Afyonkarahisar [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Afyonkarahisar


VADİLİ
08-05-2007, 18:08
İlin Adı

Afyonkarahisar adında geçen "afyon", Latince'de tıpta ilaç yapımında kullanılan haşhaş bitkisinin özsuyu için kullanılan "opium" kelimesinin zamanla yazılış ve söylenişte değişikliğe uğramış halidir. "Opium" kelimesi, "afium", "afiom", "afion"dan sonra "afyon" haline gelmiştir.

Yaklaşık 3 bin 350 yıllık tarihe sahip olan "Karahisar Kalesi" de şehrin güneyinde, yerden 226 metre yükseklikteki trakit bir kaya kütlesi üzerinde bulunmaktadır. Kaleyi Hitit Kralı 2. Murşil MÖ 1344'teki Arzava Seferi sırasında askerlerine sığınak olarak yaptırmıştır ve kale Hapanova Kalesi (Yüksek Tepe Şehri) adıyla anılmıştır. Frigler döneminde Hapanova Kalesinin eteklerine bir köy olarak kurulan şehrin bilinen klasik çağlardaki en eski adı Akronio'dur. Romalılar döneminde bu adın gerek paralar üstünde gerekse Latince kitabelerde ve diğer kaynaklarda Akronium şeklinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Akrones, Akroenos, Latince şeklinin halk arasında ve daha sonra Bizanslılar döneminde değişmiş şeklidir.

Malazgirt Savaşından sonra Sultan I. Mesut'un emri ile Akronium Kalesi'nin eteklerine Karaşar Türkleri yerleşmiş ve daha sonra kaleye Karahisar adı verilmiştir. Karahisar ve yöresi, Selçuklu Veziri Sahib Ata Fahreddin Ali'nin "Sahip" unvanı nedeniyle "Karahisar-ı Sahip" olarak anılmıştır. Karahisar-ı Sahip "Vezirin Karahisarı" anlamına gelmektedir.

İlin adı Osmanlı arşivlerinde de "Karahisar-ı Sahip" olarak geçmekte, bu dönemde Afyonkarahisar adının yöresel olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren ise "Afyonkarahisar" olarak anılmış, Atatürk Nutuk'ta da 34 ayrı yerde Afyonkarahisar adını kullanmıştır.

Tarihi

Afyonkarahisar, coğrafi konumu itibariyle bir geçiş ve kavşak noktasındadır. Böyle bir coğrafi konum nedeniyle Hititler'in Arzava seferine giderken buradan geçmesi gerekmiş, Frigler bu bölgeye yerleşmiş, Persler için "Apemeia" merkez olmuş, Büyük İskender'in ordusu bu bölgede savaşmış ve ardından Anadolu'yu paylaşmış, Roma için büyük önem taşıyan ticaretin can damarı olan yollar Afyonkarahisar'da kesişmiş, Bizanslılar bölgeyi askeri üs olarak kullanmıştır. Araplar ve daha sonra Türkler için Afyonkarahisar, Anadolu'nun alınabilmesi için öncelikle alınması gereken yer olma anlamı taşımıştır.

Türklerin Anadolu'ya yerleşmesi sürecinde önemli bir yeri olan Miryakefalon Savaşı bu topraklar üzerinde yapılmış, Selçuklular için üs olmuş, Osmanlılar Anadolu'yu Osmanlı bayrağı altında birleştirmek için Karamanoğullarına burada saldırmış, Anadolu'yu ele geçirmek isteyen Yunanlılar burada üs oluşturmuştur. Ulu Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşında son derece önemli bir nokta olan Büyük Taarruz'u bu topraklarda Kocatepe'de yönetmiştir.



Konumu ve Ulaşım

Afyonkarahisar Ege Bölgesinin İçbatı Anadolu Bölümü sınırları içinde kalan ve toplam yüzölçümü 14.570 km2 olan bir ildir. Kuzeyde Eskişehir, doğuda Konya, batıda Uşak, güneyde Burdur, kuzeybatıda Kütahya, güneydoğuda Isparta, güneybatıda Denizli ile komşudur. Denizden yüksekliği 1.034 m. olan Afyonkarahisar'ın merkez ilçe ile birlikte 16 ilçesi vardır. Afyonkarahisar il sınırları Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri olmak üzere üç bölge üzerindedir.

