GökBilim [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : GökBilim


нσωαяαηg
08-06-2007, 10:58
GökBilim
Gökbilim veya Astronomi, gök cisimlerini onların kökenlerini, evrimlerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini açıklamaya çalışmak üzere gözlemleme bilimidir. Gökbiliminin sınırlı ve özel bir alan olan gök mekaniği ile karıştırılmaması gerekir. Gökbilim daha açık bir deyişle, yörüngesel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) cisimleri ve Dünya atmosferinin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] ) dışında gerçekleşen, yıldızlar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]), gezegenler ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]), kuyrukluyıldızlar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] %B1z), kutup ışıkları ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 4%B1klar%C4%B1), galaksiler (gökadalar ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])) ve kozmik fon radyasyonu ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] fon_radyasyonu&action=edit) gibi gözlemlenebilir tüm olay ve olguları inceleyen bilim ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) dalıdır. Evrende bulunan her çeşit maddenin dağılımını, hareketini, kimyasal bileşimini, evrimini, fiziksel özelliklerini ve birbirleriyle etkileşimlerini inceler.
Astronomi terimi eski Yunanca’daki astron ve nomos (άστρον et νόμος) sözcüklerinden türetilmiş olup, « yıldızların yasası » anlamına gelir. Asteroitlerin ve kuyruklu yıldızların keşfindeki katkıları gözönüne alınırsa, gökbilim amatörlerin de halen etkin bir rol oynayabildikleri nadir bilimlerden biridir.
//

Gökbiliminin tarihi

Gökbilim yeryüzündeki en eski bilimlerden biri olarak kabul edilir. Arkeolojik bulgular en eski çağlarda bile insanların gökbilim hakkında bilgileri olduğunu ortaya koymaktadır. Neolitik çağda bile insanlar ekinoksların periyodik karakterini, mevsimlerle ilişkisini ve bazı takımyıldızları bilmekteydiler. Modern gökbilim gelişimini, özellikle antik çağdaki ve onları izleyen matematikçilere ve Ortaçağ’ın sonunda keşfedilmiş gözlem aletlerine borçludur. Başlangıçta ayrılmaz bir ikili ya da paralel olarak ilerleyen Astroloji ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) ve gökbilim zamanla yollarını birbirlerinden ayırmak zorunda kalmışlardır.

Antik Çağ’da gökbilim

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] b/b/bf/Tarantula_nebula_detail.jpg/200px-Tarantula_nebula_detail.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] la_detail.jpg)
Tarantula nebulası



Antik Çağ'da gökbiliminin gelişimindeki önemli hususlar olarak şunlar söylenebilir :

Gökbilim önceleri yalnızca, çıplak gözle görülen gök cisimlerinin gözlemi ve hareketleri hakkındaki öngörmelerden oluşuyordu. Eski zamanlarda gözlemler çıplak gözle yapılıyorsa da o zamanlar günümüzdeki gibi sanayi ve ışık kirliğinin bulunmayışı eski insanlara büyük bir avantaj sağlıyordu. Bu yüzden antik çağda yapılan gözlemlerin günümüzde yapılması olanaksızdır.
Eski insanların dairesel tarzda dikmiş oldukları 6.500 yıllık megalitlerin (Nabta Playa, Stonehenge ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])) gökbilimsel gözlem amacıyla kullanıldıkları sanılmaktadır.
Eski çağlarda gökbilimde ilerlemiş uygarlıklardan bazıları, Çin, Hint, Sümer,Kalde, Mısır, Toltek, Zapotek ve Maya uygarlıklarıdır.
Rig-Veda’da Güneş’in hareketine bağlanan 27 takımyıldızdan ve 13 bölümlü zodyaktan ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) söz edilir.
Mayalar ise teleskopları olmadıkları halde Venüs ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] n%29)’ün evrelerini ve tutulmalarını tam olarak saptayabilmişlerdi.
Antik Yunanlar’ın gökbilime yaptıkları en önemli katkı yıldızları kadir derecelerine göre sınıflandırmaya çalışmış olmalarıdır. Ortaçağ’da gökbilim

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] b/b/b2/Eagle_nebula_pillars.jpg/200px-Eagle_nebula_pillars.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] illars.jpg)
Eagle nebulasından ilginç bir görüntü


[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 3/Apollo_Teleskobu.jpg/200px-Apollo_Teleskobu.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] bu.jpg)
Apollo Teleskobu


Ortaçağ’da gökbilim bilgilerinin İslam bilginlerince geliştirildiği ve bu bilgilerin sonradan Batı'ya aktarıldığı görülür. Gökbilimini geliştiren bu İslam bilginlerinden başlıcaları şöyle sıralanır :
Al-Farghani (805–880), Gök cisimlerinin hareketleri üzerine yazılar yazdı, ekliptiğin eğikliğini hesaplamasını sağladığı gözlemlerde bulundu.
Al-Kindi (801–873), filozof ve ansiklopedici bilgin, gökbilim üzerine 16 eser yazdı.
Al-Battani (855–923), gökbilimci ve matematikçi
Al-Hasib Al Misri (850–930), Mısırlı matematikçi
Al-Razi (864–930), İranlı bilgin
Al-Farabi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) (872–950) büyük filozof ve bilgin.
Al-Khujandi 10. yy.’ın sonunda Tahran yakınında bir gözlemevi inşa etti.
Ömer Hayyam ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) (1048–1131), cetveller hazırladı, takvimi geliştirdi.
Ibn al-Haytham (965–1039), matematikçi ve fizikçi.
Al-Biruni ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]), (973–1048), matematikçi, gökbilimci ve ansiklopedici.
Al-Tusi (1201–1274), filozof, matematikçi, gökbilimci ve ilahiyatçı; trigonometrinin kurucularından biri olarak kabul edilir.
Al-Kashi (1380–1429), (Özbekistan)
Ali Kuşçu ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) (1403 - 1474 ) Türk gökbilimci, matematikçi ve dilbilimci Rönesans’ta gökbilimi
Kopernik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) Güneş merkezli güneş sistemi modelini fikir olarak ortaya attı.
Koperniğin fikri Galile ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) ve Kepler ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) tarafından savunuldu, geliştirildi ve düzeltildi.
Kepler Güneş’in çevresindeki gezegenlerin hareketini belirleyen bir yasalar sistemi olduğunu düşünen ilk kişi oldu.
Çekimi hareket yasalarıyla tanımlayan Newton ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) oldu. Böylece gezegenlerin hareketine makul bir açıklama getiren ilk kişi de o oldu.Aynı zamanda yansıtıcı teleskobu icat etti. Gökbiliminin tarihsel sürecinin son aşaması

Gökbilim 19. ve özellikle 20.yy.’da baş döndürücü bir hızla ilerlemiştir. Gökbiliminin son aşamasında keşif ve gelişmelerle ilgili olarak şunlar söylenebilir:
Teleskopların geliştirilmiş olmasının yanısıra diğer bilim dallarındaki ilerlemelerin de gökbilimine yardımcı olmaları sayesinde evrenin gizleri bir bir açığa çıkmaktadır.
Gökbilimindeki en önemli gelişmelerden biri tayfölçümü de denilen spektroskopinin (maddelerin ışıkla olan etkileşimlerini anlamaya çalışma, maddelerin soğurduğu ve yaydığı ışığı, yani elektromanyetik dalgaları saptayarak maddenin yapısı hakkında sonuçlara varma tekniği) yani yıldız ışığının elektromanyetik spektral analizine başlanmış olmasıdır.
Diğer yıldızların ışıklarının analizi bu yıldızların ışığının temelde Güneş’imizin ışığından farksız olduğunu, fakat yıldızlar arasında ısı, kütle ve boyut bakımından son derece büyük farklılıklar bulunduğunu göstermiştir. [Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 5/Evrenin_geni%C5%9Flemesi.png/223px-Evrenin_geni%C5%9Flemesi.png ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 5%9Flemesi.png)
Evrenin genişlemesi, galaksiler giderek birbirinden uzaklaşmaktadır.

20. yy.’ın başında diğer galaksilerden ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) ayrı bir birim olarak galaksimizin varlığı kanıtlanabilmiştir.
Ardından Hubble ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) yasası ile evrenin bir genişleme içinde olduğu saptanmıştır; galaksiler giderek birbirinden uzaklaşmaktadır.
Kozmolojik termik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) ışıma (fosil ışıması) ve kimyasal elementler ve izotoplarının ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) maddeden ayrılmasını açıklayan farklı nükleosentez teorileriyle büyük ölçüde gökbilim ve fiziğe dayalı olan Big-Bang teorisi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) yoluyla Kozmoloji ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) özellikle 20.yy.’da büyük gelişmeler göstermiştir.
20.yy.’ın bu alandaki son gelişmeleri olarak, radyoteleskopların ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]), radyoastronominin ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]), modern bildirişim araçlarının ortaya çıkması sayılabilir. Bunlar sayesinde, elektromanyetik dalgalarla ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] a) uzayı aşan atomların ve farklı izotopların yayınlarının spektroskopik analizi yapılabilmiş ve böylece uzak gök cisimleri üzerinde yeni deney türleri olanaklı hale gelmiştir. Gökbiliminin dalları, alanları, konuları

