Đяєμяє23
08-20-2007, 22:17
Muvazene (ölçü) Sırat-ı mustakim (ihdinas sıratal mustakim - bizi doğru yola ilet)
İfade gücümüz, beyan kuvvetimiz bizim için bir nimettir... Ayrı bir lutf-i ilahidir...
Beyan vardır ki o beyanla insan kab-ı kavseyn'e yükselir... Beyan vardır ki o beyanla insan esfel-i safiline sukut eder...
Dil vardır ki o insan hayat boyu cennete tohum saçar... Dilar vardır ki o insan cehennem zakkumunu yetiştirir...
Dil vardır ki o dil orada andelib-i zilşan olur cennete uçar... Ama dil vardır ki onu orada kancalara takarlar da cehenneme asarlar...
Dilde de muvazeneyi bulmak... Dile terettüb eden vazifelerde sırat-ı mustakimi bulmak...
Dil de sırat-ı mustakimi yakalamak...
"Men samete necadiyen - Sükut eden kurtuluşa erer" derken sırat-ı mustakimin bir cephesini anlatıyor... "Es samtü hikmetün ve kalilun failuhu - sukut etmek en güzel bir hikmettir, en akıllıca bir davranıştır" ama onu yapan ne kadar az insan vardır... Çenesi düşük ne kadar insan vardır ki o hikmetten mahrumdur... Çenesi düşük ne kadar insan vardır muttasıl konuşurlar...
Ukbe İbni Amir "Mennecatü ya Resullallah - Kurtuluş nerede ve nasıldır Ya Resullah" diye soruyor (tirmizi) Resul-i Ekrem SAV üç şey anlattı aralarında müşterek nokta var "Kendi dilini sımsıkı tut ona hakim ol, yoksa o sana hakim olur. Öyle laflar çıkar ki öbür alemde cehennemde senin zincirlerin olur. Diline hakim ol kurtuluş ordadır, öyle laflar çıkar ki sır verirsin burada seni zora sokar." "Evini geniş tut, herkesi hoşnut et, Rabbin huzuruna giderken tek kendi gönlünle gitme, seninle birlikte binlerce gönülle git. Ali Ali desinler Veli Veli desinler. Evini geniş tut. Üçüncüsü birinci ve ikinci hususta belki sürçebilirsin, hata yapabilirsin, hatalarına da ağla" ALLAH RASULU SAV kurtuluşa erdiren 3 tavsiyeyi Ukbe İbni Amir' ki Afrika'nın fatihine anlatıyor... Deryaları aşmış insan, kendini aşmış insan ama necat istiyor, Resul-i Ekrem ise ona bu 3 tavsiyeyi çakıyor... Zira dilini tutma, apış arasına hakim olma... Buna hakim olan insan cennete kuş olur uçar... Birisini başka bir başlıkta yazdık...
2.sine bir örnek... Hz Ebubekir r.a dilini çıkartıp hareket ettirir "Ey Allahın Resulunun Halifesi ne yapmaya çalışıyorsun öyle" diyorlar. "Şu varya şu bu beni varacağım heryere vardıracak der, bir gün cehenneme gidersem beni oraya götürecek odur, cennete gidersem Rabbim'in inayetiyle budur beni oraya götürecek" der...
İnsanı baş aşağı götürecek bir husustur...
Yerinde olmayan bir söz söyleme... Yerinde olmayan bir şikayette bulunma...
Rububiyete ait, ALLAH dairesine ait bir konuda tenkit etme, razı olmama...
İnsanı başaşağı götüreceği gibi...
RABBİN karşısında daima rıza içinde bulunma. İnsanı elinden tutup evci kemâle götürecek bir husustur... Bu söz birşeyi getiriyor...
Yine Tabiin imamlarından, bir SanalForum başlığında bahsettiğimiz 2 zât ile birlikte 7 büyük fakihten birisi olan... Aişe validemizin yeğeni Urve İbni Zubeyr r.a....
Hz Esmanın oğlu, Hz Ebubekir'in torunu bir yönüyle...
Urve fıkıhta ileri gitmiştir... Halasından sormadığı hadis yoktur Urve ra....
Urve gibi bir insan...
Urve, Abdulmelik'in yanına giderken ayağında bir arıza oldu ve hekimler baktılar da bu ayağın kesilmesi lazım dediler.
Ve hekimler de uyuşturalım ayağını dediler ama Urve ağrı duymam Rabbim'den gelene razı olacağım uyuşturmayın dedi.
Şahitler diyor ki Urve'nin ayağı kesilirken "of" bile demedi, gıkı çıkmadı, yüzünü kaşlarını çatmadı... Rabbimden geldi diye sabrediyordu. Yatırdılar tek ayağıyla duruyordu biraz sonra bir haber geldi dediler ki "4 oğlundan biri vefaat etti aniden düştü vefaat etti"...
Urve döndü ellerini açtı "Rabbim bana 4 taraf vermiştin, 4 uzuv vermiştin... Şimdiye kadar beni onlarla koşturdun iki el iki ayak... 4 de evlat vermiştin parçalarımdan birini aldığın gibi evlatlarımdan birini de aldın. Demek ki senin rızan beni bundan sonra 3'lü olarak yaşatmakmış. Ona da razıyım buna da razıyım" diyor adeta SEVİNÇ ihsar ediyordu...
Bu sözler onu evc-i kemal insaniyete çıkarıyordu...
Bir de burda ah-u vah etmek var, teessüf etmek var...