Afyonkarahisar kara ve demiryollarının ülkemizi doğudan batıya, kuzeyden güneye bağlayan bölgelerarası bir kapı konumundadır. Önemli kara ve demiryollarının kesişme noktasında yer alan ve coğrafi konum itibariyle birçok bölgeyi birleştiren özelliği nedeniyle Afyonkarahisar'a ulaşım da kolaydır. Afyonkarahisar'ın bazı önemli bazı şehirlerimize olan uzaklığı şöyledir: Afyonkarahisar-İstanbul arası 457 km., otobüsle yaklaşık 6 saat; Afyonkarahisar-Ankara arası 257 km., otobüsle yaklaşık 3 saat; Afyonkarahisar-İzmir arası 325 km., otobüsle yaklaşık 5 saat, Afyonkarahisar-Antalya arası 287 km., otobüsle yaklaşık 3.5 saat, Afyonkarahisar-Konya arası 230 km., otobüsle yaklaşık 3 saat.

Afyonkarahisar, konumu ve geçmişte yapılan yatırımlar sonucunda bugün demiryolu açısından son derece şanslı bir durumdadır. Afyonkarahisar il merkezi 4 ayrı demiryolu hattının birleştiği noktada bulunan tek il merkezidir. Afyonkarahisar'a ülkemizin pek çok ilinden demiryolu ile ulaşım da mümkündür.

İklim

Afyonkarahisar'da karasal iklim görülse de bu iklimi Ege Denizinden gelerek az da olsa yumuşatan hava akımları mevcuttur. Yazlar sıcak ve kurak, baharlar ılık ve yağışlı, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. En sıcak ay ortalaması 22.1 derece, en soğuk ay ortalaması ise 0.3 derecedir. Afyonkarahisar'da bugüne kadar görülen en düşük sıcaklık -27.2 derece (30 Aralık 1948) en yüksek sıcaklık da 39.8 derecedir (29 Temmuz 2000).

Turizm

Afyonkarahisar, tarihi ve doğal güzellikleri ile yüksek bir turizm potansiyeline sahiptir. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip bir yerleşim merkezi olan Afyonkarahisar'da Hitit ve Friglere ait tarihi kalıntılar ile Selçuklular ve Osmanlılar'dan kalma eserler bakımından son derece zengindir. Tüm bunlar zengin bir kültürü ve sanatı yansıtmaktadır. Afyonkarahisar Ömer, Gecek, Gazlıgöl, Hüdai ve Heybeli kaplıcaları ve buralardaki çağdaş otel ve moteller ile ülkemizde termal turizmi bakımından başta gelen illerdendir. Romatizma, eklem bozuklukları, kadın hastalıkları, çocuk felci, solunum yolları hastalıkları, şişmanlık, nevrotik bozukluklar ve kalp hastalıklarının tedavisinde etkili olan kaplıca ve içmeler sağlık turizmi için önem taşımaktadır.

Afyonkarahisar'da MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Döğer Aslankaya Tapınağı, Döğer Kapıkaya I ve II tapınakları, Maltaş Tapınağı, Demirli Kalesi Tapınakları bulunmaktadır. Bu tapınaklar Friglerde tanrıların anası ve bereket tanrıçası olan Kübele'ye tapınım için yapılmıştır. Karahisar kalesinin de üst bölümündeki kaya kütlecikleri oyularak Kübele için basamaklar, koltuklar ve mihraplar yapılmıştır. Tüm kütle olarak Kübele'nin doğal simgesi olan kalenin üst bölümü de Kübele tapınım yeridir. Yine Göynüş Vadisindeki Aslantaş ve Yılantaş Kaya Mezarları, Ayazini, Selimiye ve Beyköy Yumrutepe Kaya Mezarları da Kübele kültüne aittir. Çevresine bitişik kaya odaları ile manastır yapısında olan Ayazini, Kırkinler, Memeç Kaya Kiliseleri ve Böcü İnleri Kilisesi ile Yedikapılar Manastırı da Afyonkarahisar'dadır.

