A.s.p.a.v.a. [Arşiv] - Sayfa 3 - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : A.s.p.a.v.a.


Sayfa : 1 2 [3]

Akgül-Hilal
08-29-2008, 16:38
Dokunsalar ağlayacağım ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]!A067A BEA532765C5!689.entry)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] hu8bh7xn4.jpg


Dokunsalar ağlayacağım


‘İyi’ demek adettendir ya !
‘İyiyim’ dedim…
Değilim.


Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
Her harf
Her kelime
Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi.


Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
‘Kime, neye konuşursan konuş’ diyorum…
Yeter ki susma!


Hiçbir söz yetmiyor, beni 'bana' anlatmama…
Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim…


Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…


Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın.
Oysa ben iyiyim görünürde !


Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum...
Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı…
Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.
Ve ben,
İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde…
Sebebim yok.
Belki de çok…


Biliyorum;
Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte .


Ben kendimi,
Görmüyorum
Duymuyorum
Ve bilmiyorum…


Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…



(Simla)

A.S.P.A.V.A.
08-31-2008, 06:31
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]


BIRAK SEVGİ SENİ BULSUN...

İyi kalpli, yalnız bir adam, bir gün bir koza bulur.
Kozanın içinde küçük bir tırtıl vardır.
Adam çok sever bu tırtılı,
onunla tüm yalnızlığını, tüm sevgisini paylaşır.
Gel zaman git zaman tırtıl büyür, güzel bir kelebek olur.
Adam, kelebeğine hayran... bırakamaz bir türlü...
Aslında kelebeğin aklında dağlar, kırlar,
çiçekler vardır da; kıyamaz bir türlü adama ve sevgisine,
yalnız bırakamaz Onu...
Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır...

Ama adam bilir ki; "Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir" ...
Kelebeğine son kez bakar ve onu salıverir özgürlüğüne,
kırlarına, çiçeklerine doğru...
Kelebek mutlu olmasına mutlu olur ama hiç bir meltem,
hiç bir çiçek yaprağı adamın avucunun sıcaklığını andırmaz...
Aklında adam, o çiçek senin bu çiçek benim dolaşır saatlerce...
Adam bir kelebeğe sevdalı,bakıp durur boşluğuna.
Kelebekse hala konacak sıcak bir avuç aramakta...




Böylece kelebek şunu anlar:
BAZEN AİT OLDUĞUMUZ YER ORASIDIR;
SICAK BİR AVUÇTUR BİLİRİZ
AMA O YERİN BİZE AİT OLMA İHTİMALİ BİR HİÇTİR ...

Böylece adam şunu anlar:
HİÇ BİR SEVDAYI YALNIZCA SEVGİYLE YAŞATAMAZSINIZ..

O günden sonra kelebek,
adama duyduğu özlemi gömecek bir dağ aramaya başlar,
ama gücü tükenene dek arayıp da bulamayınca anlar ki;

HİÇBİR DAĞ BİR ÖZLEMİ GÖMEBİLECEĞİNİZ KADAR BÜYÜK DEĞİLDİR ...

Adamsa artık sevdasını koyar sımsıcak avuçlarına; kelebeğin yerine...

Herkes bir şeyler yaşar; iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış...
Yaşadıklarından bir çıkarım yaparak hayatına bir yol verir;
aynı zamanda düşüncelerine de...

Bırak SEVGİ seni bulsun...

Yazan: Bilinmiyor
**************
jbichim te

Akgül-Hilal
08-31-2008, 12:46
Sessiz pazar sabahında,beni karşılayan ilk yazı,bu harika hikaye oldu.İçime,izler bırakan hatıralar,biraz hüzün,biraz özlem ve...ve sevgi aktı...

Sevgin,yüreğinden damla damla değil,ılık bir yağmur gibi yağıyor güzel dost ve ıslananları,içtenliğiyle serinletiyor,hafifletiyor...
İyi ki varsın!:hug:

A.S.P.A.V.A.
09-02-2008, 05:36
Sessiz pazar sabahında,beni karşılayan ilk yazı,bu harika hikaye oldu.İçime,izler bırakan hatıralar,biraz hüzün,biraz özlem ve...ve sevgi aktı...

Sevgin,yüreğinden damla damla değil,ılık bir yağmur gibi yağıyor güzel dost ve ıslananları,içtenliğiyle serinletiyor,hafifletiyor...
İyi ki varsın!:hug:

Sayfamın Sevgili Mod'u....:13:

Öncelikle <Dokunsalar Ağlıyacağım> başlıklı duygu yüklü yazı için teşekür ediyorum ve sevenlere kimse dokunmasın,sevenler üzülmesin diyorum.Yine de bir garip oluyor sevenler..Mutlaka üzülecek bir şey buluyorlar,seven birini tanıyorum.Neye üzülüyor biliyor musun?kaldırımların beton oluşuna...Be adam olursa olsun sana ne ? dedim,Ne dese beğenirsin? <İyi de ya düşerse?:13:

Gelelim kelebek hikayesine:

Gerçekten güzel bir hikaye ve beni de çok etkiledi.Nerdeyse insanın sevi duygularını yönlendirece kadar etkili.
Sonuç bölümü çok güzel bağlanmış,Ana fikir mükemmel.

Ama gelişme bölümündeki bir cümeye takıldım.
"Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir"
Bu cümle...Pek anlayamadım.Neden vaz geçmek acaba.
Anlatılmak istenen;
Sevdiğini görmekten vazgeçmek ise doğru,
Sevdiğinden vazgeçmekse son derece yanlış bence.
Çünkü o yüce duygu ferman dinlemez,
hiç bir söz onu bağlamaz.sevi engel tanımaz.
Sevgi ise eğer,
Başka duygularla karıştırılan sevgi! değilse...

Aklıma iki örnek geldi,birini vereyim:13:
diyelim ki ben meteliğe kurşun atıyorum.
Babam da bana
<Ümit'i :13: sevmeyeceğine söz ver bir tirilyon vereceğim>dese
Ölsem demem :13:Kutuplarda yaşamayı göze alırım gene demem.
Emin'im Ümit'de demez.

Gerçi yazın hala yerinde duruyor bir türlü kaymıyor ama ne yapalım sağlık olsun:13:

Ne demişler;<Ümit fakirin ekmeği ye memet ye>
************************************************** *

Anlatmak istediğim ve anlatamadığım aslında Türk Kültürü'nün özünde var.

Dileğim odur ki...

Özellile gençlerimiz,bu hususa dikkat etsinler...
sevgiler:)
**********************************
vay bee...:13:

gencasena
09-17-2008, 12:10
Hayırlı günler herkese,Abim sanada selamlar..Nasılsın?
Abim sayfan çok renklenmiş,güzelleştikçe güzelleşmiş,,,sizden ayrı kaldığım zamanlara acıdım şimdi.Eskisi gibi bakmaya doyamaz oldum,eski anılarımı bile tazeliyorum şuan sayfalara göz attıkça...

gencasena
09-17-2008, 12:16
bu arada çayını da bir özlemişim ki sorma Abim:13:

A.S.P.A.V.A.
09-23-2008, 20:20
Hayırlı günler herkese,Abim sanada selamlar..Nasılsın?
Abim sayfan çok renklenmiş,güzelleştikçe güzelleşmiş,,,sizden ayrı kaldığım zamanlara acıdım şimdi.Eskisi gibi bakmaya doyamaz oldum,eski anılarımı bile tazeliyorum şuan sayfalara göz attıkça...


gencasena...dostum dava arkadaşım,yoldaşım..Hoş geldin yaa.
Ziyaretin çok hoş bir süpriz oldu benim için.
Çok teşekkür ederim geldiğin için.Sayfam hakikaten güzelleşti.bunu kabul ediyorum.
sayfamın modernatörü var artık:13:gerçi şimdi tatilde ama dönecek:13:
sizler sayesinde daha da güzelleseceğine inanıyorum.
Duyguların,güzelliklerin paylaşıldığı yer olacak benim sayfam:)


bu arada çayını da bir özlemişim ki sorma Abim:13:

Çayın lafı mı olur.
İFTARA DAVETLİSİN...
Ayrıca sayfamın mod'u:D
ve
d o s t l a r ı m d a
davetlidir.
İftarımızı yapalım.Çayımızı da içeriz sonra kahve deme yalnız pek sevmem de:13:
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] g
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] b/f/fc/Hurma.JPG/200px-Hurma.JPG
HURMAMIZ

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 1b50769_m.jpg
PİDEMİZ
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] [Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
VE
VE
KEŞKE OLMASA AMA
OLMAZSA OLMAZ
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 08/sigara.jpg
OOOHHH DÜNYA VARMIŞ
VE
VE
İŞTE ÇAYLARIMIZ DA GELDİ
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 8.jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 606ep8.jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] siir7606ep8.jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 3678/siir7606ep8.jpg
Ben yine de bir kahve yapayım da hazır bulunsun.Nolur nolmaz biri gelir,ben çay içmem kahve isterim der mer.
tedbirimizi alalım:13:
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
AFİYET OLSUN DOSTLAR

Akgül-Hilal
09-24-2008, 02:54
Geldim bile:D
Oy oy oy,sofralara bak:D
Aman aman,çok açılmayalım,
dükkanı batırmayalım!;):D

Hani benim kahvem?:13:

A.S.P.A.V.A.
09-24-2008, 05:46
Geldim bile:D
Oy oy oy,sofralara bak:D
Aman aman,çok açılmayalım,
dükkanı batırmayalım!;):D

Hani benim kahvem?:13:

Hoş geldin Hoş geldin...

Batmaz kız dükkan goglede çok var...

kahve senin di zaten.Özel...kendi ellerimle yaptım.

:13:

gencasena
09-24-2008, 11:37
o kadar istesem de iftara yetişemedim,yolculuk işte,geç geldik ama ssağlam geldik:(.çayını yine içemedim:nono:yine erteledik:olmaz:ramazandan sonra artık acısını çıkaracağız,,,bırakmam daha seni A.S.P.A.V.A

Akgül-Hilal
09-26-2008, 00:52
Hoş geldin Hoş geldin...

Batmaz kız dükkan goglede çok var...

kahve senin di zaten.Özel...kendi ellerimle yaptım.

:13:
Batsa ne olacak?Dostlarımız yanımızda,batmaktan kim korkar:)

Kahvenin benim olduğunu biliyorum.Biraz cadalozluk yapayım dedim:13:

Akgül-Hilal
09-26-2008, 01:00
Hayırlı günler herkese,Abim sanada selamlar..Nasılsın?
Abim sayfan çok renklenmiş,güzelleştikçe güzelleşmiş,,,sizden ayrı kaldığım zamanlara acıdım şimdi.Eskisi gibi bakmaya doyamaz oldum,eski anılarımı bile tazeliyorum şuan sayfalara göz attıkça...

Hoş geldin gencasenamız!:)
Abinin sayfası sizlerin varlığı ile güzelleşiyor;)
Bundan sonra daha sık görüşürüz inşallah!;)

A.S.P.A.V.A.
09-26-2008, 01:23
:005::005: :barisalim: :cicek::cicek: :13: :anlastik: :021: :beat4:

Kartal Busbey
09-26-2008, 08:37
Ustadim kadim dostum selamun aleykum nasilsin..;)

A.S.P.A.V.A.
09-26-2008, 20:09
Ustadim kadim dostum selamun aleykum nasilsin..;)

Aleykümselam kadîm dostum.YUVAMIZa kavuşmanın mutluluğu içindeyim.:)

gencasena
09-28-2008, 00:15
yuvamız...:005:

evet yuvamız ya.burası artık A.S.P.A.V.A kişiselinden çıktı hepimizin yuvası haline geldi.sıkılan,mutlu olan,hüzünlü olan,sıcacık bir mekan arayan :hug:herkesin buluşma noktası oldu.ben bu kelimeyi sevdim A.S.P.A.V.A...

gencasena
09-28-2008, 01:00
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] dia/62/03podborka28kb7wb7.jpg&


Sevgi bu dediler ilk önce sevmek sevilmek bu iki kişi arasında geçen ilişki dediler daha çok. Sordum, araştırdım. Asıl cevap neydi bulamadım. Sevgi sevilmek neydi hiç tatmadım.



Ben daha çok… şiiri sevdim, kalemimi sevdim, yazmayı sevdim gördüklerimi duyduklarımı çektiklerimi. Hayalimdeki sevgiyi yazdım daha çok, Sevmeden sevilmeden.

