ρυяєgση
08-08-2007, 20:57
Anne cennet ne kadar güzel
Stuttgart Wiblingen bölgesinde iki yili askin haftalik cevre
sohbetlerinden tanidigim bir hanim telefonda söyle agliyordu
:''Hocahanim, bizim burada bir komsu, kizini kaybetti''. 18 yasinda
Ani bir ölümle öldü. Annesi adeta cilgina döndü. Sürekli
isyanda, keske kizim söyle söyle olsa idi de ölmese idi'diye
feryat figan agliyor. Ne olur bir gelseniz onunla siz konussaniz.
Sizi az cok taniyor. Size saygisi var, belki sizi dinle. Biz ne
yapacagimizi sasirdik.Ertesi gün gittim ve beni ölen genc kizin
evine götürdüler.Evde matem, yas. Anne bir kösede hic durmadan
agliyor. Cenaze Türkiye'ye gideli 15 gün olmasina ragmen,
anne'ninyüregindeki ates hala sönmemis. Bana büyük porter bir
resimini gösterdiler. Gercekten genc kiz, uzun saclari, iri gözleri
ve alimli cahresi ile cok güzel bir kiz. Sonra bana annesi sunlari
anlatti: 'kizim, ben ve babasi her sene oludugu gibi gecen sene de
memlektemiz Izmir'egittik. Evimizin karsindaki apartmanda bir genc
adam oturuyor. Terbiyesi, asaleti, giyimi ve durusu ile kizimin
dikkatini cekmis. Bana: 'Anne bak! Evlenebilecegim genc'.dedi. Bizde
tanisalim diyebir tanidigi ile haber gönderdik ve tanistik.
Maksadimizi arz ettik. Genc adam üniversite okuyan dindar ve
kültürlü biri idi. Kizima: Aramizda kültür farki var, siz acik
gezen bir hanimsiniz, bense esimin tesettürlü ve mazbut bir insane
olmasini isterim'deyince kizim'en kisa zamanda dinimi ögrenecek ve
tatbik edecegim, bana zaman ver'dedi. Ertesi yaz bulusmak üzere
anlastilar. Kizim ilk is olarak kendisine dinimizi anlatacak,
ögretecek bir yer aradi ve buldu. Cok gayretli dini bilgileri
ögreniyor, namazlarini kiliyordu. Böylece izin bitti ve Stuttgarta
döndük. Burada bir göz doktorunun yaninda saglik teknisyeni
olarak calisiyor, is zamanindan arta kalan zamaninda da
Kuráni-kerimí ögrenmek icin cok gayret sarf ediyordu. Gelirken
getirdigi mantoyu ve esarbi evde giyip''anne yakisiyor mu?''
diyordu. Bütün samimiyetiyle islam'I ögreniyordu. Sivasli bir
komsumuz onu ogluna istemisti. O ise''red'' cevabi vermisti. Fakat o,
bunu gurur meselesi yapmayarak Kuran-i kerimi ögrenmek icin
onlardan yardim istemisti. Bir gün 'Basim agriyor'diye doktora
gitti. 'bir seyin yok'demisler. Ama bas agrisi devam ediyordu. Göz,
kulak ve dis tahlillerini sonucunda'da bir sey bulamamislardi. Ama
agrisi da bir türlü gecmek bilmiyordu. Bana anlattigina göre, bir
gün, evimize bir genc delikanli gelip ona kirmizi bir gül
getirmis''Ben ahiretten geliyorum Allahu teala Hazretleri seni benim
kismetim yazdi, cennette sen benimsin demis. Bas agrisi durumu 15
gün sürdü. Son care olarak Suleyi hastaneye tahlil icin aldilar.
Arastirmalar neticesinde hicbir sey bulumadilar. Bir gün hastaneye
gittigimde yattigi odanin penceresinden bakip bana söyle dedi:
"Anne! Cennet ne kadar güzel". Döndüm ve baktigi tarafa baktim,
gördügüm sadece park edilmis arabalardi. Ama o büyülenmis gibi
mutlu bir sekilde pencereye bakiyordu. Bana dedi ki: 'Annecigim,
beni yarin saat 8.00'de götürecekle'. Cilgina döndüm. Babasina
kostum 'kizimiz ölüyor, yetis.'dedim. Babasi da caresiz yüzüme
bakti. Söylediklerine inanmiyorduk; ama yine'de endise ve
telasliydik.'ya dogruysa' diyordum. 18 yasinda hayatinin baharinda,
sapa saglam bir insane hic ölebilirmiydi? Üstelik Doktorlar da
'sen sagliklisin'dedikleri halde. O gece hic uyuyamadim. Ertesi gün
sabah 7.00'de hastanedeydim. Babasi koridorda, iceri girmeye
dayanamamis, caresiz agliyordu. Iceriye girdim, kizim bana söyle
vasiyette bulundu : 'Annecigim, ben ölünce sakin aglama, Izmir'deki
o gence maddi yardimda bulun ve onu istedigi bir kizla evlendir.
