’fet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve dekaik-ı şefkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ve şuâât-ı merhamet-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)den tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke-i ulyâ-yı Rahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyettir ki, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmânirRahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’deki er-Rahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ona bakıyor.
Demek, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmânirRahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), sahife-i âlem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)de bir satır-ı nuranî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) teşkil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden üç sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in kudsî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ünvanıdır ve kuvvetli bir hayt ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıdır ve parlak bir hattıdır. Yani, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmânirRahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), yukarıdan nüzûl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ile, semere-i kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve âlem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in nüsha-i musağğara ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı olan insana ucu dayanıyor. ferş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i Arş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a bağlar, insanî Arş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a çıkmaya bir yol olur.
İKİNCİ SIR
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kesret-i mahlûkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde ukûl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ü boğmamak için, daima o vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini gösteriyor. Yani, meselâ, nasıl ki güneş ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sıyla hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eşya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yı ihata ediyor. mecmu-u ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki güneşin zâtını mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) etmek için gayet geniş bir tasavvur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ihatalı bir nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) lâzım olduğundan, güneşin zâtını unutturmamak için, herbir parlak şeyde güneşin zâtını, aksi vasıtasıyla gösteriyor. Ve her parlak şey kendi kabiliyetince güneşin cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i zâtîsiyle beraber, ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı, hararet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i gibi hassa ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larını gösteriyor. Ve her parlak şey, güneşi bütün sıfât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıyla, kabiliyetine göre gösterdiği gibi, güneşin ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hararet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ziyadaki elvân-ı seb’a ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gibi keyfiyat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larının herbirisi dahi umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mukabil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)indeki şeyleri ihata ediyor.
Öyle de, وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)temsilde hata olmasın, ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve samediyet-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), herbir şeyde, hususan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta, hususan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) insanın mahiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinde bütün esmâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sıyla bir cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si olduğu gibi, vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) cihet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle dahi, mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)la alâkadar herbir ismi, bütün mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ihata ediyor.
İşte, vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde ukul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ü boğmamak ve kalbler Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i unutmamak için, daima vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)teki sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a veriyor ki, o sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin üç mühim ukde ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini irâe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)eden, Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’dir.
ÜÇÜNCÜ SIR
Şu hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı şenlendiren, bilmüşahede ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu karanlıklı mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ışıklandıran, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), yine rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ihtiyacat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde yuvarlanan mahlûkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı terbiye eden, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), yine rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bir ağacın bütün heyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle meyvesine müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğu gibi, bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı insana müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ve her tarafta ona baktıran ve muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine koşturan, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) fezâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yı ve boş ve hâli ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) âlem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşahede ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu fâni ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) insanı ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e namzet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ve ezelî ve ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)î bir Zâta muhatap ve dost yapan, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir.
Ey insan! Madem rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) böyle kuvvetli ve cazibedar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve sevimli ve medetkâr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i mahbubedir. Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) de, o hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e yapış ve vahşet-i mutlaka ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dan ve hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ihtiyâcâtın elem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerinden kurtul. Ve o Sultan-ı Ezel ve ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in taht ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına yanaş ve o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in şefkatiyle, şefaat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle ve şuâât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıyla o Sultana muhatap ve halil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve dost ol.
Evet, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ını hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) dairesinde insanın etrafında toplayıp, bütün hâcât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına kemâl-i intizam ve inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le koşturmak, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), iki hâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ten birisidir:
Ya kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın herbir nev’ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, kendi kendine insanı tanıyor, ona itaat ediyor, muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine koşuyor—bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhâlât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı intaç ediyor; insan gibi bir âciz-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta en kuvvetli bir sultan-ı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın kudret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i bulunmak lâzım geliyor. Veyahut bu kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın perdesi arkasında bir Kadîr-i Mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın ilmiyle bu muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) oluyor. Demek, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı, insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir Zâtın tanımasının ve bilmesinin delilleridir.
Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki, bütün envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-ı mahlûk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)atı sana müteveccihen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ellerini uzattıran ve senin hâcet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerine lebbeyk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) dedirten Zât-ı Zülcelâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) seni bilmesin, tanımasın, görmesin?
Madem seni biliyor, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le bildiğini bildir. Ve kat’iyen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) anla ki, senin gibi zaif-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), âciz-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), fakir-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), fâni ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), küçük bir mahlûk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a koca kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı musahhar etmek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve onun imdad ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına göndermek, elbette hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ilim ve kudret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i tazammun eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hakikat-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir.
Elbette böyle bir rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), senden küllî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hâlis ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir şükür ve ciddî ve sâfî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hürmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ister. İşte, o hâlis ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) şükrün ve o sâfî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hürmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in tercümanı ve ünvanı olan BismillâhirRahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahîm’i de, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vusul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)üne vesile ve o Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ın dergâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ında şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yap.