Sordum her sorumda değişik cevaplar aldım sevgiyi yaşayanlardan. Ama anlam veremedim, sevgi bir duyguysa neden tek bir açıklaması yok. Anlamadım… anlayamadım…

Düşündüm, düşündükçe derin ifadeler buldum kendimce. Ama hiç birisi verilen cevaplar gibi değildi. Onlar daha çok sıradandı, basitti.

Kimse bilmiyor muydu sevgiyi, kimse gerçekten sevmiyor muydu? Aklım karıştı, sonu gelmedi soruların.

Ve ben sustum. Ben sevmekten daha çok susmayı tercih ettim. Seyre daldım insanları, canlıları. Sevgililere baktım. Baktıkça sustum, ben sustukça içimde feryatlar koptu. Gözlerine baktım seviyorum diyenlerin. Yalan bakıyorlardı. Ben sustum ama seviyorum diyen dilleri dinliyordum. Yalan söylüyorlardı. Yapmacık insanlardı hepsi, ve yapmacık hareketleri. Sahi sevgi bumuydu, böyle olmamalıydı, olamazdı çünkü.

Yeşil çamın değişmezleri orda ki karakterler daha güzel oynuyordu bu rolü. Genç seviyorum seni diyordu, kız ağlıyordu bende seni diyordu. Onlar gerçekten seviyor muydu. Yoksa çevremdeki insanlar mı film çeviriyordu. Anlamadım… anlayamadım…

Bir kadın gördüm, ağlıyordu ağladıkça hıçkırıyordu. Acı çekiyordu. Acaba sevmek ağlamak mıydı.? Yaklaştım yanına bana ürkek gözlerle bakıyordu belliydi korkmuştu. Ve içimden bir ses sevmek korkmak kaçmak mıydı.? Diz çöktüm önünde meraklı gözlerle baktım kadına oldukça iyi giyimli ve zengin görünüyordu. Yüzündeki boyalar göz yaşından akıp gidiyordu.

Neden ağlıyorsunuz dedim. Başını kaldırıp bana baktı ne istiyorsun benden diye cevap verdi. O an bir soru daha takıldı aklıma, sevmek acınası halde dahi olsa bir şey vermek miydi?

Yardım etmek istiyorum dedim kadına. Baktı ve güldü bana. Bende güldüm. İyi bir insana benziyorsunuz dedi. Beni birine benzetti hem de iyi bir insana. Ve güldü bana. Anlatmaya başladı sonra. Hayattan bıktım dedi. Yaşamak istemiyorum dedi. O an yutkundum ve düşündün acaba yaşamak ve yaşamamak bu kadının elinde miydi. Hayattan bıktığını söylüyor, acaba hayatı kaç paraya satın almıştı. Anlamadım… anlayamadım…

Bakıyordum ona sanki ilk defa bir insan görmüş gibi seyrediyordum onu. Uzun zaman sonra Neden? dedim kadına. Bana tekrar baktı ne neden dedi. Neden bu haldesiniz dedim. Güldü, kahkahalar attı sonra. Dertliydim kafamı dağıtmak için içtim dedi hem de çok içtim, şimdi tut elimi de kaldır dedi. Kafamdaki sorular düğümlenmişti, bu kadının derdi neydi ki bu hale geldi. Ve bana elini uzattı. Tek başına kalkamıyor mu ki merak ettim.

Yardım etmeyecek misin dedi. Evet dedim tabii. Destek istemişti benden düşmüştü kalkamıyordu ve bana elini uzattı… tuttum ve kaldırdım. Yürüdük sonra evine götürüyordum.

Sordu bana senin sevgilin nerde dedi. Sevgi dedi sevgili dedi bana ama nerdeydi. Olması mı gerekirdi. Mecburi bir şey miydi ki nerdeydi diye sordu. Hiçbir yerde, benim sevgim sevgilim yok ki. Güldürme beni dedi. Vardır illaki dedi hele bu yaşlarda. Yok dedim.

Bir sevdiğin de mi yok dedi. Ben sevmedim dedim. Sevilmedim. Sahi dedim kadına…

Sahi sevmek nedir… nasıl bir duygu. Kadın tekrar güldü; ne yani bilmiyor musun dedi. Hayır dedim gene güldü. Sevmek güzel bir duygu dedin kadın. Güzel ve gizemli bir duygu. Ondan bir ses gelse yüreğin taşar. İçin içine sığmaz. Elin elini tutsa erirsin ellerinde başka hülyalara dalarsın yanındayken. Başına bir şey gelse meraklanırsın acı çekersin. Ondan bir haber beklersin güzel sözler, güzel ama gerçek sözler içtenlikle yürekten gelen sözler. Kısacası genç adam sevgi güzel duygu. Bakakaldım kadına bu kadar gerçekçi olarak kimse tarif etmedi bana sevgiyi. Tıpkı benim şiirlerim gibi hayal ettiğim duyguymuş meğer sevgi. Fakat kadın ağlıyordu. Neden ağlıyorsunuz dedim. Sevgi ağlamaktır genç adam ilk önce gülmek sonra ağlamak dedi. Sevgiyi ararsın ama sen onu bulmadan o seni bulur ilk önce okşar seni sevgi sözcükleri fısıldar kulağına, coşarsın mutlu olursun yani. Sonra o gider terk eder yani tek başına kalırsın o gidince. Ağlarsın sonra, acı çekersin sırtından hayali binlerce bıçak yersin.

Kadın sustu uzun zaman konuşmadı ağladı gene hep ağladı yol boyu hep ağladı göz yaşlarını döktü sel gibi. Neydi bu kadını ağlatan sevgimi. Gerçekten acı çekiyordu kadın. Bana baktı eski sevgiler kalmadı genç adam. Senin yüreğindeki sevgi eskilerden kalma çok eskilerden. Leyla’yla mecnun dan, Ferhat la şiirinden mesela. Sen geç kalmışsın genç adam senin aradığın sevgi kalmadı bu tarihte. Artık her şey ama her şey yalan bu dünyada. Sen sevme genç adam. Ama seveceksin yüreğindeki yanan ateş gözlerinden okunuyor. İçin içine sığmıyor biliyorum. Sonra sustu kadın benim gibi yani sustu hep. İnsanlara baktı seyretti onları yürürken ağladı. Gözyaşını sildi. Sildikçe ağladı. Sonra yer de duran beyaz bir gül gördü solmak üzereydi aldı yerden onu. Kokladı kokusu gitmiş dedi. Yazık çok yazık dedi. Bak genç adam bu gül için kaç bülbül feryat etmiştir. Şuan dalından koparılmış çamurlar içerisinde ve acı çekiyor. Bülbülün ne suçu var geç adam dedi… ağladı ve sustu………..

Aradan aylar yıllar geçmişti, olgunlaşmıştı yüreğim. Sevgiyi biliyordum artık. Sevmeyi sevilmeyi. Ve en sonunda acı çekmeyi. Her sevgide ağladım biraz ve her sevgide acı çektim. Ben kaçtıkça o geliyordu ürküyordum artık. Ve geldikçe geliyor. Her gelişinde gidiyordu. Ben kaçıyordum o kovalıyordu. Sonunda ise o gidiyordu kaçıyordu benden. Olan yine bana oluyordu.

O kadını düşünüyordum hep ne kadar da doğru söylemiş. Ve belliydi oda acı çekmiş ve belliydi o da sevmiş sevilmiş.

Bana sevme demişti. Sevme genç adam demişti. Ama bu yürek söz dinlemedi. Dinleyemedi. Seneler sonra anladım sevgiyi. Seneler sonra anladım geç kaldığımı. Benim zamanın bu değil, sevgim bu zamanda değer görmez, ve anladım bu zamanda sevginin yalan olduğunu. Sözlerin yalan sevgilerin, sevgilerin yalan olduğunu er geç anladım.

Ve şimdi kim diyecek bana sev diye. Diyebilse de bu şair yürek bu asılası ve yakılası adam yapamaz bunu….

Ve diyorum ki sevgi, sevmek buysa ben yokum…

Akgül-Hilal
09-28-2008, 22:17
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] iday_Lights_Shore_Acres_State_Park_Oregon.jpg

YUVAMIZA CAN KATAN

Gözlerin ki, ışıl ışıl
Yuvamıza can katıyor.
Uyuyuşun, mışıl mışıl,
Yuvamıza can katıyor.

Düşe kalka yürüyüşün,
Kulaç kulaç sürünüşün,
Her gün biraz büyüyüşün,
Yuvamıza can katıyor.

Tatlı dille hecelenen,
Su içişin, yemek yemen,
El açarak, “gel... gel! ” demen,
Yuvamıza can katıyor.

Gülücükler... gülen sensin,
Gözyaşıyla solan sensin,
Sımsıcacık tatlı sesin,
Yuvamıza can katıyor.


Rıfkı KAYMAZ



Bu güzel dizeleri çocuklar için yazmış şairimiz.
YUVAMIZ'ın büyümesini de
çocukların büyümesine benzettiğim için sayfalarımızı süslesin istedim;)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] gul2.jpg

İyi ki varsın GÜZEL İNSAN!

A.S.P.A.V.A.
09-30-2008, 02:52
yuvamız...:005:

evet yuvamız ya.burası artık A.S.P.A.V.A kişiselinden çıktı hepimizin yuvası haline geldi.sıkılan,mutlu olan,hüzünlü olan,sıcacık bir mekan arayan :hug:herkesin buluşma noktası oldu.ben bu kelimeyi sevdim A.S.P.A.V.A...

Benimsemen ne kadar güzel, benim için ne kadar anlamlı bilemezsin asena, sağol abicim.Evet burası bizim yuvamız!!!

A.S.P.A.V.A.
09-30-2008, 02:52
Bu güzel dizeleri çocuklar için yazmış şairimiz.
YUVAMIZ'ın büyümesini de
çocukların büyümesine benzettiğim için sayfalarımızı süslesin istedim;)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] gul2.jpg

İyi ki varsın GÜZEL İNSAN!


Siz beni öldürecek misiniz ya hu
O ne güzel yuva ne güzel o dizeler.
Hele sizin benzetmeleriniz ne kadar hoş.
Eline yüreğine,o güzel düşüncelerine sağlık.
Akgül-Hilal.
Sayenizde büyüdü yuvamız!!!
daha da büyüyecek.

A.S.P.A.V.A.
09-30-2008, 04:02
Başta Akgül-Hilal,gencasena,Ümit ve bırakıp giden Arminel dostumun olmak üzere Tüm A.S.P.A.V.A. dostlarının bayramını kutlarım.

Kartal Busbey
09-30-2008, 04:13
Sagol reis senin de bayramin mubarek olsun ve tum paylascilarin..;)

A.S.P.A.V.A.
09-30-2008, 04:17
Sagol reis senin de bayramin mubarek olsun ve tum paylascilarin..;)

Sağol Ümit'im de Türkçe Dostları'nı çok özledim yaa.

Ama bir türlü giremiyorum ben oraya.

Ay ben onlara ne diyeceğim şimdi:zirla:

gencasena
10-01-2008, 00:07
BAYRAMLAR,MILLI VE DINI DUYGULARIN, INANCLARIN, ORF VE ADETLERIN UYGULANIP SERGILENDIGI, BIR TOPLUMDA MILLET OLMA SUURUNUN SEKILLENDIGI, KUVVETLENDIGI GUNLERDIR. HEP BIR ARADA, SEVGI DOLU VE HUZURLU NICE BAYRAMLAR GECIRMEK DILEGIYLE, RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
DOSTLARIM

A.S.P.A.V.A.
10-01-2008, 00:49
BAYRAMLAR,MILLI VE DINI DUYGULARIN, INANCLARIN, ORF VE ADETLERIN UYGULANIP SERGILENDIGI, BIR TOPLUMDA MILLET OLMA SUURUNUN SEKILLENDIGI, KUVVETLENDIGI GUNLERDIR. HEP BIR ARADA, SEVGI DOLU VE HUZURLU NICE BAYRAMLAR GECIRMEK DILEGIYLE, RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
DOSTLARIM

:005::005::005:

Akgül-Hilal
10-01-2008, 02:01
Başta Akgül-Hilal,gencasena,Ümit ve bırakıp giden Arminel dostumun olmak üzere Tüm A.S.P.A.V.A. dostlarının bayramını kutlarım.

