Cengiz Han
06-25-2008, 19:23
Peygamberimiz Aleyhisselam, Halid b. Velid'i Uzzâ'ya göndereceği zaman, ona:
"Nahle vadisine git! Orada yanyana üç semüre ağacı bulacaksın! Onlardan birincisini kes!" buyur[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.][1303]
Halid b. Velid, yanına arkadaşlarından otuz süvari alarak Nahle'ye gitti.[1304]
İlk ağacı kesti. Oradaki putu kırdı. Mal anbarını da yaktı.[1305]
Sonra, Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına döndü.[1306]
Peygamberimiz Aleyhisselam, Halid b. Velid'e:
"Yıktin mı?" diye sordu.
Halid b. Velid:
"Evet yâ Rasûlallah!" dedi.[1307]
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Birşey gördün mü?" diye sordu.
Halid b. Velid:
"Hayır! Birşey görmedim!" dedi.[1308]
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Öyleyse, sen onu daha yıkamamışsın! Ona geri dön![1309] İkincisini de kes![1310] Yık onu da!" buyurdu.
Halid b. Velid, öfkeli bir halde geri dönüp Uzzâ'nın yanına vardı. Kılıcını sıyırdı.[1311]
Uzzâ'nın kapıcı ve bakıcısı Dubay'a, Halid b. Velid'in geldiğini işitince, Uzzâ'nın üzerine bir kılıç asarak kendisi dağa çıktı.[1312]
O sırada, kapkara, çırılçıplak, saçı başı darmadağınık,[1313] elleri boynunda, dişlerini gıcır-datan[1314] bir kadın Halid b. Velid'in karşısına birden dikiliverince, Halid b. Velid'in sırtının tüyleri ürperdi.[1315]
Uzzâ'nın kapıcısı ve bakıcısı ise, Halid b. Velid'e bakarak:
"Ey Uzzâ! Haydi, yalan çıkarma! En şiddetli bir saldırışla Halid'in üzerine saldır! Başörtünü at ve cemren!
Ey Uzzâ! Eğersen bugün Halid'i öldürmezsen, zelil olarak geri dönecek ve Nasranîleştirileceksin!" diye bağırıyordu.[1316]
Halid b. Velid, kılıcını sıyırmış olduğu halde, ona doğru vardı ve:
"Ey Uzzâ! Seni tanımak yok! Tenzih ve tasdik etmek de yok! Allah'ın seni alçalünış olduğunu görüy[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]!" diyerek kılıçla vurup şeytan karıyı ikiye böldü.[1317]
O zaman, o, kapkara bir kül haline geldi.
Halid b. Velid, Uzzâ ağacını da kesti.
Uzzâ'nın kapıcı ve bakıcısını da öldürdü.[1318]
Sonra, Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına döndü. Olan bitenleri haber verince, Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Evet! İşte o, Uzzâ'dır![1319]
Uzzâ, artık ülkenizde kendisine tapılmaktan temelli olarak umudunu kesmiştir.[1320]
Bundan, sonra, Araplar için Uzzâ yoktur! Ona hiç tapılmayacaktir!" buyurdu.[1321]
Halid b. Velid:
"Ey Allah'ın Resûlü! Haıınd olsun O Allah'a ki, bize İslâmiyet gibi yüce bir dini ikram ve ihsan etti de, bizleri helak olmaktan kurtardı. Ben, babamın yüz deve ve koyun içinden en iyisini seçerek götürüp Uzzâ için kestiğini ve onun yanında üç gün kaldıktan sonra sevine sevine yanımıza döndüğünü görürdüm.
Babamın hayatını tüketmiş ve ölüp gitmiş olduğu bu görüş ve inanışa, işitmez, görmez, zarar ve yarar vermez birtaş, ağaç parçası için kurbanlar keserek nasıl aldanmış olduğuna bakıyorum da, şaşıy[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]!" dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Bu, hiç şüphesiz, Allah'a ait bir iştir.
Onun doğru yolu kolaylaştırdığı kimse doğru yolu bulur, sapkınlığı kolaylaştırdığı kimse de sapkın[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]ık içinde kalır!" buyurdu.[1322]
Uzzâ'nın yıktırılması hadisesi, Hicreti 8. yılında, Ramazan'ın bitmesine beş gece kala vuku bul[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]ştur.[1323]
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 6/485-488.
