Kartal Busbey
08-17-2007, 08:57
Güneş etrafı aydınlatırken,
Saat sabahın yedisi.
Bir adam yatağından uyanıyor,
Bir iki el çırpınışıyla gözlerini ovalıyor,
Eller bomboş yatakta dolaşıyor,
Sanki birini ararcasına,
Bir müddet sonra aradığını bulamayınca,
Öyle kala kaldı yatağının içinde,
Ve ayağa kalktı,
Yatağını toplamadı,
Dönüp bakmadı bile,
Bomboş odada dolaştıktan sonra,
Salona geçip oturdu her zaman ki yerine,
Ve cebinden bir paket çıkartıp,
Sigara yaktı sabah sabah.
Güneş iyice yakarken etrafı,
Saat öğlenin on ikisi.
Ve o adam hep aynı yerde,
Sanki birisi onu bağlamış koltuğa ,
Kalkmak istiyor da kalkamıyor
Sehpanın üstünde bir kül tablası,
Ve kül tablasın da dolu sigara izmariti,
Yanındaki teybe bir kaset koydu,
Hafif bir müzik çalarken gözleri doldu,
O Kasette başaramadım çalıyordu,
Eşlik ediyordu ağlamaklı bir şekilde,
Ne anlatmak istiyordu bu şarkı?
Bu adam kimdi?
Neden bu şekilde, neyi başaramamıştı?
Cebinden yeni bir paket,
Yine bir sigara yaktı.
Güneş umutsuzca batarken,
Saat akşamın yedisi.
Dışarıda hafif bir rüzgâr esiyor,
Ve o adam yine aynı yerde,
Yine aynı şarkı çalıyordu kaset de,
Gözlerini tavana dikmiş,
Hayaller kuruyor küçük dünyasında,
Peki bu adam hiç acıkmadı mı?
Hiçbir şey yemedi mi?
Belki de dünya dertleriyle
Kendi kendini doyurmuştur,
Cebinden bir resim çıkardı,
Ve engel olamadı artık gözyaşlarına,
Akıyor bir pınar misali gözyaşları,
Derin bir ah çekerek yüreğinin derinliklerinden,
Başaramadım dedi resme bakarak,
Gecenin o kasvetli sessizliğinde,
Saat gecenin bir yarısı,
Akrep ve yelkovan on ikiyi gösteriyordu,
Ve koltuğundan doğruldu adam,
Yorulmuştu, hayat yormuştu onu,
Titrek adımlarla odanın içinde
Nedensizce dolaşmaya başladı,
Masasına doğru yöneldi,
Çekmeceden bir kalem çıkartıp
Önündeki kağıda bir şeyler yazdı,
Ve o kağıt da hep SENİ ÖZLEDİM vardı,
Özlem ateşiyle kavrulurken,
Bu adam acaba kaç kere yazdı
Bu cümleyi,
Artık ona teselli verecek
Sigarası da kalmamıştı.
Ve o adam,
Yatak odasına doğru yürüdü,
Kapamadı ışığı,
Zaten sabah da toplamamıştı yatağını,
O da biliyordu dün akşamda böyleydi,
Yarın akşam da,
Ve nice akşamlarda böyle olacaktı,
Yatağının üzerine uzandı,
Bir müddet tavanı süzdükten sonra
Bir dua, bir temenni,
Ve kapandı gözleri.
Ramazan DERELİ
Saat sabahın yedisi.
Bir adam yatağından uyanıyor,
Bir iki el çırpınışıyla gözlerini ovalıyor,
Eller bomboş yatakta dolaşıyor,
Sanki birini ararcasına,
Bir müddet sonra aradığını bulamayınca,
Öyle kala kaldı yatağının içinde,
Ve ayağa kalktı,
Yatağını toplamadı,
Dönüp bakmadı bile,
Bomboş odada dolaştıktan sonra,
Salona geçip oturdu her zaman ki yerine,
Ve cebinden bir paket çıkartıp,
Sigara yaktı sabah sabah.
Güneş iyice yakarken etrafı,
Saat öğlenin on ikisi.
Ve o adam hep aynı yerde,
Sanki birisi onu bağlamış koltuğa ,
Kalkmak istiyor da kalkamıyor
Sehpanın üstünde bir kül tablası,
Ve kül tablasın da dolu sigara izmariti,
Yanındaki teybe bir kaset koydu,
Hafif bir müzik çalarken gözleri doldu,
O Kasette başaramadım çalıyordu,
Eşlik ediyordu ağlamaklı bir şekilde,
Ne anlatmak istiyordu bu şarkı?
Bu adam kimdi?
Neden bu şekilde, neyi başaramamıştı?
Cebinden yeni bir paket,
Yine bir sigara yaktı.
Güneş umutsuzca batarken,
Saat akşamın yedisi.
Dışarıda hafif bir rüzgâr esiyor,
Ve o adam yine aynı yerde,
Yine aynı şarkı çalıyordu kaset de,
Gözlerini tavana dikmiş,
Hayaller kuruyor küçük dünyasında,
Peki bu adam hiç acıkmadı mı?
Hiçbir şey yemedi mi?
Belki de dünya dertleriyle
Kendi kendini doyurmuştur,
Cebinden bir resim çıkardı,
Ve engel olamadı artık gözyaşlarına,
Akıyor bir pınar misali gözyaşları,
Derin bir ah çekerek yüreğinin derinliklerinden,
Başaramadım dedi resme bakarak,
Gecenin o kasvetli sessizliğinde,
Saat gecenin bir yarısı,
Akrep ve yelkovan on ikiyi gösteriyordu,
Ve koltuğundan doğruldu adam,
Yorulmuştu, hayat yormuştu onu,
Titrek adımlarla odanın içinde
Nedensizce dolaşmaya başladı,
Masasına doğru yöneldi,
Çekmeceden bir kalem çıkartıp
Önündeki kağıda bir şeyler yazdı,
Ve o kağıt da hep SENİ ÖZLEDİM vardı,
Özlem ateşiyle kavrulurken,
Bu adam acaba kaç kere yazdı
Bu cümleyi,
Artık ona teselli verecek
Sigarası da kalmamıştı.
Ve o adam,
Yatak odasına doğru yürüdü,
Kapamadı ışığı,
Zaten sabah da toplamamıştı yatağını,
O da biliyordu dün akşamda böyleydi,
Yarın akşam da,
Ve nice akşamlarda böyle olacaktı,
Yatağının üzerine uzandı,
Bir müddet tavanı süzdükten sonra
Bir dua, bir temenni,
Ve kapandı gözleri.
Ramazan DERELİ