ρυяєgση
08-09-2007, 00:12
Kaba saba, soluk, yipranmis giysiler içindeki yasli çift, Boston treninden inip utangaç bir tavirla rektörün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasindan firlayarak önlerini kesti..
Öyle ya, bunlar gibi ne idügü belirsiz tasralilarin Harvard gibi üniversitede ne isleri olabilirdi?
Adam, yavasça rektörü görmek istediklerini söyledi. Iste bu imkansizdi..
Rektörün o gün onlara ayiracak saniyesi yoktu..
Yasli kadin, çekingen bir tavirla; "Bekleriz" diye mirildandi..
Nasil olsa bir süre sonra gideceklerdi.. Sekreter sesini çikarmadan masasina döndü.. Saatler geçti, yasli çift pes etmedi. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalkti. "Sadece birkaç dakika görüsseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalisti.
Anlasilan çare yoktu..
genç rektör, isteksiz bir biçimde kapiyi açti. Sekreterin anlattigi tablo içini bulandirmisti. Zaten tasralilardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamin ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak sey miydi bu? Surati asilmis, sinirleri gerilmisti.
Yasli kadin hemen söze basladi. Harvard´da okuyan ogullarini bir yil önce bir kazada kaybetmislerdi. Ogullari, burada öyle mutlu olmustu ki onun anisina okul sinirlari içinde bir yere bir anit dikmek istiyorlardi.
Rektör, bu dokunakli öyküden duygulanmak yerine öfkelendi.
"Madam" dedi sert bir sesle, "Biz Harvard´da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anit dikecek olsak, burasi mezarliga döner..."
"Hayir, hayir" diyerek haykirdi, yasli kadin.. "Anit degil.. Belki, Harvard´a bir bina yaptirabiliriz". Rektör yipranmis giysilere nefret dolu bir nazar firlatarak "Bina m??" diyerek tekrarladi. "Siz bir binanin kaça mâl oldugunu biliyor musunuz? Sadece son yaptigimiz bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasina çikti.."
Tartismayi noktaladigini düsünüyordu. Artik bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi...
Yasli kadin, sessizce kocasina döndü :
"Üniversite insaatina baslamak için gereken para buymus? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"
Rektör´un yüzü karmakarisikti.. Yasli adam basiyla onayladi. Bay ve bayan Leland Stanford, disari çiktilar. Dogru California`ya, Palo Alto´ya geldiler. Ve Harvard´in artik umursamadigi ogullari için onun adini ebediyyen yasatacak üniversiteyi kurdular.
Amerika´nin en önemli üniversitelerinden birini STANFORD´u.
Öyle ya, bunlar gibi ne idügü belirsiz tasralilarin Harvard gibi üniversitede ne isleri olabilirdi?
Adam, yavasça rektörü görmek istediklerini söyledi. Iste bu imkansizdi..
Rektörün o gün onlara ayiracak saniyesi yoktu..
Yasli kadin, çekingen bir tavirla; "Bekleriz" diye mirildandi..
Nasil olsa bir süre sonra gideceklerdi.. Sekreter sesini çikarmadan masasina döndü.. Saatler geçti, yasli çift pes etmedi. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalkti. "Sadece birkaç dakika görüsseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalisti.
Anlasilan çare yoktu..
genç rektör, isteksiz bir biçimde kapiyi açti. Sekreterin anlattigi tablo içini bulandirmisti. Zaten tasralilardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamin ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak sey miydi bu? Surati asilmis, sinirleri gerilmisti.
Yasli kadin hemen söze basladi. Harvard´da okuyan ogullarini bir yil önce bir kazada kaybetmislerdi. Ogullari, burada öyle mutlu olmustu ki onun anisina okul sinirlari içinde bir yere bir anit dikmek istiyorlardi.
Rektör, bu dokunakli öyküden duygulanmak yerine öfkelendi.
"Madam" dedi sert bir sesle, "Biz Harvard´da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anit dikecek olsak, burasi mezarliga döner..."
"Hayir, hayir" diyerek haykirdi, yasli kadin.. "Anit degil.. Belki, Harvard´a bir bina yaptirabiliriz". Rektör yipranmis giysilere nefret dolu bir nazar firlatarak "Bina m??" diyerek tekrarladi. "Siz bir binanin kaça mâl oldugunu biliyor musunuz? Sadece son yaptigimiz bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasina çikti.."
Tartismayi noktaladigini düsünüyordu. Artik bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi...
Yasli kadin, sessizce kocasina döndü :
"Üniversite insaatina baslamak için gereken para buymus? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"
Rektör´un yüzü karmakarisikti.. Yasli adam basiyla onayladi. Bay ve bayan Leland Stanford, disari çiktilar. Dogru California`ya, Palo Alto´ya geldiler. Ve Harvard´in artik umursamadigi ogullari için onun adini ebediyyen yasatacak üniversiteyi kurdular.
Amerika´nin en önemli üniversitelerinden birini STANFORD´u.