Evet, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u ve tahakkuk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u, güneş kadar zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dir. Çünkü, nasıl merkezî bir nakış, her taraftan gelen atkı ve iplerin intizam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından ve vaziyetlerinden hâsıl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)oluyor; öyle de, bu kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın daire-i kübrâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında bin bir ism-i İlâhî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinden uzanan nuranî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) atkılar, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında öyle bir sikke-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde bir hâtem-i Rahîmiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve bir nakş-ı şefkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i dokuyor ve öyle bir hâtem-i inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i nesc ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ediyor ki, güneşten daha parlak kendini akıllara gösteriyor.
Evet, şems ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve kamer ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, anâsır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve maâdin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, nebâtat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayvânât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı, bir nakş-ı âzam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın atkı ipleri gibi o bin bir isimlerin şuâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larıyla tanzim eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayata hâdim ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ve nebâtî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayvânî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) valide ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerin gayet şirin ve fedakârâne ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) şefkatleriyle şefkatini gösteren ve zevilhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı hayat-ı insaniye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ye musahhar eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ondan rububiyet-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin gayet güzel ve şirin bir nakş-ı âzam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ını ve insanın ehemmiyetini gösteren ve en parlak rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini izhar eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) o Rahmân-ı Zülcemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), elbette kendi istiğnâ-yı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına karşı, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini ihtiyac-ı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içindeki zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a ve insana makbul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yapmış. Ey insan! Eğer insan isen, Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) de, o şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yi bul.
Evet, zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)de dört yüz bin muhtelif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ayrı ayrı nebâtat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın ve hayvânât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın taife ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerini, hiçbirini unutmayarak, şaşırmayarak, vakti vaktine, kemâl-i intizam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)la, hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le terbiye ve idare eden ve küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında hâtem-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i vaz’ eden, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), belki ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bilmüşahede ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u, bu küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın vücutları kadar kat’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğu gibi, o mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) adedince tahakkuk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)unun delilleri var.
Evet, zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in yüzünde öyle bir hâtem-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bulunduğu gibi, insanın mahiyet-i mâneviye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinin sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında dahi öyle bir sikke-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vardır ki, küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki sikke-i merhamet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki sikke-i uzmâ-yı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ten daha aşağı değil. Âdeta bin bir ismin cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinin bir nokta-i mihrakiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si hükmünde bir câmiiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i var.
Ey insan! Hiç mümkün müdür ki, sana bu sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yı veren ve o sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)da böyle bir sikke-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve bir hâtem-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i vaz’ eden Zât, seni başıboş bıraksın; sana ehemmiyet vermesin; senin harekât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına dikkat etmesin; sana müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı abes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yapsın; hilkat şeceresi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ni, meyvesi çürük, bozuk, ehemmiyetsiz bir ağaç yapsın? Hem hiçbir cihet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le şüphe kabul etmeyen ve hiçbir vech ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ile noksaniyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i olmayan, güneş gibi zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini ve ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gibi görünen hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini inkâr ettirsin? hâşâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)!
Ey insan! Bil ki, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in arş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına yetişmek için bir mirac ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) var. O mirac ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’dir. Ve bu mirac ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ne kadar ehemmiyetli olduğunu anlamak istersen, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın yüz on dört sûrelerinin başlarına ve hem bütün mübarek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kitapların iptidâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larına ve umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mübarek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) işlerin mebde’ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerine bak. Ve Besmelenin azamet-i kadr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine en kat’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hüccet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) şudur ki, İmam-ı Şâfiî (r.a.) gibi çok büyük müçtehid ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ler demişler: “Besmele tek bir âyet olduğu halde, Kur’ân’da yüz on dört defa nâzil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)olmuştur.”
DÖRDÜNCÜ SIR
hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) tecellîsi, hitab-ı اِيَّاكَ نَعْبُدُ demekle herkese kâfi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gelmiyor. Fikir dağılıyor. mecmu ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)undaki vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) arkasında Zât-ı Ehad ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyeti mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) edip اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)demeye, küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vüs’at ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inde bir kalb bulunmak lâzım geliyor. Ve bu sırra binaen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), cüz’iyat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i gösterdiği gibi, herbir nevi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)de sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i göstermek ve Zât-ı Ehad ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ettirmek için, hâtem-i Rahmâniyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde bir sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i gösteriyor. Tâ, külfetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), herkes her mertebede اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)deyip, doğrudan doğruya Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e hitap ederek müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olsun.
İşte, Kur’ân-ı Hakîm, bu sırr-ı azîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ifade içindir ki, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın daire-i âzam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından meselâ semâvât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın hilkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inden bahsettiği vakit, birden, en küçük bir daireden ve en dakik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir cüz’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)den bahseder, tâ ki zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te hâtem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i göstersin. Meselâ, hilkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i semâvât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dan bahsi içinde, hilkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i insandan ve insanın sesinden ve sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki dekaik-i nimet ve hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ten bahis açar. Tâ ki fikir dağılmasın, kalb boğulmasın, ruh Mâbûd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)unu doğrudan doğruya bulsun. Meselâ, وَمِنْ اٰيَاتِهِ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَاخْتِلاَفُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)âyeti, mezkûr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i mucizâne bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te gösteriyor.