Sagol reis senin de bayramin mubarek olsun ve tum paylascilarin..;)
BAYRAMLAR,MILLI VE DINI DUYGULARIN, INANCLARIN, ORF VE ADETLERIN UYGULANIP SERGILENDIGI, BIR TOPLUMDA MILLET OLMA SUURUNUN SEKILLENDIGI, KUVVETLENDIGI GUNLERDIR. HEP BIR ARADA, SEVGI DOLU VE HUZURLU NICE BAYRAMLAR GECIRMEK DILEGIYLE, RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
DOSTLARIM

:005:Ne güzel yaa:)Yuvamızda bayram havası esiyor:tey:

Sağ olun dostlar!Sizin de bayramınız kutlu olsun!:)

Akgül-Hilal
10-01-2008, 02:13
Siz beni öldürecek misiniz ya hu




O ne güzel yuva ne güzel o dizeler.
Hele sizin benzetmeleriniz ne kadar hoş.
Eline yüreğine,o güzel düşüncelerine sağlık.
Akgül-Hilal.
Sayenizde büyüdü yuvamız!!!
daha da büyüyecek.

Yuvamız güzel olmaz mı?Temellerini atan kim?:)
Sevgiyle atıldıysa temeller,yuva harika olur;)
Sağlam bağlar barındırır içinde.
Hepimiz bir işin ucundan tutup duvarları yavaş yavaş ördük.
Her tuğlasına damla damla sevgimizi akıttık.
Kapı ve pencerelerimizi,sevgiyi bilen tüm yüreklere açtık ve yuvamızı,hoş sohbetler ve şen kahkalarla doldurduk:)

Akgül-Hilal
10-01-2008, 02:31
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Yuva,yaşayan her insanın sahip olmaya,
sahipse korumaya çalıştığı herhangi bir
"yer"dir.
Sevgilinin koynundadır yeri kimine göre,
bazıları için çocuklarının koşuşturduğu
yerdir.
Bir kısmı için de nohut oda bakla sofa,
ama "tencerenin kaynadığı" yerdir. Dört duvardan, bir ocaktan oluşmaz yuva. Onun sıcaklığı yürekten gelir,
sevdiğiniz müddetçe ısınırsınız orada.
Yeterince sıcak olmasa da ısıtan,
doyurmasa da asla aç bırakmayan yerdir.
Hepimizin gizli gözyaşlarını döktüğü, en
kışkırtıcı kahkahalarını attığı, sevdiği,
sevildiği ve seviştiği
yer...

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
İnsan hep hasret duyar yuvaya,
gurbete gider bazıları, dönüp kurabilmek uğruna. Sevdiğini kaçırır kimisi zalim bir babanın elinden, yuvasına yürek olsun diye.
Kimileri asker yolu gözler, yuvasını kurmak için, kimileri okul yolu.
Kışlalarda en çok bu hasretle yatar asker, bazı okul yurtlarında hıçkırıklar yükselir yorgan altından yuva özlemiyle.
Bazen sevgiliyle yuva kurmak için büyük kavgalar verilir. Ne akan gözyaşları umursanır, ne dökülen kanlar. Öylesine büyüktür ki arzu, dağlar delinir, Mecnun olunur, Kerem olunur.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Bir demet karanfille, soğuk bir ayazda, dakikalarca beklenir yuvayı ısıtacak o yürek için. Yükler taşınır, omuzların kilolarca ağırlık altında ezilmesine aldırmadan. Ayakların ıslanmasına aldırılmaz derelerden geçerken.
Güneşin teni kavurduğu hissedilmez, ellere batan dikenin acısını duyulmaz pamuk
toplarken. Kiminde yuvaya dönüş hasretidir, kiminde yuvayı kurma hasreti bu acıyı yok sayan.
Niyedir bunca dayanılmaz olan çekiciliği bilir misiniz?.. Bir çift göz arar bazen insan kendisine sevgiyle bakan, bir ezgili ses duymak ister mutfaktan ismini seslenen, en çok da çocukların oynayıp gülüştüğü bir odaya bakmak ister, kapı aralığından...

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Orada bir minik kedi sırnaşır mırıldayarak bileklerinize, kucağınıza alır seversiniz. Her okşayışınızda bir dert kanatlanıp uçar gider yüreğinizden. Penceresinden baktığınızda -kar da yağıyorsa dışarıda- bir çay demlersiniz. Kestane kavurursunuz yuvanın sıcağında.

Çocuklar ayva koparmak, çağla düşürmek için üşüşür bahçesine güz öncesinde, yahut ilkyazda. Aldırmadan debdebeye, çocukların neşeli gülücüklerine siz de katılırsınız. Bu sıcağı hiç tatmamış ve bilmemiş insanlar vardır. Anlayamazlar bu özlemi.
Kocaman kocaman açarlar gözlerini anlayabilmek için insanların neden bu özlemle çırpındığını...

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Bir eve yerleşip dayayıp döşeyebilirsiniz.
Bambu koltuklar, cam vitrinler, süslü çerçeveler asabilirsiniz duvarlarına.
Halılar serip duvardan duvara, oturup yuvam diyebilirsiniz bir mekana.
Oysa sizi ısıtan ve gözlerinizin ışıldamasını sağlayan şeyin, bir sevgilinin kalbi, yahut çocukların gülümsemesi olduğunu bilmiyorsanız "yuva" sahibi olamazsınız. İster bombaların düştüğü, kurşunların uçuştuğu bir zamanda olsun, ister yer azgın bir ejder gibi silkinip üzerindekileri attığı zamanda, hep yuvadır insanlara yaşama azmini aşılayan ve onları yaşatan. Yuvayı yıkan ne bombadır ne kurşun.
Yuvayı yıkan her zaman insanın kendisidir.


[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Bazen kendi yuvasını kendi yıkar, farkına bile varmadan. O insan ki kurtulamamıştır doğduğu ve büyüdüğü yuvanın sıcaklığından. Kaybetmiştir umudunu ve hiç ulaşamayacağına inanır kendi evinde o sıcaklığa bir daha. Elindekini güzelleştirmeyi bilmez, kendinden bir şeyler katmaz... Sahip olduğu yuvada yitirmiştir o çocuk saflığını artık. "Ev" olmuştur o yuva,hiçbir yürek ısınmaz o yerde. Geri geri gider ayakları, ve ağlar; içten içe yitirdiği yuvasına nedenini bilemeden...

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
Oysa bir akşam elinde bir demet çiçekle kapısına dayanıp, zili çaldığında kapıyı açan kişiye -onu bir daha hiç göremeyecekmiş gibi bakarak- "seni seviyorum" dediğinde evini yeniden yuva yapacak yangını başlatacaktır. Ama bunu yapmaya
ne cesareti ne de umudu yoktur...

Eğer bir yuvaya sahip değilseniz, yüreğiniz her an uçacak gibi kanat çırpmıyorsa, yahut özlemiyle yanıp tutuşmuyorsanız niye çabalıyorsunuz?.. Çekilin ve ölmeyi bekleyin ki karanlığınız önümüzü tıkamasın.


alıntı

A.S.P.A.V.A.
10-01-2008, 02:53
Akgül-Hilal sana kocaman bir :005::005::005:

Akgül-Hilal
10-13-2008, 22:17
Akgül-Hilal sana kocaman bir :005::005::005:
Yuvamızı biraz süslemeye çalıştım.Beğendiyseniz,ne mutlu bana!:)
Gül bahçemizi buraya taşımanın zamanı geldi sanırım;)

Akgül-Hilal
10-13-2008, 22:47
Buyurun dostlar!
Hoş geldiniz!:)
Gül Bahçemizin kapıları sizler için daima açık;)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] ng%20Zum%20Rosen-Neuheiten-Garten%20In%20Baden-Baden.jpg

Çekinmeyin dostlar!Dilediğiniz kadar dolaşın!;)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 59.jpg

Akgül-Hilal
10-13-2008, 22:54
Sizleri ilk karşılayan ben olmak istedim:)

Merhaba!
Ben Akgül:)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

İşte en en minik gülümüz:)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

Akgül-Hilal
10-15-2008, 00:21
Bahçemizin,yuvamızın mis kokulu gülleri de var,harika hikayeleri de;)
Okumaya hazır mısınız gül kokulu güzel dostlar?

GÜL BAHÇESİ


Bir gezginin yolu günün birinde bir bahçeye düşmüş. O bahçede yalnız gül yetişirmiş. Birbirinden narin ve zarif güller. O güller kadar zarif ve latif bir hatun kapı önünde duruyormuş.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] uyuk/0091.jpg



GEZGİN hatuna hayranlık ve saygı ile yaklaşıp kendisini takdim etmiş ve hatundan adını bağışlamasını istemiş.


HATUN: Bana SEVGİ derler.


GEZGİN : Sevgi hatun,burada yalnız mı oturuyorsunuz?


SEVGİ: Hayır,esimle beraber oturuyoruz. Ona İLİM derler. Şu anda bahçede çalışıyor. Bıkmaz yorulmaz bir kişidir.


GEZGİN: Bahçeyi dolaşmama izin var mı?


SEVGİ: Hay hay…Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın da SAYGI dediğimiz şu mesleri giyiniz.


Onlar öylece konuşurken İLİM çıkagelmiş. Bahçeyi birlikte dolaşmaya başlamışlar.


SEVGİ önde İLİM ve GEZGİN arkada yürüyorlarmış. Her gülün bir adı varmış.


MUTLULUK, HOŞGÖRÜ, SABIR, KANAAT, ADALET, İRADE, ŞEFKAT,MERHAMET, AKIL, HİKMET, KUDRET, SAMİMİYET, TEVAZU, FAZİLET VE……..


Bu kadar çeşitte ve bu kadar yoğunlukta güzellik bu kadar bakım ve özen, böylesine bir düzen karşısında heyecanlanan ve hayrete düşen gezgin bahçıvan İLİM efendiye sormuş:
Siz hangi gülün hangi isimde olduğunu bazen karıştırıyor
musunuz?


İLİM: Bazen şaşırdığım oluyorsa da, SEVGİ hemen yardımıma koşuyor, bana doğru ismi hatırlatıyor.


GEZGİN: Güllerin erip eriştiği bu toprağın bir özelliği var mı?


İLİM: Özelliği olup olmadığını bilmiyorum.
Bu toprağı bize VEFA adında bir dostumuz getirir.
VEFA dostumuzun dediğine göre, örneğin; MERHAMETLİ bir insan görünce,ondan oluşan toprağı bize getirir, biz de onu MERHAMET gülünün altına serpiveririz veya ŞEFKATLİ bir insan görünce ondan oluşan toprağı bize getirir, biz de o toprağı ŞEFKAT gülünün altına sereriz ve bu böyle devam edip gider.


GEZGİN: Güllere aşı yapılıyor mu?


İLİM: Elbette, HAYAL gülüne GERÇEK’i aşıladık; ÜMIT gülü oluştu.
İMAN gülüne HİZMET’i aşıladık; TESLİMİYET gülü oluştu.
HİKMET gülüne AKIL ‘i aşıladık; İRADE gülü oluştu.
Bu aşıları sürekli yapmak zorundayız.
Örneğin; o muhteşem ADALET gülüne KUDRET gülünü aşılamazsak, ADALET hemen sararıp soluyor. Aciz kalıyor. KUDRET gülüne ADALET’İ aşılamazsak, KUDRET gülünün toprağında ZULÜM böcekleri üreyiveriyor.


GEZGİN: Bu aşıları siz mi yapıyorsunuz?


İLİM: Çelikleri ben hazırlıyorum, ama aşıyı koyup kovuşturan eşim
SEVGİdir.
O İLHAM kalemini eline alır, aşılanacak varlığın AKIL perdesini yumuşak yumuşak aralar, böylece o varlığın gönlüne ulaşır, oraya aşı çeliğini bir güzel yerleştirir. Sonra da oluşan bütün kader sicimi ile tatlı tatlı sarar. Bütün bu işleri, bu aşamaları her seferinde aynı zevk ve heyecan içinde seyrederim. Sanki o anda ALLAH yanımızdaymış gibi…


GEZGİN: Tercih ettiğiniz güller var mı?


İLİM: Aslında yok. Fakat eşim SEVGİ; HOŞGÖRÜ için ‘o benim beş duyumdur.’ der.
SAMİMİYET için, ‘o benim AHLAKIMDIR’ der.
TEVAZU için, ‘o benim EDEBİM dir’ der, ama ÜMİT’e fazlaca düşkün galiba…
Zira ÜMIT için ‘o benim kanımdır’ der durur…


Bir kaç gün sonra gezgin bir kasabaya varmış. Bir kahvehaneye girmiş.
Burası oldukça tenha imiş. Kuytu bir köşede bir kişi oturuyor ve çay içiyormuş. Gezgin bu zata yaklaşmış, yanına oturmuş, kendisini takdim etmiş, adını bağışlamasını dilemiş….


