Pul Biber ve Avrupa Birliği- can dundar [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Pul Biber ve Avrupa Birliği- can dundar


ANUBİS
09-01-2007, 11:45
Yaşam bazen öyle ilginç tesadüfler hazırlıyor ki, şaşıyorum.
Yıllar önce çok sevdiğim bir dostla sırf me­raktan Atatürk Barajı inşaatını görmek ve Urfa Tüneli'nin derinliklerine dalmak için baraj bölgesine gitmiş ve doğrusu yapılan işin hacmi karşısında büyülenmiştik. Dev bir köstebeğin nasıl Mezopotamya'nın altını üstüne getirdiğini izlerken, buradan sağlanacak ürün patlamasının Avrupa'yla entegrasyona balta vurup vurmayacağını tartışmıştık.
Sonra gece inşaat işçileri bir çiğ köfte partisi verdiler. İnce çekilmiş kıyma, Urfalı bir işçinin hoyrat ellerinde avuç avuç pul bibere bulanırken, te­levizyonda Bob Geldof'un or­ganize ettiği "Live Aid" konseri 3 kıtaya canlı yayın yapıyor­du.
Urfa'da bir baraj inşaatında çiğ köfte yiyerek kıtalararası bir rock konseri izlemek... Ah­met Kaya olsa "Bu ne yaman çelişki anne" diye türkü söylerdi.

***

Geçen hafta Avrupa'nın Türk kırmızı pul biberine kan­serojen olduğu gerekçesiyle ambargo koyduğunu duyunca o geceyi anımsamadım bir­den... ATV haberleri, ince bir mizahla pul bibere ambargo haberleriyle, Avrupa'nın Türkiye'ye Gümrük Birliği kapısını araladığı haberini ardarda verdi.
Urfalılar Avrupa'nın tavrına çok içerlemişlerdi. Ur­fa'da kimbilir kaç kuşaktır pul biber yeniyor, kimse de kanser-manser olmuyordu. Hatta bir Urfalı anne, inandırıcı olsun diye 10 yaşlarındaki oğlunu yanına çağırdı, bir avuç dolusu pul biberi çocuğun ağzına tıkarak, "tele-kan -ser testi" yaptı.
Gelin görün ki, çocuğun yediğini "Avrupalı yemiyor". Batı'da bu türden arabesk gösterilere değil, ciddi laboratuvar bulgularına itibar ediliyor. Kanser testini aşamayan pul biberi ibret için oğluna yediren anneler de ibret için hapse atılıyorlar.
Bu tür durumlarda Türkler'in üç tür tepkisi gözlenir;
• "Bu Avrupalı zaten Türk düşmanıdır, biber bahane..." yaklaşımı...
• "Onların da kanları AlDS'li, kendilerine baksınlar" yaklaşımı...
• "Avrupalı istemezse almasın, ben kanser filan anlamam, biberimi yerim kardeşim" yaklaşımı...
Bu yaygın tavırların hiçbirinin Avrupa'yla entegrasyona elverişli olmadığı ortada...
Şu "Gümrük Birliği" denilen şey her neyse anlaşılan oraya dahil olabilmek için önce pul biberimizi, sonra da davranış kalıplarımızı değiştirmemiz gerekecek. Yani önce biber Avrupa standartlarına gelecek, sonra da biz...




***

İşte bu noktada bazıları bunun bir "asimilasyon" olacağı endişesini dile getiriyorlar. Yani "biz Avrupalı olmak uğruna pul biberimizi, daha doğrusu bize özgü değerleri feda edeceğiz..."
Ben bunun hiç de öyle olmadığına inanıyorum.
Avrupa çatısı altında her ulusun kültürünü koruyarak varolabileceği görüşündeyim. Tabii kültür dediğimiz şey "azraile meydan okumak"tan ibaret değilse...
Su sorununu belediye başkanının yağmur duasıyla, radyasyonlu çay krizini, yiğit bakanın gazeteciler önünde ince belli fincandan çay içmesiyle "halleden" bir kültürün Avrupa'da tutunamayacağı açık. İstanbul'da ilk ciddi depremde 30 bin ölü, 90 bin yaralı tahmini yapılırken, çarpık yapılaşmaya devam eden bir kültürün ciddi entegrasyon sorunu olacağını tahmin etmek güç değil. Zehirli hava için "yüce Mevla'nın kuvvetli bir üfürüğü"nden medet uman, maden ocaklarında "tevekkül”ü "tedbir"e tercih eden bir yaklaşımın "medeni alem"de yer bulması elbette zor olacak...
O yüzden sanırım, birlik gerçekleşirse Avrupa kültürü bizi yutmayacak. Pul biber yine varolacak, hatta Urfa'da Danimarka peyniri yenirken, Fransızlar pul biberli eritme peynir üretimine geçecekler. Entegrasyon, bir kültürel zenginleşmenin adı olacak.
Ancak bu entegrasyonda asıl sorun "uygar davranış" testini geçmek olacak. Bilimsel raporlara rağmen halka radyasyonlu çay yutturmaya çalışanlar bakan değil, çaycı bile olamayacak. Kanserojen pul biber yutup, "Bak Avrupa, bana birşey olmuyor" dayılanmasına yeltenenler akıl hastanesine tıkılacak. Ürettiğiniz buzdolabının kapı kolu, tüketicinin elinde kalırsa yüklü bir tazminat ödeyeceksiniz.
Buna karşılık, birkaç puan yüksek faiz uğruna bankada para batıranların kayıplarını bütçeden, yani halkın cebinden ödeyemeyeceksiniz. Çünkü artık egemenlik kayıtsız şartsız milletin olmayacak. Başkaları da yaşamınızın üzerine egemen olacak. Yaşar Kemal'i mahkum etmekte zorlanacaksınız. Uyanık popçular istedikleri gibi çalıp çırpamayacaklar. Çünkü 'telif hakları' diye küçük bir sorun başgösterecek. Kültürler yine birarada varolacak ve birbirlerini besleyecek, ancak "Ben acıların kadınıyım" diye pul biber avuçlamak kültürden sayılmayacak.

* * *

Veya...
Biz Avrupalı olacağız ve Almanya'da akraba evliliği sorunu başgösterecek. İsviçreliler pul biberden kanser olanlar için sağlık merkezleri kuracaklar. İngilizler radyasyonlu çaydan ampul gibi parıldayacaklar ve Eiffel Kulesi'nin kapısına "Önce tedbir, sonra tevekkül" yazılacak.
Sıkı dur Avrupa... Biz geliyoruz

Kartal Busbey
06-29-2008, 08:14
Tesekkurler..;)