Selçuklu döneminin eşsiz örneklerinden olan Ulu Camii 1272-1277 yıllarında yapılmıştır. Ahşap olan caminin sırlı tuğlaları, baklava dilimli tuğla minaresi ve dikdörtgene yakın yamuk planı vardır. Osmanlı Dönemine ait olan, hamam ve medrese ile bir külliye şeklindeki Gedik Ahmet Paşa Camii de Fatih Sultan Mehmet'in vezirlerinden Gedik Ahmet Paşa tarafından Anadolu Beylerbeyliği döneminde yaptırılmıştır. Cami, halk arasında İmaret Camii olarak anılmaktadır. Kesme taştan yapılan Abdürrahim Mısri Camii de 1483'te kesme taştan yapılmış bir camidir. Kuyulu Camii, Otpazarı Camii, Sandıklı Ulu Camii, Sultan Alaaddin Camii, Mevlevi (Türbe) Camii, Afyonkarahisar'daki diğer tarihi camilerdir. Afyonkarahisar'da tarihi tekkeler, kümbetler ve türbeler, eğitim yapısı olarak kullanılan medreseler, ticari yaşamda önem taşıyan kervansaraylar ve hanlar da bulunmaktadır. Tarih boyunca önemli bir kaplıca ve ılıca merkezi olan Afyonkarahisar'da çok sayıda da tarihi hamam mevcuttur.

Ekonomi

Afyonkarahisar ekonomisinde termal turizminin; mermer, et ürünleri, un, yem, yağ, tuğla ve lastik imalat sektörünün; geleneksel lezzetler olan sucuk, lokum, kaymak ve haşhaşın önemli bir yeri vardır. Organize Sanayi Bölgesi de Afyonkarahisar'ın kara ve demiryollarının kesişim noktasında bulunan konumu nedeniyle hızlı bir gelişim göstermektedir.

Termal turizmine yönelik yatırımlar son yıllarda büyük artış göstermiş, buna bağlı olarak da ekonomi için önemli bir alan olmuştur. Termal kaplıcaların, modern tıp bilgileri ve teknolojisi ile birleştirilerek kapsamlı tedavi ve konaklama merkezleri haline getirilmesi yolunda önemli adımlar atılmaktadır.

Özellikle İscehisar ilçesi ve çevresinde çıkarılmakta olan mermer mimaride, hediyelik eşya ve el sanatlarında kullanılan doğal bir malzemedir. Mermerin yurtiçine ve yurtdışına satışından elde edilen gelir Afyonkarahisar ekonomisinde büyük önem taşımaktadır.

Başlangıçta tarıma dayalı bir gelişim gösteren sanayi sektörü, bugün çeşitli sektörlere yapılan yatırımla gelişim gösterir niteliktedir. Sanayinin lokomotif sektörleri doğal taş işleme ve gıda sektörleridir. Afyonkarahisar sanayisinde 335 mermer tesisi, 125 gıda tesisi, 30 toprak tesisi, 10 yem ve katkı tesisi, 5 ambalaj tesisi, 4 dokuma tesisi, 8 orman ürünleri tesisi üretim yapmaktadır. Ürünler sadece Afyonkarahisar ve bölgesine değil tüm bölgelere ve hatta yurtdışına pazarlanmaktadır.

Afyonkarahisar Mutfağı

Afyonkarahisar mutfağı geleneksel lezzetleriyle zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Özellikle hamur işlerinde haşhaş ve haşhaş yağı yağı kullanımı yaygındır, yemeklerde ise etin özel bir yeri vardır. Nohut ve buğdaydan elde edilen göce ve düğü (ince çekilmiş bulgur) yemeklerde çokça kullanılmaktadır. Afyonkarahisar mutfağında 20'den fazla çeşitte yemeği yapılan patlıcanın özel bir önemi vardır. "Patlıcan böreği" ise Afyonkarahisar'a özgüdür. Afyonkarahisar'da özel günlerde kurulan meydan sofralarında toplu yemek yenir ve bu yemeğe "sıra yemeği" adı verilir. Sıra yemeğinde yemek çeşidi, verilen davetin özelliğine göre 10-15 çeşit yemekten 40 çeşit yemeğe kadar çıkabilmektedir. Sıra yemeğinin sonunda, sindirimi kolaylaştırması için "bamya çorbası" verilmesi de Afyonkarahisar'a özgü bir gelenektir. Afyonkarahisar'ın yerel lezzetleri arasındaki çorbalardan sakala çarpan, toğga, göce tarhanası; et yemeklerinden bütüm et, ramazan kebabı, paçık, duvaklı; sebze yemeklerinden patlıcan böreği, ilibada dolması, patlıcan-pırasa-maydanoz-kabak ve düğülü musakkaları, düğülü yaprak dolması ve ekşili bamya tadılması gereken lezzetlerdir. Hamur işlerinde de arabaşı, ağzı açık, bükme, haşgeşli (haşhaşlı) börek, ocak bükmesi, katmer, cızdırma ve öğmenin ayrı bir yeri vardır. Afyonkarahisar'a özgü kaymak ve kaymaklı ekmek kadayıfı da sofraların vazgeçilmez lezzetidir.