O zat demiş ki: Bana ADEM derler.


Gezgin başından geçenleri; gül bahçesini, iki soylu bahçıvanı,
konuşmaları anlatmış.
Adem dinlemiş.
Sonunda demiş ki:
O bahçeye İNSANLIĞIN OLGUNLUK BAHÇESİ derler.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 23049609001~gul-o-bulbul-qajar-persia-19th-century-posters.jpg

A.S.P.A.V.A.
10-15-2008, 03:09
Sen ne vefalı bir dostsun öyle Akgül-Hilal.

Ellerine sağlık sana bir önerim var..dinlersen tabii...

ARMİNEL
10-15-2008, 19:43
...........................

A.S.P.A.V.A.
10-18-2008, 23:12
Noktalı yerleri doldurun,benim çok işim var >diyorsun herhalde:13:

Doldururuz biz de ne yapalım?

Merhaba benim güzel ailem uzun bir aradan sonra anca gelebildim
hepinizi çok özledim,en çk A.S.P.A.V.A.'yı özledim:13:
aspava seni bir elime geçirirsem................

iyi doldurmuş muyum kız Aslı:13:


Yuvana Hoş geldin Aslı...Burası bizim.unuttun mu???

Akgül-Hilal
10-19-2008, 00:57
İki Dost


Eli yine telefona gitti.Dayanamıyordu.Aramak istiyor,eskisi gibi konuşmak,gülmek istiyordu.Hem de çok istiyordu.Ama maalesef bu imkansızdı.İmkansız olduğunu da biliyordu fakat yine de istiyordu işte.

Çünkü O;canından çok sevdiği,kimseyle paylaşamadığı şeyleri onunla paylaşıp;”dostum” dediği,yeri geldiğin de “kardeşim” dediği insandı.Böyle bir insanla küs durmak o kadar zordu ki O`nun için..
Biliyordu.Ne Kübra unutabilirdi Merve`nin dediklerini..Ne de Merve unutabilirdi Kübra`nın dediklerini.

“İkimizde kırıldık birbirmize.İkimiz de parçaladık kalplerimizi hem de tamiri olmayacak bir şekilde.
Belki istenmeden söylenmiş sözlerdi ama söylenmişti işte.Mantığım bunu kabul edemiyordu,kalbim her ne kadar `hadi` desede.
Tam bir hafta oldu küs duralı.Olsun alışacağım.Mecburum .Artık ne eskisi gibi oluruz,nede normal iki arkadaş gibi.En iyisi hiç konuşmamak,görüşmemek.Bizde bizim için en iyisini yapıyoruz.Görüşmüyoruz..
Artık daraldım düşüncelerden.Madem ki artık dostum dediğim insan hayatım da yok.O zaman kendime gelmeliyomArtık bırakmalıyım düşünmeyi,atmalıyım beynimden düşünceleri.
Dışarı çıkıp hava almak iyi gelir bana(her ne kadar dışarıda gezmeyi sevmesemde)Dışarı çıkıp hava alsam iyi olur!Tekrar görüşürüz:)”
Noktasını koydu ve kapattı günlüğü.

Dışarı çıkmak için hazırlandı.
Kendini o kadar yalnız hissediyordu ki son çare olarak kendini dışarı atmakta buldu.Sonunda çıkabildi dışarı.Önce havayı çekti içine.Kıştı ama bugün güneş vardı.Çok ısıtmasa da yine görünüm güzeldi.İçi açıldı,fakat hala aklı Merve`deydi.

Aslında kavga sebepsizdi.Eğer dinleseydi Merve Kübra`yı bu kavga çıkmayacaktı.Ama dinlememişti işte ve bu haldeydiler.

Merve`nin de aslında Kübra`dan bir farkı yoktu.Aynı durumdaydı.Bir haftadır O`da sürekli Kübra`yı ve kavgayı düşünüyordu.Huyları da aynıydı hemen hemen fakat Merve biraz daha fevriydi her konuda.İşte kavga dabu yüzden çıkmadı mı?Düşündü Merve ..Neler olmuştu.Dialoglarını hatırlamaya çalıştı.Biraz hatırlıyordu.Kübra O`na :`benim hakkımda söylenenleri duydun mu?`
Merve:`Evet`
Kübra:`Peki gelip neden bana söylemedin.Yoksa sende mi denilenleri tasdikledin.Sen de mi benim o yazılı da kopya çektiğimi düşünüyorsun.`
Merve:`ne diyorsun yaa sen .. Git ya..Herşeyi demek zorunda mıyım sana?`
Kübra:`unutma biz birbirimize Dost diyoruz.Kardeşim diyoruz`
Merve:Ne diyorsun yha.Git ya,git allah aşkına`
Böyle başlayıp en ağır laflarla bitmişti.
Merve hatırladıkça daha da kötü oluyordu.Halbu ki orada :”`hayır senin üzülmemen için söylemedim.`demem yeterliydi.Ama öyle deyince Kübra aklım başımdan gitti.”düşüceleri iyice bunalttı O`nu ve O`da kendini Dışarı attı.
Merve`yle Kübraların evleri yakındı.İki yol vardı birbirlerine giden yol.İkisi de saatlerce yürüdü,düşüdü,yürüdü,düşündü.İkisi de farklı yollardan yürüyordu.Karşılaşmaları zordu.Fakat ikiside farkında olmadan birbirlerinin evlerinin önüne geldiler.

Merve Kübra`nın Evinin penceresine bakıyordu.Kübra`da Merve`nin evinin penceresine bakıyordu.İkiside uzun uzun baktı ve birden akıllarına birbirlerine hediye ettikleri şu söz geldi :
“Arkadaş ilk kavga da silip atar.
Dost hemen arar..”
İkisi de o günü hayal ediyordu..
Merve o sözü bir yerde okumuş.Ertesi gün okula gelir gelmez Kübra`ya söylemişti.Ve o gün birbirlerine söz vermişlerdi “kavgamız ne olursa olsun arayacağız birbirimizi”diye.

İkisi de o günü,o sözü hatırlayıp cesaretlendi.Hem arama da değildi yanına gelmişti.
“Hemen gidip özür dileyeceğim” dedi kendi kendine Merve.Kapıya doğru gitti.O kadar heyecanlanmıştı ki elinin titremesinin geçmesini bekledi.Bir müddet bekledi ve sonra derin nefes alarak zile bastı.Heyecanla bekledi,bekledi.Tekrar bastı ve tekrar bekledi.Tam o sırada bir ses duydu.
“pardon acaba kimi aramıştınız?”
Bu ses tanıdıktı.Bu Kübra`nın sesiydi.Merve yavaş yavaş Kübra`ya doğru döndü.Gözleri dolmuştu ikisininde.İkisi de bir müddet durdu.Ve sonun da dayanamayıp ikiside sımsıkı sarıldı birbirlerine.Hem ağladılar hem sarıldılar.
İkisi de o kadar mutluydular ki anlatılmaz yaşanır türdendi ..

Merve tabi şaşkındı.Kübra`ya:”Sen nereye gitmiştin?”
Kübra:”Sana..”
Merve daha çok şaşırmıştı:”Nasıl yhaa”
Kübra anlatmaya başladı:”Bende senin zile basıp açılmayınca sinirlendim.Daha çok kızdım sana.Sonra daha fazla dışarıda durmamak için koşarak eve geldim.Fazlasıyla havamı aldım hesabı.Sonra bir de baktım ki Sen.Zile basmıştın bekliyordun.Ne kadar sinirleneceğini tahmin ettiğim için ikinci bekleyişin de seslendim sana..”

Olayı anlattı ikisi de bu tevafukluğa hem şaşırıyorlardı,hem de seviniyorlardı.Tekrar sarıldılar birbirlerine ve birlikte tekrar sözlerini verdiler:”Arkadaş ilk kavga da silip atar..Dost hemen arar!Biz dostuz..Kavgamız da hemen arayalım.”
dediler ve son olarak:”SöZ” verip birbirlerine Kübra`nın evine çıktılar.

Bir hafta o kadar zor geçmişti ki onlar için acısını çıkartmak için o gün Merve ailesinden izin alıp Kübra`da kaldı..

O gün ikisi de tekrar anladılar;birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini ve gerçekten dost olduklarını ..

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] luk09.jpg

A.S.P.A.V.A.
10-19-2008, 02:16
İki Dost


Eli yine telefona gitti.Dayanamıyordu.Aramak istiyor,eskisi gibi konuşmak,gülmek istiyordu.Hem de çok istiyordu.Ama maalesef bu imkansızdı.İmkansız olduğunu da biliyordu fakat yine de istiyordu işte.........
...........................................

O gün ikisi de tekrar anladılar;birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini ve gerçekten dost olduklarını ..

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] luk09.jpg

Evet ben yine dersimi aldım...Merve ile Kübra'dan.
Ne diyeyim sana bilmem ki Akgül-Hilal dostum.Nerden bulursun bilmem ki böyle cuk diye oturan hikayeleri.Ellerine sağlık.Çok Teşekkür ederim.:cicek::anlastik:Bir kez daha anladım ki insan kalbi sırçadan hassas.

Ben bu güzel Hikayeyi müsade edersen Aslıcığımıza ithaf etmek istiyorum...:cicek::cicek:
O nu çok özledik di mi Şirin.
sahi Ümit nerde kaldı?asenamız nerde kız???:13::13:
:005::005::005:

A.S.P.A.V.A.
10-19-2008, 07:14
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 1amjf0.gif
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 7qx3.gif

:13:

Akgül-Hilal
10-19-2008, 13:23
Evet ben yine dersimi aldım...Merve ile Kübra'dan.

Ne diyeyim sana bilmem ki Akgül-Hilal dostum.Nerden bulursun bilmem ki böyle cuk diye oturan hikayeleri.Ellerine sağlık.Çok Teşekkür ederim.:cicek::anlastik:Bir kez daha anladım ki insan kalbi sırçadan hassas.

Ben bu güzel Hikayeyi müsade edersen Aslıcığımıza ithaf etmek istiyorum...:cicek::cicek:
O nu çok özledik di mi Şirin.
sahi Ümit nerde kaldı?asenamız nerde kız???:13::13:
:005::005::005:

Evet,haklısın güzel dostum!Aslı'yı çok özledik!
Bütün yaz bir yerlerde gezdi,biz de dönmesini ve nerelerde olduğunu,neler yaptığını anlatmasını sabırla bekledik.:)
Bu hikayeyi de bu yüzden ekledim.Her ne olursa olsun,nerede olursak olalım,biz dostuz.;)
Ümit ve Asenamız da en kısa zamanda gelirler;)

Akgül-Hilal
10-19-2008, 14:15
Arkadaşları beklerken,canımız sıkılmasın,okumak için bir hikayemiz daha olsun;)

HANGİ KURT KAZANACAK ? ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 486545.gif




Cherokee kabilesinin yaşlılarından biri torunlarına eğitim veriyordu.

Onlara dedi ki: İçimde bir savaş var. Korkunç bir savaş. İki kurt arasında:

Bu kurtlardan birisi; korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü, pişmanlığı,
açgözlülüğü, kibri, kendine acımayı, suçluluğu, küskünlüğü, aşağılık
duygusunu, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil
ediyor.

Diğeri ise; zevki, huzuru, sevgiyi, umudu paylaşmayı, cömertliği,
dinginliği, alçakgönüllülüğü, nezaketi, yardımseverliliği, dostluğu,
anlayışı, merhameti ve inancı temsil ediyor.

Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer tüm insanların içinde.

Çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika düşündüler ve içlerinden biri
büyükbabasına, "Hangi kurt kazanacak?" diye sordu.

Yaşlı Cherokee kısaca cevapladı "BESLEDİĞİNİZ"..........

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

A.S.P.A.V.A.
10-20-2008, 00:57
Yine ders veren bir anektod.....

