Cengiz Han
07-02-2008, 16:05
Namazdasin!
Derler ki namaz dört çeşittir;
1si; Abdesti öylesine, hızlıca ve tam usulune riayet etmeden alıp, namazı hızlıca kılanlar; Bunlar ne abdestin ne namazın şartlarına uymazlarYani namazın dış şartlarını bile muhafaza edemeyenler
2si; Abdesti tam alırlar, namazı da şartlarına uygun tam kılarlarLakin cisim orada ruh yokturNamaz şekille namazdır
-Namazda gözlerini odada dolaştıranlar, daha önce farketmedikleri en ince ayrıntılarına kadarMesela; "A bak burda örümcek ağı varmış, temizleyeyim hemen" gibi
Ya da maç esnasında tv önünde namaza duranlarKi gol falan olursa kaçırmasınlar
Ya da haberler esnasında tv ile aynı odada, üstelik haberlerin sesini biraz yükseltip bir taşla iki kuş vurduklarını zannedenler de bu grupta-
3sü;
Abdest ve namaz tamdır, namaz içinde de sürekli ile beraberdirlerLakin arada şeytan musallat olur, akla-kalbe vesvese atar, ama çabuk sıyrılırlar ve yine O'na dönerler
Böyle namaz kılanlara iki sevap vardır; Biri namazın, diğeri de şeytanla olan mücahedenin sevabı
4 sü; namaza başlayınca "uekber" deyip hemen transa geçenler; Hani bacağının kesilmesi gereken sahabelerden birinin, "ben namazdayken kesin" demesi üzerine, aynen öyle yapmaları ve hiç ağrı duymaması örneğinde olduğu gibi
Hepsinin ecri O'nun katında
Kişi abdest alırken düşünse ki; her azasını yıkadığında o azasıyla işlediği günahlar dökülüyor, abdest sonunda tertemizVe namaz onu, günahlarından temizliyor
Ve kimin huzuruna çıkacak
İnsan madde ve ruhtan müteşekkil
Yani yer ve gök insanda imtizac etmiş
Maddesi malum, Hz Adem'in yaradılışı
Ruhu ise O'ndan verilmiş
Maddesi hep dünya ile alakalı, ruhu ise semayla
İşte bundan dolayı insan maddesini, yerden çıkanlarla, dünyadaki herşeyle besler, doyurur
Ruhu ise gök yemişlerine muhtaçtır
Ruh, cisimde hapistir adeta
Gök Sofralarında ruhu doyurmazsa insan, ruh sürekli feryat eder vücud zindanlarından haykırır!
Ruh, madde ile asla tatmin edilemeyeceği için, maddenin-makamın vs vs en zirvesine çıksa da insan mutlu olamaz, ruhu açtır ve feryattadır çünkü
İşte namaz, ruhu doyurmak, teskin etmek, çığlıklarını susturmaktır
Bu bilinçle namaza durmalı insan
Abdest alırken kimin huzuruna çıkacağının şuuruyla gitmeli suya
Ve abdestin, maddeten-manen arındırıcı olduğu bilinciyle
Abdest alırken ağzına aldığın suyun son damlası süzülürken bedeninden; Ağzınla işlediğin tüm günahlar dökülür
Gözlerinle, hayalinle işlediklerin, yüzünü yıkadığında gözlerden-kirpik uçlarından, kulakla işlenen günahlar kulaklardan, el ve ayakla işlediğin günahlarsa, el ve ayak tırnaklarının uçlarından süüzlen son damlalarla akar gider
-Sahih hadis var bu konuda-
Ve sen, abdest sonunda her iki anlamda; maddeten ve manen TERTEMİZSİNDİR!
Bundan büyük lutuf olur mu?
Abdest işte bu bilinçle alınırsa, huzura varmaya ön hazırlık için mükemmel bir iç donanımdır bu
Biliyor musunuz ki, "ihlas" ve "huşu" da, duayla istenir O'ndan?
Sürekli dualarda "Ya Rabbi ihlasımı arttır, huşu ver" demeli
Nasıl ki dünyada yüksek bir makam sahbinin huzuruna çıkarken, olabildiğince düzgün giyinir ve edepli olursun
İşte namazla Alemlerin Rabbi önüne çıkacaksın! Başını eğ, ellerini önüne bağla ve gözlerini sabitle!
Namaza başlarken alınan tekbir; uekber!
Yani: ım "Sen en büyüksün!"
Benim için sadece Sen varsın!
Kalbimde ve aklımda Sen'den daha büyük, Sen'den daha önemli hiçbirşey yok!