Evet, hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mahlûkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta ve nihayetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leri, mütedahil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) daireler gibi, en büyüğünden en küçük sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ye kadar envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ve mertebeleri vardır. Fakat o vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), ne kadar olsa, yine kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde bir vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir; hakikî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hitabı tam temin edemiyor. Onun için, vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) arkasında ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si bulunmak lâzımdır—tâ ki kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i hatıra getirmesin, doğrudan doğruya Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e karşı kalbe yol açsın.
Hem, sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ları çevirmek ve kalbleri celb etmek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) için, o sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) üstünde gayet cazibedar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir nakış ve gayet parlak bir nur ve gayet şirin bir halâvet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve gayet sevimli bir cemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve gayet kuvvetli bir hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini ve Rahîmiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hâtem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini koymuştur. Evet, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in kuvvetidir ki, zîşuur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)un nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larını celb eder, kendine çeker ve ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sine isal eder ve Zât-ı Ehadiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yi mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ettirir ve ondan, اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)deki hakikî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hitaba mazhar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eder.
İşte, Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), Fâtiha’nın fihristesi ve Kur’ân’ın mücmel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hülâsa ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı olduğu cihetle, bu mezkûr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sırr-ı azîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in ünvanı ve tercümanı olmuş. Bu ünvanı eline alan, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in tabakat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ında gezebilir. Ve bu tercümanı konuşturan, esrar-ı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i öğrenir ve envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)r-ı Rahîmiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve şefkati görür.
BEŞİNCİ SIR
Bir hadis-i şerif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te vârid olmuş ki:
اِنَّ اللهَ خَلَقَ اْلاِنْسَانَ عَلٰى صُورَةِ الرَّحْمٰنِ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)(ev kemâ kàl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#).) Bu hadis-i şerif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, bir kısım ehl-i tarikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), akaid-i imaniye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ye münasip ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) düşmeyen acip ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir tarzda tefsir etmişler. Hattâ onlardan bir kısım ehl-i aşk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), insanın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-yı mânevîsine bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i Rahmân nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıyla bakmışlar. ehl-i tarikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın ekser ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inde sekir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ehl-i aşk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın çoğunda istiğrak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve iltibas ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğundan, hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e muhalif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) telâkki ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerinde belki mâzur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)durlar. Fakat aklı başında olanlar, fikren, onların esas-ı akaid ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e münâfi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan mânâlarını kabul edemez. Etse hata eder.
Evet, bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı bir saray, bir ev gibi muntazam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) idare eden ve yıldızları zerre ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ler gibi hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)li ve kolay çeviren ve gezdiren ve zerrât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı muntazam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) memurlar gibi istihdam eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i İlâhînin şerîk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, nazîr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, zıddı, nidd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i olmadığı gibi, لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَىْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sırrıyla, suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, misli, misali, şebîh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i dahi olamaz. Fakat,
وَلَهُ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَهُوَ اْلعَزِيزُ الْحَكِيمُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
sırrıyla, mesel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve temsil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ile şuûnât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına ve sıfât ve esmâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sına bakılır. Demek, mesel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve temsil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), şuûnât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) nokta-i nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ında vardır.
Şu mezkûr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hadis-i şerif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in çok makàsıd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından birisi şudur ki:
İnsan, ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ı tamamıyla gösterir bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tedir.
Evet, sabıkan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) beyan ettiğimiz gibi, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında bin bir ismin şuâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larından tezahür ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) göründüğü gibi ve zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yüzünün sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında rububiyet-i mutlaka-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leriyle tezahür ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gösterildiği gibi, insanın suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i câmiasında, küçük bir mikyas ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta, zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı ve kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı gibi yine o ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ın cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i etemmini gösterir demektir.
Hem işarettir ki, Zât-ı Rahmânü’r-Rahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in delilleri ve âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leri olan zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve insan gibi mazhar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lar o kadar o Zât-ı Vâcibü’l-Vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leri kat’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve vâzıh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dir ki, güneşin timsal ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini ve aksini tutan parlak bir âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) parlaklığına ve delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inin vuzuh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)una işareten “O âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) güneştir” denildiği gibi, “İnsanda suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i Rahmân var” vuzuh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-u delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine ve kemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine işareten denilmiş ve denilir. Ve ehl-i vahdetü’l-vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)un mutedil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kısmı lâ mevcude illâ Hû ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bu sırra binaen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), bu delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vuzuh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)una ve bu münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in kemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine bir ünvan olarak demişler.