Kaymak

Afyonkarahisar'a özgü bir süt ürünüdür. Manda ve inek sütünden elde edilen kaymağın makbul olanı daha lezzetli ve dayanıklı olması nedeniyle manda sütünden yapılanıdır.

afyonun olmazsa olmazı kaymak:

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])

afyona gelip de sucuk almamak olmaz[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] f
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])



afyon denilince ilk akla gelenlerden birisi de mermer

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] u8hn1.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 7ag0.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])


eski afyonkarahisar evleri

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] afyonevi2iske6.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] afyonevi3islv3.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])




afyonkarahisar hava şehitliği
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])




afyon kalesi:

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] pg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])




Gazlıgöl Termal Kaplıcaları Cilt Hastalıkları , Böbrek Taşı , Romatizmal Rahatsızlıklar , Safra Kesesi , İdrar Yolları , Kadın Hastalıkları , Kireçlenme , Mide Spazmları , Bağırsak Bozuklukları vede Solunum Yolları Tedavilerinde etkili olmaktadır.
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] gif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .gif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 2lq8.gif ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])

Afyon'un Ünlü Haşhaş'ının Tohum Halindeki Görünüşü

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] d/cumrtsak2_1.jpg

Haşhaşlı Cevizli Börek resmide Yukarıda :D

BaTuHaN@LP
08-06-2007, 11:35
haşgeş lerinde fotosu olmalıydı baktım da yok gibi

BaTuHaN@LP
08-06-2007, 11:36
yok abi haşgeşsiz afyonmu olur. ;)

VADİLİ
08-06-2007, 20:10
Ekledim abi sen istersinde eklemem mi :D Benim aklımdan çıkmış o an :D Haşhaşlı börek yemeyenler yesin mutlaka :D

lillymuse
08-06-2007, 20:12
güzeL yer afyon yaw

Len waaa sağdıççç :D

VADİLİ
08-06-2007, 20:19
güzeL yer afyon yaw

Len waaa sağdıççç :D

Sağdıç

nedir ne değildir bilmeyenler için onuda ekleyim :D



Afyonkarahisar'da evlenme törenleri sırasıyla şöyle oluşmaktadır: Dünür gezme(görücülük), söz kesilip kahve içme, nişan(yavuklu olma), şerbet içilmesi, karşılıklı sini( tepsiyle baş üstünde nişan hediyesi olan şeker, çerez, iç çamaşırı, mendil, çorap v.b. hafif eşya) gönderilmesi, sini ardı (nişan tepsilerinin karşılıklı gönderilmesinden sonra kız evince yapılan yemek ziyafeti), kandillikler(kandil günlerinde gönderilen kına ve kandil helvası, buna karşılık kız evinden oğlan evine bir tepsi ağzıaçık, bir çeşit börek veya lokma) gönderilmesi, hıdrellez daveti(nişanlık zamanı hıdrelleze rastlarsa oğlan tarafından "Hıdrellezlik" gönderilir. Kuzu kesilerek yemekli kır daveti yapılır. Bayramlık(kız evinden oğlan evine, oğlan evinden kız evine karşılıklı çamaşır), kurban bayramında ise süslenmiş koç(oğlan evinden kız evine) gönderilir.

Nişandan düğün haftasına kadar bu töre ve gelenekler, ailelerin maddî durumuna göre yapılır.

