Minik
07-24-2007, 11:52
Zodiak, Merkür,
Bu yıldızlar bütün bu işlere bakarken kımler ne yapıyor? İnsanlar yüzlerce hatta binlerce yıldır bu iki düşünce arasında bir oraya bir buraya dönüp durdular.Bir de bu tartışmalara “insan kendi kaderini kendisi belirler” fikri eklenince iş daha da çıkılmaz bir hal alıyor.
Kaderini öğrenmek neden insanlar için bu kadar önemli?
Aslına bakarsanız astroloji, fal vb. kaderin sırrını çözmeye yönelik yaklaşımlar temelde insanın tanrılaşmak ve kaderinde tek söz sahibi olma arayışından kaynaklanıyor da olabilir.
“Her şey tersiyle kaimdir” fikrinden yola çıkılırsa tanrının hükümranlığına kayıtsız şartsız teslim olmuş insanlar da buna muhalefet edecektir tabii olarak
Bu fikirden olsa gerek, astrolojinin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Peki tamamen de safsata mıdır yıldızların insanlar üzerindeki etkisi ?
Bir kavramın gerçekliğini ölçmek için bilimin elimizdeki imkânlarını kullanmak durumundayız. “Yıldızların insanlar üzerinde etkisi var mıdır” sorusuna yine bilimin yardımıyla cevap verelim.
İstatistik bir bilimdir ve verilerine güvenmek zorundasınız. Bu bağlamda suç oranının dolunayda artış göstermesi, kadınların regl hallerinin yine dolunayda artış göstermesi istatistikî bilgiler arasındadır. Bunun yanı sıra dolunayda herkesin bir parça romantikleşmesi de belki istatistiklere girmedi ama hepimizin günlük hayatında az veya çok yaşadığı bir gerçektir. Ay bir gök cismidir ve bizden çok uzaktır ancak insan psikolojisine de fizyolojisine de etkisi vardır görüldüğü gibi. Dolunayın etkisiyle potansiyel suç işleme güdümüz harekete geçtiğinde yaptığımız bir hata bizim belki ömür boyu ödememiz gereken bir bedelle sonuçlanıyor. İşte size bir yıldızın kaderimiz üzerindeki etkisi. Ancak bu etki herkes üzerinde olmasına rağmen sadece belli bir sayı suç işliyor.
Diğerleri?
Diğerleri aynı etkiye maruz kalmalarına rağmen ruhsal donanımları onları bu etkiden koruyor. Onlar da insanın kaderini yine kendisi belirler diyor haklı olarak.
Bilimin yetmediği yerde vahye sığınan insanlar ise tanrının bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna inanıp şöyle diyorlar:
Evet, yıldızların insanlar üzerinde etkisi vardır. Çünkü kainat bir enerji yumağıdır. Evrenin sonundaki bir oluşum evrenin başındaki bir hayatı etkiler. Ancak tanrı insana şah damarından daha yakınken yıldızlardan da ayrı değildir. Yıldızlara bu etkiyi veren yaratıcı aynı anda insanı da bu tercihiyle karşı karşıya getirmiş ve ona doğruyu tercih etmesi için yeterli alt yapıyı oluşturmuştur.
Bu üç fikir insanları da dört farklı kabule götürmüştür.
Birincisi astrolojiyi bilim kabul edenler ve ettirmek isteyenler.
İkincisi astrolojinin, insanların kendilerini ve bazen başkalarını tatmin etmek veya kandırmak için yapılan düzmece oyunlar olduğuna inanlar.
Üçüncüsü ise daha temkinlisi, bu tür gök cisimlerinin insanlar üzerinde etkisi olduğuna inanıp son kararı kendilerinin verdiği düşünenler.
Dördüncüsü ise tanrının her işte parmağı olduğuna inanlar.
İlk üçün tartışması bitmez ama dördüncü fikri destekleyen bir şiirle ortamı biraz yumuşatalım.
DERT ETME
Dert etme kendine olanı olmayanı
Hoş görmesini ,boş vermesini bil yeri gelince .
Kimin gönlünce olmuş ki olanlar senin gönlünce olsun?
İşi bir karıştıran var anlasana
İşi bir karıştıran var.