اَللّٰهُمَّ يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ بِحَقِّ « بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ » اِرْحَمْناَ كَمَا يَلِيقُ بِرَحِيمِيَّتِكَ وَفَهِّمْنَاۤ اَسْرَارَ « بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ » كَمَا يَلِيقُ بِرَحْمَانِيَّتِكَ اٰمِينَ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
ALTINCI SIR
Ey hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) acz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve nihayetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) fakr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde yuvarlanan biçare ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) insan! rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ne kadar kıymettar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir vesile ve ne kadar makbul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğunu bununla anla ki:
O rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), öyle bir Sultan-ı Zülcelâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e vesiledir ki, yıldızlarla zerrat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) beraber olarak, kemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i intizam ve itaatle—beraber—ordusunda hizmet ediyorlar. Ve o Zât-ı Zülcelâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in ve o Sultan-ı Ezel ve Ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in istiğnâ-yı zâtî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si var. Ve istiğnâ-yı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içindedir. Hiçbir cihetle kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a ve mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a ihtiyacı olmayan bir Ganiyy-i Ale’l-Itlaktır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#). Ve bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) taht-ı emir ve idaresinde ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve heybet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve azamet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i altında nihayet itaatte, celâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine karşı tezellül ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dedir.
İşte rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) seni, ey insan, o Müstağnî-yi Ale’l-Itlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ın ve Sultan-ı Sermedî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin huzuruna çıkarır ve Ona dost yapar ve Ona muhatap eder ve sevgili bir abd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vaziyetini verir. Fakat nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun; fakat güneşin ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı, güneşin aksini, cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini, senin âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)n vasıtasıyla senin eline verir. Öyle de, o Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e ve o Şems-i Ezel ve Ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e biz çendan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) nihayetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) uzağız, yanaşamayız. Fakat Onun ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-yı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i Onu bize yakın ediyor.
İşte, ey insan! Bu rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i bulan, ebedî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tükenmez bir hazine-i nur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) buluyor. O hazineyi bulmasının çaresi, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in en parlak bir misali ve mümessil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in en beliğ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir lisan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ve dellâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı olan ve rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîn ünvanıyla Kur’ân’da tesmiye edilen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Resul-i Ekrem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Aleyhissalâtü Vesselâm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sünnet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)idir ve tebaiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)idir. Ve bu rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîn olan rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i mücessem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)eye vesile ise, salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tır.
Evet, salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın mânâsı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve o zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mücessem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) duası olan salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ise, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemînin vüsul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)üne vesiledir. Öyle ise, sen salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı kendine, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîne vesile yap ve o zâtı da rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i Rahmân’a vesile ittihaz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) et. umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ümmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîn olan Aleyhissalâtü Vesselâm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hakkında, hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mânâsıyla salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) getirmeleri, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ne kadar kıymettar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hediye-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ne kadar geniş bir dairesi olduğunu parlak bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te ispat eder.
elhasıl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#): Hazine-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in en kıymettar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) pırlantası ve kapıcısı zât-ı Ahmediye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Aleyhissalâtü Vesselâm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğu gibi, en birinci anahtarı dahi Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’dir. Ve en kolay bir anahtarı da salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tır.
اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ اَسْرَارِ « بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ » صَلِّ وَسَلَّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ كَمَا يَلِيقُ بِرَحْمَتِكَ وَبِحُرْمَتِهِ وَعَلٰۤى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ وَارْحَمْناَ رَحْمَةً تُغْنِيناَ بِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ مِنْ خَلْقِكَ اٰمِينَ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
(Makam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle buraya alınmıştır.)
Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’in binler esrar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından altı sır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)rına dairdir.
İHTAR: Besmelenin rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) noktasında parlak bir nur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u, sönük aklıma uzaktan göründü. Onu, kendi nefsim için, nota ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inde kaydetmek istedim. Ve yirmi otuz kadar sır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lar ile, o nur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)un etrafında bir daire çevirmekle avlamak ve zaptetmek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u ettim. Fakat, maatteessüf ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), şimdilik o arzuma tam muvaffak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olamadım. Yirmi otuzdan beş altıya indi.
“Ey insan!” dediğim vakit nefsimi murad ediyorum. Bu ders kendi nefsime has ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) iken, ruhen benimle münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tar ve nefsi nefsimden daha huşyar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zatlara, belki medar-ı istifade ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olur niyetiyle, On Dördüncü Lem’anın İkinci makam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı olarak, müdakkik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kardeşlerimin tasvip ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerine havale ediyorum. Bu ders akıldan ziyade ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kalbe bakar; delilden ziyade ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zevke nâzır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dır.
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
قَالَتْ يَاۤاَيُّهَا الْمَلَؤُا اِنِّى اُلْقِىَ اِلَىَّ كِتَابٌ كَرِيمٌ اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
Şu makam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)da birkaç sır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zikredilecektir.