Ellerine sağlık...

hangisini beslememiz gerektiği gayet açık değil mi?

o halde
korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü, pişmanlığı,
açgözlülüğü, kibri, kendine acımayı, suçluluğu, küskünlüğü, aşağılık
duygusunu, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu bitirelim artık

Akgül-Hilal
10-20-2008, 02:16
Kücük balık
Küçük balık yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye.
Önce müthiş bir acı duydu dudağında.
Gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla çekildi yukarıya.
Aslında hep merak etmişti, denizlerin üstünü.
Neye benzerdi acaba gökyüzü.
Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu.
"Dudağı yarıklar" denir, şanslıdır onlar.
Hani görüp de gökyüzünü, insanı, oltadan son anda kurtulanlar.
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu.
Küçük balık anladı yolun sonunun geldiğini.
Koca denizlere sığmazdı, oysa simdi yüzerken küçücük yeşil leğende
cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüreği.
İnsanlar gelip geçtiler önünden.
Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine.
Yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu.
Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu.
İşte tam o sırada eğilip aldım onu, yürüdüm deniz kenarına.
Bir öpücük kondurdum başına, sade bir törenle saldım denizin sularına.
Bir an öylece bakakaldı, sonra sevinçle dibe daldı gitti, tüm kederimi söküp atarak.
Teşekkürü de ihmal etmemişti, birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak.
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme.
Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu diye..
"BİR GÜN" dedim,
"BULURSAM KENDİMİ YEŞİL LEĞENDEKİ KÜÇÜK BALIK KADAR ÇARESİZ,
SON ANA KADAR HEP BİR UMUDUM OLSUN DİYE..."

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] :[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] jpg)

Akgül-Hilal
10-20-2008, 02:17
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

İçinde öyle bir umut taşı ki,
onu senden kimse alamasın,
gözlerin hep gülsün,
mutluluğu hep sende arasınlar
ama
kalbinde öyle sakla ki,
yanlızca
HAK EDENLER BULSUNLAR!!

Akgül-Hilal
10-20-2008, 02:47
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 0u7980ol3.jpg


Bir gün güneşini kapatırsa kara bulutlar,sakın korkma...
Güneşin yerini alacaktır yüreğindeki umutlar...


Bir gün bütün ışıkları sönerse dünyanızın,
bilin ki içinizde yanan bir umut ışığı hep vardır...



Bir gün tüm sesler kesilirse,
yüreğinizin sesine kulak verin...



Bir gün güç kullanmanız gerekirse,yüreğinizin gücünü kullanın...
Çünkü yürek daima bilekten güçlüdür...





Ercan Kaşıkçı

A.S.P.A.V.A.
10-20-2008, 02:57
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

İçinde öyle bir umut taşı ki,
onu senden kimse alamasın,
gözlerin hep gülsün,
mutluluğu hep sende arasınlar
ama
kalbinde öyle sakla ki,
yanlızca
HAK EDENLER BULSUNLAR!!



Harika süper muhteşem.

Akgül-Hilal
10-21-2008, 00:51
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] net.net/resima/jpg/siir10157.jpg&usg=AFQjCNEmEDIlxf4j5KJ18HMBluKvHj1jhQ

UMUT YAPRAKLARI

Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları,
Öylel bir son yaz ol ki tut yaprakları,
Sararıp dökülürken güz rüzgârlarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
Sevinçlerinde onlar vardı,, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular..
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları.


Özdemir Asaf

Akgül-Hilal
10-21-2008, 23:32
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])

Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye
Demiş bilgin; iki yönlü bir yol
devam eder bilinmeze.
sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]


Peki, SEVGİ nedir? Demiş biri
Kalbine sığmayacak kadar geniş
Dedikodusunu yapamayacağın kadar temiz,
kokusunu alamayacağın kadar uzak
hayal edemeyeceğin kadar yakın...

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

Ya KORKU nedir? Diye atılmış diğeri
Bir yağmur damlasındaki barut kokusu.
Belki de saklanılan bir hayal yontusu
ya bir miniğin haykırırışı,
ya da yüreği yaralı bir kuşun feryadı....

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg

Peki ya UMUT nerededir? Diye atılmış bir umut avcısı.
Bilinmezde değildir bilirim, demiş yerini kaygılı ve tasalı.
Aradın boşuna heryeri ama unuttun en kolay yeri besbelli
bunu derken işaret etti insanın en derinden yaralanan yerini...

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg

Peki DOST kimdir? Diye sormuş biri.
Demiş; paylaştın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini,
verdin mi desteğini, sordun mu halini,

Sen görmemezlikten gelsen de
vardır bir yoldaş her köşesinde
Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan
bazen de aşarsın dertleri yolladın mı yüreğini, ağladın mı onun gibi.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 9.jpg ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 09.jpg)

Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri.
Bilgin demiş:
Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi?
Dostluk dediğin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi..

Akgül-Hilal
10-21-2008, 23:33
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] dostluk30.jpg

Akgül-Hilal
10-21-2008, 23:47
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 23.jpg

A.S.P.A.V.A.
10-22-2008, 05:54
Akgül-Hilal,
Yine Muteşem,muhteşem,muhteşem,
Tevazuya gerek yok <yuvamız> en çok ziyaret edilen sayfalardan biri.Bu güzellikleri çok kişinin gördüğünü biliyorum.

Açıkça itiraf da ediyorum ki faydalı olmak üzere bizlere vermek istediğin mesajlardaki şeçiciliğin emeklerin beni gerçek hayatta bile etkiledi.
Bir başka deyişle eğer mesajların olmasaydı ben belki günlük hayatta bir kaç dostumu kırmış olabilirdim.
Daha dün biri ile konuşurken içimden <hangi kurdu besliyorsun Emin sen ??> diye düşünüp
sarf edeceğim bazı kelimelerden imtina ettim.O zatın yanından 100 metre uzaklaşmıştım ki
kendi kendime gülümsedim ve <Teşekkürler Şirin>diye mırıldandım.
Böylelikle gerçek dostluğun güzel etkisini de ben yaşamış oldum.

Madem içtenim bu gece...sana iki de sitemim var.
Busbeyimin sayfasındakileri de buraya istiyorum bir.

Böyle bir dostla tavla oynamışım da marsa gitmişim çok mu?

Ümit'imin diline düştük ama olsun bee.

Zaten seni saymazsak birinciyim tavlada.:13:

Kartal Busbey
10-22-2008, 10:51
Busbeyimin sayfasındakileri de buraya istiyorum


Bak sen hemen de basladi kiskancliga:13:
Nazar etme ne olur calis senin de olur:13:

Akgül-Hilal
10-22-2008, 21:57
Akgül-Hilal,
Yine Muteşem,muhteşem,muhteşem,
Tevazuya gerek yok <yuvamız> en çok ziyaret edilen sayfalardan biri.Bu güzellikleri çok kişinin gördüğünü biliyorum.

Açıkça itiraf da ediyorum ki faydalı olmak üzere bizlere vermek istediğin mesajlardaki şeçiciliğin emeklerin beni gerçek hayatta bile etkiledi.
Bir başka deyişle eğer mesajların olmasaydı ben belki günlük hayatta bir kaç dostumu kırmış olabilirdim.
Daha dün biri ile konuşurken içimden <hangi kurdu besliyorsun Emin sen ??> diye düşünüp
sarf edeceğim bazı kelimelerden imtina ettim.O zatın yanından 100 metre uzaklaşmıştım ki
kendi kendime gülümsedim ve <Teşekkürler Şirin>diye mırıldandım.
Böylelikle gerçek dostluğun güzel etkisini de ben yaşamış oldum.

Madem içtenim bu gece...sana iki de sitemim var.
Busbeyimin sayfasındakileri de buraya istiyorum bir.

Böyle bir dostla tavla oynamışım da marsa gitmişim çok mu?

Ümit'imin diline düştük ama olsun bee.

Zaten seni saymazsak birinciyim tavlada.:13:
Merhaba güzel insan!:)
Yazılarını okurken ne kadar duygulandığımı anlatamam...
"Ben şimdi ne yazarım,nereden başlar,nasıl devam ederim?" diye düşündüm durdum...

Çok mutlu oldum,çookkk...
İçinden geçenleri samimiyetle yazman beni mutlu etti.

Yuvamızın sayfalarını süsleyen hikayeler,güzel sözler içeren resimler,eğitici kıssalar beni de çok etkilediği için herkesle paylaşmak istediğimden ekliyorum.
Bir kişiye de olsa yarar sağladığı için mutlu oldum.

Gerçi hepsi birilerin verdiği emeklerle ortaya çıkmış ve paylaşılmak üzere sanal dünyanın kullanıcılarına sunulmuş.Bunları dostlarımla paylaşma imkanım olduğu için mutluyum.
Bu güzelliklerin yaratıcılarına sonsuz teşekkürler!

Sizler gibi dostlarım olduğu için de çok mutluyum.Ben de sizlerden bir çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum.Dost yüreklerinizin kapılarını bana açtığınız için teşekkürler!:cicek:

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:01
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 2/6912559.jpg

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:03
ARKADAŞLIĞIN CENNETİ ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])



Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir trafik kazasında birlikte ölmüşlerdi. Hikaye bu ya, gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar. Adam çok susamıştı. Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular. Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın…


Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:
“Afedersiniz! Burası neresi?“
Kadın ona gülümsedi: “Burası cennet efendim!“
Adam bunun üzerine sevinçle, “Harika!“ dedi. “Peki, bana biraz su verebilir misiniz? Çok susadım da!“
Kadın cevap verdi: “Elbette efendim, içeri girin. İçerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz.“
Böylece adam köpeğine, “Haydi içeri giriyoruz! “diyerek kapıya yürüdü ama kadın onu birden durdurdu:
“Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez. Hayvanları içeri almıyoruz!“


Bunun üzerine adam bir an durdu, düşündü ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam tersi yönünde yürümeye koyuldular. Bir müddet geçtikten sonra kendilerini bu defa tozlu ve çamurlu bir yolda buldular, yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı.


Adam sordu; “Afedersiniz! Bana biraz su verebilir misiniz?“
Dede, “içeri gel!“ dedi, “Kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir çeşme var.“
Adam tekrar sorar; “Peki, arkadaşım da benimle gelip oradan su içebilir mi?“
Dede, “Tabi“ dedi. “Çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kâse bulacaksın.“


Bunun üzerine adam kapıdan girdi, biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu. Adam çeşmeden, köpekte oracıkta ki kâseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler.
Derken adam girişte bekleyen dedeye sordu: “Su için çok teşekkür ederim. Peki burası neresi?“


Dede, “Burası Cennet!“ dedi.
Bunu duyan adam şaşırdı: “Ama nasıl olur? Az önce burası gibi kırık olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da cennet olduğunu söylediler.“
Dede, “Şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?“dedi ve devam etti “ama orası cehennem!“
Adam iyice şaşırmıştı: “Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz?“


Dede gülümsedi: “Kızmıyoruz. Çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları cennetten uzak tutuyorlar."


[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] slinursema3_aa.jpg

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:03
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] pg

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:12
*YAKAMOZ* Nedense herkes yanlış bilir, Yakamoz, Ay ışığının suya, denize vuran yansıması değildir. Yakamoz aksine, Ay olan gecelerde olmaz. Yakamoz bir canlıdır, latince ismi Noctulica Milliaris olan bu canlı aynı bir ateş böceğinin denizde yasayan versiyonudur. Limunisans maddesini vücudunda barındıran bu canlıya dokunulduğunda bir ışık saçar. Bu canlı bir planktondur, yani milimetrik boyutlarda bir canlı.. Bunlardan milyonlarcasi bir araya geldiginde geceleri bir kayık geçerken, veya bir balık sürüsü geçtiginde bu canlılara çarparak ışık çıkarmalarını sağlar. O yüzden balıkçı sandallarında yüksek bir direk ve bu direğin ucunda oturulacak bir yer vardir. Balıkçılardan biri buraya oturarak ay olmayan geceler, balıkların yakamoz yaparak geçtikleri yolları görüp dümenciyi oraya yönlendirirler. O yüzden Lüfer avlarken Lüx ışığı kullanılır, balık gelsin diye değil misinanin değdiği yakamozlarin çıkardığı ışıktan Lüfer korkmasın diye Lüxışığı yakamoz ışığını söndürmek için kullanılır. Aslında Yakamoz (eğer göreniniz varsa bilir) olağan üstü bir seydir, Yakamoz olduğunda denizde uzun floresan lambalar yanıyormus gibi olur. Ama bunun için ay ışığı olmaması gerekir. Ay ışığı (daha baskin oldugu için) gerçek yakamozu göremezsiniz. Bir de Yakamozlu ve Ayışıksız gecelerde denize girince pırıl pırıl gümüşe bulanmış gibi olursunuz. İşte hep böyle kelimeleri harcarken yanlışlara düşeriz. Yakamozla ilgili ansiklopedik bilgiyi dostluk kelimesine örnek olarak vermek istedim. Romantik duygularla sarılı bir yanlış kavrama yükleriz yakamoza. Dostluktan anladığımız yanılma gibi. Herkes olmasını istediği gibi yorumlar dostluğu. Düşlediği insanı dost kimliğiyle yanına yerleştirir. Oysa gerçek insan karmaşadır. Bugün dört elle sarıldığımız, onsuz olmaz dediğimiz insan gün gelir çekilmez olur. İşte o zaman dosta sarılır. O dost bir düş olur, bir umut olur, bir bilinmezdir. Onu yeniden sevmek, yeniden tanımak gerekir. Bunun için de dostluk önce karşılıklı paylaşım gerektirir. Tek taraflı vermek dostluğun yalancı beslenmesidir. Kısa zamanda bu tür dostluklar tükenir. İnsan doğası gereği yeni dostlar arar kendine. Eski dostlar birer anıdır artık. Hoş anıların denizdeki pırıltıları.. yakamozlar.