Hesabimda onun evlenmesi icin yeterli miktarda para var. Ayrica
banada daha once kimsenin kullanmadigi bir tabut al, sonra o tabutu
camiye vakfet. Onu sadece bayanlar icin kullansinlar. Erkegin
vücudunun yattigi, degdigi bir tabutta yatmak istemem'.dedi. Yüzüme
bakti, korku ifadesi vardi'Anne, Azrailin ayaklari ne kadar
büyük'dedi, odanin uzunlugu kadar. Babama selam söyle'. dedi.
Basini yastiga koydu, kelime-I sehadet getirdi ve kizim ÖLDÜ!!!
Adeta cildirmistim. Odadan kendimi disari attim, Bey'dedim 'Kizimiz
öldü'. Ikimiz tekrar odaya daldik, kizimiz vefat etmisti. Bizden
istediklerini yerine getirdim. Simdi ben bu aciya nasil dayanirim?
Anne sürekli agliyordu. Belli ki anne yüregi dayanamiyordu. Beni
odasina götürdüler. Masasinda elif cüzü, seccadesi kitapliginda
islamí anlatan kitaplarla, gardorobinda asili manto ve esarbini
gösterdiler. Yürekten ve samimi Rabb-ul Alemin'e yönelen bu
minicik kalp megerse bir yilda ne kadar mesafe almis !!!
Not : Bu ibret dolu olay, dinimizi ögrenme, marifetullah konusunda
derinlesmemiz hususunda iyi bir ders olur insallah. Bu hadise
Almanyada olmustur ! Aile aslen Izmirlidir. Hadiseden bir sene sonra
baba Islamiyet'e yönelip hacca gitmis ve ailesinide alip
Türkiye'ye kesin dönüs yapmistir! Sizden istegim bunu elinizden
geldikce tanidiginiz herkese göndermeniz. gercekten ders alinacak
bir olaydir! SEVGILERIMLE ESSELAMÜN ALEYKÜM..
Stuttgart Wiblingen bölgesinde iki yili askin haftalik cevre
sohbetlerinden tanidigim bir hanim telefonda söyle agliyordu
:''Hocahanim, bizim burada bir komsu, kizini kaybetti''. 18 yasinda
Ani bir ölümle öldü. Annesi adeta cilgina döndü. Sürekli
isyanda, keske kizim söyle söyle olsa idi de ölmese idi'diye
feryat figan agliyor. Ne olur bir gelseniz onunla siz konussaniz.
Sizi az cok taniyor. Size saygisi var, belki sizi dinle. Biz ne
yapacagimizi sasirdik.Ertesi gün gittim ve beni ölen genc kizin
evine götürdüler.Evde matem, yas. Anne bir kösede hic durmadan
agliyor. Cenaze Türkiye'ye gideli 15 gün olmasina ragmen,
anne'ninyüregindeki ates hala sönmemis. Bana büyük porter bir
resimini gösterdiler. Gercekten genc kiz, uzun saclari, iri gözleri
ve alimli cahresi ile cok güzel bir kiz. Sonra bana annesi sunlari
anlatti: 'kizim, ben ve babasi her sene oludugu gibi gecen sene de
memlektemiz Izmir'egittik. Evimizin karsindaki apartmanda bir genc
adam oturuyor. Terbiyesi, asaleti, giyimi ve durusu ile kizimin
dikkatini cekmis. Bana: 'Anne bak! Evlenebilecegim genc'.dedi. Bizde
tanisalim diyebir tanidigi ile haber gönderdik ve tanistik.
