Türkiye ne yapmalı ? (1) [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye ne yapmalı ? (1)


Kartal Busbey
08-09-2007, 10:40
Türkiye ne yapmalı ? (1)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 239.jpg
Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi dik durmalıyız!..


Macit SOYDAN'ın yazı dizisi


Başlarken...
Bu yazı dizimizde Güney Amerika ülkelerinin ekonomik özgürlüğünü nasıl elde ederek, IMF ve emperyalizmin hegomonyasından kurtulduğunu irdeledik. Yıllardır Güney Amerika ülkeleri denilince aylımıza ilk olarak futbol gelirdi. ABD’nin arka bahçesi olarak da tanımlanan bu ülkeler, emperyalist devletlerin önlerine koyduğu ekonomik reçetelerle uzun yıllar tam bir cehennem hayatı yaşadı. Ancak son yıllarda ortaya çıkan liderler, milli politika izleyerek düze çıktılar. Bu liderlerin başarıları, aslında küresel güç olmak için elinden geleni ardına koymayan ABD’ye karşı aldıkları tavırdan geçiyordu. Bu tavrın kilit noktası ise ekonomik bağımsızlı, anlamına geliyor. Ekonomik bağımsızlığını ana temasını ise, IMF ile ilişkilere son vermek oluşturdu.



Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi dik durmalıyız!..
Latin Amerika ülkelerinin IMF’ye karşı gösterdikleri ilk ve en önemli hareket, milli duruştur. Türkiye tarihi birikmlerinden ders alarak hareket etmeli

Küresel güçlere isyan bayrağı açan Latin Amerika ülkelerinin ekonomik ve sosyal hayatta gerçekleştirdiği mucizeyi Türkiye de başarabilir mi sorusuna cevap aradık. Son günlerde sıkça dile getirilen, “Türkiye’nin kurtuluşu milli ekonomide” açıklamalarına son noktayı Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz koydu. 22 Temmuz seçimlerinin ardından bir açıklama yapan Durmuş Yılmaz, kısa ve net konuştu: “IMF’den kurtulmalıyız” dedi...Peki, IMF’den nasıl kurtulacağız? Türkiye IMF boyunduruğundan nasıl kurtulacak? Bu konuda Latin Amerika ülkeleri bir örnek olabilir mi? Her fırsatta Arjantin gibi olmayız, Brezilya gibi olmayız diyoruz ama IMF’yi ülkemizden göndermek ve borçları ödemek noktasında onlar gibi nasıl olabiliriz? Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez kadar olamayacak mıyız? Sorular uzayıp gidiyor...

Tek ülke yok
Türkiye’nin ekonomisinin içinden geçtiği süreci tartışabilmek için Latin Amerika düzeyinde karşılaştırmalı bir değerlendirme yapmak yararlı olmaz mı? Öte yandan “IMF ile başarılı olmuş tek ülke yok” yargısı bazı şeyleri yeniden düşünmemiz gerektiği anlamına da gelmiyor mu? Konuyla ilgili görüştüğümüz uzmanlar çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Konukman, IMF ile ilişkilerde dik bir duruş sergilemenin ulusal çıkarlardan yana olmanın kilit noktası olduğunu söyledi. Kurtuluş savaşını kazanan kadroların ortaya koyduğu tavrın içinden geçtiğimiz süreçte ortaya konmaması için hiçbir gerekçe bulunmadığına dikkat çeken Konukman “Hiç olmazsa İsmet İnönü’nün Lozan görüşmelerinde ortaya koymuş olduğu tavrı takınsınlar” dedi. İsmet İnönü’nün Lozan’daki görüşmelerde Amerikan heyetini gördükten sonra görüşmelerden dışarı çıkarmasının diplomatik bir zafer olduğunu kaydeden Konukman, “Ekonomik görüşmelerde de IMF’ye karşı aynı tutum izlenebilir” ifadesini kullandı.

Ulusal tavır
Türkiye’yi yönetenler kendi ulusuna güvendikten ve ulusal kaynaklarımızı planlı ve doğru kullandıktan sonra bir sıkıntı oluşmayacağını belirten Konukman, şunları kaydetti: “Latin Amerika ülkelerinin IMF’ye karşı gösterdikleri ilk önemli hareket, ulusal dik duruşlarını açıkça ortaya koyabilmeleridir. Bunun dışında elbette ki ekonomik bir takım önlemler söz konusu ancak öncelikli olarak dik duruş ve ulusal tavır. Bundan sonra IMF’den kurtuluş kendiliğinden geliyor.” Brezilya ve Arjantin’in 2004 yılının Mart ayında bir araya gelerek faiz dışı fazlanın tanımını da değiştirdiklerini dile getiren Konukman, esas ekonomi politik müdahalenin burada olduğunu kaydetti.

İhtiyaçları kalmadı
Faiz dışı fazlanın tanımını değiştirmekle bu ülkelerin sosyal politikalara daha da ağırlık verdiklerini vurgulayan Konukman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Teknik olarak ekonomik müdahale burada başladı. Bu ülkeler faiz dışı fazlanın tanımını değiştirerek sosyal politikalarına kaynak aktarmaya başladılar. Faiz dışı fazlayı yaklaşık yüzde 3 oranında tuttular. Faiz dışı fazlaya belirli miktarlarda kaynak ayırınca geri kalan parayla sosyal politikaları yoluna koydular. Örneğin sağlık konusunda ciddi anlamda yatırım yapmaya başladılar. Yatırım anlamında ciddi bir kaynak bulmuş oldular. Faiz dışı fazlanın tanımı değişince, ekonomik olarak dengeler de sosyal politikalar lehine gelişti. İşin sırrı da burada ortaya çıktı ve yeni bir ekonomik model şekillendirmeye başladılar. Dolayısıyla IMF’ye ihtiyaçları kalmamış oldu”

Kendi kaynaklarımız
Arjantin ve Brezilya arasında imzalanan Copa Kopana deklarasyonu ile bu ülkelerin IMF’den kurtuluş anlamında ilk adımı da atmış olduklarına işaret eden Konukman, Türkiye’nin de buna benzer bir tanımı ortaya koyması gerektiğini belirtti. 22 Temmuz seçimleri öncesinde özellikle muhalefet partilerinin seçim beyannamelerinde faiz dışı fazlanın düşürülmesi yönünde ifadeler bulunduğuna dikkat çeken Konukman, sözlerini şöyle tamamladı: “CHP ve MHP’nin seçim beyannamelerinde faiz dışı fazlanın düşük tutulması yönünde bir takım ifadelere yer verilmişti. Türkiye’nin içinden geçtiği süreçte IMF’den kurtulması için bu türden bir yaklaşımı ortaya koyması gerekiyor. Latin Amerika ülkelerinin IMF’den kurtulmalarının sırrı bir anlamda buradan geçti. Sosyal politikalara ve yatırım ekonomisine öncelik vermeleri onların borçlarının daha da artmasına neden olmadı. Arjantin’in özel sektör anlamında bir takım borç problemi olmasına rağmen IMF’ye olan borçlarını tıkır tıkır ödedi. Dolayısıyla kendi kaynaklarınıza ve üretiminize dönük olarak atacağınız adımlardan korkmamanız gerekiyor.”


Kendi kaynaklarımıza ve üretimize dönük atacağımız adımlardan
korkmamamız gerekiyor


ABD’yi madara eden adam: Chavez...
Güney Amerika ülkelerinden Venezuela Devlet Başkanı Hugo Rafael Chavez, 28 Temmuz 1954 doğumlu. Ailenin altı erkek çocuğundan biri. Hem annesi hem de babası öğretmen. Chavez, 1998’den bugüne emperyalizme karşı, milli politikaları uygulayarak ülkesini büyük oranda kalkındırdı. Washington’un karizmasını çizerek ABD’yi
uluslararası camiada madara eden Chavez’e kimileri yeni Fidel Castro diyor. Chavez, sadece Venezüella’nın değil, dünyanın bütün ezilmiş halkların yeni umudu haline geldi. Chavez, Amerika’nın tüm provokasyonlarına rağmen Latin Amerika’nın birleştirilmesi çabasını, yeni girişimlerle sürekli gündemde tutuyor.


Türkiye’yi yönetenler fırsatı tepti
DSP Genel sekreteri ve Devlet eski Bakanı Masum Türker, bir ülkenin IMF ile yola devam edip etmemesinin öncelikli olarak yönetenlerinin tavrıyla yakından ilintili olduğunu söyledi. Türker, Latin Amerika ülkelerinin bir çoğunun bu iradeyi gösterdiğini belirterek, bir ülkenin ekonomisinin IMF kıskacından kurtulması için öncelikli olarak sosyo ekonomik politikalarda kararlı davranılması gerektiğine dikkat çekti. Türker, “Türkiye de geçtiğimiz yıllar içerisinde bu fırsatı yakaladı, ancak Türkiye’yi yönetenler bu fırsatı geri tepti. Türkiye’nin IMF’den kurtulma çabasına ihtiyacı bulunuyor” dedi. Türkiye’nin IMF kıskacından kurtulması ve bu yönde çaba göstermesinin kendi kaynaklarına dayanan ve üretimi eksen alan bir ekonomi modeline geçmesi gerektiğini kaydeden Türker, bunun Türkiye gibi kaynakları zengin olan bir ülke için hiç de zor olmadığını vurguladı.

Görev iktidarın
Tüm bu söylenenlerin gerçekleşmesi için de siyasi iktidara büyük bir görev düştüğüne işaret eden Türker, şunları kaydetti: “Türkiye’nin çözümü artık küresel boyutta değil, kendi içerisinde araması gerekiyor. Ayrıca Türkiye’de IMF’in süresinin çoktan bitmiştir; dolayısıyla Türkiye’den IMF’nin gitmesi gerekiyor.”


Özümüze dönmeliyiz
Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Konukman, Türkiye’nin kurtuluş savaşından bu yana bu tür deneyimlerden geçtiğini ve elinde bu anlamda çok büyük birikimi olduğunu söyledi. Konukman, “Türkiye’yi yönetenlerin bu birikimden hareketle çok rahat dik duruşlu ve ulusal çıkarları ön planda tutabilecek politikaları da ortaya koyması gerekir” ifadesini kullandı. Türkiye’nin Latin Amerika ülkelerine oranla kendi öz sermayesi noktasında hiçbir eksiğinin bulunmadığını hatta fazlasına sahip olduğunu belirten Konukman, “Latin Amerika ülkelerinin bile mücadele ettiği IMF ile Türkiye’nin mücadele etmesi ve IMF’den kurtulma reçetesi kolay. Türkiye özüne dönmeli. Her alanda milli politikalar uygulanmalı” dedi. Türkiye’nin sosyal politikalara ağırlık veren ve üretim ekseninde bir ekonomi ile cesaret göstererek IMF’den kurtulmasının kolay olduğunu ifade eden Konukman, faize durmadan kaynak bulan ve kaynak aktaran Türk ekonomisinin çok rahat faiz dışı fazlanın tanımını değiştirebileceğini, bunun için güçlü olduğunu kaydetti

Kemalist Hareket
08-11-2007, 18:53
Paylaşım için teşekkürler.