Düşünüyorum öyle ise VARSIN. [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Düşünüyorum öyle ise VARSIN.


Minik
07-24-2007, 11:52
Düşünceden kaçış insanlıktan kaçıştır.

Metafiziği, kelime manası olarak fizik ötesi yani fizik kurallarının niçinini açıklı yamadığı olayları dini ve felsefi yaklaşımlarla açıklamaya çalışma olarak tanımlayabiliriz.
Felsefe sözcüğünün kökü yunanca olup philosophia teriminden gelmektedir.bu terim ilk çağ yunan düşüncesinden alınmıştır. “philla” sevgi ,seven “sophia” ise bilge bilgelik anlamındadır. Yani Felsefe= sevgi+ bilgi şeklinde formüle edilebilir.felsefenin ilgi alanı bilimlerin incelediği olaylar ve duyu organlarımızla algıladığımız gerçeklerle sınırlı değildir. Felsefe, olayların temeline, varlığın özüne inmek ister. Aristo felsefeyi ilk nedenlerin bilimi olarak tanımlamıştır. İlk nedenler ise varlığı var kılan temel ilkelerdir. Bu açıdan bakıldığında felsefe bilgisi en derin ifadelerini metafizikte bulabilir. Metafizik terimi yunancadan gelmekte olup fizikten sonra gelen, fizikötesi anlamına gelmektedir. Bu ifade günümüzde olayların temeline inmek isteyen, varlığın, kainatın,özünü arıştır an felsefede kullanılmaktadır. Yani metafizik gerçeğin doğasını araştırır. Yaşamın değişen yanları bir tarafa bırakıldığında değişmeden kalan gerçek nedir sorusunu sorar. Pozitif bir bakış açısı ile evrene ait bilgileri ve arkasındaki gizemi bilimsel yollarla ortaya koyduktan sonra bu fiillerin bir yaratıcıya ait olması gerektiği fikrini savunur. Evrenin sürekli değişimine karşılık yaratılışın değişmediğini vurgular ve bir yaratıcı fikrini akıldan gönüllere taşır. Akıl idrak ederken gönül bunu hissetmeye başlar. akıl ve gönül arasında müthiş bir rezonans oluşur. İkisi bir olunca olayların temeline inilir varlığın ve kainatın özünün insan olduğu görülür.
Bilimsel yollarla elde ettiğimiz bilgiler objektif bir bakış açısı ile felsefenin doğma yani tartışmasız kabul edilen bilgiler diye nitelendirdiği dini bilgileri doğrular, hatta ispatlar, Classical and Quantum Gravity dergisi Evren neden böyle, neden üç uzay boyutu ve zaman boyutu toplam dört boyut var sorusuna “çünkü bunun dışındaki olasılıklar evrenin yaşamasına izin vermezdi, evrenin uzay boyutu üçten az olsaydı kütle çekimi yani yaşam mümkün olmazdı. Bu durum üçten fazla boyut içinde doğrudur. Evrenin üçten fazla uzay boyutu olsaydı ne güneşin etrafında gezegenler ne de atom çekirdeği etrafında elektronlar yörüngede kalabilirlerdi. Bizim evrenimiz dışında var olabilecek bütün evren kararsız ve önceden kestirilemez olurdu. Bu olası evrenler içinde kuramsal olarak yalnız takyonların varolduğu üç zaman ve bir uzay boyutlu bir evren devam edebilirdi.”