Antikçağdaki başlangıç döneminde gökbilim yalnızca astrometriden ibaretti, yani yıldız ve gezegenlerin gökyüzündeki konumlarının ölçümünden ibaretti. Daha sonra Kepler ve Newton’un çalışmaları gök cisimlerinin çekim etkisi altındaki hareketlerinin matematik yoluyla öngörülmesini sağlayan gök mekaniğini doğurdu. Bu iki alandaki (astrometri ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) ve gök mekaniği ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] Fi)) çalışmaların çoğu, önceleri, elle yapılan işlemlerden oluşuyordu. Günümüzde ise bu çalışmalar bilgisayarlar ve fotoğraf aygıtları ile yapılabilmektedir ki, bu da gök cisimlerinin konum ve hareketlerinin çok büyük bir hızla saptanabilmesini sağlamaktadır. Bu yüzden modern gökbilim daha ziyade gök cisimlerinin fiziksel doğasını gözlemlemleye ve anlamaya yönelmiştir.
20.yy.’dan itibaren profesyonel gökbilim iki alana ayrılma eğilimi göstermiştir : Gözlem astronomisi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] zlem_astronomisi&action=edit) ve teorik astrofizik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]). Gökbilimcilerin çoğunun her iki alanda da çalışıyor olmasıyla birlikte, profesyonel gökbilimciler giderek bu iki alandan birinde uzmanlaşma eğilimi göstermektedirler. Gözlem gökbilimi esas olarak verilerin elde edilmesiyle ilgilenir. Teorik astrofizik ise esas olarak gözlemlenen fenomenleri anlamaya ve öngörülerde bulunmaya çalışır. Teorik astrofizik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) gözlem gökbilimine bir tamamlayıcı etken olarak gökbilimsel oluşumları açıklamaya çalışır da denilebilir.

Gökbiliminin bir dalı olan astrofizik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) yıldızların gözlemiyle sınıflandırılan fiziksel fenomenleri tanımlar, belirler. Günümüzde gökbilimciler hepsi de belirli bir astrofizik bilgisine sahiptirler ve gözlemleri de hemen hemen her zaman, yine, astrofizik bie bağlamda incelenir. Bununla birlikte, kendilerini yalnızca astrofiziği incelemeye vermiş araştırmacılar da yok değildir. Astrofizikçilerin çalışması gökbilimsel gözlem verilerini analiz etmek ve onları fiziksel olgulara indirgemektir.
Astrofiziğin bir dalı olan Kozmoloji evreni fiziksel bir sistem olarak inceler; yani evrenin doğuşu ve büyümesi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]), evrimi ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]), gökcisimlerinin fiziksel ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) ve kimyasal ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) özellikleri ve konumlarının hesaplanması ile ilişkilidir. Gökbilim gözlemleri ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] nomi) salt gökbilim ile ilişkili değildir, aynı zamanda genel görelilik kuramı ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] ) gibi fizikte çok önemli bir yeri olan teorilerin ispatı için de bilgi sağlar.
Kullanılan inceleme yöntemi, amaç ve konuya göre birbiriyle iç içe olan, genel gökbilim, astrofizik ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]) ve uzay bilimleri gibi birçok dala ayrılır. Gökbilimde inceleme alanları aynı zamanda şu iki kategoride ele alınır:
Konuya göre gökbilim. Genellikle uzayın bölgelerine göre (örneğin galaktik gökbilim) ve ilgili meselenin tiplerine göre dallara ayrılır (yıldızların oluşumu, kozmoloji).
Gözlem tarzına göre gökbilim. Saptanan partiküllerin tipine (ışık, nötrino) veya dalga genişliğine (radyo dalgaları, gözle görünen ışık, kızılötesi ışınlar) göre dallara ayrılır

SaRsİsT
08-07-2007, 07:24
Bilgiler için teşekkürler..