BİRİNCİ SIR
Biri, kâinatın heyet-i mecmua ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki teâvün ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tesanüd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), teânuk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tecâvüb ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)den tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke-i kübrâ-yı Ulûhiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir ki, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ona bakıyor.
İkincisi, küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında, nebâtat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayvanât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın tedbir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve terbiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve idaresindeki teşabüh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tenasüp ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), intizam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), insicam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), lûtuf ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve merhametten tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke-i kübrâ-yı Rahmâniyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir ki, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmân ona bakıyor.
Sonra, insanın mahiyet-i câmia ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sının sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki letâif-i re’fet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve dekaik-ı şefkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ve şuâât-ı merhamet-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)den tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke-i ulyâ-yı Rahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyettir ki, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmânirRahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’deki er-Rahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ona bakıyor.
Demek, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmânirRahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), sahife-i âlem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)de bir satır-ı nuranî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) teşkil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden üç sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in kudsî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ünvanıdır ve kuvvetli bir hayt ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıdır ve parlak bir hattıdır. Yani, Bismillâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahmânirRahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), yukarıdan nüzûl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ile, semere-i kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve âlem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in nüsha-i musağğara ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı olan insana ucu dayanıyor. ferş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i Arş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a bağlar, insanî Arş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a çıkmaya bir yol olur.
İKİNCİ SIR
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kesret-i mahlûkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta tezahür eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde ukûl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ü boğmamak için, daima o vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini gösteriyor. Yani, meselâ, nasıl ki güneş ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sıyla hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eşya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yı ihata ediyor. mecmu-u ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki güneşin zâtını mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) etmek için gayet geniş bir tasavvur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ihatalı bir nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) lâzım olduğundan, güneşin zâtını unutturmamak için, herbir parlak şeyde güneşin zâtını, aksi vasıtasıyla gösteriyor. Ve her parlak şey kendi kabiliyetince güneşin cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i zâtîsiyle beraber, ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı, hararet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i gibi hassa ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larını gösteriyor. Ve her parlak şey, güneşi bütün sıfât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıyla, kabiliyetine göre gösterdiği gibi, güneşin ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hararet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ziyadaki elvân-ı seb’a ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gibi keyfiyat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larının herbirisi dahi umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mukabil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)indeki şeyleri ihata ediyor.
Öyle de, وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)temsilde hata olmasın, ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve samediyet-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), herbir şeyde, hususan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta, hususan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) insanın mahiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinde bütün esmâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sıyla bir cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si olduğu gibi, vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) cihet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle dahi, mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)la alâkadar herbir ismi, bütün mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ihata ediyor.
İşte, vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde ukul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ü boğmamak ve kalbler Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i unutmamak için, daima vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)teki sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a veriyor ki, o sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin üç mühim ukde ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini irâe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)eden, Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’dir.
ÜÇÜNCÜ SIR
Şu hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı şenlendiren, bilmüşahede ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu karanlıklı mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ışıklandıran, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), yine rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ihtiyacat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde yuvarlanan mahlûkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı terbiye eden, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), yine rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bir ağacın bütün heyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle meyvesine müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğu gibi, bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı insana müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ve her tarafta ona baktıran ve muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine koşturan, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) fezâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yı ve boş ve hâli ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) âlem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşahede ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve bu fâni ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) insanı ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e namzet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ve ezelî ve ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)î bir Zâta muhatap ve dost yapan, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir.
Ey insan! Madem rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) böyle kuvvetli ve cazibedar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve sevimli ve medetkâr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i mahbubedir. Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) de, o hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e yapış ve vahşet-i mutlaka ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dan ve hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ihtiyâcâtın elem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerinden kurtul. Ve o Sultan-ı Ezel ve ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in taht ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına yanaş ve o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in şefkatiyle, şefaat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle ve şuâât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıyla o Sultana muhatap ve halil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve dost ol.
Evet, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ını hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) dairesinde insanın etrafında toplayıp, bütün hâcât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına kemâl-i intizam ve inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le koşturmak, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), iki hâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ten birisidir:
Ya kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın herbir nev’ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, kendi kendine insanı tanıyor, ona itaat ediyor, muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine koşuyor—bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhâlât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı intaç ediyor; insan gibi bir âciz-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta en kuvvetli bir sultan-ı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın kudret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i bulunmak lâzım geliyor. Veyahut bu kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın perdesi arkasında bir Kadîr-i Mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın ilmiyle bu muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) oluyor. Demek, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı, insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir Zâtın tanımasının ve bilmesinin delilleridir.
Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki, bütün envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-ı mahlûk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)atı sana müteveccihen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) muavenet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ellerini uzattıran ve senin hâcet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerine lebbeyk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) dedirten Zât-ı Zülcelâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) seni bilmesin, tanımasın, görmesin?
