VADİLİ
08-05-2007, 16:22
02 Haziran 2007 14:46 Siyasi ve ekonomik arenada dünyanın önde gelen kişilerini bir araya getiren ve çok tartışılan Bilderberg toplantılarının 55'incisi 31 Mayıs-2 Haziran 2007 tarihlerinde İstanbul Ritz Carlton Oteli'nde yapılıyor. Toplantıda yeni dünya düzeni, Türkiye, Orta Doğu, Avrupa, ABD, demokrasi ve popülizm, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, bilgi teknolojileri ve iklim değişikliği gibi konuların tartışılacağı söyleniyor.. Toplantıya çeşitli ülkelerden hükümet, finans, eğitim ve medya alanında üst düzey 135 kişi katılıyor, 32 yıl sonra tekrar Türkiye'de yapılan Bilderberg'in 55'inci İstanbul toplantısına, alışılmadık şekilde tam 13 Türk katılımcının yer alacağı belirtiliyor.
Önceki toplantılarda olduğu gibi İstanbul'da da toplantının yapıldığı Ritz Carlton Oteli çevresinde polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığı, bariyerlerle etrafını çevirip yaya geçişlerini yasakladığı medyaya da yansıdı. Bu gelişmeler toplantının öneminin ve gizliliğinin birer ifadesi.
Bizim için önemli olan ise, dünya düzeninin yeniden şekillendiği, ABD'nin Afganistan ve Irak'ta hala işgalci konumunda olduğu ve Büyük Ortadoğu projesini "eş-başkan Recep tayip Erdoğan" ile birlikte uygulamaya çalıştığı bir ortamda toplantının Türkiye'de yapılıyor olmasıdır. Hele Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı ve 22 Temmuz genel seçimlerine 50 gün kala, Türkiye ve Ortadoğu gündemli böyle bir toplantının Türkiye'de yapılması önemini daha da artırmaktadır.
Toplantının önemini artıran bir başka husus ise, uluslar arası haber ajanslarının aynı tarihlerde Bahama adalarında Bush yönetimi'nin stratejistlerinin de Irak ve İran konusunu tartıştıkları bir toplantının yapıldığını bildirmeleri.
Bazı yorumcular bunun bir CIA toplantısı olduğunu söylerken, diğer bazıları da Batı Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarının önde gelen sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği bir tür beyin fırtınası toplantısı olduğunu söylüyorlar. Ama ne olursa olsun, bu iki toplantının tarih ve gündemlerinin çakışması önemli bir husustur.
Biz şimdi yine Bilderberg toplantısına dönelim, diğer toplantının ayrıntıları belli olunca ne olduğunu anlarız. Öncelikle Bilderberg nedir, ne iş yapar, kimler kurmuştur sorularına cevap arayalım, sonra da Türkiye ile ilgisini ve önemini ele alalım.
Bilderberg Nedir? Ne iş Yapar?
Seçilmiş bir kaç gazeteci dışında basına kapalı olarak gerçekleşen Bilderberg toplantılarına dair ayrıntılar genellikle bilinmez. 1954'ten beri her yıl toplanmasına karşın, içeriği konusunda bir türlü kesin bilgilere ulaşılamayan Bilderberg toplantıları hakkında farklı yorumlar yapılmaktadır. Kimilerince, nüfuzlu kişilerin "olağan" fikir alışverişi olarak değerlendirilen Bilderberg, komplo teorisyenlerince tüm dünyanın kaderinin belirlendiği bir zirve olarak tarif edilmektedir.
Katılımcıların profiline baktığımız zaman toplantıların basit bir "fikir alışverişi"nden ibaret olmadığı görülüyor. Çok sayıda eski ve yeni devlet başkanı, başbakan ve bakanın yanı sıra, uluslararası petrol tekellerinin temsilcilerinin, NATO, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası gibi kurumların üst düzey yöneticilerinin ve etkili basın kurumlarının patronlarının Bilderberg toplantılarına katılması, küresel iktidar odaklarının tepesindeki kişilerin dünyanın geleceğini şekillendiren bir toplantı olduğunu ortaya koyuyor.