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:32
Yakamoz
Romantizmin ve duyguların ilham kaynağı, romanların, şiirlerin ve bestelerin içinde adına sıkça rastladığımız, Selvisimim veya bilinen ismi ile Yakamoz’u ne kadar tanıyoruz!

O, tek hücreli küçük bir canlıdır. Sahip olduğu özellik nedeniyle denizcilere ve balıkçılara bir rehber ve yol göstericidir. Balıkçılara gece vakti yol gösterir, balık sürülerinin konumunu tespit ettirir. Bir çok kişi onu Ay’ın su yüzeyindeki yansıması olarak bilir, fakat bu durum sadece Ay’ın yansımasıdır. Yakamoz ise Ay’ın gök yüzünde görünmediği, Yeniay zamanı daha belirgin gözükür.


[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] asuhi_a_yakamoz.gif[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] _200.jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] iluca.jpg

Bilimsel literatürdeki adı Noctiluca miliaris (Noctiluca scintillans). Tek hücreli bir alg türüdür. Boyu yarım ila bir milimetre arasında, bazı ortamlarda bazı türleri üç milimetre olup, iç yapısında biyolojik ışık üretme maddesine (bioluminescence) sahiptir. Bu varlık dış bir etkenin hareketine maruz kaldığı zaman, korunmak amacıyla ışık saçarak tepki verir. Bazen bu amaç için verdiği tepki dez avantaja dönüşerek kendinden büyük varlıklara yem olur. O’nu Ateşböceği’nin suda yaşayan versiyonu olarak niteleyebiliriz. Milyonlarcası bir araya geldiği zaman, tabiri caizse fosforlu bir ışıldama ile suyun içinde muhteşem bir görüntü oluştururlar. Geceleri, özellikle de yer çekiminin kuvvetli olduğu Yeniay zamanı su yüzeyine yükselerek daha kolay fark edilirler. Genellikle tropik veya ılıman iklime sahip sularda yaşarlar. Su yüzeyinde pembe veya kırmızı hatta yeşil veya mavi renkte görünürler.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] G.jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

Yakamoz’un balıkçılar için bir rehber ve yol gösterici olduğunu söylemiştik. Konum belirlemede ve yorum yapmakta ipuçları verirler. Bu muhteşem canlının çıkardığı ışık ve ışık şekillerinden dolayı usta reisler balık sürülerini takip ederek onlara ulaşabilir, çıkardıkları ışığın şeklinden cinslerini ayırt edebilir ve bulunduğu derinliği kolayca anlayabilirler. Eskilerin deyimi ile balık suyunda belli olur. Yakamoz, içinde bulunan balık türlerine göre gösterdikleri tepkime sonucu çıkarttıkları ışık, dışarıdan bize farklı şekillerde gözükür. Orkinos ve Torik sanki denize kül serpilmiş gibi, Kolyoz balığı dipten toplana toplana açılarak, Uskumru balığı yanlara açılarak, Palamut balığı su yüzeyine yakın, Zargana fındık taneleri gibi ve kılıçbalığı uzun çizgiler halinde ışıldayan çeşit çeşit görüntü oluştururlar.

Yakamoz balıkçılar için dezavantaj da sağlar. Yakamoz’lu sulara indirilen takımın varlığı av tarafından kolay fark edilip av veriminin düşmesine neden olur. Bunun etkisini azaltmak için bir ışık kaynağı takım üstünde konumlandırılır. Eski İstanbul avlarında geleneksel ateş veya lüks ile avcılık tekniğinin nedeni bundan dolayıdır.

Nasuhi Albulak

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:34
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 1.jpg

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:41
YAKAMOZLARIN ÇIĞLIKLARI...


Denizler ülkesinde bir kadın yaşarmış… Denizin dalgalarını seyrettiğinde dünyanın tam olması gerektiği yerinde olduğunu düşünürmüş. Küçük dünyasında mutluymuş kendine göre… Tutkunmuş maviye birde martılara… Yeşil ve mavi iç içe çıplak ayak gezermiş kumsalda…

Ovalar ülkesinde bir adam yaşarmış. Toprak yanığı yüzü güldüğünde gözlerinin içi gülermiş. Ovalar ülkesinden çıkmak zorunda kalmış zamanın birinde. Yolu denizler ülkesine düşmüş. Kadını görmüş uzaklardan kumsalda… Oturmuş kumlara ellerinde yaralı bir martı okşamakta gözleri ağlamaklı… Bakmış kadın adama, adam sadece gülümsemiş.

Tutmuş martının kanadını sarmış, okşamış. Kadın adama teşekkür etmiş adam yine gülümsemiş.

Kadının aklına gözleri takılmış adamın… Nerden çıktı şimdi akşamın bu vaktinde demiş kadın... Ama yok o gözler hep aklında denize bakmış evet… Evet demiş işte onun gözlerinde yakamozlar saklı… Işıl ışıl gözlerinde deniz saklı… Gözleri mavi bile değilken adamın adını deniz gözlü koymuş kadın

Adam sabah ilk iş kumsala gitmiş gözleri ile kumsalı taramış kadın yok. Martı kadın nerdesin demiş nerdesin. Beklemiş…

Beklemiş yok martı kadın, gözlerine hüzün düşmüş karanlık çökmüş omuzları düşmüş dönmüş denize ardını gidecekken bir çığlık duymuş. Bakmış kimseler yok uzaklara bakmış martı kadın…

Martı kadın kumsala inerse deniz gözlü adamı görme korkusunu yaşamış… İçinde beliren fırtınalara isim verememesine şaşırıyor. Oradan oraya savruluyormuş kalbi… Şimdi demiş artık yakamozlar düşmüştür denizin üstüne deniz gözlü adamın gözleri gibi… Tutamamış kendini koşmuş kumsala…

Kadın görmüş tam denizle kumsalın birleştiği yerde adamı… her iki yanında deniz her iki yanında yakamozlar. Uzatmış ellerini adama denizden bir meltem esmiş hafiften saçları dağılmış. adam tutmuş ellerini kadının saçları deniz kokuyormuş kadının. Adamın saçları ise dağ çiçekleri…

Sabahın ilk saatlerine kadar el ele oturmuş martı kadın ile deniz gözlü adam. Ay batmamak için güneş doğmamak için direnmiş zaman zalim kayıvermiş avuçlarından… Kaybolmuş birer birer onlara aşk şarkıları söyleyen yakamozlar… Güneş bulutlara saklanmış bulutlar yağmış gözlerine…

Adam ovalar beni beklemekte demiş. Martı kadın git o zaman demiş. Martı kadın bakmış deniz adamın gözlerine. Yakamozlar… Yakamozlar yokmuş…
Adam gitmiş… Ovalarına… Gülen gözlerini kumsalda bırakarak… Martı kadın kendine iyi bak deniz gözlüm demiş…

Denizler ülkesinde her gece kumsalda deniz adamın gözlerini aramış yakamozlarda… İki damla yaş düşmüş denize gözlerinden… Ve sessiz çığlıklarla yakamozlar inlemiş…

O deniz ülkesinde derler ki martı kadın kadar severse yüreğin yanarsa eğer sevda ile yakamozların çığlıklarını duyarsın…


Hamiyet Göz

Akgül-Hilal
10-22-2008, 22:48
YAKAMOZLARIN ÇIĞLIKLARI....



Benim ülkem maviler ülkesiydi
Şarkılar söylerdim martılar eşlik ederdi
Yakamozlar benimle dans ederdi
Meltemler okşardı saçlarımı
Gülüşün düşmeden kıyılarıma

Gözlerin… Gözlerin takıldı ilk aklıma
Derinlerinde denizleri saklayan
Yakamozlar parlayan
Oysa mavi bile değildi gözlerin
Adını deniz gözlüm koydum

Savruldu yüreğim med cezirlerinde
Tutsaktı düşlerim avuçlarında
Ellerimi tuttuğunda yosun kokusu sardı
Saçlarında dağ gülleri
Ruhum, ruhuna karıştı

Gölgeler düştü güneşe
Gitmeler yazıldı yakamoza
Söz verdim… Söz aldım aşkıma
Sevdanı kazıdım bağrıma
Gidişler korkutmaz artık yüreğimi

Git… Git şimdi deniz gözlüm
Nerde olursan ol… Hayatın neresinde
Gelişlerinin hatıraları benimle
İki damla yaş düştü denize
Yakamozlar inledi sessizce

Ne zaman severse ben gibi yürekler
Ne zaman kavrulursa acıyla ben gibi sevenler
Ne zaman gidişlere isyan ederse ben gibi dudaklar
Sus… Dinle duyacaksın…
Yakamozların çığlıklarını…



Hamiyet Göz

A.S.P.A.V.A.
10-25-2008, 17:09
Bak sen hemen de basladi kiskancliga:13:
Nazar etme ne olur calis senin de olur:13:


Galiba haklısın:13::13::13::13::13:

A.S.P.A.V.A.
10-25-2008, 18:04
Merhaba güzel insan!:)
Yazılarını okurken ne kadar duygulandığımı anlatamam...
"Ben şimdi ne yazarım,nereden başlar,nasıl devam ederim?" diye düşündüm durdum...

Çok mutlu oldum,çookkk...
İçinden geçenleri samimiyetle yazman beni mutlu etti.

Yuvamızın sayfalarını süsleyen hikayeler,güzel sözler içeren resimler,eğitici kıssalar beni de çok etkilediği için herkesle paylaşmak istediğimden ekliyorum.
Bir kişiye de olsa yarar sağladığı için mutlu oldum.

Gerçi hepsi birilerin verdiği emeklerle ortaya çıkmış ve paylaşılmak üzere sanal dünyanın kullanıcılarına sunulmuş.Bunları dostlarımla paylaşma imkanım olduğu için mutluyum.
Bu güzelliklerin yaratıcılarına sonsuz teşekkürler!

Sizler gibi dostlarım olduğu için de çok mutluyum.Ben de sizlerden bir çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum.Dost yüreklerinizin kapılarını bana açtığınız için teşekkürler!:cicek:

Merhaba <aspava & yuvamız>ın ipotekçisi,kule ustası,
mutlu olmak senin hakkın.Sen zaten en küçük şeylerden bile mutluluk payı çıkarabilen birisin.

sana cevap vermekte asıl biz zorlanıyoruz,doğrusu bunu itiraf eden dostlarım da yok değil,

Doğrusu kısa yazmak adına bir çok ayrıntıları atladım.
ifade edebildiklerim edemediklerimle kıyaslanmaz bile.

Umarım frmpaylas hep var olur ki senin emeklerin de hep var olsun.

Bizi dost ve arkadaş bildiğin için biz şanslıyız asıl ,Bir ara gidecekmiş gibi soğuk bir şaka yaptın gidecek sandım da yüreğim ağzıma gelmişti.Beni kandırdığın o gün çok içerlemiştim sana,önce inanamadım.altı gün gibi bir ara verince inanmaya başlamıştım ki şükür saklandığın yerden çıktın.Belli etmemiştim ama nasıl sevinmiştim o gün anlatamam.
Gitseydin yerini kim doldurabilir di ki.

Hayatta en çok korktuğum nedir biliyor musun?

Dostlarımı kaybetmek...

Zaten güç bela kazanıyorum,bulmakta şu devirde çok zor,Günümüzde dost bulmak iğne ile kuyu kazmak gibi bir şey.

Aslı kayıp şu günlerde.Ne yer ne içer merak ediyorum.Kırıldı mı küstü mü onuda bilmiyorum.Haberini almadan da rahat edemeyecek gibiyim.

bu kadar yeter...çok doldum:confused:

Akgül-Hilal
10-26-2008, 13:17
Dostluk nedir?

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg


Öğrencileri bilgeye sordular:
"Dostluk nedir?"