Madem seni biliyor, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le bildiğini bildir. Ve kat’iyen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) anla ki, senin gibi zaif-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), âciz-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), fakir-i mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), fâni ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), küçük bir mahlûk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a koca kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı musahhar etmek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve onun imdad ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına göndermek, elbette hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ilim ve kudret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i tazammun eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hakikat-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir.
Elbette böyle bir rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), senden küllî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hâlis ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir şükür ve ciddî ve sâfî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hürmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ister. İşte, o hâlis ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) şükrün ve o sâfî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hürmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in tercümanı ve ünvanı olan BismillâhirRahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)irrahîm’i de, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vusul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)üne vesile ve o Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ın dergâh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ında şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yap.
Evet, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u ve tahakkuk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u, güneş kadar zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dir. Çünkü, nasıl merkezî bir nakış, her taraftan gelen atkı ve iplerin intizam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından ve vaziyetlerinden hâsıl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)oluyor; öyle de, bu kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın daire-i kübrâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında bin bir ism-i İlâhî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinden uzanan nuranî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) atkılar, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında öyle bir sikke-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde bir hâtem-i Rahîmiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve bir nakş-ı şefkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i dokuyor ve öyle bir hâtem-i inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i nesc ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ediyor ki, güneşten daha parlak kendini akıllara gösteriyor.
Evet, şems ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve kamer ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, anâsır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve maâdin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, nebâtat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayvânât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı, bir nakş-ı âzam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın atkı ipleri gibi o bin bir isimlerin şuâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larıyla tanzim eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayata hâdim ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ve nebâtî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve hayvânî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) valide ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerin gayet şirin ve fedakârâne ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) şefkatleriyle şefkatini gösteren ve zevilhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı hayat-ı insaniye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ye musahhar eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ondan rububiyet-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin gayet güzel ve şirin bir nakş-ı âzam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ını ve insanın ehemmiyetini gösteren ve en parlak rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini izhar eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) o Rahmân-ı Zülcemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), elbette kendi istiğnâ-yı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına karşı, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini ihtiyac-ı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içindeki zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a ve insana makbul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yapmış. Ey insan! Eğer insan isen, Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) de, o şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yi bul.
Evet, zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)de dört yüz bin muhtelif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ayrı ayrı nebâtat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın ve hayvânât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın taife ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerini, hiçbirini unutmayarak, şaşırmayarak, vakti vaktine, kemâl-i intizam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)la, hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve inâyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le terbiye ve idare eden ve küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında hâtem-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i vaz’ eden, bilbedâhe ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), belki ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bilmüşahede ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)u, bu küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın vücutları kadar kat’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğu gibi, o mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) adedince tahakkuk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)unun delilleri var.
Evet, zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in yüzünde öyle bir hâtem-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bulunduğu gibi, insanın mahiyet-i mâneviye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinin sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında dahi öyle bir sikke-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vardır ki, küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki sikke-i merhamet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki sikke-i uzmâ-yı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ten daha aşağı değil. Âdeta bin bir ismin cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sinin bir nokta-i mihrakiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si hükmünde bir câmiiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i var.
Ey insan! Hiç mümkün müdür ki, sana bu sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yı veren ve o sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)da böyle bir sikke-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve bir hâtem-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i vaz’ eden Zât, seni başıboş bıraksın; sana ehemmiyet vermesin; senin harekât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına dikkat etmesin; sana müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı abes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yapsın; hilkat şeceresi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ni, meyvesi çürük, bozuk, ehemmiyetsiz bir ağaç yapsın? Hem hiçbir cihet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le şüphe kabul etmeyen ve hiçbir vech ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ile noksaniyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i olmayan, güneş gibi zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini ve ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gibi görünen hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini inkâr ettirsin? hâşâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)!
Ey insan! Bil ki, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in arş ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına yetişmek için bir mirac ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) var. O mirac ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’dir. Ve bu mirac ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ne kadar ehemmiyetli olduğunu anlamak istersen, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın yüz on dört sûrelerinin başlarına ve hem bütün mübarek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kitapların iptidâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larına ve umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mübarek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) işlerin mebde’ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerine bak. Ve Besmelenin azamet-i kadr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine en kat’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hüccet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) şudur ki, İmam-ı Şâfiî (r.a.) gibi çok büyük müçtehid ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ler demişler: “Besmele tek bir âyet olduğu halde, Kur’ân’da yüz on dört defa nâzil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)olmuştur.”
DÖRDÜNCÜ SIR
hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde vâhidiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) tecellîsi, hitab-ı اِيَّاكَ نَعْبُدُ demekle herkese kâfi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gelmiyor. Fikir dağılıyor. mecmu ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)undaki vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) arkasında Zât-ı Ehad ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)iyeti mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) edip اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)demeye, küre-i arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vüs’at ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inde bir kalb bulunmak lâzım geliyor. Ve bu sırra binaen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), cüz’iyat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i gösterdiği gibi, herbir nevi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)de sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i göstermek ve Zât-ı Ehad ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ettirmek için, hâtem-i Rahmâniyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde bir sikke-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i gösteriyor. Tâ, külfetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), herkes her mertebede اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)deyip, doğrudan doğruya Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e hitap ederek müteveccih ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olsun.
