Đяєμяє23
08-23-2007, 14:47
ALLAH İÇİN SEVMEK
Allah sevgisi hakkında İslâm âlimlerinden bazıları buyuru*yorlar ki:
Gerçek sevgi iyilikle artmaz, kötülükle eksilmez. İnsan sevdiği kimsenin köpeğini de sever. Hakiki sevgi, sevdiği şeyleri, sevdiği için vermektir.
Bilâl-i Habeşî Hazretleri, Resûlullahın vefatından sonra, mü'minlerin annesi Aişe-i Sıddîka radiyallahü anha'nın evinin önüne gidip kapısını çalar. Âişe-i Sıddîka validemizin içeriden ağlayarak şöyle dediğini işitir:
— Ayrılık ateşiyle yanan kalbin kapısını çalan kim?
- Resûlullahın hizmetçisi Bilâl... Resûlullahın ayrılığı ile nasılsınız?
— Ey Bilâl, sudan uzak kalan balığın hâli nasıl olur? Ey Bilâl, dün gece rü'yâda gördüm ki, Resûlullah gök yüzünde melek* lerle dolaşıyordu. Nereye gittiğini sordum. Babam Ebu Bekr-i Sıddıkın ruhunu karşılamaya gittiğini buyurdu.
Hazret-i Bilâl, Ebu Bekr-i Sıddıkın yanına giderek, Âişe validemizin rü'yâsını anlatır. Hazret-i Ebu Bekir, buyurur ki:
— Allahü teâlâya yemin ederim ki, dün gece ben de aynı rüyayı gördüm. Git kızım Âişe'yi bana çağır, son bir defa daha beni görsün!
Bu konuşma devam ederken Âişe validemiz içeri girerek der ki:
— Babacığım işte yıkanmış temiz bir kefen getirdim.
Babası şöyle cevap verir:
— Yavrum yıkanmış kefeni bırak, müslüman olduğum ilk gün üzerimde bulunan kaba elbisemi bana kefen yapın? Çünkü çok zamanlar, Allah sevgisinin verdiği korku ile ağlar, gözyaşlarımı o elbiseye sürerdim. Allahü teâlâ, o gözyaşlarımın hürmetine belki bana rahmet eder.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İstediğin gibi yaşa, muhakkak öleceksin. İsteğini yap, muhakkak yaptığının karşılığını bulacaksın! Dilediğini elde et, muhakkak ondan ayrılacaksın! Mü'minin şerefi ibâdetinde, izzeti ise insanlara muhtaç olmamasındadır.)
Vatana, millete zararı dokunan kimselerle arkadaşlık etme*meli, zâlimlerden kaçınmalıdır. Fakat yalnız kendisine zulmedenleri afvetmek ve onların zulmlerine sabretmek iyidir.
İmâm-ı Mücâhid buyuruyor ki:
(Allah için birbirini sevenler, birbirlerinin yüzüne gülünce, ikisinin de günahları ağaçtan yaprak dökülür gibi dökülür.)
Bir kimseyi seven, onun san'atını ve bütün işlerini sever. Bunun için Resûlullaha taze meyve takdim edildiği zaman yüzüne gözüne sürüp (Rabbimin bir ihsanıdır) buyururdu.
Bir kimseyi veya bir işi Allah için sevmenin derecesi çok yüksektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ bir kimsenin hayrını isterse ona iyi bir arkadaş ihsan eder. O kimse Allah'ı unuttuğu zaman ona hatırlatır ve hatırladıkça Allah da ona yardım eder.)
(Sırf Allah rızası için bir kimseyle arkadaş olan Cennette hiç bir amele verilmeyen yüksek bir dereceye kavuşur.)
(Allah için birbirini seven iki kimseden Allah indinde en sevgili olanı, diğerini daha fazla sevendir.)
(İbâdetlerin efdali, müslümanları müslüman oldukları için sevmek, kâfirleri kâfir oldukları cin sevmemektir.)
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: Benim için birbirini ziyaret eden*leri benim için birbirlerini sevenleri, benim için birbirine kolaylık gösterenleri ve benim için yardımlaşanları elbette ben de severim.)
(Kıyamet günü Arşın gölgesinde bulunacak yedi sınıf kimse*den birisi de Allah için birbirini seven, Allah için toplanıp Allah için dağılan kimselerdir.)
Madem ki öleceğiz, ölüme uygun bir hayat sürmeliyiz. Madem ki her yaptığımızın karşılığını göreceğiz, iyilik yaparak iyilik bulmalıyız. Darı eken nohut biçemez. Zulüm eken rahmet biçemez. Günah eken sevap biçemez. Sevmeyen sevilemez.