Ahmet ULUKAYA
Bu yıldızlar bütün bu işlere bakarken kımler ne yapıyor? İnsanlar yüzlerce hatta binlerce yıldır bu iki düşünce arasında bir oraya bir buraya dönüp durdular.Bir de bu tartışmalara “insan kendi kaderini kendisi belirler” fikri eklenince iş daha da çıkılmaz bir hal alıyor.
Kaderini öğrenmek neden insanlar için bu kadar önemli?
Aslına bakarsanız astroloji, fal vb. kaderin sırrını çözmeye yönelik yaklaşımlar temelde insanın tanrılaşmak ve kaderinde tek söz sahibi olma arayışından kaynaklanıyor da olabilir.
“Her şey tersiyle kaimdir” fikrinden yola çıkılırsa tanrının hükümranlığına kayıtsız şartsız teslim olmuş insanlar da buna muhalefet edecektir tabii olarak
Bu fikirden olsa gerek, astrolojinin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Peki tamamen de safsata mıdır yıldızların insanlar üzerindeki etkisi ?
Bir kavramın gerçekliğini ölçmek için bilimin elimizdeki imkânlarını kullanmak durumundayız. “Yıldızların insanlar üzerinde etkisi var mıdır” sorusuna yine bilimin yardımıyla cevap verelim.
İstatistik bir bilimdir ve verilerine güvenmek zorundasınız. Bu bağlamda suç oranının dolunayda artış göstermesi, kadınların regl hallerinin yine dolunayda artış göstermesi istatistikî bilgiler arasındadır. Bunun yanı sıra dolunayda herkesin bir parça romantikleşmesi de belki istatistiklere girmedi ama hepimizin günlük hayatında az veya çok yaşadığı bir gerçektir. Ay bir gök cismidir ve bizden çok uzaktır ancak insan psikolojisine de fizyolojisine de etkisi vardır görüldüğü gibi. Dolunayın etkisiyle potansiyel suç işleme güdümüz harekete geçtiğinde yaptığımız bir hata bizim belki ömür boyu ödememiz gereken bir bedelle sonuçlanıyor. İşte size bir yıldızın kaderimiz üzerindeki etkisi. Ancak bu etki herkes üzerinde olmasına rağmen sadece belli bir sayı suç işliyor.
Diğerleri?
Diğerleri aynı etkiye maruz kalmalarına rağmen ruhsal donanımları onları bu etkiden koruyor. Onlar da insanın kaderini yine kendisi belirler diyor haklı olarak.
Bilimin yetmediği yerde vahye sığınan insanlar ise tanrının bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna inanıp şöyle diyorlar:
Evet, yıldızların insanlar üzerinde etkisi vardır. Çünkü kainat bir enerji yumağıdır. Evrenin sonundaki bir oluşum evrenin başındaki bir hayatı etkiler. Ancak tanrı insana şah damarından daha yakınken yıldızlardan da ayrı değildir. Yıldızlara bu etkiyi veren yaratıcı aynı anda insanı da bu tercihiyle karşı karşıya getirmiş ve ona doğruyu tercih etmesi için yeterli alt yapıyı oluşturmuştur.
Bu üç fikir insanları da dört farklı kabule götürmüştür.
Birincisi astrolojiyi bilim kabul edenler ve ettirmek isteyenler.
İkincisi astrolojinin, insanların kendilerini ve bazen başkalarını tatmin etmek veya kandırmak için yapılan düzmece oyunlar olduğuna inanlar.
Üçüncüsü ise daha temkinlisi, bu tür gök cisimlerinin insanlar üzerinde etkisi olduğuna inanıp son kararı kendilerinin verdiği düşünenler.
Dördüncüsü ise tanrının her işte parmağı olduğuna inanlar.
İlk üçün tartışması bitmez ama dördüncü fikri destekleyen bir şiirle ortamı biraz yumuşatalım.
DERT ETME
Dert etme kendine olanı olmayanı
Hoş görmesini ,boş vermesini bil yeri gelince .
Kimin gönlünce olmuş ki olanlar senin gönlünce olsun?
İşi bir karıştıran var anlasana
İşi bir karıştıran var.
Ahmet ULUKAYA