Biçok ülkede bazı siyasetçilerinin iktidara gelmeden önce bu toplantılarda boy gösterdikleri biliniyor. Geçmişten bugüne dünya politikasına yön veren isimlerden Paul Wolfowitz, Henry Kissinger, Bilderberg'in seçilmiş üyelerinin başında geliyor. Ayrıca Eisenhoower'den bu yana bütün ABD başkanları ve İngiltere hükümetinin önde gelen bakanları Bilderberg Kulübü'nden çıkıyor. İktidar olmadan hemen önce Bilderberg toplantılarına katılan isimlerden en ünlüleri Tony Blair ve Bill Clinton. Ayrıca 1971'den itibaren NATO'nun bütün genel sekreterlerinin de Bilderberg katılımcılar arasından çıktığı belirtiliyor.
Bilderberg toplantılarının devamlı katılımcıları olduğu gibi, her yıl değişen konukları da oluyor. Bu yılki toplantıda İran'a olası operasyon, Irak işgalinden çıkış startejisi ve enerji politikaları gibi konuların öne çıkacağı tahmin ediliyor.
Bilderberg toplantıları, ilk olarak 1954 yılında Hollanda'da yapılmış olup, adını da ilk toplantının yapıldığı Bilderberg otelinden almıştır. Polonyalı sosyolog Dr. Joseph Hieronim Retinger, Bilderberg'in babası olarak bilinmektedir. Kuruluşunda CIA'in çok önemli katkısı olduğu söylenen. Bilderberg ile ilgili Vikipedia Türkçe'de şu bilgiler yer almaktadır:
"Hedefi; Yeni Dünya Düzeni ve ABD -İngiltere hâkimiyetini ve emperyalizmi tüm dünyaya yaymaktır. Her yıl yapılan çok gizli ortamdaki toplantıları; hem CIA, hem de o ülkenin istihbarat örgütü kontrol eder."
Türkiye'deki Bilderberg Toplantıları ve Türk katılımcılar
Türkiyedeki toplantılar şu ana dek 18-20 Eylül 1959'da Yeşilköy, 25-27 Nisan 1975'te Çeşme'de Hotel Altın Yunus'ta yapılmıştır.
Bu seneki Bilderberg toplantısına Türkiye'den katılacağı ifade edilen katılımcılar şunlar: Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, eski Dışişleri Bakanı ve NATO'nun Afganistan eski Temsilcisi Hikmet Çetin, BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, eski TÜSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal, Coca-Cola Company İcra Başkanı Muhtar Kent, Ümit Boyner, Cem Duna, Emre Gönensay, Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand. Ayrıca, geçtiğimiz yıl toplantıya katılan ve daha önce BVilderberg düşmanı olan Yeni Şafak Yazarı Fehmi Koru ve AKP Milletvekili Egemen Bağış'ın da isimleri medyada toplantıya katılanlar arasında yer alıyor,
Toplantıya önceki yıllarda katılan bazı isimler ise şunlar: Prof. Dr. Şerif Mardin, Cem Boyner, Emre Gönensay, Gazi Erçel, Vahit Halefoğlu, Dinç Bilgin, Sinan Tara, Prof. Dr. Üstün Ergüder, Meral Gezgin Eriş, Rahmi Koç, Suna Kıraç, Uğur Bayar, Gürbüz Aktan, Sedat Ergin, Erkut Yüceoğlu, Nuri Çolakoğlu, Muharrem Kayhan, Özdem Sanberk, Kemal Derviş, Bülend Özaydınlı, Mehmet Ali Bayar, Hasan Cemal, Mustafa Koç, Soli Özel, Kemal Köprülü, Ümit Boyner.
Bilderberg Masum Bir Beyin Fırtınası Toplantısı mı? Yoksa....?
