Oktayca (Bilim ve Teknoloji) [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Oktayca (Bilim ve Teknoloji)


ANUBİS
08-08-2007, 10:09
BİLİM ve TEKNOLOJİ

İlim, irfan sahibi olmak; alim, allame olmak her insanın isteyeceği özelliklerdir. Kimse cahil cühela olmak istemez. İnsanlar doğar, elinde değildir ne annesini seçmek ne de babasını. Büyürler hayatın dikenli yollarında yalın ayak yürürken. Sonunda sonları gelir değiştiremeyecekleri, engelleyemeyecekleri, önüne geçemeyecekleri bir elvedaları kalmıştır dünyaya söyleyecekleri. Bu kadar etkisiz değildir insan kendini hatırlatmaktan. Arkalarında dünyaya, insanlığa faydalı olan, insanlığın bir gıdım bile gelişmesini sağlayan eserler bırakanlardır hatırlanma korkusu olmayanlar.

Newton, Pascal, Ali Kuşçu, İbn-i Sina, Michelangelo, Nazım Hikmet… Daha birçok bilim, sanat, edebiyat adamı yetişmiş, yetiştirilmiştir. Hiçbiri bir şey bulmuş olması sebebiyle değil insanlığın yolunu aydınlatan meşalelerini söndürmemeyi başardıkları için tanınırlar. Suyun kaldırma gücü, ampul, yer çekimi derken insanlık çağları atlamış, geride bırakmış, gelişmiş uygarlığa doğru açmış yelkenlerini, almış arkasına tüm okyanusların rüzgarını. Artık burada kalınmayacağının bilim insanlarını tarafından anlaşılmasını bırakın sokaktaki insan bile bu gerçeğin farkındadır. Fakat geldiğimiz düzey devletlerin birbirlerine öcü diye baktıkları, silahlanma yolunda yarıştıkları sonu görünmeyen bir karanlıktır.

Herkes kendinden sorumludur deyip ülkemize baktığımızda maalesef burada bizim istemediğimiz, dost görünüşlü düşmanlarımızınsa dişlerini bileyerek izledikleri bir tabloyla karşılaşırız. Bilimsel çevreler, yok denecek kadar az olan o bilim insanlarımız, birbirlerinin kuyusunu kazmakla meşguldür. Genel kabul görmüş bir tek kurumumuzdan bahsedilir doğruluk derecesine aldırış etmeden. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK). Doğru bilimsel yarışmalar düzenleyen, bilim insanı yetiştiren, araştırmalarına güven duyulan bir kurumdur. Fakat neden diğer bilim kurum ve kuruluşları bilimsellikten uzak, kendi menfaatlerini gözeten, başlarındaki insanların kendi geleceklerini düşündüğü yerler olmaya başladı.

Mustafa Kemal Atatürk, bize, Türk gençliğine, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan bütün insanlara çağdaşlaşma, gelişme, uygar toplum olma yolunu göstermiştir. Geçmişte bulunmuş kuramlar, teoriler, ileri sürülmüş varsayımlarla yetinmeyip dünyaya daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz düşüncesiyle çabalamalıyız.

Dünyanın bir çok yerinde artık bilimin, fenin, teknolojinin ne kadar faydalı olduğu görülerek, savunma sanayisine ayrılan payların büyük bir kısmı eğitim ve öğretim çalışmalarına ayrılmaktadır. Zamanla devir savaş devri olmaktan çıkmaya başlamış bilim devri olmak için koşar adım ilerlemektedir. Dünyanın yeni buluşlara, yeni araştırmalara ihtiyacı günden güne artarken devletlerin de bu ihtiyaca cevap vermesi kaçınılmazdır.

İnsanlık birçok bilim insanının cahillik, dogmatizm nedeniyle öldürüldüğünü gördüğü zamanlardan, uzaya insan gönderildiği zamanlara ulaştı. Gelişmişliğin bu kadar açık olduğu herkes tarafından görülmekle kalmayıp herkesin katkısı gerektiğinin de farkına varılmıştır. Bu nedenle dünyanın daha ileriye, daha güzele ulaşması için hiç durmadan çalışıp, üretmeliyiz. Üretmeliyiz ki yoksulluk, açlık gibi kelimeler eski kötü birer hatıra olarak kalsın. Öyle bir zaman gelsin ki açlıktan ölen bir tek insan olduğunu bile hatırlamayalım.

alıntıdır

ЯЭx§ﻼ כσЯρїσמ
10-09-2007, 16:56
Tşk. :).....