"Nahle vadisine git! Orada yanyana üç semüre ağacı bulacaksın! Onlardan birincisini kes!" buyur[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.][1303]
Halid b. Velid, yanına arkadaşlarından otuz süvari alarak Nahle'ye gitti.[1304]
İlk ağacı kesti. Oradaki putu kırdı. Mal anbarını da yaktı.[1305]
Sonra, Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına döndü.[1306]
Peygamberimiz Aleyhisselam, Halid b. Velid'e:
"Yıktin mı?" diye sordu.
Halid b. Velid:
"Evet yâ Rasûlallah!" dedi.[1307]
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Birşey gördün mü?" diye sordu.
Halid b. Velid:
"Hayır! Birşey görmedim!" dedi.[1308]
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Öyleyse, sen onu daha yıkamamışsın! Ona geri dön![1309] İkincisini de kes![1310] Yık onu da!" buyurdu.
Halid b. Velid, öfkeli bir halde geri dönüp Uzzâ'nın yanına vardı. Kılıcını sıyırdı.[1311]
Uzzâ'nın kapıcı ve bakıcısı Dubay'a, Halid b. Velid'in geldiğini işitince, Uzzâ'nın üzerine bir kılıç asarak kendisi dağa çıktı.[1312]
O sırada, kapkara, çırılçıplak, saçı başı darmadağınık,[1313] elleri boynunda, dişlerini gıcır-datan[1314] bir kadın Halid b. Velid'in karşısına birden dikiliverince, Halid b. Velid'in sırtının tüyleri ürperdi.[1315]
Uzzâ'nın kapıcısı ve bakıcısı ise, Halid b. Velid'e bakarak:
"Ey Uzzâ! Haydi, yalan çıkarma! En şiddetli bir saldırışla Halid'in üzerine saldır! Başörtünü at ve cemren!
Ey Uzzâ! Eğersen bugün Halid'i öldürmezsen, zelil olarak geri dönecek ve Nasranîleştirileceksin!" diye bağırıyordu.[1316]
Halid b. Velid, kılıcını sıyırmış olduğu halde, ona doğru vardı ve:
"Ey Uzzâ! Seni tanımak yok! Tenzih ve tasdik etmek de yok! Allah'ın seni alçalünış olduğunu görüy[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]!" diyerek kılıçla vurup şeytan karıyı ikiye böldü.[1317]
O zaman, o, kapkara bir kül haline geldi.
Halid b. Velid, Uzzâ ağacını da kesti.
Uzzâ'nın kapıcı ve bakıcısını da öldürdü.[1318]
Sonra, Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına döndü. Olan bitenleri haber verince, Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Evet! İşte o, Uzzâ'dır![1319]
Uzzâ, artık ülkenizde kendisine tapılmaktan temelli olarak umudunu kesmiştir.[1320]
Bundan, sonra, Araplar için Uzzâ yoktur! Ona hiç tapılmayacaktir!" buyurdu.[1321]
Halid b. Velid:
"Ey Allah'ın Resûlü! Haıınd olsun O Allah'a ki, bize İslâmiyet gibi yüce bir dini ikram ve ihsan etti de, bizleri helak olmaktan kurtardı. Ben, babamın yüz deve ve koyun içinden en iyisini seçerek götürüp Uzzâ için kestiğini ve onun yanında üç gün kaldıktan sonra sevine sevine yanımıza döndüğünü görürdüm.
Babamın hayatını tüketmiş ve ölüp gitmiş olduğu bu görüş ve inanışa, işitmez, görmez, zarar ve yarar vermez birtaş, ağaç parçası için kurbanlar keserek nasıl aldanmış olduğuna bakıyorum da, şaşıy[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]!" dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselam:
"Bu, hiç şüphesiz, Allah'a ait bir iştir.
Onun doğru yolu kolaylaştırdığı kimse doğru yolu bulur, sapkınlığı kolaylaştırdığı kimse de sapkın[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]ık içinde kalır!" buyurdu.[1322]
Uzzâ'nın yıktırılması hadisesi, Hicreti 8. yılında, Ramazan'ın bitmesine beş gece kala vuku bul[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]ştur.[1323]
M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 6/485-488.