Türkiye'den katılımcılar deyince, aklıma en çok katılanlardan biri olan ve 2000-2001 krizlerinden sonra Merkez bankası Başkanlığından istifa eden Gazi Erçel'in bu konuda gazetelerde yer alan sözlerini nakletmek istiyorum. Gazi Erçel'in toplantıyla ilgili olarak şunları söylemiş:
"Konular hakkında bilgi derinliğine sahip olmayanlar ve bu tür beyin fırtınalarına katkı yapabilme yeteneği kısıtlı kişiler Bilderberg'e çeşitli sıfatlar yakıştırdılar, komplo teorileri ürettiler. Bir beyin fırtınası olan Bilderberg Toplantıları 1954 yılından bu yana sürüyor. Bu toplantılara 4 kez katıldım. Son derecede zevkli, öğretici ve kalitesi yüksek toplantılardı.Türkiye'de bu toplantılar her nedense garip karşılandı. II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa ve Amerika arasındaki ilişkileri ya da ilgilendikleri ortak konuları birlikte konuşmak amacıyla kurulmuştur. Genelde, dış politika ve uluslararası ekonomi konuları gündemin ağırlık noktalarıdır. Bir yıl Amerika, bir yıl ise Avrupa kıtasında toplanılır."
Bu açıklamaları okuyunca, Bilderberg toplantılarının masum olduğu ve sanki bir uluslararası işbirliği amaçlayan beyin fırtınası toplantısı olduğunu zannedersiniz.
Ben size Gazi Erçel ve Bilderbergciler ile ilgili iki olaydan bahsedeyim, kararı siz verin: Birincisi, Cıngıllıoğlu'na ait Demirbank'a el konulması ve satışı sürecinde Merkez Bankasının ve Gazi Erçel'in önemli bir rol oynaması ve sonrasında Demirbank'ın HSBC'ye, yani Bilderbergcilerin en önemli isinlerinden olan Rotschild ailesine satılmasıdır. İkincisi ise, kriz sırasında ucuz kurdan ve dalgalı kura geçileceğini bile bile Gazi Erçel'in döviz satması ve bu dövizlerden en büyük payı, yine Bilderberg'in en önemli isimlerinden olan Rockefeller ailesinin sahibi olduğu Citibank'ın almasıdır.
Siz bu olayları masum olarak görüyorsanız, Bilderberg de masum bir toplantıdır!
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]@hotmail.com&option=com_content&task=view&id=36804&Itemid=32
Önceki toplantılarda olduğu gibi İstanbul'da da toplantının yapıldığı Ritz Carlton Oteli çevresinde polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığı, bariyerlerle etrafını çevirip yaya geçişlerini yasakladığı medyaya da yansıdı. Bu gelişmeler toplantının öneminin ve gizliliğinin birer ifadesi.
Bizim için önemli olan ise, dünya düzeninin yeniden şekillendiği, ABD'nin Afganistan ve Irak'ta hala işgalci konumunda olduğu ve Büyük Ortadoğu projesini "eş-başkan Recep tayip Erdoğan" ile birlikte uygulamaya çalıştığı bir ortamda toplantının Türkiye'de yapılıyor olmasıdır. Hele Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı ve 22 Temmuz genel seçimlerine 50 gün kala, Türkiye ve Ortadoğu gündemli böyle bir toplantının Türkiye'de yapılması önemini daha da artırmaktadır.
Toplantının önemini artıran bir başka husus ise, uluslar arası haber ajanslarının aynı tarihlerde Bahama adalarında Bush yönetimi'nin stratejistlerinin de Irak ve İran konusunu tartıştıkları bir toplantının yapıldığını bildirmeleri.
Bazı yorumcular bunun bir CIA toplantısı olduğunu söylerken, diğer bazıları da Batı Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarının önde gelen sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği bir tür beyin fırtınası toplantısı olduğunu söylüyorlar. Ama ne olursa olsun, bu iki toplantının tarih ve gündemlerinin çakışması önemli bir husustur.
