Amerikan İmparatorluğu [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Amerikan İmparatorluğu


KeRİM
08-08-2007, 14:25
Amerikan İmparatorluğu

İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden hemen sonra bütün dünya Stalin’in Kızılordu’sunun girdiği Doğu Avrupa ülkelerinden çıkmayacağını öğrendi. Aslında buna daha savaş bitmeden ABD ile Rusya arasında karar verilmişti. Dünya halkları daha sonra öğrendiler. Ancak Stalin sadece Doğu Avrupa ile yetinmek niyetinde de değildi. Rusya’yı, Rus Çarlarının hayallerinden dahi geçiremedikleri ölçüde büyük bir güce taşıyan Stalin daha fazlasını talep ediyordu.

ABD’nin Stalin’in bu saldırgan politikalarından dolayı çok mutsuz olduğunu söylemek mümkün değildir. Stalin saldırdıkça Sovyet Rusya’dan çekinen devletler ABD’ye yaklaşıyorlardı. Böylece dünyanın “Doğu” yanında Sovyet imparatorluğu kurulurken, “Batı” yanında da Amerikan “hegemonyası” oluşuyordu. Sovyet Rusya, Doğu’daki müttefiklerinin siyasi, hukuki veya herhangi bir şekilde kendisi ile eşit olduğunu kabul etmiyordu.

Sovyet Rusya ile Doğudaki müttefikleri arasındaki ilişki mutlak bir eşitsizliğe dayanıyordu. Sovyet Rusya ile müttefikleri arasındaki eşitsizlik sadece fiili değil aynı zamanda hukuki ve ideolojik durumdu. Herhangi bir şekilde bu eşitsiz konumu sorgulama durumunda Sovyet ordusu Macaristan veya Çekoslavakya’da olduğu gibi müttefik ülkeyi işgal ediyordu. Özetle, Doğu’da söz konusu olan “Sovyet imparatorluğu” idi.

ABD’nin NATO etrafında oluşturduğu ittifak ise siyasi ve hukuki olarak eşit üyelerden oluşmaktaydı. İttifak içindeki en büyük ekonomik, askeri ve siyasi güç olarak ABD’nin tabii ki NATO içindeki belirleyici güçtü. Silah sistemlerinin belirlenmesinden askeri ve siyasi stratejiye kadar ABD belirleyiciydi. Fakat, yine de NATO siyasi ve askeri pazarlıkların sürekli yapıldığı, işlerin uzlaşma ile yürütülmeye çalışıldığı bir kurumdu.

ABD’nin NATO içindeki fiili üstün konumunu kabul etmeyen bir ülkenin ittifaktan ayrılması veya ülkesindeki Amerikan askeri üslerini ülkesinden çıkarması mümkündü. Nitekim, ABD’nin fiili üstün konumunu reddeden Fransa, NATO ittifakının askeri kanadından çıkmış, Türkiye ise ülkesindeki Amerikan üslerini kapatmıştı. Batı dünyasında söz konusu olan NATO üyelerinin ve diğer kapitalist ülkelerin gönüllü olarak kabul ettikleri “ABD hegemonyası” idi.
Soğuk Savaş’ın Sovyet Rusya’nın yıkılması ile sona ermesinden sonra ABD rakipsiz bir güç olarak kalınca ve özellikle 11 Eylül sonrasında eskiden siyasi ve hukuki olarak eşit gördüğü müttefiklerini ve diğer ülkeleri müttefik değil, kendisine bağlı siyasi koloni/sömürge gibi görmeye başladı. ABD’nin bu yaklaşımı müttefikleri tarafından algılandıkça ABD hegemonyasına verilen gönüllü destek azalmaya başladı. Öte yandan ABD de istediği imparatorluk ilişki modelini kuramadı. Özellikle Irak’ta direnişin uzaması sonucunda İran’ın ABD’ye meydan okuyan bölgesel bir güce dönüşmesi ABD’nin imparatorluk stratejisine indirilen