ρυяєgση
08-10-2007, 00:54
Hz. Ali efendimizin ağabeyi Cafer b. Ebu Talib'in oğluAbdullah, sıcak bir günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti. Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç parça ekmek geldiğini gördü.
Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi. Köle elindeki ekmeği
köpeğin önüne attı.Köpek ekmeği derhal yedi. Köle ekmeğin ikinci parçasını da
attı. Köpek bunu da bir kerede sildi süpürdü. Köle bunun üzerine üçüncü
parçayı da köpeğe verdi. Kalkıp, yeniden işine dönmek üzereydi ki, olup
biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp sordu: "Ey köle, bugünkü
yiyeceğin ne kadardı?"
Köle sıkılarak cevap verdi: "İşte bu üç parça ekmek."
"O halde neden kendine hiç ayırmadın?"
"Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim."
"Peki sen ne yiyeceksin şimdi?"
"Oruç tutacağım."
Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede
olduğunu sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle
birlikte satın aldı. Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın
aldığını söyledi ve ekledi: "Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye
diyorum." Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert
birini tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve, "Ama o köpeğe
topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir hurmalığı ve
hürriyetini vermişsin." dediklerinde, şu karşılığı verirdi:
"Ama o elindeki her şeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını..."
Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi. Köle elindeki ekmeği
köpeğin önüne attı.Köpek ekmeği derhal yedi. Köle ekmeğin ikinci parçasını da
attı. Köpek bunu da bir kerede sildi süpürdü. Köle bunun üzerine üçüncü
parçayı da köpeğe verdi. Kalkıp, yeniden işine dönmek üzereydi ki, olup
biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp sordu: "Ey köle, bugünkü
yiyeceğin ne kadardı?"
Köle sıkılarak cevap verdi: "İşte bu üç parça ekmek."
"O halde neden kendine hiç ayırmadın?"
"Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim."
"Peki sen ne yiyeceksin şimdi?"
"Oruç tutacağım."
Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede
olduğunu sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle
birlikte satın aldı. Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın
aldığını söyledi ve ekledi: "Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye
diyorum." Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert
birini tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve, "Ama o köpeğe
topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir hurmalığı ve
hürriyetini vermişsin." dediklerinde, şu karşılığı verirdi:
"Ama o elindeki her şeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını..."