Düğün haftasından önce iki aile, düğün, nikah ve esvap kesme gününü tesbit eder, hazırlıklara başlar. Oğlan evi tarafı gelini tanınmış bir mağazaya davet eder. Mağazada gelin için alınacak giysi ve gelinlik v.b. eşyaya bakılır. Buna "Esvap Kesme" adı verilir.

Esvap kesmeyle beraber, her iki taraf, düğün için yakınları (eş,dost ve akraba) davet etmek üzere "Okucu" adı verilen sözlü davetçi gönderirler. Günümüzde ise davetiye kartları gönderilmektedir.

Kadın okuyucular düğün sahibinin yakınlarını ev ev dolaşarak düğüne davet ederler. Böylece düğün başlamış olur.

Düğün dört gün devam eder. Çarşamba günü düğünde oğlan evinde yemek davetleri öğleden itibaren başlar.

Akşam yemeğine daha çok gençler(damadın arkadaşları) davet edilir. Aynı gün öğleden sonra "Saç Kesme" yapılır. Kaynananın başkanlığında kalabalık bir kadın grubu oğlan evinden kız evine gider. Kız evinden en az iki tefçi kadın oğlan evinden gelen kadın grubunu ayakta tef çalarak ve türkü söyleyerek, düğün evinin merdiveni başında veya taşlığında karşılar. Kız evinden çağrılmış olan misafirler diğer davetlilerle birlikte toplanır. Çengiler durmadan türkü söylemeye devam eder. Gelin kız, kaynananın bulunduğu yere gelir. Kaynananın ve misafirlerin ellerini öptükten sonra kaynananın önüne diz çöker. Önce kaynana, görümce, teyze,yenge(amca, dayı hanımları) birer ikişer saç Tlfini kesmek suretiyle "Saç Kesme" töreni yerine getirilir. Bu törende kaynana, geline ziynet olarak ne takacaksa (altın, inci, gerdanlık, küpe, bilezik v.b.) sırasıyla takar. Tören bittikten sonra gelişlerinde olduğu gibi giderlerken de çengiler, ayakta çalarak uğurlarlar. Saç kesme töreninin akşamı "Kına Gecesi" yapılır.

Oğlan Evinde Kına Gecesi:Oğlan evinde bir miktar kına ile gerekli mumlar hazırlanarak kız evine gönderilir. Bu gecede damadın arkadaşları çoğunluktadır. Kına gecesinde sağdıcın görevi çoktur. Misafirleri sağdıç karşılar, ağırlar.

Kız evinden bir grup, oğlan evine "hayırlı olsun"a gelir. Bir odada, sofra ve saz heyeti kurulur. Vakit yatsıyı geçince kına yakma törenine başlanır. Bir tas içinde karılmış kına önce damadın, sonra sağdıcın sağ elinin üç parmağına(yarım el) yakılır. Kına yakılmaya başlarken saz heyeti ve düğünde bulunan gençler "Kına Türküsü" söylerler. Kına yakıldıktan sonra damat ile sağdıç, babanın ve aile büyüklerinin ellerini öperler.

Kız Evinde Kına Gecesi: Saç kesme töreni gecesi, oğlan evinden, yine başlarında kaynana olmak üzere kalabalık bir grup kız evine gelir. Karşılama gündüzki gibidir. Gelin kız ile sağdıç el öperler. Gelin kızın avcuna bir parça kına konularak, bunun üzerine bahşişler verilir.

Kız evinde eğlence, oğlan evi gittikten sonra daha çok olur. Kızın arkadaşları, etrafını sararlar ve binbir özentiyle ellerine ve ayaklarına kına yakarlar. Kızlar tefçinin eşliğinde kına türküsü söyleyerek geç saatlere kadar eğlenirler. Kız tarafı kına yakanlara haşhaşlı pide, öğme, reçel, peynir, zeytin gibi yiyecekler ikram eder.

Oğlan ve kız evinin ileri gelenlerinden birer grup, birbirlerini ziyaret ederek, hayırlı olmasını dilerler.