Allah sevgisi hakkında İslâm âlimlerinden bazıları buyuru*yorlar ki:
Gerçek sevgi iyilikle artmaz, kötülükle eksilmez. İnsan sevdiği kimsenin köpeğini de sever. Hakiki sevgi, sevdiği şeyleri, sevdiği için vermektir.
Bilâl-i Habeşî Hazretleri, Resûlullahın vefatından sonra, mü'minlerin annesi Aişe-i Sıddîka radiyallahü anha'nın evinin önüne gidip kapısını çalar. Âişe-i Sıddîka validemizin içeriden ağlayarak şöyle dediğini işitir:
— Ayrılık ateşiyle yanan kalbin kapısını çalan kim?
- Resûlullahın hizmetçisi Bilâl... Resûlullahın ayrılığı ile nasılsınız?
— Ey Bilâl, sudan uzak kalan balığın hâli nasıl olur? Ey Bilâl, dün gece rü'yâda gördüm ki, Resûlullah gök yüzünde melek* lerle dolaşıyordu. Nereye gittiğini sordum. Babam Ebu Bekr-i Sıddıkın ruhunu karşılamaya gittiğini buyurdu.
Hazret-i Bilâl, Ebu Bekr-i Sıddıkın yanına giderek, Âişe validemizin rü'yâsını anlatır. Hazret-i Ebu Bekir, buyurur ki:
— Allahü teâlâya yemin ederim ki, dün gece ben de aynı rüyayı gördüm. Git kızım Âişe'yi bana çağır, son bir defa daha beni görsün!
Bu konuşma devam ederken Âişe validemiz içeri girerek der ki:
— Babacığım işte yıkanmış temiz bir kefen getirdim.
Babası şöyle cevap verir:
— Yavrum yıkanmış kefeni bırak, müslüman olduğum ilk gün üzerimde bulunan kaba elbisemi bana kefen yapın? Çünkü çok zamanlar, Allah sevgisinin verdiği korku ile ağlar, gözyaşlarımı o elbiseye sürerdim. Allahü teâlâ, o gözyaşlarımın hürmetine belki bana rahmet eder.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İstediğin gibi yaşa, muhakkak öleceksin. İsteğini yap, muhakkak yaptığının karşılığını bulacaksın! Dilediğini elde et, muhakkak ondan ayrılacaksın! Mü'minin şerefi ibâdetinde, izzeti ise insanlara muhtaç olmamasındadır.)
Vatana, millete zararı dokunan kimselerle arkadaşlık etme*meli, zâlimlerden kaçınmalıdır. Fakat yalnız kendisine zulmedenleri afvetmek ve onların zulmlerine sabretmek iyidir.
İmâm-ı Mücâhid buyuruyor ki:
(Allah için birbirini sevenler, birbirlerinin yüzüne gülünce, ikisinin de günahları ağaçtan yaprak dökülür gibi dökülür.)
Bir kimseyi seven, onun san'atını ve bütün işlerini sever. Bunun için Resûlullaha taze meyve takdim edildiği zaman yüzüne gözüne sürüp (Rabbimin bir ihsanıdır) buyururdu.
Bir kimseyi veya bir işi Allah için sevmenin derecesi çok yüksektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ bir kimsenin hayrını isterse ona iyi bir arkadaş ihsan eder. O kimse Allah'ı unuttuğu zaman ona hatırlatır ve hatırladıkça Allah da ona yardım eder.)
(Sırf Allah rızası için bir kimseyle arkadaş olan Cennette hiç bir amele verilmeyen yüksek bir dereceye kavuşur.)
(Allah için birbirini seven iki kimseden Allah indinde en sevgili olanı, diğerini daha fazla sevendir.)
(İbâdetlerin efdali, müslümanları müslüman oldukları için sevmek, kâfirleri kâfir oldukları cin sevmemektir.)
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: Benim için birbirini ziyaret eden*leri benim için birbirlerini sevenleri, benim için birbirine kolaylık gösterenleri ve benim için yardımlaşanları elbette ben de severim.)
(Kıyamet günü Arşın gölgesinde bulunacak yedi sınıf kimse*den birisi de Allah için birbirini seven, Allah için toplanıp Allah için dağılan kimselerdir.)
Madem ki öleceğiz, ölüme uygun bir hayat sürmeliyiz. Madem ki her yaptığımızın karşılığını göreceğiz, iyilik yaparak iyilik bulmalıyız. Darı eken nohut biçemez. Zulüm eken rahmet biçemez. Günah eken sevap biçemez. Sevmeyen sevilemez.