Maksadimizi arz ettik. Genc adam üniversite okuyan dindar ve
kültürlü biri idi. Kizima: Aramizda kültür farki var, siz acik
gezen bir hanimsiniz, bense esimin tesettürlü ve mazbut bir insane
olmasini isterim'deyince kizim'en kisa zamanda dinimi ögrenecek ve
tatbik edecegim, bana zaman ver'dedi. Ertesi yaz bulusmak üzere
anlastilar. Kizim ilk is olarak kendisine dinimizi anlatacak,
ögretecek bir yer aradi ve buldu. Cok gayretli dini bilgileri
ögreniyor, namazlarini kiliyordu. Böylece izin bitti ve Stuttgarta
döndük. Burada bir göz doktorunun yaninda saglik teknisyeni
olarak calisiyor, is zamanindan arta kalan zamaninda da
Kuráni-kerimí ögrenmek icin cok gayret sarf ediyordu. Gelirken
getirdigi mantoyu ve esarbi evde giyip''anne yakisiyor mu?''
diyordu. Bütün samimiyetiyle islam'I ögreniyordu. Sivasli bir
komsumuz onu ogluna istemisti. O ise''red'' cevabi vermisti. Fakat o,
bunu gurur meselesi yapmayarak Kuran-i kerimi ögrenmek icin
onlardan yardim istemisti. Bir gün 'Basim agriyor'diye doktora
gitti. 'bir seyin yok'demisler. Ama bas agrisi devam ediyordu. Göz,
kulak ve dis tahlillerini sonucunda'da bir sey bulamamislardi. Ama
agrisi da bir türlü gecmek bilmiyordu. Bana anlattigina göre, bir
gün, evimize bir genc delikanli gelip ona kirmizi bir gül
getirmis''Ben ahiretten geliyorum Allahu teala Hazretleri seni benim
kismetim yazdi, cennette sen benimsin demis. Bas agrisi durumu 15
gün sürdü. Son care olarak Suleyi hastaneye tahlil icin aldilar.
Arastirmalar neticesinde hicbir sey bulumadilar. Bir gün hastaneye
gittigimde yattigi odanin penceresinden bakip bana söyle dedi:
"Anne! Cennet ne kadar güzel". Döndüm ve baktigi tarafa baktim,
gördügüm sadece park edilmis arabalardi. Ama o büyülenmis gibi
mutlu bir sekilde pencereye bakiyordu. Bana dedi ki: 'Annecigim,
beni yarin saat 8.00'de götürecekle'. Cilgina döndüm. Babasina
kostum 'kizimiz ölüyor, yetis.'dedim. Babasi da caresiz yüzüme
bakti. Söylediklerine inanmiyorduk; ama yine'de endise ve
telasliydik.'ya dogruysa' diyordum. 18 yasinda hayatinin baharinda,
sapa saglam bir insane hic ölebilirmiydi? Üstelik Doktorlar da
'sen sagliklisin'dedikleri halde. O gece hic uyuyamadim. Ertesi gün
sabah 7.00'de hastanedeydim. Babasi koridorda, iceri girmeye
dayanamamis, caresiz agliyordu. Iceriye girdim, kizim bana söyle
vasiyette bulundu : 'Annecigim, ben ölünce sakin aglama, Izmir'deki
o gence maddi yardimda bulun ve onu istedigi bir kizla evlendir.
Hesabimda onun evlenmesi icin yeterli miktarda para var. Ayrica
banada daha once kimsenin kullanmadigi bir tabut al, sonra o tabutu
camiye vakfet. Onu sadece bayanlar icin kullansinlar. Erkegin
vücudunun yattigi, degdigi bir tabutta yatmak istemem'.dedi. Yüzüme
bakti, korku ifadesi vardi'Anne, Azrailin ayaklari ne kadar
büyük'dedi, odanin uzunlugu kadar. Babama selam söyle'. dedi.
Basini yastiga koydu, kelime-I sehadet getirdi ve kizim ÖLDÜ!!!
Adeta cildirmistim. Odadan kendimi disari attim, Bey'dedim 'Kizimiz
öldü'. Ikimiz tekrar odaya daldik, kizimiz vefat etmisti. Bizden
istediklerini yerine getirdim. Simdi ben bu aciya nasil dayanirim?
Anne sürekli agliyordu. Belli ki anne yüregi dayanamiyordu. Beni
odasina götürdüler. Masasinda elif cüzü, seccadesi kitapliginda
islamí anlatan kitaplarla, gardorobinda asili manto ve esarbini
gösterdiler. Yürekten ve samimi Rabb-ul Alemin'e yönelen bu
minicik kalp megerse bir yilda ne kadar mesafe almis !!!
Not : Bu ibret dolu olay, dinimizi ögrenme, marifetullah konusunda
derinlesmemiz hususunda iyi bir ders olur insallah. Bu hadise
Almanyada olmustur ! Aile aslen Izmirlidir. Hadiseden bir sene sonra
baba Islamiyet'e yönelip hacca gitmis ve ailesinide alip
Türkiye'ye kesin dönüs yapmistir! Sizden istegim bunu elinizden
geldikce tanidiginiz herkese göndermeniz. gercekten ders alinacak
bir olaydir! SEVGILERIMLE ESSELAMÜN ALEYKÜM..