HuGoßoSS ™
09-10-2007, 18:29
Hz. Câbir (ra) anlatıyor:
"Bir kere Allah Resûlü (sas) bizi Kureyş kervanını karşılamak üzere göndermişti. Kumandanımız Ebû Ubeyde idi. Üç yüz kişi idik. Bize azık olarak yalnız bir dağarcık kuru hurma vermişti, başka bir şey bulamamıştı. Ebû Ubeyde bize birer hurma veriyordu.
Hadisi anlatan şöyle devam ediyor:
Ben, "bir hurmayı ne yapıyordunuz?" diye sordum. Şu karşılığı verdi: "Çocuğun memeyi sorduğu gibi biz de onu emiyor, üzerine su içiyorduk. O gün bu, bize geceye kadar yetiyordu.
yrıca değneklerimizle yaprak düşürüyor, su ile ıslatıp yiyorduk." (İbn Kesir, El-Bidâye: 4/276.) Kendimizle bir kıyas yapalım: O zaman göreceğiz ki; bir elimiz balda bir elimiz yağda olan bizler Rabb’imize ne kadar şükretsek az
"Bir kere Allah Resûlü (sas) bizi Kureyş kervanını karşılamak üzere göndermişti. Kumandanımız Ebû Ubeyde idi. Üç yüz kişi idik. Bize azık olarak yalnız bir dağarcık kuru hurma vermişti, başka bir şey bulamamıştı. Ebû Ubeyde bize birer hurma veriyordu.
Hadisi anlatan şöyle devam ediyor:
Ben, "bir hurmayı ne yapıyordunuz?" diye sordum. Şu karşılığı verdi: "Çocuğun memeyi sorduğu gibi biz de onu emiyor, üzerine su içiyorduk. O gün bu, bize geceye kadar yetiyordu.
yrıca değneklerimizle yaprak düşürüyor, su ile ıslatıp yiyorduk." (İbn Kesir, El-Bidâye: 4/276.) Kendimizle bir kıyas yapalım: O zaman göreceğiz ki; bir elimiz balda bir elimiz yağda olan bizler Rabb’imize ne kadar şükretsek az