Kına gecesinde söylenen "Kına Türküsü" şöyledir:




Kınası karılır tasta
Oğlan evi pek havasta
Kız anası kara yasta
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Tuz kabını tuzsuz koyan
Koca evi ıssız koyan
Anasını kızsız koyan
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Ana hamama vardın mı
Yunduğum yeri gördün mü
Şimdi kıymetimi bildin mi
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Kaya dibi karıncalı
Yanı çifte görümceli
Hem dayılı hem amcalı
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Kaynanam hamam varsa
İki ayağı birden kaysa
Hamam tası bana kalsa
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Atlayıp geçer eşiği
Sofrada kalır kaşığı
Gelin evlerin ışığı
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Kızımız gidiyor
Nazımız gidiyor
Bugün akşamlık akşamlık
Yarın öğlenlik öğlenlik
Misafir kaldı
Söylemez oldu



Gelin Alma: Perşembe sabahı her iki taraf da hareketlidir. Oğlan evinden kız evine bir kamyon gönderilir. Bu kamyona çeyizler yüklenir. Kızın çeyizi sandık, yatak odası takımı, halı, koltuk takımı, battaniye, yatak takımı ve mutfak takımından(tencere, tabak, çatal bıçak takımı, çay takımı, fincan takımı, su takımı, su ve ocak güğümleri, tepsi v.b.) oluşur. Çeyizle beraber kız evinden giden kadınlar, çeyizleri asar ve gelin odasını hazırlar.

Gelin hazırlanır, gelin almak üzere oğlan evinin akrabaları ve kaynana kız evine giderler. Gelin kızın babası, yakın akrabaları duvak örterler, görümlük para verirler. Bu tören çok hüzünlü olur. Duvak örtülünce kaynana, gelini arabaya bindirir. Hareket etmeden önce dua okunur. Akrabalar oğlan evine giderler. Oğlan akrabaları ve kayınpeder gelini beklemektedir. Gelin, evin önüne gelince arabadan inmeden bir kurban kesilir. Gelini arabadan kayınpederi indirir. Gelin orada bulunanların elini öper. Duvağı örtülüdür. Oğlan evinin akrabaları el öpme sırasında geline görümlük hediyeler verirler, ziynet eşyası takanlar da olur.

Cuma günü öğleden sonra kadın misafirler gelin görmeye gelirler. Kız evi üzüntülü, oğlan evi neşelidir, gülünür, eğlenilir. Böylece düğünün bir kısmı bitmiş olur.

El Öpme Daveti: Pazar günü kız evi oğlan evine bir tepsi baklava(Pazar baklavası) gönderir. Baklavayı götüren kadınlar, kadınları öğle yemeğine, erkekleri akşam yemeğine davet eder. El öpme daveti Pazartesi günü yapılır. Bu yemek çok çeşitlidir. Yemekten sonra kahve içilir, kız evinin yeniden aldığı dürüler dağıtılır.

Çeyiz İndirme Daveti: El öpme davetinden birkaç gün sonra oğlan evi, kız evinin kadınlarını öğle, erkeklerini akşam yemeğine davet eder. Bu davetin amacı, asılı duran çeyizlerin indirilmesiyle düğünün bittiğini gösterir.

İlimizde ayrıca, "imece, aşure, sıra geceleri (gecekler)" gibi gelenekler de vardır.

ibocan15
08-06-2007, 21:47
Sağdıç

nedir ne değildir bilmeyenler için onuda ekleyim :D



Afyonkarahisar'da evlenme törenleri sırasıyla şöyle oluşmaktadır: Dünür gezme(görücülük), söz kesilip kahve içme, nişan(yavuklu olma), şerbet içilmesi, karşılıklı sini( tepsiyle baş üstünde nişan hediyesi olan şeker, çerez, iç çamaşırı, mendil, çorap v.b. hafif eşya) gönderilmesi, sini ardı (nişan tepsilerinin karşılıklı gönderilmesinden sonra kız evince yapılan yemek ziyafeti), kandillikler(kandil günlerinde gönderilen kına ve kandil helvası, buna karşılık kız evinden oğlan evine bir tepsi ağzıaçık, bir çeşit börek veya lokma) gönderilmesi, hıdrellez daveti(nişanlık zamanı hıdrelleze rastlarsa oğlan tarafından "Hıdrellezlik" gönderilir. Kuzu kesilerek yemekli kır daveti yapılır. Bayramlık(kız evinden oğlan evine, oğlan evinden kız evine karşılıklı çamaşır), kurban bayramında ise süslenmiş koç(oğlan evinden kız evine) gönderilir.

Nişandan düğün haftasına kadar bu töre ve gelenekler, ailelerin maddî durumuna göre yapılır.

Düğün haftasından önce iki aile, düğün, nikah ve esvap kesme gününü tesbit eder, hazırlıklara başlar. Oğlan evi tarafı gelini tanınmış bir mağazaya davet eder. Mağazada gelin için alınacak giysi ve gelinlik v.b. eşyaya bakılır. Buna "Esvap Kesme" adı verilir.

Esvap kesmeyle beraber, her iki taraf, düğün için yakınları (eş,dost ve akraba) davet etmek üzere "Okucu" adı verilen sözlü davetçi gönderirler. Günümüzde ise davetiye kartları gönderilmektedir.

Kadın okuyucular düğün sahibinin yakınlarını ev ev dolaşarak düğüne davet ederler. Böylece düğün başlamış olur.

Düğün dört gün devam eder. Çarşamba günü düğünde oğlan evinde yemek davetleri öğleden itibaren başlar.

Akşam yemeğine daha çok gençler(damadın arkadaşları) davet edilir. Aynı gün öğleden sonra "Saç Kesme" yapılır. Kaynananın başkanlığında kalabalık bir kadın grubu oğlan evinden kız evine gider. Kız evinden en az iki tefçi kadın oğlan evinden gelen kadın grubunu ayakta tef çalarak ve türkü söyleyerek, düğün evinin merdiveni başında veya taşlığında karşılar. Kız evinden çağrılmış olan misafirler diğer davetlilerle birlikte toplanır. Çengiler durmadan türkü söylemeye devam eder. Gelin kız, kaynananın bulunduğu yere gelir. Kaynananın ve misafirlerin ellerini öptükten sonra kaynananın önüne diz çöker. Önce kaynana, görümce, teyze,yenge(amca, dayı hanımları) birer ikişer saç Tlfini kesmek suretiyle "Saç Kesme" töreni yerine getirilir. Bu törende kaynana, geline ziynet olarak ne takacaksa (altın, inci, gerdanlık, küpe, bilezik v.b.) sırasıyla takar. Tören bittikten sonra gelişlerinde olduğu gibi giderlerken de çengiler, ayakta çalarak uğurlarlar. Saç kesme töreninin akşamı "Kına Gecesi" yapılır.

Oğlan Evinde Kına Gecesi:Oğlan evinde bir miktar kına ile gerekli mumlar hazırlanarak kız evine gönderilir. Bu gecede damadın arkadaşları çoğunluktadır. Kına gecesinde sağdıcın görevi çoktur. Misafirleri sağdıç karşılar, ağırlar.

Kız evinden bir grup, oğlan evine "hayırlı olsun"a gelir. Bir odada, sofra ve saz heyeti kurulur. Vakit yatsıyı geçince kına yakma törenine başlanır. Bir tas içinde karılmış kına önce damadın, sonra sağdıcın sağ elinin üç parmağına(yarım el) yakılır. Kına yakılmaya başlarken saz heyeti ve düğünde bulunan gençler "Kına Türküsü" söylerler. Kına yakıldıktan sonra damat ile sağdıç, babanın ve aile büyüklerinin ellerini öperler.

Kız Evinde Kına Gecesi: Saç kesme töreni gecesi, oğlan evinden, yine başlarında kaynana olmak üzere kalabalık bir grup kız evine gelir. Karşılama gündüzki gibidir. Gelin kız ile sağdıç el öperler. Gelin kızın avcuna bir parça kına konularak, bunun üzerine bahşişler verilir.

Kız evinde eğlence, oğlan evi gittikten sonra daha çok olur. Kızın arkadaşları, etrafını sararlar ve binbir özentiyle ellerine ve ayaklarına kına yakarlar. Kızlar tefçinin eşliğinde kına türküsü söyleyerek geç saatlere kadar eğlenirler. Kız tarafı kına yakanlara haşhaşlı pide, öğme, reçel, peynir, zeytin gibi yiyecekler ikram eder.

