Gece ibadete kalkmak için neler yapmalı? [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gece ibadete kalkmak için neler yapmalı?


Cengiz Han
07-05-2008, 19:27
Sen kendini onlardan uzak görme! Seninle onlar arasında ne fark var ki, sabahlara kadar uyku uyuyorsun, nefsinin her istediğini veriyorsun da ruhunun gıdası olan ibadetten uzak kalıyorsun? Anlaşılan odur ki sen kendinden utanıyor ve bu ibadetleri yapmaya azmediyorsun, fakat gece uykudan kalkamıyorsun Sebebine gelince, gece kalkabilmenin şartlarından ve gece yapılan ibadetlerin manevi hazzından haberinin olmamasıdır

Zahiri ve batıni kolaylaştırıcı sebepler olmadıkça, gece uykusundan kalkmak hakikaten çok zordur Bunun zahiri sebepleri dörttür:

Birincisi: Fazla yemek yememektir Çünkü çok yemek, çok uykuya sebep olur ve bu suretle kalkmak da zorlaşır

Alimlerden bazıları, müridlerin akşam sofrasına giderek: "Sakın çok yiyip, çok içip, çok uyumayın; çünkü çok yer, çok içer, çok uyursanız; sonra ölüm anında çok pişman olursunuz" derdi İşte, gece kalkabilmek için birinci şart; az yiyip, mideyi hafif tutmaktır

İkincisi: Vücudu gündüzleri haddinden fazla yormamaktır Çünkü bu sebeple sinirler zayıflar ve çok uykuya ihtiyaç hasıl olur

Üçüncüsü: Öğleden sonra biraz uyumaktır Buna "kaylule" denir Bu uyku, gece kalkmak (kıyam) için yardımcı bir sünnettir

Dördüncüsü: Gündüzleri isyana (günah, gaflet) dalmamaktır Çünkü bu hal, kalbi karartır ve rahmeti celbedecek sebeplere engel olur

Adamın biri Hasan-ı Basri'ye (ks): "Ben gece kalkmak için her çareye başvurur, hatta abdest suyumu da hazırlarım Böyle iken yine de uyanamam, bunun hikmeti nedir?" diye sormuş Hasan-ı Basri de şöyle cevap vermiştir: "Günahların seni bağlıyor"

Gece ibadete kalkmanın batınî sebepleri dörttür:

Birincisi: Müslümanlara kin beslemekten, bid'atlerden ve fuzuli dünya meşgalelerinden kalbin salim olmasıdır Kalbi dünya meşgalesi ile dolmuş kimse, geceleyin kalkamaz Hatta kalksa bile meşgalesiyle uğraşır, huzur içinde ibadet edemez, ibadeti hep vesvese ile geçer

İkincisi: Düşünce ile korkunun galip olması İnsanoğlu, ahiretin güçlüklerini ve cehennemin derelerini düşündüğü zaman, uykusu kaçar ve korkusu çoğalır, bu sayede de gece ibadetine devam eder Allah dostlarının dediği gibi: "Cehennemi düşünmek, abidlerin uykusunu kaçırmıştır"

Üçüncüsü: Gece ibadetinin faziletini, bu husustaki ayet, hadis ve diğer sözlerden öğrenmektir Bu sayede insan ümitlenir, heveslenir, cennetteki yüksek derecelere rağbeti artarak gece ibadetine yönelir

Dördüncüsü: Allah-u Zülcelal’in sevgisi ve iman kuvveti Gece ibadetini kolaylaştıran amellerin en kuvvetlisi, Allah-u Zülcelal’in sevgisi ve iman kuvvetidir Çünkü gece namaz kılan insan, okuduğu her kelime ile Allah-u Zülcelal'e münacaatta bulunduğunu, hatta kalbinden geçenlere de Allah-u Zülcelal'in vâkıf olduğunu, kalbinden geçen hataraların (en ince düşüncelerin) Allah-u Zülcelal'in ilhamı olduğunu bilir Allah-u Zülcelal'i seven kimse, elbette O'nunla tenhada yalnız kalmayı ister ve sevgilisi ile münacaattan da zevk alır Bu zevk onu kıyamını uzatmaya sevk eder

Gece ibadetinin zevki

Ebu Süleyman Darani (ks) şöyle demiştir: "İbadet erbabının gece karanlığında yaptıkları ibadetten aldıkları zevkleri, eğlence erbabının eğlence yerlerinde aldıkları zevkten daha fazladır Hatta eğer geceler olmasaydı, yaşamayı dahi arzu etmezdim"

Yine Ebu Süleyman Darani şöyle demiştir: "Abidlerin gece ibadetinde aldıkları zevki, ibadetlerin sevabı ile karşılaştıracak olsan, o zevk, ibadetlerinin mükafatından çok daha fazla gelirdi"

Alimlerden biri de şöyle demiştir: "Dünyada cennet nimetlerine benzeyen tek bir şey varsa, o da alimlerin gece ibadetinden aldıkları zevktir"

Ebu Derda (ra) der ki: "Allah-u Zülcelal'in bir takım kulları var ki, bunlara 'ebdal' denir Bunlar Peygamberlerin halifeleri ve yeryüzünün direkleridir Nübüvvet sona erince, Hz Peygamber (sav) kavminden bir kısmını onların yerine koydu Onların böyle olması, fazla namaz, fazla oruç ve tabii ibadetlerinden dolayı değil, ancak ciddi verâ ve samimi niyet sahibi olup herkese iyilik düşünmelerinden ve Allah için nasihat etmelerindendir Onlar korkaklığa varmayan sabır, zillete düşmeyen tevazu sahibidirler Onları Allah-u Zülcelal seçti Onlar İbrahim (aleyhisselam)'ın kalbi gibi bir kalbe sahiptirler"

Ebu Derda'dan bu sözleri rivayet eden zat diyor ki: “Ebu Derda'ya dedim ki, bunlardan daha üstün vasıflı birilerini duymuş değilim, bu dereceye nasıl ulaşılabilir?”

Ebu Derda (ra) şöyle devam etti: "Dünyayı terk ile bu seviyeye ulaşabilirsin Zira sen dünyayı terk ettiğin zaman, ahirete yönelirsin Ahireti sevdiğin nisbette dünyadan yüz çevirirsin Dünyadan yüz çevirdiğin nisbette de sana faydalı olanı görür, bulursun Allah-u Zülcelal, kulunun iyi talebine karşılık, ona doğru yolu gösterir, onu korur Şunu da bil ki, bu anlattığım, Kur'an-ı Kerim'dedir Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki Allah, sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir" (Nahl;128)

Görüldüğü gibi mükafatlar nasıl ibadet, zikir ve taatle olursa, yine hayır, hasenat ve yardımla, Allah kişiye ecir ve sevabını kat kat verecektir

Ariflerden bir zat şöyle demiştir: "Allah-u Zülcelal seher vakti, uyanık kimselerin kalbine bakar ve onların kalbini nur ile doldurur Onların kalpleri hikmetle dolar Sonra onların kalplerinden hoşlanmadıkları şeyler, gafillerin kalbine aktarılır"

Allah-u Zülcelal'in rahmet ve bereketini talep etmeye ve rızasını kazanmaya çalışmalıdır Yoksa şu zamanda, insanın maneviyatı, yok olup gidiyor ve ebedi saadetin dünyanın kazanılması çok zorlaşıyor Bütün gayretimizi verirsek, ancak az bir miktarını kazanabileceğiz

Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin (Amin)