AnarchysT+
07-23-2007, 19:37
Bir Dost
Ve bir yitiğimizdir bizim dostluk. Bazen dar kapıdan geçerek kavuşuruz ona bazen uzaklarda ararız hep ama, bir yerdedir dost, daima belli yerde.
Can DÜNDAR yazdı. Okumakta gecikmeyin!
Saate bakmaksizin kapisini calabilecegi bir dostu
olmali insanin...
"Nereden ciktin bu vakitte" dememeli, bir gece yarisi
telasla yataktan firladiginda; "Gozunun dilini" bilmeli; dinlemeli
sormadan, soylemeden anlamali... Arka bahcede varligini sezdirmeden,
mutemadiyen dikilen vefali bir agac gibi koklenmeli hayatinda; sen, her
daim onun orada durdugunu hissetmelisin. ihtiyac duydugunda gidip
musfik govdesine yaslanabilmeli, kovuklarina saklanabilmelisin.
Kucaklamali seni guvenli kollari, ...dallari bitkin basina omuz, yapraklari kanayan ruhuna merhem olmali... En mahrem sirlarini verebilmeli, en derin yaralarini acip gosterebilmelisin; golgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...
Onca dalkavuk arasinda bir tek o, sozunu egip bukmeden soylemeli,
yanlis anlasilmayacagini bilmeli. Alkislandiginda degil sadece, asil yuhalandiginda yaninda durup koluna girebilmeli. Ovmeli alem icinde,
bas basayken sovmeli ve sen oyle guvenmelisin ki ona, ovdugunde de
sovdugunde de bunun iyilikten oldugunu bilmelisin, "hak ettim"
diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmali hatalarinin; gunahlarinin
yegane sahidi... Seni senden iyi bilen, sana senden
cok guvenen bir sirdas... Gozbebekleri bulutlandiginda yaklasan
firtinayi sezebilmelisin. Ve sen agladiginda, onun gozunden
gelmeli yas...
* * * * *
Boyle bir dostum var benim. Pek sik gormesem de hep
yanimda oldugunu bildigim, yalansiz riyasiz dertlesebildigim.
Kusagimin en iyisiydi hilafsiz... Beraber okuduk, birlikte kostuk son 20
yilin amansiz parkurunu... Katilasiya agladik, doyasiya gulduk yol
boyu...
Ekmegimizi ve acilarimizi bolustuk. Cocuklar dogurduk, buyukler
gomduk. Sonunda yara bere icinde oraya buraya savrulduk. Bulustuk
gecenlerde...
Bitapti; kayan bir yildiz kadar isiltili, bir o kadar yorgun:
"- N'apiyorsun" diye sordum.
"- Seyrediyorum" dedi; "caresizce, ofkeyle, saskinlikla ama sadece
seyrediyorum".
Seyrettigi; kusagimizin en kotulerinin, pespayelik yarisinda ipi ilk
gogusleyenlerin zirveye hak kazanmalarindaki akil almaz gariplikti.
İyiligin ve ustaligin bu kadar eziyet gordugu, kotulugun ve yeteneksizligin bunca odullendirildigi bir baska cografya var miydi
acaba? Okuldaki ideallerimizden, genclik coskumuzdan soz ettik bir
sure; tozlu raftaki bir kitabi yillar sonra merakla karistirir gibi...
Ulkemizin kaderini degistirmeye azimliydik mezun olurken; lakin
karanligini bogmaya yemin ettigimiz ulke, karanligina bogmustu bizi...
Pazarda gorsek tezgahindan meyve almayacagimiz
adamlarin cenderesinde bir omur gecirmis, tunelden cikis sandigimiz isigin, ustumuze gelen kamyonun fari oldugunu cok gec fark etmistik.
Velhasili ne sevebilmis, ne terk edebilmistik. Krizde gecmisti butun
gencligimiz; ve simdi cocuklarimiza tek devredebildigimiz, cok daha
agirlasmis bir kriz...
"- Iste" diye ic gecirdi kadim dostum, "...bunlari
seyrediyorum bir kenardan sessizce..."
* * * * *
İste en cok da boyle zamanlarda bir dostu olmali insanin...
Yillarca ayni ip ustunde calismis, cesaretle ihanet arasinda gidip
gelen bir salincagin sinavinda birbiriyle kaynasmis iki trapezci
gibi guvenle kenetlenmeli elleri... "Parkurun butun zorluguna ragmen
dostlugumuzu koruyabildik, acilari birlikte gogusleyebildik ya;
yenildik sayilmayiz" diyebilmeli... İssizligin, yalnizligin en koyulastigi anda, kucucuk bir kagida yazdigimiz kisa, ama umit var
bir yaziyi, yurege benzer bir tasa baglayip birbirimizin camindan iceri
atabilmeliyiz:
"Bunu da aşacağız! İmza: Bir dost!.."
yazan: Can Dundar
Ve bir yitiğimizdir bizim dostluk. Bazen dar kapıdan geçerek kavuşuruz ona bazen uzaklarda ararız hep ama, bir yerdedir dost, daima belli yerde.