Oğlan ve kız evinin ileri gelenlerinden birer grup, birbirlerini ziyaret ederek, hayırlı olmasını dilerler.

Kına gecesinde söylenen "Kına Türküsü" şöyledir:




Kınası karılır tasta
Oğlan evi pek havasta
Kız anası kara yasta
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Tuz kabını tuzsuz koyan
Koca evi ıssız koyan
Anasını kızsız koyan
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Ana hamama vardın mı
Yunduğum yeri gördün mü
Şimdi kıymetimi bildin mi
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Kaya dibi karıncalı
Yanı çifte görümceli
Hem dayılı hem amcalı
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Kaynanam hamam varsa
İki ayağı birden kaysa
Hamam tası bana kalsa
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Atlayıp geçer eşiği
Sofrada kalır kaşığı
Gelin evlerin ışığı
Yârenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun
Kızımız gidiyor
Nazımız gidiyor
Bugün akşamlık akşamlık
Yarın öğlenlik öğlenlik
Misafir kaldı
Söylemez oldu



Gelin Alma: Perşembe sabahı her iki taraf da hareketlidir. Oğlan evinden kız evine bir kamyon gönderilir. Bu kamyona çeyizler yüklenir. Kızın çeyizi sandık, yatak odası takımı, halı, koltuk takımı, battaniye, yatak takımı ve mutfak takımından(tencere, tabak, çatal bıçak takımı, çay takımı, fincan takımı, su takımı, su ve ocak güğümleri, tepsi v.b.) oluşur. Çeyizle beraber kız evinden giden kadınlar, çeyizleri asar ve gelin odasını hazırlar.

Gelin hazırlanır, gelin almak üzere oğlan evinin akrabaları ve kaynana kız evine giderler. Gelin kızın babası, yakın akrabaları duvak örterler, görümlük para verirler. Bu tören çok hüzünlü olur. Duvak örtülünce kaynana, gelini arabaya bindirir. Hareket etmeden önce dua okunur. Akrabalar oğlan evine giderler. Oğlan akrabaları ve kayınpeder gelini beklemektedir. Gelin, evin önüne gelince arabadan inmeden bir kurban kesilir. Gelini arabadan kayınpederi indirir. Gelin orada bulunanların elini öper. Duvağı örtülüdür. Oğlan evinin akrabaları el öpme sırasında geline görümlük hediyeler verirler, ziynet eşyası takanlar da olur.

Cuma günü öğleden sonra kadın misafirler gelin görmeye gelirler. Kız evi üzüntülü, oğlan evi neşelidir, gülünür, eğlenilir. Böylece düğünün bir kısmı bitmiş olur.

El Öpme Daveti: Pazar günü kız evi oğlan evine bir tepsi baklava(Pazar baklavası) gönderir. Baklavayı götüren kadınlar, kadınları öğle yemeğine, erkekleri akşam yemeğine davet eder. El öpme daveti Pazartesi günü yapılır. Bu yemek çok çeşitlidir. Yemekten sonra kahve içilir, kız evinin yeniden aldığı dürüler dağıtılır.

Çeyiz İndirme Daveti: El öpme davetinden birkaç gün sonra oğlan evi, kız evinin kadınlarını öğle, erkeklerini akşam yemeğine davet eder. Bu davetin amacı, asılı duran çeyizlerin indirilmesiyle düğünün bittiğini gösterir.

İlimizde ayrıca, "imece, aşure, sıra geceleri (gecekler)" gibi gelenekler de vardır.



afyon güzel yer sağdıçlık olayı b.zde de var yoksa sınır il komşu olmamız dolasıyla mı :) :D

ıLGıM
08-06-2007, 22:40
Anaaam oraya gidince haşhaşlı mercimekli bükme yiğin mutlaka parmaklarınızı yersiniz valaha :13:

BaTuHaN@LP
08-07-2007, 08:25
abooooooooooo
haşgeş kelleleri gafen gibi gafen gibi
nirden buldun resmini

VADİLİ
08-07-2007, 15:05
Google sağolsun :D

BaTuHaN@LP
08-08-2007, 18:41
zuhahahahahaaaa,
senin gibisini google dan arasam bulamam :D
kardeşim benim.