Ve bu tekbir, her rüknün edasından sonra sürekli tekrarlanır
Neden biliyor musun?
Namazda bir an bile olsa, O'ndan uzaklaşan akıl ve yüreği tekrar O'na sabitlemek için bir ihtar, bir uyarıdır
uekber! Sadece sadece Sen! Huzurdayım
Sonra Fatiha
Fatiha dahil, mutlaka namazda okuduğumuz surelerin manalarına vakıf olmalı, bilinçle-duyarak okumalıyız
Namazda Fatihayı okurken biz, her ayet bitiminde kuluna cevap verir-söyleşir onunlaBu bilinçle okunmalı Fatiha
Hatta Hz Ömer radıyallahu anh, Fatiha'yı namazda uzun aralıklarla dura dura okurmuş ta, sormuşlar "Neden?" diyeO da ; "Rabbimin verdiği cevapları dinliyor, lezzetleniyorum" demiş
Sonra ruku;
Şu bilinçle eğilmeli insan;
Ya Rabbi! Sadece Senin önünde eğiliyorum, boyun büküyorum
Çünkü Sen en büyüksün! Bense en aciz, en zelil
Sana muhtacım, Seni tesbih ediyorum, iki büklümüm huzurunda tüm hiçliğimle
Her rukuda bunu mutlaka düşünmeli
Doğrulduğunda ise Rabbinin onu duyduğunun bilinci ve sevinciyle şükürlerle kalkmalı
Sonra secde
Kulun Rabbine en yakın olduğu andır secde
O Kudretin, o azametin karşısında hiçliğini hissetmek-benliğini SIFIRLAMAKtır!
"KUL ol ki SULTAN olasın!"
Duayı arttırmak gerek o yakınlıkta
O'nu tesbihten sonra kişi, O'nunla söyleşmeli daim
Sonra tahiyyat;
O'nu, Resul'u ve tüm müslümanları selamlama, dua ve şehadetle dirilmedir
Mutlaka manasına ererek bilinçle okunmalı!
Sonra selam;
Sağ tarafa selam verirken; Oradaki meleği düşün ve de ki lisan-ı halinle;
"Şahid ol, bak O'nunlayım, O'na mutiyim"
Sola selam verirken de; "Şahid ol ve sil öncemi, bak O'nunlayım"
Derler ki namaz dört çeşittir;
1si; Abdesti öylesine, hızlıca ve tam usulune riayet etmeden alıp, namazı hızlıca kılanlar; Bunlar ne abdestin ne namazın şartlarına uymazlarYani namazın dış şartlarını bile muhafaza edemeyenler
2si; Abdesti tam alırlar, namazı da şartlarına uygun tam kılarlarLakin cisim orada ruh yokturNamaz şekille namazdır
-Namazda gözlerini odada dolaştıranlar, daha önce farketmedikleri en ince ayrıntılarına kadarMesela; "A bak burda örümcek ağı varmış, temizleyeyim hemen" gibi
Ya da maç esnasında tv önünde namaza duranlarKi gol falan olursa kaçırmasınlar
Ya da haberler esnasında tv ile aynı odada, üstelik haberlerin sesini biraz yükseltip bir taşla iki kuş vurduklarını zannedenler de bu grupta-
3sü;
Abdest ve namaz tamdır, namaz içinde de sürekli ile beraberdirlerLakin arada şeytan musallat olur, akla-kalbe vesvese atar, ama çabuk sıyrılırlar ve yine O'na dönerler
Böyle namaz kılanlara iki sevap vardır; Biri namazın, diğeri de şeytanla olan mücahedenin sevabı
4 sü; namaza başlayınca "uekber" deyip hemen transa geçenler; Hani bacağının kesilmesi gereken sahabelerden birinin, "ben namazdayken kesin" demesi üzerine, aynen öyle yapmaları ve hiç ağrı duymaması örneğinde olduğu gibi
Hepsinin ecri O'nun katında
Kişi abdest alırken düşünse ki; her azasını yıkadığında o azasıyla işlediği günahlar dökülüyor, abdest sonunda tertemizVe namaz onu, günahlarından temizliyor
Ve kimin huzuruna çıkacak
İnsan madde ve ruhtan müteşekkil
Yani yer ve gök insanda imtizac etmiş
Maddesi malum, Hz Adem'in yaradılışı
Ruhu ise O'ndan verilmiş
Maddesi hep dünya ile alakalı, ruhu ise semayla
İşte bundan dolayı insan maddesini, yerden çıkanlarla, dünyadaki herşeyle besler, doyurur
Ruhu ise gök yemişlerine muhtaçtır
Ruh, cisimde hapistir adeta
Gök Sofralarında ruhu doyurmazsa insan, ruh sürekli feryat eder vücud zindanlarından haykırır!
Ruh, madde ile asla tatmin edilemeyeceği için, maddenin-makamın vs vs en zirvesine çıksa da insan mutlu olamaz, ruhu açtır ve feryattadır çünkü
İşte namaz, ruhu doyurmak, teskin etmek, çığlıklarını susturmaktır
Bu bilinçle namaza durmalı insan
Abdest alırken kimin huzuruna çıkacağının şuuruyla gitmeli suya
Ve abdestin, maddeten-manen arındırıcı olduğu bilinciyle
Abdest alırken ağzına aldığın suyun son damlası süzülürken bedeninden; Ağzınla işlediğin tüm günahlar dökülür
Gözlerinle, hayalinle işlediklerin, yüzünü yıkadığında gözlerden-kirpik uçlarından, kulakla işlenen günahlar kulaklardan, el ve ayakla işlediğin günahlarsa, el ve ayak tırnaklarının uçlarından süüzlen son damlalarla akar gider
-Sahih hadis var bu konuda-
Ve sen, abdest sonunda her iki anlamda; maddeten ve manen TERTEMİZSİNDİR!
Bundan büyük lutuf olur mu?
Abdest işte bu bilinçle alınırsa, huzura varmaya ön hazırlık için mükemmel bir iç donanımdır bu
Biliyor musunuz ki, "ihlas" ve "huşu" da, duayla istenir O'ndan?
Sürekli dualarda "Ya Rabbi ihlasımı arttır, huşu ver" demeli
Nasıl ki dünyada yüksek bir makam sahbinin huzuruna çıkarken, olabildiğince düzgün giyinir ve edepli olursun
İşte namazla Alemlerin Rabbi önüne çıkacaksın! Başını eğ, ellerini önüne bağla ve gözlerini sabitle!
Namaza başlarken alınan tekbir; uekber!
Yani: ım "Sen en büyüksün!"
Benim için sadece Sen varsın!
Kalbimde ve aklımda Sen'den daha büyük, Sen'den daha önemli hiçbirşey yok!
Ve bu tekbir, her rüknün edasından sonra sürekli tekrarlanır
Neden biliyor musun?
Namazda bir an bile olsa, O'ndan uzaklaşan akıl ve yüreği tekrar O'na sabitlemek için bir ihtar, bir uyarıdır
uekber! Sadece sadece Sen! Huzurdayım
Sonra Fatiha
Fatiha dahil, mutlaka namazda okuduğumuz surelerin manalarına vakıf olmalı, bilinçle-duyarak okumalıyız
Namazda Fatihayı okurken biz, her ayet bitiminde kuluna cevap verir-söyleşir onunlaBu bilinçle okunmalı Fatiha
Hatta Hz Ömer radıyallahu anh, Fatiha'yı namazda uzun aralıklarla dura dura okurmuş ta, sormuşlar "Neden?" diyeO da ; "Rabbimin verdiği cevapları dinliyor, lezzetleniyorum" demiş
Sonra ruku;
Şu bilinçle eğilmeli insan;
Ya Rabbi! Sadece Senin önünde eğiliyorum, boyun büküyorum
Çünkü Sen en büyüksün! Bense en aciz, en zelil
Sana muhtacım, Seni tesbih ediyorum, iki büklümüm huzurunda tüm hiçliğimle
Her rukuda bunu mutlaka düşünmeli
Doğrulduğunda ise Rabbinin onu duyduğunun bilinci ve sevinciyle şükürlerle kalkmalı
Sonra secde
Kulun Rabbine en yakın olduğu andır secde
O Kudretin, o azametin karşısında hiçliğini hissetmek-benliğini SIFIRLAMAKtır!
"KUL ol ki SULTAN olasın!"
Duayı arttırmak gerek o yakınlıkta
O'nu tesbihten sonra kişi, O'nunla söyleşmeli daim
Sonra tahiyyat;
O'nu, Resul'u ve tüm müslümanları selamlama, dua ve şehadetle dirilmedir
Mutlaka manasına ererek bilinçle okunmalı!
Sonra selam;
Sağ tarafa selam verirken; Oradaki meleği düşün ve de ki lisan-ı halinle;
"Şahid ol, bak O'nunlayım, O'na mutiyim"
Sola selam verirken de; "Şahid ol ve sil öncemi, bak O'nunlayım"