Biz şimdi yine Bilderberg toplantısına dönelim, diğer toplantının ayrıntıları belli olunca ne olduğunu anlarız. Öncelikle Bilderberg nedir, ne iş yapar, kimler kurmuştur sorularına cevap arayalım, sonra da Türkiye ile ilgisini ve önemini ele alalım.
Bilderberg Nedir? Ne iş Yapar?
Seçilmiş bir kaç gazeteci dışında basına kapalı olarak gerçekleşen Bilderberg toplantılarına dair ayrıntılar genellikle bilinmez. 1954'ten beri her yıl toplanmasına karşın, içeriği konusunda bir türlü kesin bilgilere ulaşılamayan Bilderberg toplantıları hakkında farklı yorumlar yapılmaktadır. Kimilerince, nüfuzlu kişilerin "olağan" fikir alışverişi olarak değerlendirilen Bilderberg, komplo teorisyenlerince tüm dünyanın kaderinin belirlendiği bir zirve olarak tarif edilmektedir.
Katılımcıların profiline baktığımız zaman toplantıların basit bir "fikir alışverişi"nden ibaret olmadığı görülüyor. Çok sayıda eski ve yeni devlet başkanı, başbakan ve bakanın yanı sıra, uluslararası petrol tekellerinin temsilcilerinin, NATO, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası gibi kurumların üst düzey yöneticilerinin ve etkili basın kurumlarının patronlarının Bilderberg toplantılarına katılması, küresel iktidar odaklarının tepesindeki kişilerin dünyanın geleceğini şekillendiren bir toplantı olduğunu ortaya koyuyor.
Biçok ülkede bazı siyasetçilerinin iktidara gelmeden önce bu toplantılarda boy gösterdikleri biliniyor. Geçmişten bugüne dünya politikasına yön veren isimlerden Paul Wolfowitz, Henry Kissinger, Bilderberg'in seçilmiş üyelerinin başında geliyor. Ayrıca Eisenhoower'den bu yana bütün ABD başkanları ve İngiltere hükümetinin önde gelen bakanları Bilderberg Kulübü'nden çıkıyor. İktidar olmadan hemen önce Bilderberg toplantılarına katılan isimlerden en ünlüleri Tony Blair ve Bill Clinton. Ayrıca 1971'den itibaren NATO'nun bütün genel sekreterlerinin de Bilderberg katılımcılar arasından çıktığı belirtiliyor.
Bilderberg toplantılarının devamlı katılımcıları olduğu gibi, her yıl değişen konukları da oluyor. Bu yılki toplantıda İran'a olası operasyon, Irak işgalinden çıkış startejisi ve enerji politikaları gibi konuların öne çıkacağı tahmin ediliyor.
Bilderberg toplantıları, ilk olarak 1954 yılında Hollanda'da yapılmış olup, adını da ilk toplantının yapıldığı Bilderberg otelinden almıştır. Polonyalı sosyolog Dr. Joseph Hieronim Retinger, Bilderberg'in babası olarak bilinmektedir. Kuruluşunda CIA'in çok önemli katkısı olduğu söylenen. Bilderberg ile ilgili Vikipedia Türkçe'de şu bilgiler yer almaktadır:
"Hedefi; Yeni Dünya Düzeni ve ABD -İngiltere hâkimiyetini ve emperyalizmi tüm dünyaya yaymaktır. Her yıl yapılan çok gizli ortamdaki toplantıları; hem CIA, hem de o ülkenin istihbarat örgütü kontrol eder."
Türkiye'deki Bilderberg Toplantıları ve Türk katılımcılar
Türkiyedeki toplantılar şu ana dek 18-20 Eylül 1959'da Yeşilköy, 25-27 Nisan 1975'te Çeşme'de Hotel Altın Yunus'ta yapılmıştır.
