Bedir Ashabi Neden Büyüktür? [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bedir Ashabi Neden Büyüktür?


Cengiz Han
06-22-2008, 18:20
Bedir Ashabi Neden Büyüktür?
Eslaf: "Bir insan Bedir ashabı'nın isimlerini herhangi bir maksadı için şefaatçi olarak zikretse, ALLAH o maksudunu hasıl eder" demişlerdir.

Ad ve isim mühim değildir. Mühim olan o müsemmayı hatırlamaktır. Siz: "ALLAHümme bi seyyidina Hamza" dediğiniz zaman. Hazret-i Hamza'nın mübarek ruhanîyatı orada hazır bulunacaktır. Eslaf'ın ittifak ettikleri bu hususta pek çok rivayet de vardır. Ve onların adları Cebrail'in, Mikail'in İsrafil'in, Azrail'in ve diğer bütün meleklerin adlarından önce gelen adlardır.

O gün, Bedir ashabı babaları, kardeşleri, akrabaları, evlatları ve aşiretleriyle karşı karşıya geldiler. Yani birlikte neş'et edip birlikte büyüdükleri, kimi zaman acılarını kimi zaman sevinçlerini paylaşarak hayat sürdükleri şahsî dostlarını, ALLAH ve Resûl'ü için terkedip karşı karşıya geldiler. Ebu Ubeyde babasıyla karşı karşıya geldi. Hazret-i Ali, kardeşi Akil'in karşısında durdu. Hazret-i Ebu Bekir atını sürüp oğlu Abdurrahman'ın saflarını yardı. Hazret-i Ömer, hiç tereddütsüz, dayısı As İbn-i Hişam'ın boynunu vurdu...

Abdurrahman, müslüman olduktan sonra birgün, babası Ebu Bekir'e şöyle dedi: "Bedir savaşında, birdenbire gözüme iliştin. Önüne gelen herkese kılıç sallıyordun. Seni başkalarına bırakıp, bir başka tarafa gittim. O'nu başkası öldürsün dedim." Ebu Bekir ise oğluna: "Oğlum sen o gün karşıma çıksaydın,VALLAHi senin gibi yapmazdım. ALLAH ve Resûlü için oracıkta öldürürdüm seni" (43) dedi. Her baba evladını sever. Hazreti Ebu Bekir gibi bir baba ise çok daha fazla sever. Ama ALLAH'ı ve Resûlullah'ı herşeyden çok sever.

Resûl-ü Ekrem'in huzuruna genç, filiz gibi bir delikanlı geldi: "Ya ResûlALLAH bir cemaat içinde, senin bahsin geçti. Babam da söze karışıp, hakkında uygunsuz sözler sarfetti. Başım döndü. Tahammül edemedim. Kılıcımı bağrına saplayıp, öldürdüm O'nu" dedi. Resûl-ü Ekrem sükût etti. Biraz sonra başka bir genç geldi. "Ya ResûlALLAH, babam, senin hakkında uygunsuz sözler söyledi. Baba katili olmak istemedim, başkasına havale ettim. O da babamı öldürdü. Sana uygunsuz söz söyleyen, seni tanımayan, takdir etmeyen bir baba yakışmaz bana. Sana bağlı isem, öyle bir babayı istemem" dedi. Resûlullah yine sükût ettiler. Birinci gence "Neden öldürdün?" demedikleri gibi, ikinci gence de "Neden öldürmedin?" demediler (44)

Hakkında ayet nazil olunan, daha enterasan hadise ise; Ebu Ubeyde Hazretleri'nin başından geçen hadisedir. ALLAH Resûlü O'na "Ümmetin emini" buyurmuşlar, Cennet'le müjdelemişlerdi. Ümmetin arasındaki huzursuzluklar, hoşnutsuzluklar ve geçimsizlikler çok defa O'nun eliyle giderilirdi. Hazret-i Ömer vefaat edeceği zaman: "Hayatta olsaydı, size, O'nu tavsiye ederdim" demitti.

Ebu Ubeyde, çok şefkatli ve merhametli, babası Cerrah ise, gözü dönmüş bir haindi. Bedir harbinde, birdenbire, oğlunun karşısına çıkıverdi. Ebu Ubeyde, karşısında babasını görünce, kendisini bırakmasını söyledi. "Baba, beni bırak, başka tarafa git, başkalarıyla savaş" dedi, hemen safların bir başka tarafına geçti. Babası tekrar karşısına dikilince: "Baba benimle uğraşma" diyerek yine yerini değiştirdi. Babası kafir bile olsa, bir baba katili olarak Resûlullah'ın huzuruna gitmek istemiyordu. Ama babası, tekrar, öyle bir yerde karşısına çıktı ki, yerini değiştiremedi, kaçamadı, kılıcını babasının sinesine sapladı. Cerrah, oracıkta yıkılıp öldü. Ebu Ubeyde ağlaya ağlaya Resûlullah'ın huzuruna geldi. "Ya Resûlullah. Ben istemeyerek babamı öldürdüm" dedi.(45)

Baba insanın velinimetidir. Babayı öldürmek de çok mühim bir hadisedir. Fakat, ALLAH ve Resûlullah'ın karşısına çıkarsa, ALLAH ve Resûlü babaya tercih edilir. Hadise üzerine Cenâb-ı Hakk, şu ayeti inzal buyurdu: "Sen ALLAH'a ve ahirete îman eden, ALLAH ve Resûlullah'ı seven, bağlanan o kimselerden hiçbirisini ALLAH'a karşı böyle bir tahattide, ALLAH düşmanlarına karşı müsamahakar göremezsin, bulamazsın. Onlar, ALLAH ve Resûlü'nün karşısına çıkan hanımlarını, çocuklarını, torunlarını, baba ve atalarını terkeder, ALLAH'ın ve Resûlü'nün rızasını tercih ederler." (46)

Bu ayet Ebu Ubeyde'nin sinesine su serpmiş, yüreğindeki ateşi söndürmüş, aynı zamanda da itidal tavsiye etmişti. Ayetin ruhunda, insanın babasını o vaziyette öldürmeyip, başkasına havale etmesinin olacağı, fakat ALLAH ve Resûlü için öldürürse de muahaze edilmeyeceği mündemiçtir.

Bizi de ALLAH ve Resûlü'ne ciddi bir sadakatin ifadesi olan aynı şeylerle imtihan etseler, bilmem ki o imtihanı kazanır mıyız? Deseler: "Resûlullah hanenize gelecek, şereflendirecek." Acaba mü'minler, O'nun gelmesini istemeyen kızları, hanımları, babaları veya oğulları varsa, onları evlerinden temizleyip, hanelerini Resûlulah'ın teşriflerine hazırlarlar mı?

taxiican
06-22-2008, 18:20
teşekkürler...

NaqOYaN
07-09-2008, 10:25
teşekkürler

efsane38
07-28-2008, 21:13
Ashab Büyük Olduğu İçin Büyüktür.ALLAH Razı Olsun Eline Emeğine Sağlık Başarılar Kardeş

Çakı®kağan™
11-22-2008, 14:04
eline sağlık güzel paylaşım...

gecenin_hüznü
11-22-2008, 14:04
teşekkürler