şeklinde cevap veriyor. Yani evrenimizde üç uzay bir zaman biz maddi varlıklar ve üç zaman ve bir uzay boyutunda cinler ve melekut alemi yani takyonlar yaşar diyor. Cinler ve melekler alemi ile ilgili dini verilere baktığınızda karşımıza çıkan bilgiler bilimsel yolla elde edilen bilgilerle örtüşüyor. Örneğin dini verilere göre biz maddi varlıklar bu canlıları göremeyiz ama etkileniriz, hatta bazı insanlar bu canlılar ile iletişime geçebilir ve madde alemi ile ilgili geçmişe ve geleceğe ait bilgilere bu yolla ulaşabilir. Bilimsel olarak evet göremeyiz çünkü tek boyutlu varlıklar ve yine evet geçmiş ve geleceğe ait bilgiler bu canlılar ile irtibata geçe bilen insanlarca öğrenile bilir, çünkü bu canlıların yaşadığı boyut üç zamanlı yani geçmiş şimdi ve gelecek aynı anda yaşanır. Bu örnekler çoğaltılabilir. Burada önemli olan nokta dinimize ait bilgilerin aslında hiç biri doğma tik bilgiler değildir korkmadan tartışılabilir yeter ki biz şartlanmışlıktan uzak olalım. Bilimsel yollarla elde edilen bilgiler kullanılarak maksat eğer üzüm yemek ise ister varlığın özüne inmek isteyen felsefeciler isterse değişmeden kalan gerçeği bulmak isteyen metafizikçiler aradıkları gerçeği bulurlar.
Şayet yapan kişi yani filozof bu sıfatı kendine yakıştırıyor ise gönlü ve beyni bilgiyi taşıya bilecek kadar büyük olmalı hatta kocaman olmalı , evreni düşünürken onu kucaklamalı onu hissetmeli varlığında onu hissetmeli varlığında onu eritmeli varoluşu düşünürken kendi özüne dönmeli ve dahi bir şeyleri çokta uzaklarda aramamalı.
Allah bilimsel yollarla var olması gerektiği ispatlana bilir. Ancak bu bizi Allah ilmen bilmekten öteye götürmez. Şayet Allah bize şah damarımızdan daha yakın ise ve biz ondan bir parça isek O nu kendimizde aramamız gerekmez mi. Dünya yaklaşık 0larak küre şeklinde ve bütün inananlar aynı noktaya yani Kabe ye yöneliyorlar ise ortadan Kabe kaldırılır ise acaba insan insana secde etmiyor mu aslında.
İlk yaratılış ve yaratıcı gerçeği insanlık var olduğu günden beri tartışılmış merak edilmiş. Kafalarda bir yaratıcı fikri hep olmuş. En ilkel toplumlarda bile nesneler olaylar yaratıcı yerine konulmuş. Çünkü insanın doğasında bilinç altında iç güdüsel olarak bir yaratıcı formatı vardır. Bu format bütün insanlarda olduğu içindir ki bir arayış ve O’nu bulma ve O’na sığınma hep varolmuş ve varolacak. Gönlünü rafa kaldırıp güya aklın ışığıyla ve yine güya objektif bir düşünce (bir yaratıcının yokluğuna bilinç altında kendini şartlandırmış bir insan ne kadar objektif olabilir ise...) ile varlık kainatın özünü bulduğunu zanneden feylozoflara ben-cilik üzerine kurulan bir yaşamda huzuru nerde buluyorsunuz, siz hiç kendiniz açken ve yemeğe muktedir iken senden daha ihtiyacı olan birine yemek yedirmenin zevkini yaşadın mı diye sormak isterim ben yaşadım sana da tavsiye ederim. İnan bana yemediğim en zevkli yemekti. Madem gaye şahsi menfaatler ve anlık hazlar bende sen gibi yaparak ben- cilik yaparak bunu seninde denemeni tavsiye ediyorum. Başkalarına karşılıksız yardım etmeyi aptallık, saflık bir yaratıcıya inanmayı acizlik, zavallılık inancı ve gerçekleri görmesine engel bir gölge aklı ise bu gölgeyi aydınlatan bir araç olarak gören çağdaş filozof neler kaçırdığını bir bilsen inan herkesten daha inançlı olursun. Çünkü inanmak özgürlüktür kendinden kurtulup kendindekini bulmaktır.
Ne mutlu bir gönül adamının gönüllerde yaktığı aşk ve sevgi ateşinin ışığında inanıyorum diyene. Düşünüyorum öyle ise VARSIN.

Kartal Busbey
06-07-2008, 06:55
Tesekkurler..;)