yaşar keman in eşi tildanın ölümü üzerine söyledik [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : yaşar keman in eşi tildanın ölümü üzerine söyledik


ЯЭx§ﻼ כσЯρїσמ
07-23-2007, 12:44
Sıra Arkadaşı" Yaşar Kemal'in, Eşi Tilda'nın ölümü üzerine söyledikleri;

İster karı-koca ister yakın arkadaşlıklar/dostluklar için yorumlayın.

Her haliyle güzel. "Tilda benim arkadaşımdı. Dostumdu. Kardeşim, kardeşten de
öte bir şeyimdi. Edebiyat konuşurduk, siyaset, felsefe.
Biz 50 yılı böyle geçirdik.
Konuşarak." İnsanlığın ucuz cehenneminde bir arkadaşın gerektiğini anlatıyordu.
Aşık olduğu kadını kaybetmiş
gibi değil de, beraber yaramazlık yapıp, konuşup, beraber "durduğu", her şeyini
bildiği, her şeyini bilen arkadaşını kaybetmiş bir çocuk
gibiydi.
Kocaman karınlı, kocaman sesli ama küstükçe ufalanan bir çocuk gibi.
Zira, "evlilik" uygarlığın uydurduğu bir meseleydi ve esas olan hayat içinde
yaşamak dediğimiz bütün o şeyler olup biterken, senin gördüğünü gören biriyle
"sıra arkadaşı" olmaktı.
Yoksa 50 yıl ne konuşur insan "karısıyla", "kocasıyla"? "Belediye başkanının
verdiği yetkiyle" bir memur sizin beraber yatıp, üremenize izin verdi diye...
Ama "sıra arkadaşı"...Sıra arkadaşı insanın, önünde durmaz, arkasında da.Yanında
durur. Böyle, yan yana durur işte. Siz yan yana dururken
başınızdan olaylar geçer.
Hayat denen sıkıcı dersi bir aralık kollarsın hep "gördü mü?"
demek için. * * *
Mesela sıra dayağına çeker sizi hayat. "Acıdı mı?" dersin.
Acıyan yerlerini gösterirsin birbirine. Geçince ya da geçti sanınca, "gördün
mü?" dersin. "Bak geçti". Yokluklarda, yoksunluklarda yoklama yapacağı tutar
hayatın. "Eksik" yazılmasın diye o, atarsın kendini
ortaya. Yalanlar, masallar, hikayeler; oyalarsın zamanı. Ne yapar yapar "eksik"
dedirtmezsin sıra arkadaşın için. Sonra bir aralık bulup yine:
"Gördün mü?" dersin, "iki kişi olunca nasıl idare ediyoruz
Birbirimizi". Herkeslerden gizli, hınzır şeyler yaparsın birlikte.
"Düşersin" diye çıkarmadıkları yükseklere çıkıp, "boğulursun" diye
göndermedikleri dehlizlere dalarsın birlikte. Maceraların arasından
parmaklarınız uçuşur güzel ve tuhaf şeyleri işaret etmek için:
"Gördün mü?" dersin, "Görecek daha çok şey buluyoruz iki kişiyken". Gün
gelir, bir rüya görünce bile "gördün mü?" dersin. Çünkü iki kişilik
yıllanmış uykularda akıllar bile ılıyıp karışır birbirine. Bazen
başkalarına gönlü kayabilir bile insanın, başka "sıralara". Hayat uzun
ya! Ama o aşklarına "gördün mü?" diyemeyeceğini anladığın anda...Sıraya
dönüp yine:
"Gördün mü?" dersin, "Her şey bizim iki kişilik evrenimiz içinde olup
bitiyor aslında. Olup bitiyor! içinde!"

Ama sıra arkadaşı gidince... "Hayat sürüyor" diyorsun ha? Hadi ya?!