prensess
08-09-2007, 20:49
09 Ağustos 2007 Perşembe - Hürriyet
Yalçın BAYER Kuraklık ve kıtlıktan 18 bin kişi ölmüş
GEÇEN pazar günkü Hürriyet Ankara Eki’ndeki köşemizde Nail Tan imzalı okur mektubunda Ankara’nın 1873-74 yıllarında büyük kuraklık geçirdiği ve 18 bin kişinin öldüğü belirtiliyordu.
Birçok okurumuz bu konuda ayrıntılı bilgi var mı diye sordu.
Ankara’da araştırmacı yazar Nail Tan’ı bulduk... Kültür Bakanlığı’nda uzun yıllar uzman olarak çalışmış, TDK’dan da emekli olmuş... Cumhuriyet, Atatürk ve Türk kültürü üzerine birçok araştırması bulunuyor.
Kuraklık bilgisine nereden ulaşmış Tan?..
"Kültür Bakanlığı’nda çalışırken, Cumhurbaşkanı Kenan Evren, ’Ankara’ ile ilgili Türkçe ve İngilizce bir kitap yazılması talimatını vermiş, ’Konuklar geliyor, onlara vereceğim bir albümümüz yok’ demiş. Yıl 1987; Başbakan Turgut Özal, Kültür Bakanı Tınaz Titiz ve Vali Saffet Arıkan Bedük... Bakanlıktan bir heyet oluşturuldu. Kitabın yazımında ben de görev aldım. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Valiliği yayını olarak çıkardık. 1992’de (Özal Cumhurbaşkanı, Demirel Başbakan ve Fikri Sağlar Kültür Bakanı) 2. baskısı yapıldı. Galiba daha sonra 3. baskısı da oldu" diyor. Kitapta Ankara’nın kuraklığından şöyle söz ediliyor:
"1873-1875 yılları arasında üç yıl, Ankara’ya hiç yağmadı denecek kadar çok az yağmur yağınca şehirde kıtlık ve salgın hastalıklar başladı. Yaklaşık 25 bin olan merkez nüfusunun 18 bini öldü. Geriye kalanı, yağmur alan illerdeki akrabalarının yanlarına göç ettiklerinden kurtuldu. Yani, şehir tamamen boşaldı denebilir. Üç yıl sonra yağmur yağmaya başlayınca göç edenlerin çoğu şehre geri döndü. Yeni yerleşmelerle birlikte nüfus 1923 yılında tekrar 20-25 bin oldu."
Atatürk aynı yıl Ankara’yı başkent ilan ediyor.
Nail Tan, Ankara’ya demiryolunun 1892’de geldiğini söylerken ’kuraklık’la ilgili kaynaklar için şu kitaplardan yararlandığını söylüyor:
"En önemlisi Nurettin Can Gülekli’nin ’Ankara Tarihi Arkeolojisi’nden yararlandım. Bu konuda Ankara’nın 19. yüzyılın ilk yarısını anlatan Rıfat Özdemir ile Mübarek Galip’in kitaplarından da yararlandık sanıyorum. Bu konuda araştırma yapmak isteyenler Ankara’daki Vehbi Koç arşivine de bakabilirler. Bugün için çok önemli dersler çıkarabilirler."
Yalçın BAYER ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 1n_BAYER) tarafından yazılan bu makale, 09 Ağustos 2007 Perşembe günü yayınlanan Hürriyet Gazetesindeki köşe yazısıdır.
Yalçın BAYER Kuraklık ve kıtlıktan 18 bin kişi ölmüş
GEÇEN pazar günkü Hürriyet Ankara Eki’ndeki köşemizde Nail Tan imzalı okur mektubunda Ankara’nın 1873-74 yıllarında büyük kuraklık geçirdiği ve 18 bin kişinin öldüğü belirtiliyordu.
Birçok okurumuz bu konuda ayrıntılı bilgi var mı diye sordu.
Ankara’da araştırmacı yazar Nail Tan’ı bulduk... Kültür Bakanlığı’nda uzun yıllar uzman olarak çalışmış, TDK’dan da emekli olmuş... Cumhuriyet, Atatürk ve Türk kültürü üzerine birçok araştırması bulunuyor.
Kuraklık bilgisine nereden ulaşmış Tan?..
"Kültür Bakanlığı’nda çalışırken, Cumhurbaşkanı Kenan Evren, ’Ankara’ ile ilgili Türkçe ve İngilizce bir kitap yazılması talimatını vermiş, ’Konuklar geliyor, onlara vereceğim bir albümümüz yok’ demiş. Yıl 1987; Başbakan Turgut Özal, Kültür Bakanı Tınaz Titiz ve Vali Saffet Arıkan Bedük... Bakanlıktan bir heyet oluşturuldu. Kitabın yazımında ben de görev aldım. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Valiliği yayını olarak çıkardık. 1992’de (Özal Cumhurbaşkanı, Demirel Başbakan ve Fikri Sağlar Kültür Bakanı) 2. baskısı yapıldı. Galiba daha sonra 3. baskısı da oldu" diyor. Kitapta Ankara’nın kuraklığından şöyle söz ediliyor:
"1873-1875 yılları arasında üç yıl, Ankara’ya hiç yağmadı denecek kadar çok az yağmur yağınca şehirde kıtlık ve salgın hastalıklar başladı. Yaklaşık 25 bin olan merkez nüfusunun 18 bini öldü. Geriye kalanı, yağmur alan illerdeki akrabalarının yanlarına göç ettiklerinden kurtuldu. Yani, şehir tamamen boşaldı denebilir. Üç yıl sonra yağmur yağmaya başlayınca göç edenlerin çoğu şehre geri döndü. Yeni yerleşmelerle birlikte nüfus 1923 yılında tekrar 20-25 bin oldu."
Atatürk aynı yıl Ankara’yı başkent ilan ediyor.
Nail Tan, Ankara’ya demiryolunun 1892’de geldiğini söylerken ’kuraklık’la ilgili kaynaklar için şu kitaplardan yararlandığını söylüyor:
"En önemlisi Nurettin Can Gülekli’nin ’Ankara Tarihi Arkeolojisi’nden yararlandım. Bu konuda Ankara’nın 19. yüzyılın ilk yarısını anlatan Rıfat Özdemir ile Mübarek Galip’in kitaplarından da yararlandık sanıyorum. Bu konuda araştırma yapmak isteyenler Ankara’daki Vehbi Koç arşivine de bakabilirler. Bugün için çok önemli dersler çıkarabilirler."
Yalçın BAYER ([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 1n_BAYER) tarafından yazılan bu makale, 09 Ağustos 2007 Perşembe günü yayınlanan Hürriyet Gazetesindeki köşe yazısıdır.