Can DÜNDAR yazdı. Okumakta gecikmeyin!
Saate bakmaksizin kapisini calabilecegi bir dostu
olmali insanin...
"Nereden ciktin bu vakitte" dememeli, bir gece yarisi
telasla yataktan firladiginda; "Gozunun dilini" bilmeli; dinlemeli
sormadan, soylemeden anlamali... Arka bahcede varligini sezdirmeden,
mutemadiyen dikilen vefali bir agac gibi koklenmeli hayatinda; sen, her
daim onun orada durdugunu hissetmelisin. ihtiyac duydugunda gidip
musfik govdesine yaslanabilmeli, kovuklarina saklanabilmelisin.
Kucaklamali seni guvenli kollari, ...dallari bitkin basina omuz, yapraklari kanayan ruhuna merhem olmali... En mahrem sirlarini verebilmeli, en derin yaralarini acip gosterebilmelisin; golgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...
Onca dalkavuk arasinda bir tek o, sozunu egip bukmeden soylemeli,
yanlis anlasilmayacagini bilmeli. Alkislandiginda degil sadece, asil yuhalandiginda yaninda durup koluna girebilmeli. Ovmeli alem icinde,
bas basayken sovmeli ve sen oyle guvenmelisin ki ona, ovdugunde de
sovdugunde de bunun iyilikten oldugunu bilmelisin, "hak ettim"
diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmali hatalarinin; gunahlarinin
yegane sahidi... Seni senden iyi bilen, sana senden
cok guvenen bir sirdas... Gozbebekleri bulutlandiginda yaklasan
firtinayi sezebilmelisin. Ve sen agladiginda, onun gozunden
gelmeli yas...
* * * * *
Boyle bir dostum var benim. Pek sik gormesem de hep
yanimda oldugunu bildigim, yalansiz riyasiz dertlesebildigim.
Kusagimin en iyisiydi hilafsiz... Beraber okuduk, birlikte kostuk son 20
yilin amansiz parkurunu... Katilasiya agladik, doyasiya gulduk yol
boyu...
Ekmegimizi ve acilarimizi bolustuk. Cocuklar dogurduk, buyukler
gomduk. Sonunda yara bere icinde oraya buraya savrulduk. Bulustuk
gecenlerde...
Bitapti; kayan bir yildiz kadar isiltili, bir o kadar yorgun:
"- N'apiyorsun" diye sordum.
"- Seyrediyorum" dedi; "caresizce, ofkeyle, saskinlikla ama sadece
seyrediyorum".
Seyrettigi; kusagimizin en kotulerinin, pespayelik yarisinda ipi ilk
gogusleyenlerin zirveye hak kazanmalarindaki akil almaz gariplikti.
İyiligin ve ustaligin bu kadar eziyet gordugu, kotulugun ve yeteneksizligin bunca odullendirildigi bir baska cografya var miydi
acaba? Okuldaki ideallerimizden, genclik coskumuzdan soz ettik bir
sure; tozlu raftaki bir kitabi yillar sonra merakla karistirir gibi...
Ulkemizin kaderini degistirmeye azimliydik mezun olurken; lakin
karanligini bogmaya yemin ettigimiz ulke, karanligina bogmustu bizi...
Pazarda gorsek tezgahindan meyve almayacagimiz
adamlarin cenderesinde bir omur gecirmis, tunelden cikis sandigimiz isigin, ustumuze gelen kamyonun fari oldugunu cok gec fark etmistik.
Velhasili ne sevebilmis, ne terk edebilmistik. Krizde gecmisti butun
gencligimiz; ve simdi cocuklarimiza tek devredebildigimiz, cok daha
agirlasmis bir kriz...
"- Iste" diye ic gecirdi kadim dostum, "...bunlari
seyrediyorum bir kenardan sessizce..."
* * * * *
İste en cok da boyle zamanlarda bir dostu olmali insanin...
Yillarca ayni ip ustunde calismis, cesaretle ihanet arasinda gidip
gelen bir salincagin sinavinda birbiriyle kaynasmis iki trapezci
gibi guvenle kenetlenmeli elleri... "Parkurun butun zorluguna ragmen
dostlugumuzu koruyabildik, acilari birlikte gogusleyebildik ya;
yenildik sayilmayiz" diyebilmeli... İssizligin, yalnizligin en koyulastigi anda, kucucuk bir kagida yazdigimiz kisa, ama umit var
bir yaziyi, yurege benzer bir tasa baglayip birbirimizin camindan iceri
atabilmeliyiz:
"Bunu da aşacağız! İmza: Bir dost!.."
yazan: Can Dundar