Mithat Cemal Kuntay [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mithat Cemal Kuntay


dreamtly
08-07-2007, 16:37
Mithat Cemal Kuntay

( 1885 -1956 İstanbul )


1885 yılında yılında İstanbul'da doğdu. Vefa İdadisi'ni ve Mektebi Hukuku bitirdi. Doktora sınavını verdikten sonra, idare hukuku asistanlığı yaptı. Adliye Nezareti Özel Kalemi'ne girerek müdürlüğe kadar yükseldi. Birinci Hukuk Mahkemesi üyeliğinden sonra Beyoğlu 4. noteri oldu. 1956 yılında İstanbul'da ölümüne kadar bu görevde kaldı. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış dönemini anlatan Üç İstanbul (1938) adlı romanında da canlandırdığı, Mehmet Akif ile tanışması, sanatı ve düşünceleri üzerinde etkili oldu. Aruz vezniyle, vatanseverlik duygularını ve Türk tarihinin zenginliklerini dile getiren şiirler de yazdı. Şiir kitabı: Türk'ün Şehnâmesi (1945)


TOPLU ŞİİRLERİ

Kimdim
Eğilme
Mazinin Sesi
On Beş Yılı Karşılarken
Topkapı Arşivinde
Yurt Duyguları 1

Kimdim
Maziye sor, ecdadımı söyler sana kimdi;
Bir bitmez ufuktum, küre vaktiyle benimdi.

Tufanlar, alevler beni bir kal'a sanırdı;
Taçlar uçuşur, dalgalanır, parçalanırdı.

Kahhâr atımın kanlı, kıvılcımlı izinde;
Bir başka denizdim ebediyyet denizinde.

Çarpardı göğün kalbi hilâlin avucunda;
Titrerdi yerin talihi merminin ucunda.

Günler, elimin çizdiği yerlerden akardı;
Üç kıt'ada korkunç atımın izleri vardı.

Üstünde uçarken o nişîbin bu firâzın,
En şanlı, şehâmetli hükümdarına arzın.

Tek bir bakışım sanki inayetti, keremdi;
İklîli hediyyemdi, arazisi hîbemdi.

Hançerdi hayâlim, bütün akvam ona kındı;
Baştan başa dünyâ bir esîrimdi; kadındı.

Asabına nabzımdaki ahengi verirdim?
Kasd eylediğim şekli verir, rengi verirdim.

Dünyâ bilir iclâlimi ben böyle değildim;
Ben, altı asırdan beri bir kerre eğildim!


Eğilme
Zincirin altınsa da hattâ, koparıp kır!
Susmak ne demekmiş, yere göğe haykır!

Vicdân bile duymaz, çıkmazsa bir âhı
Sessiz kölelerdir, yaratan binbir ilâhı

Elbet put olurlar, öpülen eller, etekler
Elbet öpen oldukça, olur öptürecekler!

Hürriyet, o en son şerefindir, onu satma!
Bir Tanrı yeter, kendine bin Tanrı yaratma!

İnsanda ki dört tane ayak devrini bilme!
Mahvolsa eğilmezdi baban, sen de eğilme!..


Mazinin Sesi
Doğmuş ta bu devlet Edebali'nin evinde
Akmıştı bütün kan seli iman alevinde.

Üç asra fetihler dolu rüyayı koyanlar,
Boydan boya tarihe uzanmış uyuyanlar,

Osman gibiler, sonra Süleyman gibilerdi;
Ceddin o çelik ruhunu dağlarda bilerdi.

Yoksun, kuru topraktan ibaret vatanınla,
Tarihini yazmasan eğer sen de kanınla!


On Beş Yılı Karşılarken
Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.

Topraklaşan ellerde birer meşale yansın.
Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.

Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden,
Kaçsın da cehennemler o bir dalma alevden,

Canlansın ışık selleri olsun da o damla
Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.

Kim der ki en son rakamlar da delirsin.
On beş asır on beş yılın eb'adına girsin.

Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden,
Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.

Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli:
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli,

Bir şey ele geçmez şerefin sade adından.
Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.

Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş,
Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.

Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir,
Tarihi kendin yazıyorsan, eserindir.

Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.

Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse;
Sen asrını üstünde izin varsa benimse;

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak,eğer uğrunda ölen varsa vatandır.


Topkapı Arşivinde
Göğsüm değer üç asra bütün saltanatıyla,
Maziyi dolaştıkça Süleymanın atıyla.

Gönlüm tadar ummanı bütün şaşaasıyla,
Sallar kayıp aktıkça Süleyman paşasıyla.

Ruhum dolar, ömrün dolar orduyla, gemiyle.
Fermanlar okudukça Selim'in kalemiyle...

Hep sizdedir onlar: aşan oklar, uçan atlar,
Ey şemseli kaplar, çürümüş, eski kaatlar!..


Yurt Duyguları 1
Düşmez yere hâşâ, o bizim bayrağımızdır,
Bir fecr olarak doğmadadır her dağımızdan.
Ay yıldız o mazideki bir süstür, emin ol,
Atîde güneşler doğacak bayrağımızdan.

Altında yatarken de bizimdir yerin üstü,
Bir kal'a olur toprağımız vecde gelir de;
Dağlar, kayalar göğsümüz üstünde tepinse,
Düşmanları biz ram ederiz kan kesilir de.

Deryaları kan, taşları bitmez kemik olsa,
Bir son nefesin aynı olup bitse nesîmi,
Ölmez bu vatan, farz-ı muhal ölse de hattâ
Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.

в є в є т σ X X ™
08-09-2007, 15:32
emeğine sağlık