İşte, Kur’ân-ı Hakîm, bu sırr-ı azîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ifade içindir ki, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın daire-i âzam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından meselâ semâvât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın hilkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inden bahsettiği vakit, birden, en küçük bir daireden ve en dakik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir cüz’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)den bahseder, tâ ki zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te hâtem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i göstersin. Meselâ, hilkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i semâvât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve arz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dan bahsi içinde, hilkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i insandan ve insanın sesinden ve sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sındaki dekaik-i nimet ve hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ten bahis açar. Tâ ki fikir dağılmasın, kalb boğulmasın, ruh Mâbûd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)unu doğrudan doğruya bulsun. Meselâ, وَمِنْ اٰيَاتِهِ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَاخْتِلاَفُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)âyeti, mezkûr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i mucizâne bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te gösteriyor.
Evet, hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mahlûkat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta ve nihayetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leri, mütedahil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) daireler gibi, en büyüğünden en küçük sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ye kadar envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ve mertebeleri vardır. Fakat o vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), ne kadar olsa, yine kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde bir vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir; hakikî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hitabı tam temin edemiyor. Onun için, vahdet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) arkasında ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si bulunmak lâzımdır—tâ ki kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i hatıra getirmesin, doğrudan doğruya Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e karşı kalbe yol açsın.
Hem, sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ları çevirmek ve kalbleri celb etmek ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) için, o sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) üstünde gayet cazibedar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir nakış ve gayet parlak bir nur ve gayet şirin bir halâvet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve gayet sevimli bir cemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve gayet kuvvetli bir hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini ve Rahîmiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hâtem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini koymuştur. Evet, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in kuvvetidir ki, zîşuur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)un nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larını celb eder, kendine çeker ve ehadiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sikke ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sine isal eder ve Zât-ı Ehadiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)yi mülâhaza ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ettirir ve ondan, اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)deki hakikî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hitaba mazhar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eder.
İşte, Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), Fâtiha’nın fihristesi ve Kur’ân’ın mücmel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hülâsa ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı olduğu cihetle, bu mezkûr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) sırr-ı azîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in ünvanı ve tercümanı olmuş. Bu ünvanı eline alan, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in tabakat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ında gezebilir. Ve bu tercümanı konuşturan, esrar-ı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i öğrenir ve envâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)r-ı Rahîmiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve şefkati görür.
BEŞİNCİ SIR
Bir hadis-i şerif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te vârid olmuş ki:
اِنَّ اللهَ خَلَقَ اْلاِنْسَانَ عَلٰى صُورَةِ الرَّحْمٰنِ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)(ev kemâ kàl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#).) Bu hadis-i şerif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, bir kısım ehl-i tarikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), akaid-i imaniye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ye münasip ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) düşmeyen acip ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir tarzda tefsir etmişler. Hattâ onlardan bir kısım ehl-i aşk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), insanın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-yı mânevîsine bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i Rahmân nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ıyla bakmışlar. ehl-i tarikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın ekser ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inde sekir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ehl-i aşk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın çoğunda istiğrak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve iltibas ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğundan, hakikat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e muhalif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) telâkki ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lerinde belki mâzur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)durlar. Fakat aklı başında olanlar, fikren, onların esas-ı akaid ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e münâfi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olan mânâlarını kabul edemez. Etse hata eder.
Evet, bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı bir saray, bir ev gibi muntazam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) idare eden ve yıldızları zerre ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ler gibi hikmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)li ve kolay çeviren ve gezdiren ve zerrât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı muntazam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) memurlar gibi istihdam eden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i İlâhînin şerîk ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, nazîr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, zıddı, nidd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i olmadığı gibi, لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَىْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sırrıyla, suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i, misli, misali, şebîh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i dahi olamaz. Fakat,
وَلَهُ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَهُوَ اْلعَزِيزُ الْحَكِيمُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
sırrıyla, mesel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve temsil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ile şuûnât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ına ve sıfât ve esmâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sına bakılır. Demek, mesel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve temsil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), şuûnât ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) nokta-i nazar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ında vardır.
Şu mezkûr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hadis-i şerif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in çok makàsıd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ından birisi şudur ki:
İnsan, ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ı tamamıyla gösterir bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tedir.
Evet, sabıkan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) beyan ettiğimiz gibi, kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında bin bir ismin şuâ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)larından tezahür ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) göründüğü gibi ve zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) yüzünün sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sında rububiyet-i mutlaka-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leriyle tezahür ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) eden ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) gösterildiği gibi, insanın suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i câmiasında, küçük bir mikyas ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ta, zemin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı ve kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sima ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı gibi yine o ism-i Rahmân ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ın cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i etemmini gösterir demektir.