Bu seneki Bilderberg toplantısına Türkiye'den katılacağı ifade edilen katılımcılar şunlar: Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, eski Dışişleri Bakanı ve NATO'nun Afganistan eski Temsilcisi Hikmet Çetin, BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, eski TÜSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal, Coca-Cola Company İcra Başkanı Muhtar Kent, Ümit Boyner, Cem Duna, Emre Gönensay, Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand. Ayrıca, geçtiğimiz yıl toplantıya katılan ve daha önce BVilderberg düşmanı olan Yeni Şafak Yazarı Fehmi Koru ve AKP Milletvekili Egemen Bağış'ın da isimleri medyada toplantıya katılanlar arasında yer alıyor,
Toplantıya önceki yıllarda katılan bazı isimler ise şunlar: Prof. Dr. Şerif Mardin, Cem Boyner, Emre Gönensay, Gazi Erçel, Vahit Halefoğlu, Dinç Bilgin, Sinan Tara, Prof. Dr. Üstün Ergüder, Meral Gezgin Eriş, Rahmi Koç, Suna Kıraç, Uğur Bayar, Gürbüz Aktan, Sedat Ergin, Erkut Yüceoğlu, Nuri Çolakoğlu, Muharrem Kayhan, Özdem Sanberk, Kemal Derviş, Bülend Özaydınlı, Mehmet Ali Bayar, Hasan Cemal, Mustafa Koç, Soli Özel, Kemal Köprülü, Ümit Boyner.
Bilderberg Masum Bir Beyin Fırtınası Toplantısı mı? Yoksa....?
Türkiye'den katılımcılar deyince, aklıma en çok katılanlardan biri olan ve 2000-2001 krizlerinden sonra Merkez bankası Başkanlığından istifa eden Gazi Erçel'in bu konuda gazetelerde yer alan sözlerini nakletmek istiyorum. Gazi Erçel'in toplantıyla ilgili olarak şunları söylemiş:
"Konular hakkında bilgi derinliğine sahip olmayanlar ve bu tür beyin fırtınalarına katkı yapabilme yeteneği kısıtlı kişiler Bilderberg'e çeşitli sıfatlar yakıştırdılar, komplo teorileri ürettiler. Bir beyin fırtınası olan Bilderberg Toplantıları 1954 yılından bu yana sürüyor. Bu toplantılara 4 kez katıldım. Son derecede zevkli, öğretici ve kalitesi yüksek toplantılardı.Türkiye'de bu toplantılar her nedense garip karşılandı. II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa ve Amerika arasındaki ilişkileri ya da ilgilendikleri ortak konuları birlikte konuşmak amacıyla kurulmuştur. Genelde, dış politika ve uluslararası ekonomi konuları gündemin ağırlık noktalarıdır. Bir yıl Amerika, bir yıl ise Avrupa kıtasında toplanılır."
Bu açıklamaları okuyunca, Bilderberg toplantılarının masum olduğu ve sanki bir uluslararası işbirliği amaçlayan beyin fırtınası toplantısı olduğunu zannedersiniz.
Ben size Gazi Erçel ve Bilderbergciler ile ilgili iki olaydan bahsedeyim, kararı siz verin: Birincisi, Cıngıllıoğlu'na ait Demirbank'a el konulması ve satışı sürecinde Merkez Bankasının ve Gazi Erçel'in önemli bir rol oynaması ve sonrasında Demirbank'ın HSBC'ye, yani Bilderbergcilerin en önemli isinlerinden olan Rotschild ailesine satılmasıdır. İkincisi ise, kriz sırasında ucuz kurdan ve dalgalı kura geçileceğini bile bile Gazi Erçel'in döviz satması ve bu dövizlerden en büyük payı, yine Bilderberg'in en önemli isimlerinden olan Rockefeller ailesinin sahibi olduğu Citibank'ın almasıdır.
Siz bu olayları masum olarak görüyorsanız, Bilderberg de masum bir toplantıdır!
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]@hotmail.com&option=com_content&task=view&id=36804&Itemid=32