Toprağın Yeni Buudları [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Toprağın Yeni Buudları


a_sari
09-02-2007, 10:54
Toprağın Yeni Buudları
Prof.Dr. Harun AVCI

Bir beşik, bir döşek gibi yumuşakdır ayaklarımızın altında. Mütevazı, sessiz fakat vefalıdır. Bağrından bosaltdığı, ağaçlar, otlar, çiçekler ve meyvelerle Yaratıcı, adına gözlerimize aydınlık, gönüllerimize inanç ve sevgi mesajları gönderir. Yerinde Kudret Eli'nin bir saksısı, yerinde bağı - bahçesi yerinde çağlayanlar kaynağı, hayat usaresi, yerinde ma'den ocağı, cevher yatağı olur hep yüzümüze tebessum eder. Üzerinde varlığa eren herkese ve herseye dayelik yapan toprak, ne sadık bir hizmetci ne vefalı dostdur! Ve onu bindal ve bin koluyla emrimize verenin kudreti ne merhametli ve ne mübecceldir.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] gToprak, arz kabuğunu teşkil eden kaya ve mineraller (inorganik maddeler)' ile organik' maddelerden meydana gelmiştir. Topraktaki organik ana materyelin kaynağını bitki dokuları ve kısmen de hayvan artıkları teşkil eder. İnorganik materyelini de kayalar teşkil eder. Organik materyellerin ayrışmasıyla meydana gelen humus, mineral kısım ile karışmış vaziyette olup, müştereken toprağın katı kısmını meydana getirir. Toprağın hacmen yaklaşık yarısını katı maddeler, diğer yarısını da boşluklar teşkil eder. Katı fazında % 45'i inorganik maddelerden %5'i organik maddelerden müteşekkildir. Geriye kalan %50 nisbetindeki boşluklarda su ve hava bulunur.

Bir toprak kitlesindeki farklı çaplara sahip münferid parçacıkların nisbetleri ve bu parçacıkların [Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] gkümeleşme şekilleri toprağın canlılara dayelik yapma vazifesinde önemlidir. Topraktaki inorganik maddeler tane çapı büyüklüklerine göre kum, mil ve kil ismiyle üç kısma ayrılırlar. Toprağın su, hava ve ısı bilânçosu bu farklı büyüklükteki mineral parçacıklarınca tanzim edilir. Toprağın kum taneleri arasında kalan nisbeten büyük boşlukları, toprağın havalanmasını, ısınmasını, suyun kolay süzülmesini, kolay islenmesini ve bitki köklerinin rahatça derinlere inmesini sağlar, ince mil ve kil taneleri arasında kalan küçük boşluklar da suyun tutulmasına hizmet eder. Toprakta kâfi derecede rutubet bulunmadığı zaman bitkiler beslenemezler. Buna mukabil toprak fazla su ihtiva ettiğinde veya yeterli oksijen bulunmadığı hallerde ise solunum hâdisesi durarak tohumların çimlenmesi ve büyümesi azalır. Topraktaki su ve havanın nisbeti belirli bir miktarda olmadığı zamanda topraktaki mikrobiyolojik faaliyetler aksar. [Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpgMeselâ, nitrifikasyon hâdisesi cereyan etmez ve organik maddeden nitrat teşekkülü azalır. Toprak sadece iri kum tanelerinden teşkil edilmiş olsaydı, o zaman da toprağa gelen su hemen derinlere süzülecek ve bitkiler susuzluktan solarak ölme tehlikesiyle karşılaşacaklardı. Aksine sadece, ince kil ihtiva etseydi bu sefer yağışlar veya sulamadan sonra süzülme çok az olacak, toprak içindeki boşluklar uzun süre su ile dolu bulunacak ve kökler yeterli oksijen alamayıp cürüyecekdi. Toprak kuruyunca beton gibi sertleşeceğinden yeterli oksijen olsa bile bitki kökleri gelişme imkânı bulamayacakdı. Toprak bünyesi analizinin neticeleri, farklı büyüklükteki toprak parçacıklarının değişik nisbetlerde belirli bir organizasyona sahip olduğunu gösterir. Bu organizasyon bitkilerin ve toprak mikroorganizmalarının hayatını tehdit eden susuzluk ve aşırı su tehlikelerini önleyip toprakda su-hava dengesinin sağlanmasına hizmet eder.

Toprağı meydana getiren taneciklerin bir araya gelerek teşkil ettikleri organizasyon (kümeleşme) şu şekillerde olabilir. Meselâ prizmavari, blokvari, levhamsı veya granüler... Kümeleşme sekli toprağın en önemli fiziki hususiyetlerinden olup toprağın rutubet ve havalanma durumları üzerine mühim seviyede tesir eder. Yani toprak verimliliğinin anahtarı gibi bir şeydir. Bazı toprakların kimyevi analiz neticelen besin maddeleri cihetiyle bol mahsul vermeye elverişli olduğunu göstermesine rağmen kümeleşme durumunun iyi olmaması yüzünden az mahsul verdiğini göstermektedir. Bitki kökleri, organik gübreler, katyonlar, toprak mikroorganizmaları, solucanları iyi bir kümeleşmenin meydana gelmesine yardımcı olurlar. Meselâ mikroorganizmalar bir taraftan toprak parçacıklarını miselleri ile bağlarken diğer taraftan ifraz ettikleri sakız bal mumu kıvamındaki maddeler ve suda erimeyen bileşiklerle kümeleşmeyi arttırırlar. Ca++ Mg++ ve H+ iyonları kil ve humus kolloidlerini yumaklar halinde pıhtılaştırıp kısa zamanda çökmelerini temin ederler. Kökler toprağa nüfuz edip onu parçalarken kök ifrazatı yapıştırıcı bir madde rolünü oynar. Organik gübreler toprağın "geçirgenliğini" ve boşluklarını artırırken, organik maddenin ayrışmasıyla hâsıl olan polisakkarit sakızları, yağlardan bazıları, mumlar ve reçineler toprak parçacıklarını birbirine bağlarlar. Böylece hem bitkilerin gelişmesine uygun gevsek bir yapı meydana gelir. Hem de toprağın su-hava muvazenesi korunmuş olur.

Pek çok araştırıcı, kil minerallerinin atomik yapıları üzerinde teferruatlı bir şekilde çalışmışlardır. [Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpgElektron mikroskobu müşahedeleri, kil minerallerinin üst üste dizilmiş levhalardan meydana geldiğini göstermiştir. Bu levhalar iki tip olup birisi alüminyum diğeri silisyum levhasıdır. Alüminyum katyonunun etrafını 6 negatif iyonun (OH- ve O2) çevirmesiyle "oktahederler" Silisyum atomunun etrafını eşit uzaklıkda 4 oksijen çevirmesiyle de "tetrahederler" teşekkül eder. Oktahederlerin yanyana sıralanmasıyla alüminyum levhası, tetrahederlerin dizilmesiyle de silisyum levhası meydana gelir. Bu iki levhanın çeşitli kombinasyonları farklı hususiyette kil minerallerinin teşekkülüne sebep olurlar. "Kaolonit", "montmorülonit". Mit" bunlardan birkaçıdır. Bir gram ağırlığındaki toprak parçacıklarının sahip olduğu satha hususi satıh denir. Kolloidal parçacıklarının hususi sathı arttıkça bitkilere faydalı besin maddelerinin miktarı da artar. Kil minerallerinin levhamsı bir yapı ile geniş bir satha sahip olması bazı elementlerin su ile yıkanmasını önleyip toprakta tutulmasını sağlar. Hususi sathı çok geniş olan (800 – 1000 m2/gr.) organik madde; toprağın fiziki hususiyetlerini düzeltmesi ve besin kaynağı olması yanında mevcut besin maddelerinin toprakda tutulup bitkilerin istifadelerine hazır bulundurmada ehemmiyetli rol oynar.

Başlıca bitki besin maddelerinden olan potasyum, kalsiyum, magnezyum, amonyum ve sodyum gibi katyonlar ile fosfat, molibdat, nitrat, silikat ve sülfat anyonları kil minerallerinin ve organik kolloidlerin geniş satıhlarında bitki kökleri tarafından alınabilecek bir şekilde muhafaza edilirler. Toprağın bu elementleri tutma hassası olmasaydı minerallerin ayrılmasıyla meydana gelen veya gübrelerce verilen bitki besin maddeleri bir an için toprakda fazla miktarda bulunabilecek, fakat sulama suyu veya yağışlarla birden bire yıkanıp kaybolacakdı. Yaradan, toprak killerine ve toprak organik maddelerine öyle bir hususiyet vermiştir ki, bunlar besin maddelerini cezbederek satıhlarında tutarlar. Besin maddeleri bu yüzden fazla suyla da toprak parçacıklarının sathından sökülüp götürülemez. Acaba insanoğlu toprak vasıtasıyla kendisine gönderilen bunca sırlı mesajlardan birşey anlayabilmiş midir?