Hem işarettir ki, Zât-ı Rahmânü’r-Rahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in delilleri ve âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leri olan zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve insan gibi mazhar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)lar o kadar o Zât-ı Vâcibü’l-Vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)leri kat’î ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve vâzıh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve zâhir ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dir ki, güneşin timsal ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ini ve aksini tutan parlak bir âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) parlaklığına ve delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)inin vuzuh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)una işareten “O âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) güneştir” denildiği gibi, “İnsanda suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i Rahmân var” vuzuh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-u delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine ve kemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine işareten denilmiş ve denilir. Ve ehl-i vahdetü’l-vücud ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)un mutedil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) kısmı lâ mevcude illâ Hû ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bu sırra binaen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), bu delâlet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in vuzuh ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)una ve bu münasebet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in kemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine bir ünvan olarak demişler.
اَللّٰهُمَّ يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ بِحَقِّ « بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ » اِرْحَمْناَ كَمَا يَلِيقُ بِرَحِيمِيَّتِكَ وَفَهِّمْنَاۤ اَسْرَارَ « بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ » كَمَا يَلِيقُ بِرَحْمَانِيَّتِكَ اٰمِينَ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
ALTINCI SIR
Ey hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) acz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve nihayetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) fakr ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içinde yuvarlanan biçare ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) insan! rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ne kadar kıymettar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir vesile ve ne kadar makbul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir şefaatçi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğunu bununla anla ki:
O rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), öyle bir Sultan-ı Zülcelâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e vesiledir ki, yıldızlarla zerrat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) beraber olarak, kemâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i intizam ve itaatle—beraber—ordusunda hizmet ediyorlar. Ve o Zât-ı Zülcelâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in ve o Sultan-ı Ezel ve Ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in istiğnâ-yı zâtî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)si var. Ve istiğnâ-yı mutlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) içindedir. Hiçbir cihetle kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a ve mevcudat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)a ihtiyacı olmayan bir Ganiyy-i Ale’l-Itlaktır ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#). Ve bütün kâinat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) taht-ı emir ve idaresinde ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve heybet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve azamet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i altında nihayet itaatte, celâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ine karşı tezellül ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)dedir.
İşte rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) seni, ey insan, o Müstağnî-yi Ale’l-Itlak ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’ın ve Sultan-ı Sermedî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)nin huzuruna çıkarır ve Ona dost yapar ve Ona muhatap eder ve sevgili bir abd ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) vaziyetini verir. Fakat nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun; fakat güneşin ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sı, güneşin aksini, cilve ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)sini, senin âyine ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)n vasıtasıyla senin eline verir. Öyle de, o Zât-ı Akdes ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e ve o Şems-i Ezel ve Ebed ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e biz çendan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) nihayetsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) uzağız, yanaşamayız. Fakat Onun ziya ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-yı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i Onu bize yakın ediyor.
İşte, ey insan! Bu rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i bulan, ebedî ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#), tükenmez bir hazine-i nur ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) buluyor. O hazineyi bulmasının çaresi, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in en parlak bir misali ve mümessil ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)i ve o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in en beliğ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir lisan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı ve dellâl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı olan ve rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîn ünvanıyla Kur’ân’da tesmiye edilen ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Resul-i Ekrem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Aleyhissalâtü Vesselâm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın sünnet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)idir ve tebaiyet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)idir. Ve bu rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîn olan rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i mücessem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)eye vesile ise, salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tır.
Evet, salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ın mânâsı rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tir. Ve o zîhayat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mücessem ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)e rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) duası olan salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ise, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemînin vüsul ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)üne vesiledir. Öyle ise, sen salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)ı kendine, o rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîne vesile yap ve o zâtı da rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)-i Rahmân’a vesile ittihaz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) et. umum ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ümmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)en li’l-Âlemîn olan Aleyhissalâtü Vesselâm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) hakkında, hadsiz ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir kesret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)le, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) mânâsıyla salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) getirmeleri, rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ne kadar kıymettar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) bir hediye-i İlâhiye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) ve ne kadar geniş bir dairesi olduğunu parlak bir suret ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)te ispat eder.
elhasıl ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#): Hazine-i rahmet ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)in en kıymettar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) pırlantası ve kapıcısı zât-ı Ahmediye ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) Aleyhissalâtü Vesselâm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#) olduğu gibi, en birinci anahtarı dahi Bismillâhirrahmânirrahîm ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)’dir. Ve en kolay bir anahtarı da salâvat ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)tır.
اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ اَسْرَارِ « بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ » صَلِّ وَسَلَّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ كَمَا يَلِيقُ بِرَحْمَتِكَ وَبِحُرْمَتِهِ وَعَلٰۤى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ وَارْحَمْناَ رَحْمَةً تُغْنِيناَ بِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ مِنْ خَلْقِكَ اٰمِينَ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] sale_oku&id=3#)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]