Dil insanı evci kemala götürür ve dil insanı başaşağı getirir de batırır...
İfade gücümüz, beyan kuvvetimiz bizim için bir nimettir... Ayrı bir lutf-i ilahidir...
Beyan vardır ki o beyanla insan kab-ı kavseyn'e yükselir... Beyan vardır ki o beyanla insan esfel-i safiline sukut eder...
Dil vardır ki o insan hayat boyu cennete tohum saçar... Dilar vardır ki o insan cehennem zakkumunu yetiştirir...
Dil vardır ki o dil orada andelib-i zilşan olur cennete uçar... Ama dil vardır ki onu orada kancalara takarlar da cehenneme asarlar...
Dilde de muvazeneyi bulmak... Dile terettüb eden vazifelerde sırat-ı mustakimi bulmak...
Dil de sırat-ı mustakimi yakalamak...
"Men samete necadiyen - Sükut eden kurtuluşa erer" derken sırat-ı mustakimin bir cephesini anlatıyor... "Es samtü hikmetün ve kalilun failuhu - sukut etmek en güzel bir hikmettir, en akıllıca bir davranıştır" ama onu yapan ne kadar az insan vardır... Çenesi düşük ne kadar insan vardır ki o hikmetten mahrumdur... Çenesi düşük ne kadar insan vardır muttasıl konuşurlar...
Ukbe İbni Amir "Mennecatü ya Resullallah - Kurtuluş nerede ve nasıldır Ya Resullah" diye soruyor (tirmizi) Resul-i Ekrem SAV üç şey anlattı aralarında müşterek nokta var "Kendi dilini sımsıkı tut ona hakim ol, yoksa o sana hakim olur. Öyle laflar çıkar ki öbür alemde cehennemde senin zincirlerin olur. Diline hakim ol kurtuluş ordadır, öyle laflar çıkar ki sır verirsin burada seni zora sokar." "Evini geniş tut, herkesi hoşnut et, Rabbin huzuruna giderken tek kendi gönlünle gitme, seninle birlikte binlerce gönülle git. Ali Ali desinler Veli Veli desinler. Evini geniş tut. Üçüncüsü birinci ve ikinci hususta belki sürçebilirsin, hata yapabilirsin, hatalarına da ağla" ALLAH RASULU SAV kurtuluşa erdiren 3 tavsiyeyi Ukbe İbni Amir' ki Afrika'nın fatihine anlatıyor... Deryaları aşmış insan, kendini aşmış insan ama necat istiyor, Resul-i Ekrem ise ona bu 3 tavsiyeyi çakıyor... Zira dilini tutma, apış arasına hakim olma... Buna hakim olan insan cennete kuş olur uçar... Birisini başka bir başlıkta yazdık...
2.sine bir örnek... Hz Ebubekir r.a dilini çıkartıp hareket ettirir "Ey Allahın Resulunun Halifesi ne yapmaya çalışıyorsun öyle" diyorlar. "Şu varya şu bu beni varacağım heryere vardıracak der, bir gün cehenneme gidersem beni oraya götürecek odur, cennete gidersem Rabbim'in inayetiyle budur beni oraya götürecek" der...
İnsanı baş aşağı götürecek bir husustur...
Yerinde olmayan bir söz söyleme... Yerinde olmayan bir şikayette bulunma...
Rububiyete ait, ALLAH dairesine ait bir konuda tenkit etme, razı olmama...
İnsanı başaşağı götüreceği gibi...
RABBİN karşısında daima rıza içinde bulunma. İnsanı elinden tutup evci kemâle götürecek bir husustur... Bu söz birşeyi getiriyor...
Yine Tabiin imamlarından, bir SanalForum başlığında bahsettiğimiz 2 zât ile birlikte 7 büyük fakihten birisi olan... Aişe validemizin yeğeni Urve İbni Zubeyr r.a....
Hz Esmanın oğlu, Hz Ebubekir'in torunu bir yönüyle...
Urve fıkıhta ileri gitmiştir... Halasından sormadığı hadis yoktur Urve ra....
Urve gibi bir insan...
Urve, Abdulmelik'in yanına giderken ayağında bir arıza oldu ve hekimler baktılar da bu ayağın kesilmesi lazım dediler.
Ve hekimler de uyuşturalım ayağını dediler ama Urve ağrı duymam Rabbim'den gelene razı olacağım uyuşturmayın dedi.
Şahitler diyor ki Urve'nin ayağı kesilirken "of" bile demedi, gıkı çıkmadı, yüzünü kaşlarını çatmadı... Rabbimden geldi diye sabrediyordu. Yatırdılar tek ayağıyla duruyordu biraz sonra bir haber geldi dediler ki "4 oğlundan biri vefaat etti aniden düştü vefaat etti"...
Urve döndü ellerini açtı "Rabbim bana 4 taraf vermiştin, 4 uzuv vermiştin... Şimdiye kadar beni onlarla koşturdun iki el iki ayak... 4 de evlat vermiştin parçalarımdan birini aldığın gibi evlatlarımdan birini de aldın. Demek ki senin rızan beni bundan sonra 3'lü olarak yaşatmakmış. Ona da razıyım buna da razıyım" diyor adeta SEVİNÇ ihsar ediyordu...
Bu sözler onu evc-i kemal insaniyete çıkarıyordu...
Bir de burda ah-u vah etmek var, teessüf etmek var...
Dil insanı evci kemala götürür ve dil insanı başaşağı getirir de batırır...