Bilge anlattı: "Bir tek dostluk yoktur, çeşit çeşit dostluklar vardır."

Öğrenciler sordu:"Dostluğun çeşitleri olur mu?"


Bilge söyledi: "Elbette olur, insan sayısı kadar farklı dostluk vardır. Ama bunlar
belli birkaç tür içinde toplanabilir. Dost vardır, maymun gibidir; tencere kaynarken maymun oynar. Bu dost, tencere kaynadığı sürece vardır."


Öğrenciler sordu: "Böyle dostluk olur mu?"


Bilge cevap verdi: "Elbette olur. Tencere kaynadığı sürece dostluk dostluktur." Ve sonra devam etti: "Dost vardır, ekmek su gibidir. Senin ihtiyacın olan besini hemen verir."


Öğrenciler sordu: "Bunları almak için para gerekmez mi?"


Bilge söyledi: "Her dostlukta bir karşılık, her zaman vardır.
Bazı dostlar ağaç gibidir. Uzaktadır, birşey vermesine ihtiyaç yoktur, ama sadece orada güçlü bir şekilde durduğunu bilmek bile insana destek sağlar."


Öğrenciler sordu: "Hiçbir ilişkinin olmadığı birine dost denebilir mi?"


Bilge cevap verdi: "Neden denmesin. insanlar birkez karşılaşsalar bile birbirlerini dost olarak benimseyebilirler. Bazı dostlar şarap gibidir. İçtiğinde zevk alırsın, zaman geçtikçe de zevki artar. Bu dostluk sadece zevk üstünedir, sen onu iyi şekilde korursun, o zaman keyif verir. "


Öğrenciler sordu:
"Sadece keyif üstüne dostluk olur mu?"

Bilge cevap verdi: "Elbette olur, dostların kötü günlerde ortaya çıkması gerekmez. Ama bazı dostlar ilaç gibidir, sadece kötü günler için vardır. Bunlar keyif vermez, ama bir derdin olduğu anda ortaya çıkar. "


Öğrenciler sordu: "Sadece kötü günlerde ortaya çıkana neden dost denilsin?"

Bilge cevap verdi: "Dahada beteri var, bazı dostlar hastalık gibidir, ortaya çıktığı anda sadece dert ve acı getirir."


Öğrenciler ayaklandı: "Sadece dert getirene dost denilmez."


Bilge cevap verdi: "Pekala da denir, çünkü o tür dost kendisinin asla farkında değildir."

Öğrenciler sormadan bilge devam etti: "Biraz sonra bir vezir ziyarete gelecek, bu soruyu onada sorun. "


Vezir geldi, öğrenciler sordu: "Dost nedir, hangi dost gerçek dosttur?"


Vezir cevap verd: "Bilmiyorum, şu anda vezir olduğum için bilemem. Ancak azledildiğim zaman bilebilirim."

Akgül-Hilal
10-26-2008, 13:29
Dostluk her gün 2-3 kere telefonla konuşmak değildir..

Dostluk bu yapılması gereğine inanılan telefon görüşmeleri sırasında diğer insanların dedikodusunu yaparak karşılıklı birşeyler paylaşıldığını zannetmek değildir...

Dostluk; dost bildiğin kişininen ince detaylarını bilme ihtiyacı ve gereği değildir...

Dostluk; dostbildiğin kişinin senin en karışık detaylarını bilmesi gerektiği değildir...

Dostluk her hafta 3-5 kere görüşmek değildir...

1 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadığın bir insani birden bire arayıp, dertleşmek, hatır sormak istersen ve o insan da seni geri çevirmez ve sanki daha daha konuşmusun gibi kaldığınız yerden konuşmaya devam ederse, ve daha da önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene ayrılığa rağmen bu insanın başı gerçekten sıkıştığında yardımına koşacak ilk insanlardan biriysen ve aynı şekilde onun da öyle oldugunu biliyorsan EMIN OL KI..... O kişi senin dostundur... Sen de O'nun...

" Her tür ilişki avuç içinde duran kum taneleri gibidir. Avucumuzu sıkmadan, gevşekce tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur.


[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]


Avucumuzu kapatıp, sıkmaya başladığımız an kum taneleri parmaklarımızın arasından akmaya baslar. Bir kısmını tutmayı basarsanız da, çoğu akıp gider.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] r_ki/19388693.thb%5B1%5D.jpg

İlişkiler de böyledir. Esneklik varsa, diğer insana saygı duyuluyor ve özgürlük tanınıyorsa ilişkiler bozulmaz. Ama diğer insanı çok bunaltırsanız ilişki de yavaş yavaş bozulur ve biter.

Hayatta pek cok insanla karşılaşırsın Ama sadece gerçek dostlar senin kalbinde bir iz bırakır.

Akgül-Hilal
10-26-2008, 16:13
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] f

A.S.P.A.V.A.
10-31-2008, 18:36
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] _Rose.jpg

Güzel insan, gerçek dost,

Ne güzel emeklerin var.Seninle baş edebilmek mümkün değil.

Senin bu emeklerine karşılık bu resmi çaldım şimdilik umarım sahibi kızmaz:)

Akgül-Hilal
11-03-2008, 19:26
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] _Rose.jpg

Güzel insan, gerçek dost,

Ne güzel emeklerin var.Seninle baş edebilmek mümkün değil.

Senin bu emeklerine karşılık bu resmi çaldım şimdilik umarım sahibi kızmaz:)
:alkis:
Güzel dostum benim,
beni yine çok duygulandırdın...Çok düşünceli,çok naziksin!Teşekkür ederim!
Bu resim,en çok sevdiğim resimlerden biri.Yuvamızda yer alması ve özellikle de senin gibi harika bir dosttan gelmesi,beni çok mutlu etti:)
Sağ ol Emin!
İyi ki varsın!:hug:
:givekiss::utananadam:

OzzWoLF
11-04-2008, 08:53
sayfan cok güzel
emegine saglık

A.S.P.A.V.A.
11-07-2008, 03:51
sayfan cok güzel
emegine saglık

Çok sağol yiğit arkadaşım...

yuvamız'a hoş geldin.

A.S.P.A.V.A.
11-07-2008, 03:55
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] buyuk/90842.jpg

Akgül-Hilal
11-07-2008, 19:20
sayfan cok güzel
emegine saglık
Hoş geldin OzzWoLF!
Gönülden emek verilerek yapılan her şey güzeldir;)Yuvamızı beğenmene sevindim:)

A.S.P.A.V.A.
11-10-2008, 01:33
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] ice.hur?data=87a4b4e9-b017-4a62-86a6-

-aSiLPreNs-
11-11-2008, 19:28
Gerçekten SüpeR bi Sayfaya Sahipsin Tebrikler..

Akgül-Hilal
11-12-2008, 00:11
Gerçekten SüpeR bi Sayfaya Sahipsin Tebrikler..

Merhaba -aSiLPreNs-!Hoş geldiniz!:)
Değerli zamanınızdan ayırarak yuvamızı ziyaretinizle ve beğenilerinizi yorum ekleyerek ifade etmenizle,ki bu verilen emeklere saygınızı gösterir:005:yüreklerimizde güller açtırdınız:)
Her zaman bekleriz!:)

A.S.P.A.V.A.
11-12-2008, 04:25
Gerçekten SüpeR bi Sayfaya Sahipsin Tebrikler..


Yuvamız'a hoşgeldin aSiLPreNs
beğendiğine sevindim.
her zaman bekleriz:)

A.S.P.A.V.A.
11-12-2008, 04:40
sayfamın mod'u moderatör oldu.
oleyyy
:babydance:
:005::005:
:cicek:
Kendisini yürekten kutluyorum ve şimdiden tebrik ediyorum
yeni başarılara imza atacağı için
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 6097_ojl9777.jpg

Akgül-Hilal
11-13-2008, 12:58
sayfamın mod'u moderatör oldu.



oleyyy
:babydance:
:005::005:
:cicek:
Kendisini yürekten kutluyorum ve şimdiden tebrik ediyorum
yeni başarılara imza atacağı için

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 6097_ojl9777.jpg


:)
Teşekkürler üstadım!
Başarılı olmamı sağlayan sadece çalışmalarım değil.
Dostlarımın desteği ve takdirleri,daha iyi ve yararlı paylaşımlar yapmak için teşvik ettiler.
Beraber iyi bir ekip olduk ve bu yerlere geldik;)

Akgül-Hilal
11-18-2008, 23:49
Eyooo...Kimse yok muu?
Ne zamandır yuvamıza uğrayamadım:(
Sessiz,suskun,ıssız kalmış:(

Üstadım neredesin?
İyi misin?
Ne hallerdesin?

A.S.P.A.V.A.
11-19-2008, 02:01
Eyooo...Kimse yok muu?
Ne zamandır yuvamıza uğrayamadım:(
Sessiz,suskun,ıssız kalmış:(

Üstadım neredesin?
İyi misin?
Ne hallerdesin?

ben burdayım da üstad kim bilemedim:13:

ne zamandır uğramadığın konusunda çok haklısın.

:zirla:

ee nerelerdeydin neler yaptın.anlat bakalım.

ben bir salata taifi buldum ki sorma.

yapmaya çalışıyorum hala.

ne mi <soğanlı patetes salatası>:13:

Akgül-Hilal
11-19-2008, 02:05
ben burdayım da üstad kim bilemedim:13:

ne zamandır uğramadığın konusunda çok haklısın.

:zirla:

ee nerelerdeydin neler yaptın.anlat bakalım.

ben bir salata taifi buldum ki sorma.

yapmaya çalışıyorum hala.

ne mi <soğanlı patetes salatası>:13:
Kolay gelsin Üstadım!:13:
Ne tesadüf!Bu akşam ben de saatlerce salata yapmakla uğraştım:13:Yarın misafirlerim gelecek de,hazırlık yapayım dedim;)
Ne olsun?Bildiğin gibi...İş,güç,ödev,dişçi...
Sen,soğanlı patates salatası :13: dışında neler yapıyorsun?

A.S.P.A.V.A.
11-19-2008, 02:09
Kolay gelsin Üstadım!:13:
Ne tesadüf!Bu akşam ben de saatlerce salata yapmakla uğraştım:13:Yarın misafirlerim gelecek de,hazırlık yapayım dedim;)
Ne olsun?Bildiğin gibi...İş,güç,ödev,dişçi...
Sen,soğanlı patates salatası :13: dışında neler yapıyorsun?

Yok ki arayıp soranımız,

biri çalar mı diye kapıyı bekliyorum ama nafile...

ne gelen var ne giden,

huzur evine mi gitsem ne yapsam acaba

Akgül-Hilal
11-19-2008, 02:18
Yok ki arayıp soranımız,

biri çalar mı diye kapıyı bekliyorum ama nafile...

ne gelen var ne giden,

huzur evine mi gitsem ne yapsam acaba
Aa,o nasıl söz öyle üstadım?
Bilmez misin,"Sabreden derviş,muradına ermiş!":13:
Sen de biraz daha sabret,bekle!Elbet bir gün çalar..Kapın yani;)

A.S.P.A.V.A.
11-19-2008, 03:48
Aa,o nasıl söz öyle üstadım?
Bilmez misin,"Sabreden derviş,muradına ermiş!":13:
Sen de biraz daha sabret,bekle!Elbet bir gün çalar..Kapın yani;)

Hakkaten yaa...

çok doğru söylüyorsun,

o sözden imtina ettim,.:13: sağol

hele imzanı da görünce kendime geldim :13:

forumun en güzel imzası senin imzan :005::005:

A.S.P.A.V.A.
11-21-2008, 21:24
Nerdeymiş bu sayfanın mod'u bakim

Akgül-Hilal
11-22-2008, 00:50
Nerdeymiş bu sayfanın mod'u bakim
Burdayımmm:)O kadar miniğim ki,beni görememişsinn:13:

A.S.P.A.V.A.
11-22-2008, 02:36
Burdayımmm:)O kadar miniğim ki,beni görememişsinn:13:

evet yaa görmemişim:13:

dur ben sana bir yorgunluk kahvesi yapayım da dinlen.Yorulmuşsundur bahçende:)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
afiyet olsun..
ben içmeyeyim şimdi..
ne me lazım falım iyi çıkmaz belki..:13:

Akgül-Hilal
11-23-2008, 00:58
evet yaa görmemişim:13:

dur ben sana bir yorgunluk kahvesi yapayım da dinlen.Yorulmuşsundur bahçende:)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
afiyet olsun..
ben içmeyeyim şimdi..
ne me lazım falım iyi çıkmaz belki..:13:

:13:
Kesin iyi çıkmaz!:13:

Dün gece kahvemi yudumlarken internet bağlantımda sorun çıktı ve yazdığım mesaj ulaşmadı:(
Teşekkür ederim ortak!Kahve çok iyi geldi;)

A.S.P.A.V.A.
11-23-2008, 01:12
:13:
Kesin iyi çıkmaz!:13:

Dün gece kahvemi yudumlarken internet bağlantımda sorun çıktı ve yazdığım mesaj ulaşmadı:(
Teşekkür ederim ortak!Kahve çok iyi geldi;)

afiyet şeker olsun ortak.
hoş geldin,
sorun internette olsun tek.

