Kuranda namaz kaç vakit geçmektedir [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kuranda namaz kaç vakit geçmektedir


Cengiz Han
07-04-2008, 02:34
Kuranda namaz kaç vakit geçmektedir


Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

"Gündüzün iki ucunda ve gecenin bir kısmında namaz kıl Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir" (Hud suresi : 114)

Gündüzün iki ucu akşam ve sabah namazı, bir kısmında da yatsı namazı vardır Üç vakit bu ayette

"Güneşin batıya yönelmesinden gece karanlığına kadar namazı kıl Tanyeri ağarırken de sabah namazını kıl Zira bu namaz görülmeye değerdir" (İsra Suresi :78)

Güneşin batıya yönelmesinden gece olana kadar kılınan namaz ikindi namazıdır Sabah namazı tekrar edilmiştir

"Ey Muhammed! Onların dediklerine sabret Güneşin doğmasından önce ve batmasından sonra Rabbini tesbih et (namaz kıl) geceleyin ve gündüzün yanlarında da tesbih et (namaz kıl)" (Taha suresi : 130)

Güneşin doğmasından önce sabah namazı, batmasından önce ikindi namazı, geceleyin yatsı namazı, gündüzün yanlarında akşam ve öğle namazı kılınacak Bu ayetle beş vakit namaz sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları sabit oluyor

Beş vakit namaz; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları Kur'an-ı Kerim içinde değişik yerlere serpiştirilerek zikredilmektedir Bazan ikisi, bazan üçü, bazan dördü değişik bir ifade üslupla anlatılmaktadırlar Cenab-ı Peygamberimiz, Kur'an-ı Kerim'i hem sözü ve hem de işi ile tefsir etme hakkına sahip olduğu için bu hak kendisine Allah tarafından verilmiştir sözü ve işi namazın beş olduğunu açıklamıştır

Cengiz Han
07-04-2008, 02:35
Kur'anda beş vakit namaz ve namazın beş vakitte kılınmasının hikmeti nedir?



Belirli şartları taşıyan Müslümanlara günde beş vakit namazın farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir Beş vakit namazın eda edileceği vakitlere ve ne şekilde eda edileceğineKur'an-ı Kerim'in bir kısım ayetlerinde mücmel olarak işaret olunmuş, bu işaretler Rasalül1ah (sa)'in kavli ve fiili sünnetiyle açıklık kazanmıştır Bilindiği üzere Kur ' an-ı Kerim ' deki mücmel emir ve hükümleri açıklama yetkisi, Onu insanlara tebliğle görevli olan Peygamber (sa) Efendimize aittir O namazı bizzat kılarak ve Müslümanlara imam olup kıldırarak nasıl kılınacağını öğrettiği gibi bunların vakitlerini de göstermiştir Gerek kılınış şekli, gerek vakitleri ile ilgili bu uygulama ameli tevatür o1arak, günümüze kadar devam etmiştir

Kur'an-ı Kerim' de beş vakit namaza mücmel olarak işaret eden ayetlerden Taha Süresinin 130 uncu ayetinde:

"Güneşin doğmasından önce de, batmasın dan önce de Rabbını övgü ile tesbih et Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, rızaya ulaşasın" buyurulmuş; güneşin doğmasından ve batmasından önce, gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Cenab-ı hakk'ı tesbih yani namaz kılmak emredilmiştir

Bakara Süresinin 238 inci "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki Ayet-i kerimede "namazlar" anlamındaki "salâvat" kelimesi çoğuldur Arapça da çoğul üçten başlar "İki'' ye tesniye denir ve ''iki namaz'' sözü "salateyn'' şeklinde söylenir Demek oluyor ki, ayetteki ''salavat'' sözünden en az üç namaz anlaşılır Ayrıca bir de "orta namaz" var Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır Bu sebeple "orta namaz", "namazlar'' ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ''orta namaz'' denilmesi de mümkün değildir O halde, ayetteki "salavat" kelimesi, en az dört namazı ifade eder Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır

Hüd süresinin 114'üncü ayetinde ise, "Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl" buyurulmaktadır

Ayet-i celilede ''gündüze yakın saatler" anlamındaki "zülef" kelimesi, "zülfe" nin çoğuludur Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır

Bunlardan başka Nisa, 4/103; İsra, 17/78; Rum, 30/17-18; Nur, 24/36; Kaf, 50/39-40; Dehr (İns8n) , 76/25-26 ayet-i kerimelerinde de beş vakit namaza veya vakitlerine mücmel o1arak işaret eden ifadeler bulunmaktadır Bu mücmel ifade ve işaretler, Rasulüllah aleyhissalatü vesselamın söz ve uygulamaları ile açıklanmış, onun açıkladığı ve uyguladığı şekilde bütün Müslümanlar tarafından ameli uygulama olarak günümüze kadar devam ettirilmiştir Asr-ı Saadetten beri her asırda Müslümanlar beş vakit namaz kılmış hiç kimse bunun aksini söylememiştir Bu itibarla "Kur'an' da beş vakit namazın bulunmadığı iddiasının ilmi hiç bir değeri yoktur

Cengiz Han
07-04-2008, 02:36
Namazı Hergün 5 Vakit Kılmaktaki Hikmetler Nelerdir?


İnsan sabahleyin âdeta yeni bir hayat bulmuş, geçimini te`mîn edecek faaliyetlere başlamak için gerekli vücud zindeliğine kavuşmuş haldedir Bu canlılık ve zindeliği veren ve onu rızkını te`mîn çabalarında muvaffak edecek olan ise, ancak Allah Teâlâ`dır Binaenaleyh, verdiği sıhhat nimetine şükür ve dünyevî çabalarda yardımını celb için, insan sabah namazını kılmakla mükellef tutulmuştur İnsan sabahtan akşama kadar Allah`ın verdiği hayat, sıhhat, akıl nimetlerinden faydalanmaktadır Bu nimetler sayesinde dünyevî işlerinde başarı ve muvaffakıyet sağlamaktadır İşte nâil olduğu bu muvaffakıyete şükretmek ve bu faaliyetlerin ruhu gaflet ve kasâvet içinde bırakmasına mâni olmak için de, öğle ve ikindi namazları farz kılınmıştır Akşamın yaklaşması ile nihayet bulmaya yüz tutan bir günlük faaliyet ve çabanın, ruhanî bir ibadetle sona erdirilmesi, o gün elde edilen kazanç ve kârlara bir şükran ifadesi olacağından, akşam namazı farz kılınmıştır İnsan daha sonra uyku âlemine girecektir Bir bakıma ölüm nümûnesi olan ve bir bakıma da huzur ve istirahat devresi sayılan bu âleme varmadan önce o günkü hayata kudsî bir ibâdetle son vermek, o âleme ilâhî bir zevk ve ruhanî bir intibahla intikal etmek, Allah`ın af ve mağfiretine ilticada bulunmak, bir hüsn-i hâtime nişânesi olacağından, bunun için de yatsı namazı kılınmaktadır Diğer tarafdan: Gerek insanın ve gerek etrafındaki varlıkların hayatında doğma, büyüme, duraklama, ihtiyarlama, sonra da ölüp gitme gibi 5 ayrı safha tecellî etmektedir İşte bu safhalara mukabil olmak ve insanın maddî varlığı ile mânevî varlığı ve çalışması arasında güzel bir muvazene kurabilmek için Hâlikımız günde 5 vakit namazı bizlere emretmiştir Böyle mukaddes, maddî ve içine alan faydaları muhtevî bir ibâdetle mükellef olduğumuzdan O`na ne kadar şükretsek azdır Namazın 5 vakte tahsisindeki hikmetler, sadece bu söylediklerimizden ibaret değildir Bediüzzaman Hazretlerinin şu izahları da konuya açıklık getirici mahiyettedir: "Nasıl ki haftalık bir saatin sâniye ve dakika ve saat ve günlerini sayan milleri, birbirine bakarlar, birbirinin misâlidirler ve birbirinin hükmünü alırlar Öyle de; Cenâb-ı Hakk`ın bir saat-ı kübrâsı olan şu âlem-i dünyanın sâniyesi hükmünde olan gece ve gündüz deverânı Ve dakikaları sayan seneler Ve saatleri sayan tabakat-i ömr-i insan Ve günleri sayan edvâr-ı ömr-i âlem, birbirine bakarlar, birbirinin misâlidirler Ve birbirinin hükmündedirler Ve birbirini hatırlatırlar Meselâ: Fecir zamanı, tulûa kadar, evvel-i bahar zamanına, hem insanın rahm-ı mâdere düştüğü âvânına, hem Semâvat ve Arz`ın 6 gün hilkatinden birinci güne benzer ve hatırlatır Ve onlardaki şuûnât-ı İlâhiyeyi ihtâr eder Zuhr (Öğle) zamanı ise, yaz mevsiminin ortasına, hem gençlik kemâline hem ömr-i dünyadaki hilkat-i insan devrine benzer ve işaret eder Ve onlardaki tecelliyat-ı rahmeti ve füyûzât-ı nimeti hatırlatır Asr (İkindi) zamanı ise, güz mevsimine, hem ihtiyarlık vaktine, hem Âhirzaman Peygamberinin (Aleyhissalâtü vesselâm) Asr-ı saâdetine benzer Ve onlardaki şuûnat-ı İlâhiyeyi ve in`âmât-ı Rahmâniyeyi ihtâr ederMağrib (Akşam) zamanı ise, güz mevsiminin âhirinde pek çok mahlûkatın gurubunu, hem insanın vefatını, hem dünyanın kıyâmet iptidasındaki harâbiyetini ihtâr ile tecelliyât-ı Celâliyeyi ifham ve beşeri gaflet uykusundan uyandırır İkaz eder İşâ (Yatsı) vakti ise, âlem-i zulümât, nehâr âleminin bütün âsarını siyah kefeni ile setretmesini, hem, kışın beyaz kefeni ile ölmüş yerin yüzünü örtmesini, hem vefat etmiş insanın bakiye-i âsârı dahi vefat edip nisyan perdesi altına girmesini, hem bu dâr-ı imtihan olan dünyanın bütün bütün kapanmasını ihtar ile Kahhâr-ı Zülcelâlin celâlli tasarrufatını ilân eder Gece vakti ise, hem kışı, hem kabri, hem Âlem-i Berzah`ı ifhâm ile ruh-u beşer, Rahmet-i Rahmâna ne derece muhtaç olduğunu insana hatırlatır Ve gecede teheccüd ise kabir gecesinde ve Berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir İkaz eder Ve bütün bu inkılâbat içinde Cenâb-ı Mün`ım-i Hakikî`nin nihayetsiz nimetlerini ihtar ile ne derece hamd ve senâya müstehak olduğunu ilân eder İkinci sabah ise, Sabah-ı Haşr`i ihtâr eder Evet, şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar mâkul ve lâzım ve kat`î ise, Haşrin sabahı da, Berzah`ın baharı da, o kat`iyettedir Demek, bu beş vaktin herbiri bir mühim inkılâb başında olduğu ve büyük inkılâbları ihtâr ettiği gibi; Kudret-i Samedaniyenin tasarrufat-ı azîme-i yevmiyesinin işaretiyle, hem senevî hem asrî, hem dehrî kudretin mu`cizâtını ve rahmetin hedâyâsını hatırlatır Demek, asıl vazife-i fıtrat ve esas ubûdiyet ve kat`î borç olan farz namaz, şu vakitlerde lâyıktır ve ensebdir (Bediüzzaman, Sözler`den)