Akgül-Hilal
11-23-2008, 01:23
afiyet şeker olsun ortak.
hoş geldin,
sorun internette olsun tek.
Hoş buldum!
Sen de hoş geldin!
Bu gece çayın benden olsun;)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg

Çay arkadaşın da ben olayım;)

Akgül-Hilal
11-23-2008, 01:34
Bir Bardak Çay Gibi Ömür…
Kimininki Bir Dikişte Biter.
Kimininki İse Yudum Yudum…
Dibinde Kalan Çöpler İse Hayattan Kalan Kalıntılar…
Üç Şeye Dikkat Etmek Gerekir Yaşamda…
Göz, Dil Ve Gönül…
Göz Ve Dile Hâkim Olmak Zor
Ama Gönül’e Hâkimiyet Daha Güç…
Gönlü Sakınmak Lazım;
Kin,Nefret Ve Kıskançlık Yatağı Olmaktan…
Tereddütte Kalmamak,
Ne İstediğini Bilmek Veya Neyi İsteyeceğimizi Bilmek… Küstahlığa Düşmek KorkusuDa Var Tabi İnsanın İçinde. Davaya, Hayata Ve İlme Karşı…
Övünmek Korkusu Da Var Tabi
İnsanın Küfre, Cisme Ve An’a Karşı…
Sanki Canavarın Esiri Gibi Bir Sağa Bir Sola Çarpıyor, İstikrarsız Ekonomi Gibi Bir İleri Bir Geri Gidiyorsun… Enflasyonun Canavarı Olmuşuz Haberimiz Yok…
Karanlıkta Kaybolan Gölge Misali Silinmiş Hayattan. Ayrılmak Zor.. Ama Sonu Bilmek Daha Zor…!
Hazan Mevsiminde Dökülen Yapraklar Gibi,
Tek Atımlık Kurşunu Kalmış Kovboy Gibi,
Ölümün Soğukluğunu Hisseden Gladyatör Gibi,
Hızlı Adımlarla Çıkan Ve Yine Hızlı Adımlarla Düşen, Başarısızlıktan Korkan,
Başarınca Başarısızlığı Unutan,
Başarısız Bir Başarılı Gibi…
Ben Mutluluk Sınırlarını Aşıyorum…
Acılarımı Anıyorum Devamlı…
Dost Görünen Düşmanlar,
Düşman Olan Dostlar İle…
Aklımın Duru Olması Zihnimi Karmakarışık Yapıyor.
Her Bölgesi Neden Ve Niçinler İle Dolu…
Toprakta Çürüyen Beden Ve Saç,
Yoldaş Olan Kefenle Nefis,
Peşime Düşen Sessiz Gölgeler…
Karanlık Sokaklarda Sessiz Ve Çaresiz Şikâyetname Hazırlamaktalar Hakkımda…
Öldü Dersiniz…
Ölümü Hak Edecek YeterlilikteDe Değilim Ama...
Medet Bekleyecek Tek Bir Kapı,
Feraha Çıkacak Bir Yol Vardır Belki…
Rengârenk Hayatın Renksiz Yaşamı...
Sonsuz Zamanın Ruhsuz Ecdadı...
Yaşanmış An'ın Yaşanmamış Saati...
Susuz Bahçenin Solmuş Gülü…
Hayatın Acımasızlığı İle Ruhum Tevafuklar İle Ayakta.
Gül Yüzlülerin Hayranlığı Var Sana…
Bunu Düşün,Sükût Et…
EtKi,En Azından Adam Bilinesin Sükûtsuzlar Arasında…
Arkadaşlık, Dostluk Önemlidir...
Değerini Bilmek Gerekir...
Sırrını Paylaşabileceğin, Derdini Anlatabileceğin, Üzüntünü Dile Getirebileceğin,Sevincini Haykırabileceğin Bir Kişinin Çevrende Olması
İnsana Hem Güven HemDe Mutluluk Verir...
Sende Taşın Altına Elini Koyacaksın
Ama
Her Şeyi Başkasından Beklememelisin…
Kılıç Üzerinde Yürüyeceksin
Ama
Kılıç Hayatı Ve Seni Kesmeyecek…
Yok, Öyle Yağma…
Kalbini Açık Tutacaksın Hayata…
Kalbin Kör Olursa Gözler GörürMü Ki Hiç…
Gözü Kör, Kalbi Kör, Yaramaz Bir Beden…
Palyaçolara Özendim…
Yüzüm Sırıtırken İçime Kan Akıtıyorum…
Metafizik Âlemde Takılıyor,
Patlamaya Hazır Bombaya Dönüşüyorum…
Saniyeler Var Patlamaya…
İyiler Arasında Kötülük Yüklü Bir Bombayım…
Bütün Kötülükleri Yok Etmek Adına
İyiliğin Değerini Anlamak İçin Bu Yapılanlar…
Kötülük Olmasaydı,İyiliğin Hiçbir Özelliği Kalmazdı... Onun Değerini Ortaya Çıkarır Kötülük…
Bir Bardak Çay Gibi Ömür…
KimininKi Bir Dikişte Biter,
Kimininki İse Yudum Yudum…
Dibinde Kalan Çöpler İse,
Hayattan Kalan Kalıntılar…

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 323895110ce05a8b8fd2.jpg

Akgül-Hilal
11-23-2008, 01:34
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]



bir bardak çaydan ibaret zaman.
ya da tellendirilmiş bir sigara kadar kısa.
ne çok şey geliyor aklıma,
yosun kokularıyla müsemma.
yaşam akarken tik-tak'lar arasında,
bir bardak çayla daha bitiyor ömür,
iki dudağımın arasında...

Necip Fazıl

A.S.P.A.V.A.
11-23-2008, 19:54
Hoş buldum!
Sen de hoş geldin!
Bu gece çayın benden olsun;)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg

Çay arkadaşın da ben olayım;)

çaya dayanamam..

hele dost elinden olursa

keyfime diyecek olmaz.

tek kaşık var onu da ortak kullanırız olur biter:13:
:babydance::babydance:

A.S.P.A.V.A.
11-23-2008, 21:19
...........................................:13:

Akgül-Hilal
11-23-2008, 21:29
çaya dayanamam..

hele dost elinden olursa

keyfime diyecek olmaz.

tek kaşık var onu da ortak kullanırız olur biter:13:
:babydance::babydance:
ortak kullanırız ortak;):13:

Akgül-Hilal
11-24-2008, 00:44
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] c.jpg

Ellerine,diline,
Gözlerine,kalbine,
Rabbim sağlık versin hep,
Bildiklerini öğret!

Sınıfta öğrenciler,
Minik çiçek gibiler.
Çiçek bahçen hep açsın,
Mis kokular yayılsın!:)

*****

Öğretmenler Günün kutlu olsun canım arkadaşım!:)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 81y657lqkbc4crp4h1b9.jpg

Kartal Busbey
11-24-2008, 09:20
Öğretmenler Günün kutlu olsun ustadim...:)

Akgül-Hilal
11-24-2008, 19:47
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] imli_siirler81.jpg

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] AAAAAAAmY/NOw3JGvfebI/S1600-R/1..jpg

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] pg

A.S.P.A.V.A.
11-25-2008, 01:06
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] c.jpg

Ellerine,diline,
Gözlerine,kalbine,
Rabbim sağlık versin hep,
Bildiklerini öğret!

Sınıfta öğrenciler,
Minik çiçek gibiler.
Çiçek bahçen hep açsın,
Mis kokular yayılsın!:)

*****

Öğretmenler Günün kutlu olsun canım arkadaşım!:)

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 81y657lqkbc4crp4h1b9.jpg


Öğretmenler Günün kutlu olsun ustadim...:)

Yuvamızın fertleri...
Hoş geldiniz..
Ne diyeceğimi bilemedim.
Siz benim gerçek dostlarımsınız,canlarımsınız.
Sizleri kalan ömrüm boyunca hep seveceğim.Size olan duygularım hiç değişmeyecek.Ancak hep gelişecek.Hiç bir şey yerinizi alamayacak.
Siz bu günde beni düşündünüz ya...
Binlerce teşekkürler size.Hep var olun e mi!
Nasıl mutluyum bilemezsiniz.
İnanın sizlerin varlığını hep yüreğimde hissediyor ve sizlerden de güç alıyorum...
Ne kadar içtensiniz,ne kadar duru
Sizi tanımak ne kadar güzel.
Şirin dostum yine çaktırmadan dizeleri döktürmüşsün.Yine bulup buşurup güzel resimler eklemişsin.Emeklerine sağlıkda birazda gözlerini düşünsen olmaz mı?

Ümit dostum!senin şu ''üsdad''demen yok mu?Dünyalara bedel.Ruhumu da okşamıyor değilsin hani.
Üsdad olduğumdan değil,beni öyle çok seviyorsun ki üsdad yerine koyuyorsun.Sözlerime büyük değerler veriyorsun.
Bilmez değilim.
Dualarım sizinle...
Hep var olun,benim altın kalpli dostlarım.
:dans::dans:

A.S.P.A.V.A.
11-27-2008, 19:20
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] atulationsbullet2.jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] kner/isp-coffeelove.jpg
Selam Sayfamın mod'u:anlastik:
Bir dostluk kahvesi içmeyeli epey zaman oldu.
hem içelim hem sohbet edelim:secret:
eee daha daha nasılsın..Neler yapıyorsun.

Akgül-Hilal
11-27-2008, 20:39
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] atulationsbullet2.jpg[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] kner/isp-coffeelove.jpg


Selam Sayfamın mod'u:anlastik:
Bir dostluk kahvesi içmeyeli epey zaman oldu.
hem içelim hem sohbet edelim:secret:
eee daha daha nasılsın..Neler yapıyorsun.

Aleyküm selam Üstadım!

Mmm,mis kahve kokuları yayılmış her tarafa:)
Dostluk kahvemizi içmeyeli cidden çok zaman oldu.
Ellerine sağlık ortağım!:)

Ne olsun?
Bildiğin gibi...İş güç,çocuklar...Dişçi:)

Sen nasılsın?Gül bahçen nasıl?:)

A.S.P.A.V.A.
11-27-2008, 21:48
ben de iyiyim.gül bahçem mis gibi.

arada bir rüzgar esiyor yaa..

en arka sıradaki bir gül fidesi var,kıpır kıpır hışır hışır...

çok rüzgar alıyor herhal:13:

Akgül-Hilal
11-27-2008, 22:03
ben de iyiyim.gül bahçem mis gibi.

arada bir rüzgar esiyor yaa..

en arka sıradaki bir gül fidesi var,kıpır kıpır hışır hışır...

çok rüzgar alıyor herhal:13:
:13::13::13:
Allah iyiliğini versin!
Güldürdün beni gece gece:13:

Arka sıralar rüzgarlı desene:13::13:

A.S.P.A.V.A.
11-27-2008, 23:19
en arka sıradaki bir alem zaten
en arkanın bir önünde bir gülfidanı var
ona >niye ödevini< ,pardon niye yaprağını açmadın dedim.
Ne dese beğenirsin?
-açmadım çünkü misafir geldi bahçıvanım:13::13:

Akgül-Hilal
11-27-2008, 23:42
en arka sıradaki bir alem zaten
en arkanın bir önünde bir gülfidanı var
ona >niye ödevini< ,pardon niye yaprağını açmadın dedim.
Ne dese beğenirsin?
-açmadım çünkü misafir geldi bahçıvanım:13::13:
Vay uyanık :p vay:13:
Gerçi bahçıvan daha uyanıktır:13: Kesin dokundurucu bir cevap kondurmuştur:13:

A.S.P.A.V.A.
11-28-2008, 00:19
Vay uyanık :p vay:13:
Gerçi bahçıvan daha uyanıktır:13: Kesin dokundurucu bir cevap kondurmuştur:13:

evet

misafirin telefonunu istedim:13: